07 Mart 2015, Cumartesi 08:30:06

BALANLI; 'PİLOTLAR HAVA KUVVETLERİNDEN AYRILIYOR'

Hava Kuvvetleri Komutanı olması beklenirken Balyoz davasında tutuklanarak 18 yıl hapis cezası verilen dönemin Harp Akademileri Komutanı emekli Orgeneral Bilgin Balanlı, peş peşe yaşanan uçak kazalarıyla ilgili, kızı Burcu Balanlı aracılığı ile “Her şey 1 Şubat 2013’te Hasdal’da kaleme aldığımız mektupta” açıklamasını yaptı.
  • Sayın emekli paşamız zorla emekli olduğu için istifa edenlerin neden bu kararı verdiklerini belli ki hiçbir zaman anlayamayacak. İstifa edenleri vatan haini ilan ettiğinde daha korgeneraldi. Bir vedayı bile çok görenler boşuna vefa beklemesin bence.
  • Burdaki kafatasçı mandafonlar defolun..asker sivil hep Ayrımcılık bölücülük zihniyet hep geri. Önce insan olunmalı,adam olunmalı anladınızmı...eğer adam bu işin Eğitimini orduda , ünv. yada uçuş okulunda aldıysa hepsi bu işi yapabilir. Azıcık adam olun artık yada gidin etek giyip kokpite öyle girin....
  • mühendis görmesek yutturacaksın..siz ancak milleti kandırırsınız mühendisiz falan diye..görüyoruz nasıl mühendis olduğunuzu..önce toprak yerine pisti tutturmayı öğrenin..isterseniz sivil abileriniz yardımcı olur
  • Hiç unutamıyorum, Ortaokulda Sosyal Bilgiler Öğretmenim, Türkiye' nin dünyada kendi kendisine yetebilen 7 ülkeden biri olduğunu söylemişti. Yıllar sonra kendisini tekrar görüp ellerinden öperken sordum, "Hala öylemiyiz hocam?" diye. Ben de asker kökenli bir kaptanım. Ayrıldığım yıl emekli bir general ile konuşmamda bana "Atatürk bu gün yaşasa ve bu milletin hala bunları tercih ettiğini görseydi, değmezmiş derdi herhalde" demişti de kızmıştım için için. Nasıl ki 12-13 yaş inanç tercihi için akıl baliğ çağ olarak kabul ediliyor ise, bazı şeyleri idrak etmek için de yarım asıra yaklaşmak akıl baliğ olmak için gerekliymiş. Adına demokrasi ve eşitlik denen bu sistemde aklı eren ile aklı ermeyeni eşit tutarsan, aklı ermeyeni aklı erenin sırtına yüklersin. Adalet bu mu peki? Sosyolojik yönden faydalı. Ortalama bir seviye yaratıyorsun da, anlamayan bir türlü anlamıyor işte. Hele bir de sırtına aldığın kafana vurmaya kalkar ise vay ki ne vay. O zaman soruyorsun işte değermi diye. Sizce DEĞERMİ?

Hava Kuvvetleri Komutanı olması beklenirken Balyoz davasında tutuklanarak 18 yıl hapis cezası verilen dönemin Harp Akademileri Komutanı emekli Orgeneral Bilgin Balanlı, peş peşe yaşanan uçak kazalarıyla ilgili, kızı Burcu Balanlı aracılığı ile “Her şey 1 Şubat 2013’te Hasdal’da kaleme aldığımız mektupta” açıklamasını yaptı. Hürriyet'te yer alan habere göre; Bilgin Balanlı ile birlikte Hava Kuvvetleri Komutanlığı mensubu 10 general ve 7 Pilot Albay’ın imzasını taşıyan mektupta özetle şöyle denilmişti:

ÇAĞIN  GERİSİNE  İTİLDİ

Hava Kuvvetleri’nin insan gücünün muharip unsurunu pilotlar teşkil etmektedir. Hava Kuvvetleri Komutanı da dâhil olmak üzere üst düzey yöneticilerin hemen tamamı pilottur. Pilotlar, uçuran ve uçuşu destekleyen diğer unsurlarla işbirliği ve koordine içerisinde bizzat kendileri göklerde savaşırlar. Hava savaşları esasen subaylar savaşıdır. Bir hava kuvvetinin gücünün ancak çok iyi yetişmiş, üstün nitelikli ve moral değerleri yüksek insan gücü ile doğru orantılı olduğu tüm dünyada kabul edilen bir gerçektir. Nitekim THK uzun yıllar seçme, yetiştirme ve yetişen personeli bünyede muhafaza konularında kılı kırk yaran personel ve eğitim politikaları uygulayarak mevcut ve geleceğin komuta kademesini adeta nakış işler gibi oluşturmuş, yılların birikimiyle çağı yakalayan bir hava kuvveti olma gücüne bu personeli sayesinde erişmiştir. THK zaman içerisinde çağıyla yarışan bir güç haline gelmiş, ‘Çağıyla Yarışıyor’ sloganı eşliğinde, yüzüncü kuruluş yılını idrak etmiştir. Üzüntü vericidir ki THK’nin müstakbel komutanı ve seçkin personeli yüzüncü yılına idrak ettiği günlerde arka arkaya tutuklanmıştır. O günlerden bu günlere gelindiğinde çağıyla yarışan THK, “Çağın Gerisine” itilen bir hava kuvveti konumuna düşme tehlikesiyle karşı karşıya getirilmiştir.

