17 Ocak 2009, Cumartesi 08:52:30

"THK, FEDERASYONU KABUL ETMEZ GİBİ GÖRÜNÜYOR"

Airport TV ekranlarında havacılık gündemine ışık tutan ve Genel Koordinatör Ali Kıdık'ın hazırlayıp sunduğu 'Sorun Cevaplasın' sportif havacılığı değerlendirdi.
  • Kısa bir yorum yapmak gerekirse; öncelikle Türkiye de artık THK nın dışında daha sivil,daha sportif bir federasyon ihtiyacı vardır.Bu anlamda kurulan federasyonun hedefleri iyi belirlenmelidir. FAI göz ardı kesinlikle edilmemeli,aksine FAI nin bünyesi dikkate alınarak , isimlendirdikleri "hava sporları" ve "teknik komisyonlar " dikkate alınarak alt komisyonlar kurulmalı ve esas hedef FAI nin tanıyacağı bir "NAC" olunmalı. THK ne yazıkki çok ağır hareket eden,günümüz sportif havacılığına kendisini uyarlayamayan bir kurum durumundadır.Erkan da,Erdoğan da, Semih de değerli havacılardır. Çoğumuzun başlangıçı THK olabilir ancak dışardaki arkadaşlar,sportif havacılığa THK dan daha fazla katkı sağlamışlardır.
  • 1-Bence seyrüsefer yapan veya kontrol sahalarına yakın uçan microlightlar için transponder şart 2-Ticari microlightlarda emergency paraşüt şart 3-Ticari uçanlarda yetkili gövde bakım eğitimi şart. Ayrıca SHGM bu hava araçlarını boing gibi görmekten vazgeçmeli. Bunlar sportif hava araçlarıdır. İngiltere de sayıları binlerceyken bizde saysanız 40-50 tanedir.en kısa sürede toprak meydanlar yapılıp, microlightlar buraları rahatlıkla kullanabilmeli. AYRICA YAZIKTIR THK GİBİ BÜYÜK BİR KURUMDA ULTRALİGHT YOK 40-50 bin euroluk bir hava aracını alıp bunun eğitimini verse inanın yüzlerce talep alır.SHGM ve THK dan bu konuda destek bekliyoruz.
  • Semih Sayır bey konusmasında sizi kontrol etmeleri icin TRANSPONDER denilen cihaz gerekmektedir dedi benim microlightımda bu cihazdan yok fakat Adnan menderes hava limanı ile telsiz konusması yaparak istedigim irtifada istedigim yerde ucuyorum ve beni kontrol ediyolar ayrıca Efes selcuk hava limanında kule iki durbun bir telsiz bir faks makinesinden olusmakta orada radar cihazı yok ve yılda ozel jetinden microlight tına kadar her turlu hava aracı iniş kalkıs egitim calısması yapmakta ve orasıda her turlu hava trafigini kontrol etmektedir. Ayrıca cok hafif hava araclarında TRANSPONDER kullanımı sart değildir.
  • Bizim aydin ve egitimlilerimiz,Istanbul\'dan vazgecemezler.Yusadan Büyükdere\'ye Yamac Parasütü ile ucup,Tarabya\'da Denize girmek isteyenler bu Federasyonlarda ve Kurumlarda Yöneticidirler.KARS\'TA VAN\'DA ERZINCAN\'DA TUNCELI\'DE taninmis bir salon sporu yapan bir takimimiz varmi?Arastiriniz Istanbul\'da her kulüpte ve federasyonlarda bu ILLERDEN insanlarin yönetici oldugunu göreceksiniz.20 yildir yayla sölenleri ile o illerde boy gösteren POLITIKACI HEMSEHRILER SADECE INSANLARI ALDATMAKTALAR.Zaten kis geldimi hepsi,cocuklugumda yasadigim Bursa\'da dag köylerinde Koyunlari alip EGE OVASINA giderlerdi.Aynisini 1950 den sonra Köye yaz tatiline,simdide,o zaman oldugu gibi küpleri degil d

Sportif Havacılar Semih Sayır ve Erdoğan Şanslı'nın yanı sıra öğretmen pilot Erkan Hoş'un konuk olarak katıldığı katıldığı 'Sorun Cevaplasın' programında zaman zaman tansiyonun yükselmesine rağmen sportif havacılık her yönüyle değerlendirilip, merak edilenler yanıt buldu.

