02 Mayıs 2010, Pazar 08:51:15

Çelebi'nin Hindistan hedefleri büyük

İzlanda'da patlayan Eyyafyallayöküll Yanardağı havacılık sektörünü doğal afetlere karşı hazırlıklı olmadığını ortaya çıkardı. AB bu konudaki çalışmalarını hızlandırıyor.
  • Tam Çelebiye göre bir yer.
Geçtiğimiz ay İzlanda'nın Güney'indeki Eyyafyallayöküll Yanardağı'ndan püsküren küllerin oluşturduğu yoğun kül bulutları yaklaşık on gün boyunca dünyada havayolu ulaşımını ciddi ölçüde kısıtlayarak milyonlarca yolcunun hayatını negatif etkiledi. Kül bulutlarının dağılmasıyla ulaşım normale dönerken, bu gibi durumlar için sektörel önlemlere yönelik tartışmalar ve çalışmalar artıyor.

Havacılığın tabiat olaylarına karşı çok hassas olmasından dolayı sektörün önlemler üzerine gayretlerini çok önemli buluyorum. Sektörel maddi zararın şu aşamada net olarak hesaplanamamasına rağmen, sadece Avrupa'da yaklaşık 1,5 ile 2,5 milyar Euro arasında olduğu tahmin ediliyor. Tabii bu rakam sadece havayolları bazındaki zararı belgeliyor. Bunun üzerine havalimanları ve havacılık sektörünün direkt veya endirekt olarak etkilediği alt sektörleri koyduğunuzda net zarar onlarca milyar Euro'dan az olmayacaktır. 2007 yılı sonrası küresel olarak daralan havacılık sektöründen daha yeni yeni toparlanma işaretleri gelirken, bir doğa felaketinin bütün hesapları tekrar bozması sektörde doğru öngörü yapabilmenin neredeyse sihirbazlıkla eşdeğer olduğunu anlatıyor bize.

Konuyla ilgili araştırma yaparken volkan patlamaları tarihçesine baktığımda neredeyse 20-30 yılda bir tane gerçekleştiğini okuyunca şaşırdığımı ifade etmeliyim. Geçmişte havayolu ulaşımı bu kadar yoğun olmadığı için etkileri daha çok yakın çevresine yansıyan bu tip doğal afetler, sektörü de gelecek adına çok daha dikkatli ve planlı olmaya davet ediyor. Özellikle aktif yanardağların bulunduğu veya yakın olduğu ülkelere uçuş yapan havayolu şirketleri pilotları ve ekiplerini dönem dönem bu konuda tazeleme eğitimine tabii tutmalılar. Yanardağ patlaması yüzde yüz öngörülemediği için pilotların meteorolojik değişiklikleri anlayarak doğru kararı hemen almaları gerekiyor, zira volkanik kül bulutlarının uçak motoruna etkisi uçağı düşürmeye varabilecek sonuçlar doğurabilir. Aktif yanardağların bulunduğu ülkelere bakınca, İtalya, Meksika, Endonezya, ve ABD'de Havai'yi görüyoruz.


AVRUPA BİRLİĞİ SEKTÖREL ÖNLEMLER ÜZERİNE ÇALIŞIYOR
Avrupa Birliği Komisyonu, geçtiğimiz günlerde İzlanda'daki yanardağ patlaması sonrası havayollarına destek olabilmek amacıyla bir dizi önlem üzerine çalıştıklarını açıkladı. İlk etapta havayolu ulaşımını acilen normale döndürmek ve havayollarının zararını minimize etmeye yoğunlaşan çözümler aranıyor. Uzun vadeli önlemlerin başında hükümetlerin havayollarına düşük faizli kredi temini konuşulurken, kısa vadedeyse havalimanlarının bu gibi durumlar sonrasında gece uçuşlarına açılmasından, hava trafik bedellerinin bir süreliğine kaldırılmasına kadar bir dizi operasyonel esnekliğe dayanan önlemleri değerlendiriyorlar. AB, bu konudaki çalışmalarını Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonuna da (ICAO) sunulacağının altını çiziyor. Zira, Birleşmiş Milletler'e bağlı ICAO'nun mevcut volkan patlamalarıyla ilgili kuralları hava trafik yoğunluğunun bugünün yüzde 20'si kadar olduğu 1980'lerde yazılmıştı. O dönemde pilotlara volkanik toz bulutlarından uzak durarak by pass etmeleri tavsiye ediliyordu. Mevcut kural 80'lerin gerçeklerine uygun olduğu için, bugün şartlarında muhtemel bir havacılık trajedisini önlemek adına tüm hava sahasını kapatmak zorunda kaldılar. Görünen o ki AB, İzlanda'da yaşanan doğa felaketi sayesinde önlem ve tedbirler konusunda proaktif bir çalışma yürütüyor.

Çelebi'nin Hindistan hedefleri büyük
Yer hizmetleri konusunda Havaş ile beraber ülkemizin iki büyük kuruluşu arasında yer alan Çelebi Holding, kısa bir süre evvel Yeni Delhi Uluslararası Havalimanı Kargo Terminali'ni işletmeye açtı. Yaklaşık 5 yıl evvel ilk adımlarını attığı Hindistan pazarında, ülkenin diğer büyük şehri Mumbai'de yer hizmetlerini gerçekleştirmekte olan Çelebi'nin Yeni Delhi'den beklentileri çok büyük. Zira bu şehirde 430 bin tonluk bir kargo işleme antrepo yatırımları mevcut. Çelebi'den yapılan açıklamaya göre Mumbai ve Yeni Delhi'deki yatırımlarının toplamı 100 milyon doları bulmuş durumda. TAV ve Setur'da yöneticilik yaptığım yıllarda Çelebi, uluslararası yatırımlar konusunda girişimcilik ve sabırlı ısrarcılık konusunda takdir ettiğim şirketlerin başında geliyordu. Bugün özellikle Hindistan gibi başarılı olmanın gerçekten zor olduğu bir coğrafyada geldikleri noktadan dolayı kuruluşa alkış tutmak gerekiyor. Uluslararası yatırımlar gerçekten çok fazla sabır ve emek isteyen projelerdir. Türk insanı olarak genlerimize işlemiş olan acelecilik aslında şirketlerimizin uluslararası arenada daha da başarılı olmalarının önündeki en büyük engel. Hatırladığım kadarıyla Çelebi'nin Hindistan pazarına ilgisi 2004-2005 yılına dayanıyor, zira o yıllarda Yeni Delhi ve Mumbai havalimanlarının özelleştirilme süreci başlamıştı. Kuruluş, Yeni Delhi'de ana işi olan yer hizmetlerinin yanı sıra kargo antrepoculuğu alanında da başarı sağlayacak gözüküyor. Yönetimin Hindistan'daki hedefi sadece yer hizmetleri ve kargoyla sınırlı değil. Çelebi lojistikten havalimanı işletmeciliğine kadar pek çok alanda farklı başarılara imza atabilmek üzere çalışıyor. Mevcut stratejilerinin yanı sıra doğru yerel ve uluslararası ortaklıklar kurarak başarılı ekiplerle çalışmaya devam ederlerse neden olmasın?

Tolga Turgut
Çelebi'nin Hindistan hedefleri büyük

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 7 yıl önce
Tam Çelebiye göre bir yer.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000