BÜYÜK  MORAL  ÇÖKÜNTÜSÜ

Aşağılayıcı yargı süreci, personelin moral değerlerine büyük darbe vurarak çağıyla yarışan Türk Hava Kuvvetleri’nin önemli ölçüde güç kaybetmesine neden olmuştur. Mavi üniformayı giyen hiç bir kimsenin dikkate almayacağı türden iddialar mahkemeye resmi raporlar sunularak defalarca yalanlanmış, adaletin tecellisi için sabırla beklenmiştir. Yargı sürecine müdahale etmeme hassasiyetinde ve adaletin mutlaka yerini bulacağı beklentisinde olan tutuklu subayların silah arkadaşları mahkemenin cezai hükmü karşısında büyük bir moral çöküntüsüne uğramıştır. Silah arkadaşının (biz havacıların tabiriyle kol arkadaşının) iftiraya uğratılmasına, itibarsızlaştırılmasına, mesleklerinden koparılmasına, adaletsizliğe maruz bırakılmasına, sahip çıkılmayışına an be an şahit olan havacıların nasıl bir moral içerisinde olabileceğini takdirinize sunuyoruz.

PİLOTLARIN  % 15’İ  AYRILIYOR

Pilotların yüzde 15’i ayrılıyor. Tüm bu gelişmeler vazifesinin başında olanların sadece moral değerlerine darbe vurmamış, onlar üzerinde endişe, ürkeklik, güvensizlik duyguları yaratmış, sorumluluktan kaçma ve durumu idare etme davranışına yöneltmiş ve özellikle pilotları süratle sistem dışına çıkma arayışına itmiştir. Moral değerler vurulan darbe, yıllardır Hava Kuvvetleri’nde sorun olan yetişmiş pilot kaybının daha da artarak devam etmesi sonucunu doğurmuştur. Nitekim bu yıl Ocak-Şubat 2013 döneminde Hava Kuvvetleri’nden istifa ve emeklilik yoluyla ayrılmak için müracaat eden pilot sayısı yaklaşmakta olan tehlikenin en büyük habercisidir. Ayrılma müracaatında bulunanların genele oranının yüzde on beş (%15)’lere ulaşacağı anlaşılmaktadır ki bu rakam alarm zillerinin çalması için yeterlidir. Pilot miktarında oluşabilecek zafiyet, harekât esnasında bir miktar uçağın kullanılamayacağı anlamına gelmektedir. Devam eden davalarla tasfiye edilen yönetici ve lider seviyesindeki üst düzey pilot kaybı da göz önüne alınacak olursa sonuç bir felakete dönüşebilecektir.

KARTALIN  BAŞI  KOPARILDI

Durum itibariyle çağıyla yarışan bir güce ulaşan Türk Hava Kuvvetleri’nin yetişmiş insan gücü heba edilmiştir. Kartalın başı koparılmış, adeta başsız bırakılmıştır. Kartala baş olmaya aday 1 Orgeneral ve 4 Korgeneral, 7 Tümgeneral, 4 Tuğgeneral olmak üzere 16 general saf dışı bırakılmıştır. Diğer bir ifadeyle HAVA KUVVETLERİNDEKİ HER DÖRT GENERALDEN BİRİSİ TASFİYE EDİLMİŞTİR. Bununla birlikte general olmaya aday pilot subaylar da tasfiye listesine dâhil edilmiştir. Her biri rol model olan, yetişmiş ve üstün nitelikli personel, düzmece belgelerle ‘darbeci’ ilan edilerek geriye kalanların moral değerleri çökertilmiştir. Aslında çökertilen Hava Kuvvetleri’nin ta kendisi olmuştur. Yaşanan milli güvenlik problemini ‘zafiyet oluşmamıştır, yerlerine personel bulunur’ şeklinde söylemlerle geçiştirmek büyük bir yanılgı ve aldatmacadır. Tarih bu durumu yaratanları kendi hanesine kaydedecek, ancak kaybolan moral değerler ve onun yarattığı acı sonuçlar kolay kolay telafi edilemeyecektir.