Sportif Havacılığın önemi ve Türkiye’deki eksiklerinden bahsederek söze başlyn Erkan Hoş; “Sportif Havacılık bir kategoridir. Hafif ve ağırlığı 0 ila 473,5 kilogramı bulan hava araçlarını kapsar. Herkes bu işi yapamaz. Zaten yönetmelik konusunda sorunlar yaşıyoruz. Hazırlanan yönetmelikler var ama mevcut sportif havacılık için yeterli değil. Örneğin bir yelken kanat için yetkimiz bile yok” dedi.

Sorun Cevaplasın

Erkan Hoş’un ardından söz alan Semih Sayır ise; “Ben yamaç paraşütü uzmanıyım. Bu konuda maalesef iyi olduğumuzu söyleyemem. Dünyada sistem böle değil. Sportif havacılığın bir eğitimi vardır. Ehliyet sınavları gibi sınavları olmalı. Yönetmelik konusunda eksiliğimizin olduğu doğrudur. Yamaç paraşütü konusunda sigorta konusuna değinmek istiyorum. Örneğin bir kaza anında sigorta güvencemiz yok. Bir şirkete gidip de bizi sigorta yap deme şansımız yok. Bunların hepsi federasyonla olacak şeyler. Mutlaka federasyona bağlı olmalıyız” diye konuştu

Başından geçen ilginç bir anıyı anlatan Erdoğan Şanslı ise; “Ben kendi imkânlarımla bulduğum malzemelerden mikrolayt yaptım. Fakat o malzemelerin faturaları yoktu. Şikayet edildim ve gümrük memurları tarafından faturalar istendi. Sonuç olarak mahkemeye sevk edildim ve suçlu bulundum” dedi.

SPORTİF HAVACILIK ENGELLENİYOR MU?

THK’nın sportif havacılığa engel olduğu yönündeki iddiaları yanıtlayan Erkan Hoş; “THK Sportif Havacılığı engellemiyor. Çünkü ben de THK imkânlarıyla eğitim almış bir insanım. THK’nın elinden gelen bu kadar. Eksikliği tabi ki var ama elinden bu kadarı geliyor. Bu nedenle bize federasyon lazım” dedi.

Sorun Cevaplasın

Semih Sayır ise; “Bütün Havacılık sporları THK’ya bağlı. Dünyada her ülkede bir federasyon var. Bizdeki en önemli eksiklik bu. Doğru olan THK’ya bağlı olmak değil Federasyon’a bağlı olmaktır. THK’nın misyonu eğitimdir, denetleme değil. Bizde sportif havacılık için dernekler var. Bu derneklerin kulüp haline gelmesi için federasyonumuz olması şart. Ve nihayetinde federasyonumuz dün itibariyle kuruldu” dedi.

Sözlerini sürdüren Sayır; “Yamaç paraşütünde ticari amacınız olsa da federasyona bağlı olmalısınız. Çünkü ticari yapılan uçuşların önemi daha fazladır. Bütün bunlara rağmen lisansımız yok. İşte bu noktada yönetmeliğin eksikliğinden söz edebiliriz. Bunun dışında sportif havacıların uçabileceği alanlar işaretlenmeli. Aksi halde çarpışmalar yaşanabilir. Örneğin İsviçre’de hava araçlarının uçabileceği alanlar belirlenmiş ve çizilmiştir. Dışına çıkamıyorsunuz. Bu da güvenli uçuş yapabilmenize olanak sağlıyor” diye konuşurken söz alan öğretmen pilot Erkan Hoş şöyle konuştu;

Erdoğan Şanslı”Uçuş yapmak isteyen havacı istediği alanda uçmak için kuleden yada gerekli mercilerden izin alabilir. Bu basittir. Kaldı ki uçulacak alanlar zaten bellidir”.

Bu noktada söze giren sportif havacı Erdoğan Şanslı ise Erkan Hoş’a katılmadığını ve Hezarfen’de uçuş yapabilmek için istediğini ve izin verilmediğini söylerken ikili arasında şu diyalog geçti:

E.Şanslı: -Hezarfen’de uçuş yapmak için izin istedik ama vermediler. Biz buna rağmen yaptığımız uçuşla ilgili an be an bilgi verelim dedik ama şikâyet ederiz dediler.

E.Hoş: -Hezarfen’de uçuş yapmak zaten kolay değil. Bazı uçuşlara denk gelebilir.

E.Şanslı: -Hocam biz nerede uçalım o zaman.

