22 Ekim 2010, Cuma 16:10:47

HUKUKÇU HAVACILARDAN İKİ ÖNEMLİ İSTEK

Türkiye Havayolu Pilotları Derneği TALPA’nın düzenlediği Havacılık Hukuku Konferası’nda saygın havacılık hukukçuları bir araya geldi. Konferansta en çok üzerinde durulan konular, özerk bir kaza kırım ekibi oluşturulması ve raporlama yönteminin teşvik edilmesiydi.
  • T.C' nin beynelmilel arenada yükselişi karşısında; AB' nin karanlık çukura yuvarlanmaya devam edişini(!), AB' ni "YAKINDOĞU" olarak görenler ile müzakere etmek, AB' nin mevcut durumundan nemalanmaya çalışmak ile aynı hissiyat halini alır!.. Bu sebeple, "aç, barksız, işsiz-ibadetten yoksun-" topluluğu sıcak bağrımıza basmak; gözlerindeki yalvarışı okşamak pek yerinde bir icraat olur. Ayrıca, AB' nde yaşayıp da, AB' nin bu çöküşünü gören T.C vatandaşlarımızın şaşkınlık, kararsızlık hallerinin gerek kendilerine, gerekse yaşamakta oldukları topluma zarar verecek boyuta ulaşmış düşüncelerinin olgun insan vasfına eriştirilmesi pek mühimdir.
  • İst. AHL yaklaşma kontrol radar frekansları yeterli değildir. İst.' a daha büyük; her türlü imkanlara sahip, yeterli pist uzunluğuna sahip bir havalimanı inşaa edilmeli.
  • FLIGHT SAFETY denen birim var ya. Adamın sidiğini bağlayabilecek etki, yetki, bilgi, ilgi, cesarete sahibi olmalı.
  • Tebrikler..İşte budur..DEVAMI GELMELİ...

Hava Hukuku Konferansı’nın açılış konuşmasını TALPA Başkanı Muzaffer Özacar yaptı. İki gün sürecek konferansta, Talpa Hukuk Komisyonu üyesi Avukat Yaşar Öztürk, AB ile uyum çalışmaları gereği Türk Sivil Havacılık Kanunu’nda yapılan ve uyum ötesinde yapılması gereken değişiklikler konulu bir konuşma yaptı, Türkiye’de hava hukuku konusundaki mevzuatı ve eksikleri anlattı.

Daha sonra sırasıyla diğer konuşmacılar kürsüye çıktı. Avukat George Tompkins, uçuş emniyetini tehlikeye atan yolcular hakkında bir konuşma yaptı. Kabin personeline sözlü ya da fiziki saldırı olması durumunda ABD’de ciddi yaptırımlar uygulandığını kaydeden Tompkins, “ ABD’de uçaktaki en sorunlu yolcular avukatlardır. Bir defasında Tokyo seferinde kemer ikaz ışıkları yandığında hostes tarafından üç kez uyarılmasına rağmen kemerini bağlamalyan bir avukat, hostesin yumrukla üç dişini kırmıştı. Sonrasında uçak kalkıştan vazgeçti ve apronda güvenli bir alana çekilerek, sorunlu yolcu devasa bir kafese konularak gözaltına alınmıştı. Uçuş ekibinin yolcuyu uçaktan atma yetkisi var. Pilot,  sorunlu yolcuların uçakta olmasını istemezse uçaktan indirebilir. ABD’de, sorunlu yolculara 25 bin dolar para cezasından 20 yıla kadar hapis cezası verilebilir. Diğer yolculara rahatsızlık veren yolcu konusunda işin şakası yok. O yolcular, ABD’de terörist muamelesi görür. 1923 Tokyo Konvansiyonu’na göre, yolcunun milliyeti ne olursa olsun sorunlu yolcular indikleri ülkenin kanunlarına göre cezalandırılır” dedi.

Avukat Thomas Whalen ise, havacılık olaylarında bütün yükün havayolu şirketlerinin sırtına yüklenmesini eleştirdi. Whallen, “ Bir havayolu şirketi uçak aldığında, imalatçı firma sonradan yaşanabilecek olaylardan dolayı yükümlülük almaktan kaçınır. Herhangi bir kaza durumunda havayolu şirketi yolcunun doğrudan muhatabı durumunda kalır. Montreal Konvansiyonu’nun en büyük eksikliği de buradadır” diyerek eleştirilerini sıraladı.

İngiliz Avukat Tim Soccer ise özerk bir kaza kırım heyetinin hava kazalarından sonra daha objektif  çalışabileceğiini kaydederek, “ Polis, sivil otorite ve savunma avukatları tarafından engellenmeden araştırmalarını yürüten, yargı ve idari açıdan bağımsız bir kaza kırım heyeti tarafından kazalar araştırılmalıdır” diye konuştu.

Avukat Soccerer, raporlama sisteminin öneminden de sözetti. İngiltere’de zorunlu raporlama sisteminin olduğunu kaydeden Soccer, pilotlar ve kazadan etkilenebilecek kişiler tarafından hazırlanan raporların, olası büyük kazaların önlenmesinde etkin rolü olduğunu kaydetti. Soccer, rapor yazan pilota ya da diğer personellere yönelik cezai yaptırımın uygulanmamasının raporlama sistemini yaygınlaştıracağını ve bu sayede daha büyük kazaların yaşanmasının engelleneceğini kaydederek, “ Pilotlar, ‘evet yanlış yaptım. Ama neyse ki birşey olmadı’ diyerek olayları örtbas etmemeli” dedi.

