16 Şubat 2011, Çarşamba 08:42:26

3. HAVALİMANI İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATILDI

Efsane Pilot Vecihi Hürkuş'un adının İstanbul'da yapılması planlanan 3. havaalanına verilmesi için imza kampanyası başlatıldı.
  • galiba vecihi hürkuş beyfendi hakkında hiç bir fikriniz yok.haberdeki yazıyı okumadan ön yargılı davranmışsınız.sizin düşüncenizdeki insanlar bu ülkedeki beyinleri yurt dışına gitmeye zorluyor.dünyanın tanıması gereken bir değer olduğuna inanıyorum.sabiha gökçen havalimanının ismi aynı kalacağı için ve bir çalışanı olarak istanbul sabiha gökçen havalimanında çalışıyorum demek gurur verici.
  • galiba vecihi hürkuş beyfendi hakkında hiç bir fikriniz yok.haberdeki yazıyı okumadan ön yargılı davranmışsınız.sizin düşüncenizdeki insanlar bu ülkedeki beyinleri yurt dışına gitmeye zorluyor.dünyanın tanıması gereken bir değer olduğuna inanıyorum.sabiha gökçen havalimanının ismi aynı kalacağı için ve bir çalışanı olarak istanbul sabiha gökçen havalimanında çalışıyorum demek gurur verici.
  • Sivil halkı katleden bir insanın adının bir havalimanı ile sürekli anılması yanlıştır. Bu rus ideolojisidir... Burası Rusya değil, Türkiye dir... Vecihi Hürkuşdan önce havalimanlarına adı verilecek bir çok devlet adamımız vardır... Ayrıca sivil halkın katledilmesini nasıl dogru buluyorsun anlamış değilim ???
  • bende bir havacı olarak bey efendinin isminin verilmesinden yanayım.günümüz siyasetinden veya geçmiş dönemlerden bazı siyasetçilerin isminin verilmesini desteklemiyorum.ayrıca istanbul sabiha gökçen havalimanına hanfendinin ismi çok yakışıyor.Tunceliden dersim diye bahseden kişiye dersinizi almadınızmı daha boş boş konuşuyorsunuz.

Vecihi Bey, Yalova'ya Bir Tayyare Hattı Tesisini düşünüyor. Sivil tayyareci Vecihi Bey, bu yaz İstanbul ile Yalova arasında tayyare seferleri ihdasını düşünmektedir. Vecihi Bey, bu husustaki projelerini hazırlamıştır. Yakında Ankara'ya giderek hükümete teklifatta bulunacaktır. Tayyare seferleri ihdas edildiği taktirde; İstanbul'dan Yalova'ya 15 dakikada gitmek kabil olacaktır. Seferler bir deniz tayyare ile yapılacak ve tayyare Yalova iskelesinin yakinine inecektir. (23 Kanun-u Evvel 1931, Cumhuriyet, s.2741:)

"Meşhur havacımız rahmetli Vecihi Bey, Türkiye'de hava seferlerinin geliştirilmesi için canla başla çalışmış vakt-i zamanında... Özellikle İstanbul çıkışlı ve yakın şehirlere gidip-gelecek yeni uçak hatları üzerinde yoğunlaşmış. Bunlardan birisi de: İstanbul-Yalova uçak seferleri... 15-20 dakikada bu yolu alacak olan uçaklar ise deniz uçakları olacakmış... Alıntı: Akın Kurtoğlu"

Bu hatta deneme seferleri yapılmış ve Vecihi Bey'in uçağı 15-20 dakikada Yalova İskelesi önlerine gelmiş ve suya inmiş. Kayıkla içindekiler sahile çıkmışlar.

Ne dersiniz? Yenikapı iskelesi'nden kalkıp Yalova iskelesi'ne inen bir deniz uçağı ile ulaşım iyi olmaz mı. En azından köprü kadar zararlı değil.

Peki bu haberde ne şimdi? dediğini duyar gibiyiz. Bağlantıyı hemen kuralım.

