08 Ocak 2010, Cuma 07:37:36

Bir Sabiha Gökçen hikâyesi...

Referans Gazetesi yazarlarından Zeynel Lüle, Sabiha Gökçen Havalimanı'na olan hayranlığını köşesine taşımış...
  • Bu hanım SG ne hiç gitmeden yazdı herhalde. Bu ne ya ? Nereyi anlatıyor böyle ? Demek AHL veya ESB ya gitse yazı dizisi oluşturur. Sanki bir reklam havası var tabii. E para kazanmakta kolay değil.
  • Sen tamircimisn?
  • insanlar neden bu kadar çırkef oluyor ve neden bazı şeylerin güzelliğini çekemiyorlar. kadıkn gayet doğru bir izlenimde bulunmu ve bunu güzel bir üslupla yazmış. ama aramızda yarası olan arkadaşlar bir tülrü kabullenememişler. sanki sizinle güzeldi buralar. işinize bakın. GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ....
  • keşke saw meydanında apronda bi kaç saat kalsaydınız.aynı şeyleri söyleyemezdiniz.bi kaç ay öncesinin telaşı şimdi daha da arttı.isg çalışanları hiçbir şeye yetişemiyor maalesef.ekipmanda zayıf.kalifiye eleman zaten yok.elini arkasına bağlayan şef şef gezer olmuş.yolcuda isg nin her hatasını uçan şirketlere malediyor zaten.sen istediğin kadar reklam yap.

Yılbaşı tatilinde İstanbul'daydım. Benim için bu tatilin en çarpıcı yanı, ilk kez Brüksel'den Sabiha Gökçen Havaalanı'na uçmak oldu.

Belki de Türkiye'ye yıllardır dışarıdan bakmak durumunda olduğumdan, ülkeye her gelişimde müthiş bir potansiyel gözlemliyorum. Batı Avrupa'daki emsalleriyle kıyaslayabildiğim bazı "gurur tabloları" çıkıyor önüme "Vay be, burada da Batı'yı sollamışız" diye düşündüren…

İşte bu gurur tablolarından biri de birkaç hafta önce yeni tesisleri hizmete açılan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'ydı…

Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın ilk kadın savaş pilotu, Atatürk'ün manevi evladı Sabiha Gökçen'in ismini taşıyan bu alan beni çok etkiledi.
 
Anadolu'nun ana kapısı


Araştırdım. Sabiha Gökçen, yılda 20 milyon insanın gelip geçtiği bir kapı haline dönüşmüş. İstanbul'un "arka kapısı", Anadolu'nun "ana kapısı"…
Hatırlıyorum; birkaç yıl önce "ölü yatırım" diyorlardı Sabiha Gökçen için…

Ve birkaç ay öncesine kadar sıkıntılı, kasvetli, kargaşalı bir havaalanı tablosu vardı ortada.

İşte o alan gitmiş, yerine Avrupa'nın en modern en temiz en güvenli alanlarından biri gelmiş. Havaalanı işletmesini 2008'de devralan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yatırım Yapım ve İşletme AŞ (İSG), verdiği sözleri tutmuş, bu işi iyi başarmış.
 
Uçuş kültürü

Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan dünyanın 70 noktasına uçuş yapılıyor. Anadolu'ya doğru ucuz ve süratli yolculuklar yaşanıyor. Adeta burada Anadolu'nun bir "uçuş kültürü" oluşmuş. Havaalanı sayesinde İstanbul'un Anadolu yakası daha da gelişiyor, hareketleniyor, iş ve ekonomi hacmi büyüyor. Zaten sivil havacılık almış başını gidiyor. Milyonlarca insan, ilk kez uçağa binerek deneyim ve alışkanlık kazanıyor.

