28 Aralık 2008, Pazar 08:24:17

"TAV'ın haklı gururu"

2002 yılında projesine başlanmış, 2004’te ise faaliyete geçilmiş olan terminalin inşaatı, gerçek bir Türk mühendislik emeği ve başarısı.
  • konuyla birebir alakası olmasa da devletin özelleştirilen havalimanlar üzerindeki etkisiyle ilgili olacak yorumum.Dalaman havalimanı dıs hatlar terminali her kış geldiği zaman hayalet kasabaya döner.Havalandırması çalışmaz(ki yazın da mümkün olan en düşük ayarda çalısır.Nöbetçi müdüre şikayet etmediğiniz sürece bişey yapılmaz).Geliş ve gidiş salonlarındaki aydınlatmaların yetersizliği yüzünden önünüzü zor görürsünüz.Kış aylarında dalaman-ingiltere hattının yolcu portfoyu de civarda yaşayan yaşlı ingilizlerdir genelde yada bunları ziyarete gelen misafirleridir.Bu yolcular terminale geldiği andan itibaren donma tehlikesi yaşar,abartmıyorum gercekten terminalin içi buz gibi.Bunu DHMİ hiç mi görmez,bal gibi görür ama nafile.Demekki özelleştirilen havalimanlarında parayı veren düdüğü calıyor,standartlar-yolcu memnuniyeti hiç hesba katılmadan nasıl para kazanılırın yoluna bakılıyor.

2002 yılında projesine başlanmış, 2004’te ise faaliyete geçilmiş olan terminalin inşaatı, gerçek bir Türk mühendislik emeği ve başarısı. Hiç şüphesiz ki bu başarıda vizyon, emek ve liderlik olarak Hamdi Akın ile Sani Şener’in büyük katkıları mevcut. Özellikle “bu iş tam bir maraton” ifadesini kullanan Şener’e, gerek mühendislik gerekse havacılık başarısı açısından bence ayrı bir parantez açmak gerekiyor. TAV, kesinlikle Türk insanı olarak herkesin ayakta alkışlaması gereken bir tablo çiziyor.

Başarıyı elde etmek zor, ancak korumak daha zordur. TAV’ın belki bundan sonraki en önemli hamlesi, Avrupa’da bir havalimanı işletmesine sahip ya da ortak olmak olacaktır. 2009 yılı havacılık ve küresel ekonomi olarak toparlanmanın başlangıcı olacağı için girişimci şirketlere müthiş fırsatlar çıkabileceğini düşünüyorum. Geçtiğimiz aylarda Letonya’nın Riga Havalimanı ihalesinde TAV’ın ön yeterlilik aldığı bilgisi bu açıdan çok önemli bir haberdi. Dilerim bu ihalede TAV ipi göğüsler. Geçmişte hatırlanacağı üzere TAV Budapeşte, Bratislava ve Tiran havalimanlarının ihalelerine katılmış, ancak ya projeleri kârlı bulmamış ya da kazanamamıştı. Ülkemizde havalimanı işletmeciliği ihalelerini Alman, Hintli ve Malezyalı firmalar kazanıyor ve başarılı işletmecilik örnekleri sergiliyorsa, TAV gibi girişimci, entelektüel sermayesi yüksek, tecrübeli bir kurumun 2009’da Avrupa’da önemli bir ihale kazanması hiç de gerçekçilikten uzak gelmiyor insana.

‘BAA’ ÜZERİNDEKİ BASKILAR

Bilindiği üzere ilk havalimanı özelleştirmeleri 80’li yıllarda İngiltere’de BAA’in (British Airport Authority) halka arz edilmesi suretiyle gerçekleşmişti. Bugün artık İspanyol Ferrovial grubuna satılmış olan BAA’in üzerindeki İngiliz Sivil Havacılık Otoritesi baskısı ise günden güne artıyor. Londra’da Heathrow, Gatwick ve Stansted dahil olmak üzere İngiltere genelinde toplam 7-8 havalimanı işleten BAA’e yapılan bu baskı için esasen çevresel, emniyetsel veya ticari nedenler sebep gösterilse de, bana halen kendilerine ait olsa bu dereceye ulaşmazdı gibi geliyor.

