27 Nisan 2008, Pazar 08:46:32

Tolga Turgut'un LİMAK yorumu

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın işletmesini 20 yılığına devralacak olan Limak-GMR-MAHB konsorsiyumunun hedefleri büyük.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın işletmesi, 30 Nisan’ı 1 Mayıs’a bağlayan gece, saat 00.00 itibariyle HEAŞ’tan Limak-GMR-MAHB konsorsiyumuna devrediliyor. Hatırlayacağınız gibi; Temmuz 2007’de yapılan ihale ile Limak liderliğindeki bu konsorsiyum 1,932 Milyar Euro’luk bedelle yirmi yıllığına yap-işlet-devret modeli için ipi göğüslemiş, gece yarısına kadar süren ihale televizyondan yayınlanırken başarılı genç işkadını Ebru Özdemir’in proje için ne kadar heyecanlı ve istekli olduğu herkesin aklında yer etmişti.

Geçtiğimiz hafta Limak Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Özdemir, havacılık basınına bir yemek daveti vererek projelerini açıkladı ve amaçlarını aktardı. Ortakları GMR’nin Türkiye CEO’su Cenk Alpsoy, Limak Havalimanları Yatırım’ın CEO’su Murat Dedeoğlu, Limak Şirketler Grubu’nun CFO’su Salih Berberoğlu, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın CEO’su Yetik Mert ve kurmayların katıldığı davette tüm ekibin projeyle ilgili heyecanı, samimiyet ve mütevazılıkları herkesi etkiledi. Özdemir, bu proje ile her şeyden önce Türkiye’ye ilk defa Asya-Pasifik bölgesinden yatırım geleceğinin altını çizdi.

İstanbul ve Türkiye’nin, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın gelişmesine, iyi hizmetine ve her şeyden önce büyüme ivmesindeki havayollarını desteklemesine gerçekten çok ihtiyacı var. Eğer Berlin gibi 3-4 milyonluk bir şehirde üç havalimanı, Londra gibi 10 milyonluk bir şehirde beş ana havalimanı varsa, 15 milyona yakın nüfusu ile İstanbul’umuzun da iki havalimanı olması normalin ötesinde mutlak bir şart olarak algılanmalıdır. Üstelik Sabiha Gökçen’in İzmit, Adapazarı ve Yalova gibi şehirlerde yaşayan insanlara da hizmet ediyor olması büyütülmesi gerekliliğini de kaçınılmaz kılıyor. Havalimanları sadece yolculara hizmet vermekle kalmaz aynı zamanda yakın çevrelerinin (hinterland) sanayi ve ekonomilerinin gelişmelerine de büyük katkı sağlar. Atatürk Havalimanı’nın katkısı ile Avrupa yakasının Batı tarafı son otuz yılda nasıl geliştiyse, Sabiha Gökçen sayesinde İstanbul’un Anadolu yakasının Doğu’su da süratle gelişmektedir. Limak konsorsiyumunun yatırımı ile bu gelişme daha da hızlanacaktır. Sabiha Gökçen projesinin başlangıcından 2002 yılının sonuna kadar çalışmış biri olarak bugün geldiği nokta gerçekten bende ayrı hisler uyandırıyor. Benzer duyguları özellikle yurtdışı projelerinde, daha önce mesai harcadığım TAV için de hissederim. Limak konsorsiyumu Türkiye’de sektörün yeni oyuncusu olduğunun ve sektörde öğrenecek çok şey olduğunun farkında. İnsan kaynağı konusunda mümkün olduğunca titiz davranarak süratle sektörün ve bölgenin en güçlü havalimanı işletmeleri arasına girmeyi hedefliyorlar. Limak’ın ortağı olan Malezya Havalimanları 39, diğer ortak Hintli GMR şirketi ise kendi ülkesinin altyapı devlerinden biri olduğu gibi 2 ayrı havalimanı işletiyor. Böyle ortaklarla Limak’ın ciddi bir sinerji yaratacağını düşünüyorum.

Konsorsiyumun kesinlikle Atatürk Havalimanı ve terminal işletmecisi TAV ile gereksiz bir rekabete girmek gibi bir niyeti yok. Aksine gerekli hallerde işbirliği yapabilecekleri mesajını bile veriyorlar. Ülkemizin siyasetinden havacılık sektörüne kadar ihtiyaç olan da bu bence. Rekabet adı altında kavgadan beslenmek yerine gerekli hallerde işbirliği içinde rekabet yaratmak, kurumları her zaman daha diri tutacaktır. Ülke içinde, havayolları da havalimanları da işin doğası itibarıyla birbiri ile rekabet edecektir ancak tüm kurumlarımızın ana hedefi öncelikle ülkemizin turizm ve havacılık açısından doğru pazarlanmasına çabalamak olmalı ki bu pazarlar büyüsün. Türkiye’nin pazar payı büyüdükçe haliyle bu işletmelerimizin ciroları ve kârlılıkları da artacaktır.

 

Tolga Turgut/Akşam Gazetesi


Tolga Turgut'un LİMAK yorumu

Facebook Yorum

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000