3'üncü havalimanının adı "Vecihi Hürkuş" olmalı

İstanbul'a yapılacak 3'üncü havaalanına "Vecihi Hürkuş" adının verilmesi için bir imza kampanyası başlatıldı. TVHMD (Tayyareci Vecihi Hürkuş Müzesi Derneği) Başkanı Bahadır Gürer, bu imza kampanyasına ilginin yüksek oluğunu belirterek efsane havacı Vecihi Hürkuş'un adının yaşatılması için ellerinden gelen çalışmayı yaptıklarını ifade etti.

Amerika'da böyle insanlar, Avrupa'da, Rusya'da böyle insanlar, dünyanın en büyük firmalarını kurdular. Devletleri onları destekledi, ya biz? Vecihi Hürkuş'un, Mihail Kalaşnikof'dan, William Boeing'den, Scorsky'den vb. eksiği yok, fazlası var. Önüne konan tüm engellere rağmen, yine de mucizeler gerçekleştirmiş, savaşta uçak düşüren ilk Türk, TBMM' den üç kez takdirname alan tek Türk, ilk Türk uçağını yapan kişi olarak tarihe geçmiştir.

Vecihi Bey ve onun gibi olan yüzlerce çılgın Türk'ü unutmakla onlara en büyük ihaneti yapıyoruz. Hem onlara hem de kendimize. Kendi tarihimizi, kendi kahramanlarımızı unutup, hayali kahramanlar ile büyütüyoruz çocuklarımızı. Vatana en büyük ihanet unutmaktır. Kahramanlarımızı, önderlerimizi, geçmişimizi unutmaktır. Onları unutmayalım, çocuklarımızı, süperman'ı, spiderman'ı değil, kendi kahramanlarımızı anlatarak büyütelim. Böyle büyüsünler ki, diğerleri gibi uçmaya, ağ atmaya değil, Vecihi Hürkuş gibi kahraman olmaya özensinler. Onlara gerçek kahramanları anlatalım.

Hani Şener Şen'li, Münir Özkul'lu meşhur filmdeki Pilot Vecihi'ye de esin kaynağı olan pilotumuzu unutmayalım.

İşte o kahramanın hayat hikayesi:

6 Ocak 1896 tarihinde İstanbul'da doğdu. I. Dünya Savaşı'na katıldı. Yaralanınca İstanbul'a dönerek Yeşilköy'deki Tayyare Mektebi'ne girerek Pilot Astsubay olarak mezun oldu. Birinci Dünya savaşı sırasında pilot brövesi alarak 7. Tayyare Bölüğü'nde Ruslara karşı harekata katılan Vecihi Bey başarılı keşif ve bombardıman uçuşları yapmış ve bu arada girdiği bir hava muharebesinde bir Rus uçağını indirmiştir. Vecihi Hürkuş, uçak düşüren ilk Türk tayyarecidir. Daha sonra Ruslara esir düşen Vecihi Bey Hazar Denizinde bulunan Nargin Adasından yüzerek İran üzerinden kaçmayı başarmış ve yurda dönerek 1918 yılı yaz başında Yeşilköy'de konuşlanmış bulunan 9. Harp Tayyare Bölüğü'nde görev almıştır.

Bu bölükte görevli iken bir av uçağı tasarımı yapan Vecihi Bey'in bu projesi Mondros ateşkes anlaşmasının imzalanması ile yarım kalmıştır. Kurtuluş Savaşı'na katılan Vecihi Bey, özellikle İnönü ve Sakarya savaşı sırasında çok başarılı keşif ve destek uçuşları yaptığı gibi bir Yunan uçağını da indirmiştir. Kurtuluş Savaşı'nın ilk ve son uçuşunu yapan pilottur. İzmir (Gaziemir - Seydiköy) hava meydanına ilk giren ve işgal eden kişi olur.

Vecihi Bey'e kırmızı şeritli İstiklal Madalyası verilmiştir. Ayrıca TBMM tarafından üç kez Takdirname verilmiştir. Üç takdirname verilen tek kişidir.