E.Hoş: - Uçabileceğiniz noktalar ve alanlar var.

E.Şanslı: -Tamam da neresi o alanlar söyleyin biz de bilelim.

E.Hoş: -Kulenin kontrol sahasının dışında yer talep etmelisin. Onların kontrol alanlarında uçamazsın. Zaten lisanslı uçan biri ne yapması gerektiğini bilir. Kontrol altında uçmalısın.

E.Şanslı: -Tamam hocam biz de kontrol altında uçalım diyoruz zaten.

E.Hoş: -Kontrollerinin altın uçuş ini verilmiyor is buna kızmamak lazm.

E.Şanslı: -Tamam da nerede uçacağız biz. Bize yer gösterin o zaman.

E.Hoş: -Ticari uçuş yapan uçakların zaman zaman yakıt ikmali için Atatürk Havalimanı’na inmeleri gerekiyor. Yada alçak uçuşlar olabiliyor.

E.Şanslı: -Siz bizim kaç metrede uçuş yaptığımızı biliyor musunuz? 100 metreyi geçmiyoruz. 100 metrede uçağın ne işi var?

Sorun Cevaplasın

şeklinde geçen küçük bir anlaşmazlığın ardından uçuş yapılan araçların malzeme ve mekanizması konusunda bilgi veren Semih Sayır; “Malzeme denetlemek mekanizmamız yok. O nedenle kontrolü biz yapıyoruz. Zaten süresi dolan parçalar çürüğe ayrılır ve atılır. Örneğin yamaç paraşütün ömrünü ölçen bir alet var. O paraşütteki durumu ölçer ve kullanılıp kullanılmayacağı konusundaki kararı vermek zor olmaz. Dünyanın bir çok yerinde bu tarz bir kontrol mekanizması vardır. Bizdeki alet ve parçaların izni ve bu konudaki karar ise Sivil Havacılık Genel Müdürlüğündedir.” dedi.

VERGİ KONUSU

Sportif Havacılığın ticari yönü nedeniyle vergi vermesi konusuna da değinen Semih Sayır; “Biz insan uçuyoruz. İnsan başına 100 dolar para alıyoruz. Bu paranın bir kısmı uçuran havacılığa bağlı acente tarafından alınıyor, bir kısmı ise pilota veriliyor. Ancak pilotların hepsi vergi vermiyor. Bu nedenle acenteler ağır cezalar ödemek durumunda kalıyor. Çünkü pilota verdiği parayı maliye anlamında gösteremiyor. Pilotlar sabit ücretle çalışan insanlar olarak gösteriliyor” diye konuştu.

Yayına telefonla bağlanan Samsun Havacılık Başkanı Aytekin Turgut, havacılığın tehlikeli bir spor olduğunu ve sportif havacılığı destekleyen bir kurumun olmadığını ifade etti. Sportif uçuşlar için alanların belirlenmesi gerektin belirten Turgut; “Bütün havacı arkadaşlar Airport TV ile birlikte Samsun’a davet ediyorum. Sorunlarımızı dertlerimizi oturup konuşalım. Bizim de sorunlarımız var. Samsun Havacılık kulübüne 700 bin lira ceza kesildi” dedi.

Sorun Cevaplasın

”HATA YAPTIK”

Öğretmen Pilot Erkan Hoş, yapılan işte ticari kaygı gütmediklerini ve gönülden bağlı olduklarını söylerken, söz alan Semih Sayır ise; “Ben Ölüdeniz Derneği Başkanıyım. Ama derneğimiz tam olarak işlemiyor. Çünkü üyelerimizin bir kısmı ortada yok. Ayrıca 40’yakn üyemiz 3 yıldır aidat ödemiyor. Dolayısıyla bu paraları ben cebimden ödüyorum. Bu nedenle hata yaptığımızı söyleyebilirim” diyerek öz eleştiri yaptı.

Federasyon hakkında bilgi veren Erkan Hoş, federasyonun sportif havacılık için gerekli olduğunu ve yarışmalar, düzenlemeler konusunda üyelerini sevk edecek bir kurum olduğunu ifade ederken, 'sportif havacılığı kolaylaştıracaktır' dedi.

Semih Sayır ise; “Federasyon Gençlik Spor Müdürlüğü’ne bağlıdır. THK da federasyonun gerekli olduğunu biliyor ama kabul edilmez bir yapı olarak görüyor. Federasyon dün itibariyle kuruldu. Bunun tartışmasını yapamayız. Ama THK ve Federasyon çatışabilirler" dedi.