Cezaevine tıktılar

Türk Hava Kuvvetleri’nin 9 günde üç uçağının düşmesi sonucu 6 şehit vermesi, uçakların modernizasyonu ve pilot eğitimindeki personel sıkıntısının tartışılmasına neden oldu. THK’nin 1997-1999 yılları arasında komutanlığını yapan emekli Orgeneral İlhan Kılıç, “Bakın F-4’ler muharebe uçaklarının en ağırlarından birisidir. Kullanmak zordur. Ben de öğretmenle birlikte kullandım ve bizzat ağırlığını, zorluğunu yaşadım. Elbette benim dönemimde kaza olmamasında şansın payı vardır. Ancak bizim dönemimizde kuvvette çok tecrübeli öğretmenler, çocuklar vardı, bu da gerçek. Nerede şimdi bu çocuklar? Birçoğunu aldılar cezaevine tıktılar. Yine bir çoğu sitem ederek kuvvetten ayrıldı, hepsi sivil havayollarına geçti. Bu sözlerimden şimdiki çocuklarımızı kınadığımı kimse çıkarmasın. Ancak kuvvette tecrübeli pilot öğretmen kalmadığı da bir gerçek” dedi. 2007-2009 yılları arasında THK Komutanı olan emekli Orgeneral Aydoğan Babaoğlu da şöyle konuştu: “Uçan tabut gibi değerlendirmeler oldu. O fikre katılmıyorum. Bu uçakların bakımları yapılıyor. Eğer bir uçakta sorun varsa o uçaklarla uçulmaz, o uçak envanterde tutulmaz. Başka hava kuvvetlerinde tutulsa da Türk Hava Kuvvetleri’nde hiç tutulmaz. Bizim mesleğimizin böyle bir riski var. Ancak dünyadaki kaza kırım ortalamasının üstünde olduğunu sanmıyorum. Son yaşanan kazalarda uçaklarla ilgili sorun var mı bilmiyorum. İlgili raporları görmek lazım. Pilotların eğitim ve uçuş saatleri konusunda da Hava Kuvvetleri gerekli düzenlemeleri yapıyordur. Olması gerekenden fazla olmasına izin vermezler.” (Hürriyet)

BALANLI; 'PİLOTLAR HAVA KUVVETLERİNDEN AYRILIYOR'

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (93)

iPhone Uygulaması ~ 2 yıl önce
Sayın emekli paşamız zorla emekli olduğu için istifa edenlerin neden bu kararı verdiklerini belli ki hiçbir zaman anlayamayacak. İstifa edenleri vatan haini ilan ettiğinde daha korgeneraldi. Bir vedayı bile çok görenler boşuna vefa beklemesin bence.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
iPhone Uygulaması ~ 2 yıl önce
Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Androit e ~ 2 yıl önce
mühendis görmesek yutturacaksın..siz ancak milleti kandırırsınız mühendisiz falan diye..görüyoruz nasıl mühendis olduğunuzu..önce toprak yerine pisti tutturmayı öğrenin..isterseniz sivil abileriniz yardımcı olur

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Değmezmiş ~ 2 yıl önce
Hiç unutamıyorum, Ortaokulda Sosyal Bilgiler Öğretmenim, Türkiye' nin dünyada kendi kendisine yetebilen 7 ülkeden biri olduğunu söylemişti. Yıllar sonra kendisini tekrar görüp ellerinden öperken sordum, "Hala öylemiyiz hocam?" diye. Ben de asker kökenli bir kaptanım. Ayrıldığım yıl emekli bir general ile konuşmamda bana "Atatürk bu gün yaşasa ve bu milletin hala bunları tercih ettiğini görseydi, değmezmiş derdi herhalde" demişti de kızmıştım için için. Nasıl ki 12-13 yaş inanç tercihi için akıl baliğ çağ olarak kabul ediliyor ise, bazı şeyleri idrak etmek için de yarım asıra yaklaşmak akıl baliğ olmak için gerekliymiş. Adına demokrasi ve eşitlik denen bu sistemde aklı eren ile aklı ermeyeni eşit tutarsan, aklı ermeyeni aklı erenin sırtına yüklersin. Adalet bu mu peki? Sosyolojik yönden faydalı. Ortalama bir seviye yaratıyorsun da, anlamayan bir türlü anlamıyor işte. Hele bir de sırtına aldığın kafana vurmaya kalkar ise vay ki ne vay. O zaman soruyorsun işte değermi diye. Sizce DEĞERMİ?

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000