Savaştan sonra İzmir'de yeni tayyarecileri eğitmeye başlar. Edirne'ye yanlışlıkla inen bir yolcu uçağını almakla görevlendirilir. Hizmeti karşılığı uçağa "Vecihi" adı verilince, uçak inşa etmek düşünceleri canlanır. İzmir Seydiköy Hava Mektebi'nde -bugünkü Gaziemir Hava Teknik Okullar Komutanlığı- uçak yapımı projesine devam eder. 1924'te ganimet olarak Yunanlılardan ele geçen motorlardan yararlanarak ilk Türk uçağını imal eder. 28 Ocak 1925'de "VECİHİ K-VI"adını verdiği uçağını uçurur. Ancak ödül yerine onu ceza beklemektedir. Vecihi Hürkuş'un ödül beklerken ceza almasının nedeni, havacılıktan anlayan kimsenin bulunmamasıydı. İzin verecek merci olmadığı için, izinsiz havalanmış, bu yüzden de cezalandırılmıştır.

Daha sonra askeri havacılıktan ayrılarak uçak tasarımı ve yapımı çalışmalarına devam etmiştir. Havacılığa gönül veren Tayyareci Vecihi Hürkuş da sadece Türk havacılık tarihinin değil, belki de tüm Türkiye tarihinin en ilginç simalarından birisiydi.

1930'da Kadıköy'de bir keresteci dükkânını kiralayarak, 3 ay içinde ilk Türk sivil uçağını, aslında ikinci uçağı VECİHİ K-XIV'ü inşa etti. İlk uçuşunu 16 Eylül 1930'da Kadıköy Fikirtepe'de büyük bir kalabalık ve basın topluluğu karşısında yapmıştır. Bu uçuştan sonra VECİHİ K-XIV ile önce Yeşilköy'e, sonra Ankara'ya uçmuştur. Uçabilirlik Sertifikası için İktisat Bakanlığına başvurmuş, 14 Ekim 1930'da "Tayyarenin teknik vasıflarını tespit edecek kimse bulunmadığından gereken vesika verilmemiştir" cevabını almış. Hürkuş, bunun üzerine bakanlık nezdinde yapılan girişimler sonucu uçağa istenen belgenin alınması amacıyla uçağı sökerek demiryollarından kiraladığı vagonla Çekoslovakya'ya gönderilmesi için müsaade almıştır. Hürkuş, 6 Aralık 1930'da Prag'a geldiğinde henüz tayyare gelmemişti. Tayyareye ait statik raporu gibi resmi evrak önce Çek diline çevrilmiş, uçak gelince tekrar monte edilerek uçağın malzemeleri ve her türlü teknik kontrolü yapıldıktan sonra uçuşu istenmiş. Her türlü uçuş şekilleri ile uçuşun kontrolü tamamlanmıştır.

Hürkuş 23 Nisan 1931'de Çekoslovakyalı yetkililer tarafından civardaki bir gazinoda düzenlenen bir törenle, başköşesinde "Yaşasın Türk Tayyareciliği" yazılı bir pankartla onurlandırılarak uçuş müsaadesini almıştır. 25 Nisan 1931'de Çekoslovakya'dan uçarak Türkiye'ye gelmek için yola çıkıp 5 Mayıs 1931'de Türkiye'ye gelmiştir.

Vecihi Hürkuş, 1931 yılında, THK (Türk Tayyare Cemiyeti) yararına Türkiye turu yaptı. Birinci Tur (02.09.1931): Ankara, Kızılcahamam, Gerede, Bolu, Ereğli, Zonguldak, Cide, Sinop, Samsun, Trabzon, Of, Rize, Gümüşhane, Bayburt, Suşehri, Zara, Hafik, Sivas, Şarkışla, Akdağmadeni, Sorgun, Yozgat, Sungurlu, Kalecik, Ankara.