İngiliz Sivil Havacılık Otoritesi yakın tarihte yolcu şikayetlerine bağlı olarak rekabeti artırmak amacıyla Gatwick Havalimanı’nın tekrar ihale edilmesi için gerekli hukuki yollara başvurmuştu. Geçtiğimiz günlerde ise Stansted’de yolculardan alınacak verginin üst sınırı enflasyon artı yüzde 1,63 olarak belirlendi, üstelik 1 Nisan 2009 itibarıyla 2 yıl boyunca artmamak üzere 6,34 sterlin olarak sabitlendi. 2013-2014 yılına kadarda yolcu vergisi 6,65 sterlini geçemeyecek. Bu arada şayet havayolları ve/veya yolculardan servis standartları ile ilgili şikayet gelirse Sivil Havacılık Otoritesi yılda 10 milyon sterline varan cezalar kesebilecek. Hâl böyle olunca burada BAA’in planladığı yeni pist ile terminalin inşaatı finansal olarak iyice çıkmaza girmiş durumda.

İngiltere Rekabet Kurulu, Heathrow ve Gatwick’te havayollarına verdiği servis standartlarının düşüklüğünden dolayı BAA’e 7.9 milyon Sterlin ceza ödetmiş durumda.

BİZDE DURUM NEDİR?

İngiltere’de yaşanan bu vaka aklıma ülkemizde de kısmen özelleştirilmiş havalimanları ile ilgili iki soruyu getiriyor.

Ülkemizde kısmen veya tamamen halka arz olmuş havalimanı şirketlerinin çoğunluk veya kontrol hissesi yabancıların eline geçerse, rekabet ve hizmetsel standardın sağlanması adına Türk bayraklı taşıyıcı ve yolcuları koruyan bir mekanizma var mı? Dünyadaki resesyon nedeniyle havalimanlarında uygulanan yolcu vergileriyle ilgili olarak, hükümet havalimanı ve havayolu işletmelerine fiks bir fiyat yerine hizmet standardına bağlı olarak taban ve tavan fiyat aralığı belirleyebilir mi?

Dünyada artık hiçbir sektörün başka bir ülkedeki gelişmelere kulak tıkayabilme lüksü kalmadı. Sürekli takip etmek, hazırlıklı ve aktüel olmaktan başka bir çaremiz yok.

Tolga TURGUT / Akşam

"TAV'ın haklı gururu"

Facebook Yorum

Yorumlar

Rumuz ~ 8 yıl önce
konuyla birebir alakası olmasa da devletin özelleştirilen havalimanlar üzerindeki etkisiyle ilgili olacak yorumum.Dalaman havalimanı dıs hatlar terminali her kış geldiği zaman hayalet kasabaya döner.Havalandırması çalışmaz(ki yazın da mümkün olan en düşük ayarda çalısır.Nöbetçi müdüre şikayet etmediğiniz sürece bişey yapılmaz).Geliş ve gidiş salonlarındaki aydınlatmaların yetersizliği yüzünden önünüzü zor görürsünüz.Kış aylarında dalaman-ingiltere hattının yolcu portfoyu de civarda yaşayan yaşlı ingilizlerdir genelde yada bunları ziyarete gelen misafirleridir.Bu yolcular terminale geldiği andan itibaren donma tehlikesi yaşar,abartmıyorum gercekten terminalin içi buz gibi.Bunu DHMİ hiç mi görmez,bal gibi görür ama nafile.Demekki özelleştirilen havalimanlarında parayı veren düdüğü calıyor,standartlar-yolcu memnuniyeti hiç hesba katılmadan nasıl para kazanılırın yoluna bakılıyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000