ISG'ciler sıkı ve ciddi çalışıyorlar. Başka seçenekleri de yok zaten… Böyle bir projeye imza atmışlar, gurur tablosunu ortaya çıkarmışlar. Ama uçuş sayısı, yolcu sayısı sürekli arttıkça, bu kadar yerli ve yabancı şirketi, milyonlarca insanı hoşnut tutmak kolay olmayacak. Çünkü temizliğe, lükse, çağdaş görüntülere hemen alışılıyor, beklentiler de giderek artıyor.
 
A380 bekleniyor

Yakın gelecekte, dünyanın en büyük yolcu uçağı Airbus A380'in Sabiha Gökçen'e görkemli inişini izleyeceğimiz fısıldandı kulağıma. 68 metre uzunluğu, 24 metre yüksekliği, iki kanadı arasında 80 metre mesafe olan, yüzlerce tonluk bir dev…

Ve içinden 500'den fazla insan çıkıverecek her seferinde…

Sabiha Gökçen'in bir başka özelliği de "sismik savunma sistemi"… Öyle bir temel yapı oluşturulmuş ki, 7.5 şiddetinde bir deprem olsa bile faaliyetler aksamayacak. Bu sistemin bir de ABD'nin deprem bölgesi San Francisco alanında olduğunu biliyorum.
 
İnsan manzaraları
Oturdum ve gezindim havaalanında… Binlerce personel, polis, güvenlik görevlisi, temizlikçi, çeşit çeşit hizmet elemanı, koşturup duruyorlar. Acemilik de var belli…
Ama hepsi hırslı, istekli, çalışma ortamının getirdiği düzene uyum ve keyif arayışında… İşleri kolay değil.
Doğrusu ben eğlendim gözlemlerken… Ne manzaralar!

Polis kontrolünden geçerken sutyeninin içine sakladığı altıncıklarını çıkaramayan yaşlı Anadolu kadını; kafesteki kedisini ışınlardan geçmesin diye kucaklarken kaçırıp yakalayamayan ve yolculuktan vazgeçen bir bayan…

Güvenlik noktasında kemerini çıkarınca pantolonu düşen dede, valizlerin kontrol için geçirildiği kabinlere balıklama dalan bir amca, nereden kaçtığı belirsiz bir horoz… Arkasından koşan birileri olduğuna göre sahipsiz değil, belli ki o da ilk uçak yolculuğunu yapacak, bir şekilde…
Alan personeli anlatıyor: Kendisini uçağa götürecek otobüse binmeyi reddedip, "Hayır ben uçakla gideceğim" diye tutturan yolcular da var; "Trabzonlular uçağa nereden biniyor" diye soranlar da…

Bu uluslararası havalimanımız, Sabiha Gökçen ismini hak etmekle kalmıyor artık… Oluşturduğu "gurur tablosu" ile Türkiye'nin imajına, gücüne güç katıyor.

Zeynel LÜLE
Referans

Bir Sabiha Gökçen hikâyesi...

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (18)

Misafir ~ 7 yıl önce
Bu hanım SG ne hiç gitmeden yazdı herhalde. Bu ne ya ? Nereyi anlatıyor böyle ? Demek AHL veya ESB ya gitse yazı dizisi oluşturur. Sanki bir reklam havası var tabii. E para kazanmakta kolay değil.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Sen tamircimisn?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
insanlar neden bu kadar çırkef oluyor ve neden bazı şeylerin güzelliğini çekemiyorlar. kadıkn gayet doğru bir izlenimde bulunmu ve bunu güzel bir üslupla yazmış. ama aramızda yarası olan arkadaşlar bir tülrü kabullenememişler. sanki sizinle güzeldi buralar. işinize bakın. GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
keşke saw meydanında apronda bi kaç saat kalsaydınız.aynı şeyleri söyleyemezdiniz.bi kaç ay öncesinin telaşı şimdi daha da arttı.isg çalışanları hiçbir şeye yetişemiyor maalesef.ekipmanda zayıf.kalifiye eleman zaten yok.elini arkasına bağlayan şef şef gezer olmuş.yolcuda isg nin her hatasını uçan şirketlere malediyor zaten.sen istediğin kadar reklam yap.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000