İkinci Tur (09.11.1931) : Ankara, Gölbaşı, Bağla, Şereflikoçhisar, Aksaray, Konya, Beyşehir, Seydişehir, Alanya, Manavgat, Antalya, Fethiye, Köyceğiz, Muğla, Göktepe, Kale, Tavas, Karacasu, Babadağ, Denizli, Çal, Çivril, Karahallı, Ulubey, Uşak, Kütahya, Eskişehir, Çukurhisar, İnönü, Bozüyük, Karaköy, Söğüt, Geyve, Adapazarı, İzmit, İstanbul.

1930'lu yıllarda ilk Türk Sivil Havacılık Okulu'nu (Vecihi Sivil Tayyare Mektebi 1932) açmıştır. Okulda ilk Türk kadın pilotumuz Bedriye Gökmen ile birlikte 12 pilot yetiştirmiştir. İstanbul Kadıköy'de (Kalamış) İlk sivil uçağımız VECİHİ K-XIV, ilk eğitim ve spor uçağımız VECİHİ K-XV, 160 Beygirlik Mersedes uçak motorlu deniz kızağı VECİHİ SK-X üretilmiştir. Nuri Demirağ Bey, bir tayyare yapımı için 5000 TL vermiş, böylece 1933'de Vecihi Hürkuş tarafından NURİ BEY adı verilen VECİHİ K-XVI kabin uçağı yapılmıştır. Vecihi Bey zor koşullarda eğitim yaparken bazı kurumların, örneğin TEKEL idaresi'nin ve İŞ BANKASI'nın reklamlarını yapmış, bazı vatansever yetkili kuruluşların da yardımları olmuştur.

1954 yılında İlk sivil havayolu şirketimiz Hürkuş Havayollarını kurmuştur.

Türk Havacılık tarihinin en üretken ve girişimci kişilerinden olan Vecihi Hürkuş Ankara'da 16 Temmuz 1969 tarihinde Gülhane Askerî Tıp Akademisi Hastanesi'nde vefat etmiştir. (Yalova77)

3. HAVALİMANI İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATILDI

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (12)

Misafir ~ 6 yıl önce
galiba vecihi hürkuş beyfendi hakkında hiç bir fikriniz yok.haberdeki yazıyı okumadan ön yargılı davranmışsınız.sizin düşüncenizdeki insanlar bu ülkedeki beyinleri yurt dışına gitmeye zorluyor.dünyanın tanıması gereken bir değer olduğuna inanıyorum.sabiha gökçen havalimanının ismi aynı kalacağı için ve bir çalışanı olarak istanbul sabiha gökçen havalimanında çalışıyorum demek gurur verici.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
galiba vecihi hürkuş beyfendi hakkında hiç bir fikriniz yok.haberdeki yazıyı okumadan ön yargılı davranmışsınız.sizin düşüncenizdeki insanlar bu ülkedeki beyinleri yurt dışına gitmeye zorluyor.dünyanın tanıması gereken bir değer olduğuna inanıyorum.sabiha gökçen havalimanının ismi aynı kalacağı için ve bir çalışanı olarak istanbul sabiha gökçen havalimanında çalışıyorum demek gurur verici.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Sivil halkı katleden bir insanın adının bir havalimanı ile sürekli anılması yanlıştır. Bu rus ideolojisidir... Burası Rusya değil, Türkiye dir... Vecihi Hürkuşdan önce havalimanlarına adı verilecek bir çok devlet adamımız vardır... Ayrıca sivil halkın katledilmesini nasıl dogru buluyorsun anlamış değilim ???

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
bende bir havacı olarak bey efendinin isminin verilmesinden yanayım.günümüz siyasetinden veya geçmiş dönemlerden bazı siyasetçilerin isminin verilmesini desteklemiyorum.ayrıca istanbul sabiha gökçen havalimanına hanfendinin ismi çok yakışıyor.Tunceliden dersim diye bahseden kişiye dersinizi almadınızmı daha boş boş konuşuyorsunuz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000