TALPA Genel Sekreteri Nuri Sakarya da, bağımsız kaza kırım heyeti oluşturulması konusunda düşüncelerini aktardı. Risk analizi yapılmadan gerçekleşen büyümenin beklenmedik havacılık olaylarını ve kazaları da beraberinde getireceğini söyleyen Sakarya, kaza kırım incelemelerinin bağımsız  olması gerektiğine vurgu yaptı. Sakarya, şirketlerin SHGM tarafından denetlendiğini, bu yüzden denetleyen ile kaza soruşturan kuruluşun aynı olmasının yanlış olduğunu ileri sürdü.

Dr. Nikolai Ehlers ise, yine raporlama sisteminin önemine dikkat çekti, “ Günlük operasyon akışı içindeki küçük olaylar, büyük olaylara yol açabilecekse mutlaka raporlanmalıdır. AB arşivlerinde 2008 yılında 41 bin raporlama olayı arşivlenmiştir. Bu kültürün yaygınlaşması gerekir” dedi.

Bu arada Hava Hukuku Konferansı’nda ilginç bir de temsil yapıldı. 10 Mart 1989 tarihinde yaşanan Ontario kazası olarak bilinen kazanın sorumlusunu bulmak için temsili bir mahkeme kuruldu. Mahkeme başkanlığını TuiFly şirketinde pilotluk yapan IFALPA Hukuk Komisyonu Başkanı Oliver Sellman yaptı. Kazadaki pilotun avukatlığını ise savunma avukatı olarak Yaşar Öztürk üstlendi. Hollanda ALPA Hukuk Komisyonu üyesi Roger Poulussen ise soruşturma savcısı oldu.

Savcı rolündeki Roger Poullessen, kazaya sebebiyet veren unsurları tek tek sıralarken, pilotların deneyimsiz oluşu, kanat üzerinde 1 inç kalınlığında kar olmasına rağmen kalkış kararı almasını, uçağa fazla yük alınmasını ve diğer bazı ihmalleri sıraladı ve uçağın çevresinde gözle kontrol dahi yapmayan pilotun kazanın birinci dereceden sorumlusu olduğunu savundu.

TEMSİLİ MAHKEME KURULDU

Savcı Poullessen’in suçlamalarından sonra söz savunmanındı. Savunma avukatı Yaşar Öztürk, pilotların deneyimli ve kurallara uyduğunu aktararak, kazada kulenin ve diğer bazı organizasyon hatalarının etkili olduğunu öne sürdü. Güvenlik ilkesinin sadece pilotlara yüklenmesinin yanlış olduğunu aktaran Öztürk, “ Güvenlik paylaşılan olgu olmalıydı. Bütün aşamaları bir kişinin kontrolüne vermek olmaz. Buna benzer sebeplerle müvekkilim hataya sürüklenmiştir. Kaptana bütün bu yüklenir yüklenmesi kabul edilemez.  Pilot tek başına bu kazadan sorumlu değildir. Etraflıca inceleme yapılarak kazaya sebep olan etkenler bulunmalıdır” şeklinde savunmasını yaptı.

Mahkeme başkanı Oliver Sellman ise salona dönerek jüri görüşüne başvurdu. İki konferans katılımcısı görüşlerini aktardıktan sonra ara verildi. Bu ilginç mahkeme konferansa renk kattı.

TALPA Hava Hukuku Konferansı yarın öğlene kadar sürecek oturumun ardından sona erecek.







HUKUKÇU HAVACILARDAN İKİ ÖNEMLİ İSTEK

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (5)

Misafir ~ 6 yıl önce
T.C' nin beynelmilel arenada yükselişi karşısında; AB' nin karanlık çukura yuvarlanmaya devam edişini(!), AB' ni "YAKINDOĞU" olarak görenler ile müzakere etmek, AB' nin mevcut durumundan nemalanmaya çalışmak ile aynı hissiyat halini alır!.. Bu sebeple, "aç, barksız, işsiz-ibadetten yoksun-" topluluğu sıcak bağrımıza basmak; gözlerindeki yalvarışı okşamak pek yerinde bir icraat olur. Ayrıca, AB' nde yaşayıp da, AB' nin bu çöküşünü gören T.C vatandaşlarımızın şaşkınlık, kararsızlık hallerinin gerek kendilerine, gerekse yaşamakta oldukları topluma zarar verecek boyuta ulaşmış düşüncelerinin olgun insan vasfına eriştirilmesi pek mühimdir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
İst. AHL yaklaşma kontrol radar frekansları yeterli değildir. İst.' a daha büyük; her türlü imkanlara sahip, yeterli pist uzunluğuna sahip bir havalimanı inşaa edilmeli.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
FLIGHT SAFETY denen birim var ya. Adamın sidiğini bağlayabilecek etki, yetki, bilgi, ilgi, cesarete sahibi olmalı.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Tebrikler..İşte budur..DEVAMI GELMELİ...

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000