Erdoğan Şanslı ise Avrupa’daki gibi bir sportif havacılık sistemi istediğini ve kolay uçuş yapılmasına olanak sağlanmasını gerektiğini belirtti.

Airport TV’nin önemine de vurgu yapan konuklar, havacılık için son derece doğru bir adres olduğunu ve bu şekilde önemli adımlar atılacağına işaret etti.


Sorun Cevaplasın

Sorun Cevaplasın

"THK, FEDERASYONU KABUL ETMEZ GİBİ GÖRÜNÜYOR"

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (5)

Kürşat Bilgin ~ 8 yıl önce
Kısa bir yorum yapmak gerekirse; öncelikle Türkiye de artık THK nın dışında daha sivil,daha sportif bir federasyon ihtiyacı vardır.Bu anlamda kurulan federasyonun hedefleri iyi belirlenmelidir. FAI göz ardı kesinlikle edilmemeli,aksine FAI nin bünyesi dikkate alınarak , isimlendirdikleri "hava sporları" ve "teknik komisyonlar " dikkate alınarak alt komisyonlar kurulmalı ve esas hedef FAI nin tanıyacağı bir "NAC" olunmalı. THK ne yazıkki çok ağır hareket eden,günümüz sportif havacılığına kendisini uyarlayamayan bir kurum durumundadır.Erkan da,Erdoğan da, Semih de değerli havacılardır. Çoğumuzun başlangıçı THK olabilir ancak dışardaki arkadaşlar,sportif havacılığa THK dan daha fazla katkı sağlamışlardır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Yelkenkanatçı ~ 8 yıl önce
1-Bence seyrüsefer yapan veya kontrol sahalarına yakın uçan microlightlar için transponder şart 2-Ticari microlightlarda emergency paraşüt şart 3-Ticari uçanlarda yetkili gövde bakım eğitimi şart. Ayrıca SHGM bu hava araçlarını boing gibi görmekten vazgeçmeli. Bunlar sportif hava araçlarıdır. İngiltere de sayıları binlerceyken bizde saysanız 40-50 tanedir.en kısa sürede toprak meydanlar yapılıp, microlightlar buraları rahatlıkla kullanabilmeli. AYRICA YAZIKTIR THK GİBİ BÜYÜK BİR KURUMDA ULTRALİGHT YOK 40-50 bin euroluk bir hava aracını alıp bunun eğitimini verse inanın yüzlerce talep alır.SHGM ve THK dan bu konuda destek bekliyoruz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
seckin aparı ~ 8 yıl önce
Semih Sayır bey konusmasında sizi kontrol etmeleri icin TRANSPONDER denilen cihaz gerekmektedir dedi benim microlightımda bu cihazdan yok fakat Adnan menderes hava limanı ile telsiz konusması yaparak istedigim irtifada istedigim yerde ucuyorum ve beni kontrol ediyolar ayrıca Efes selcuk hava limanında kule iki durbun bir telsiz bir faks makinesinden olusmakta orada radar cihazı yok ve yılda ozel jetinden microlight tına kadar her turlu hava aracı iniş kalkıs egitim calısması yapmakta ve orasıda her turlu hava trafigini kontrol etmektedir. Ayrıca cok hafif hava araclarında TRANSPONDER kullanımı sart değildir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Neredeyiz ~ 8 yıl önce
Bizim aydin ve egitimlilerimiz,Istanbul\'dan vazgecemezler.Yusadan Büyükdere\'ye Yamac Parasütü ile ucup,Tarabya\'da Denize girmek isteyenler bu Federasyonlarda ve Kurumlarda Yöneticidirler.KARS\'TA VAN\'DA ERZINCAN\'DA TUNCELI\'DE taninmis bir salon sporu yapan bir takimimiz varmi?Arastiriniz Istanbul\'da her kulüpte ve federasyonlarda bu ILLERDEN insanlarin yönetici oldugunu göreceksiniz.20 yildir yayla sölenleri ile o illerde boy gösteren POLITIKACI HEMSEHRILER SADECE INSANLARI ALDATMAKTALAR.Zaten kis geldimi hepsi,cocuklugumda yasadigim Bursa\'da dag köylerinde Koyunlari alip EGE OVASINA giderlerdi.Aynisini 1950 den sonra Köye yaz tatiline,simdide,o zaman oldugu gibi küpleri degil d

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000