17 Haziran 2012, Pazar 08:55:13

HAVACILIKTA YENİ MERKEZ ÇİN!

Havacılıkta kar erozyonu sürüyor. Havacılık sektörünün yüzde 93'ünü temsil eden IATA'nın raporuna göre, 2011'de 7 milyar 900 milyon dolar olan havacılık karının 2012'de 3 milyar $'a inmesi ve kar marjının yüzde 0.5 gibi düşük düzeyde kalması öngörülüyor...

Küresel çapta 2.2 trilyon dolarlık aktivite sağlayan hava taşımacılık sektörünün üzerine Euro Bölgesi borç krizinin gölgesi düştü. Euro Bölgesi'ndeki krizin bölgesel ve genel ekonomik büyümeyi vurması, sektörün karşısındaki önemli ve acil risk haline geldi. Yolcu sayısındaki artış, kargo sektöründeki olumlu gelişmeler ve petrol fiyatlarındaki düşüşe paralel olarak yakıt maliyetinin dengelenmesine rağmen, havacılık sektörü bu yıl karının geçen yıla oranla yüzde 50 azalarak 3 milyar dolar civarında olmasını bekliyor. IATA bu yıl havacılık endüstrisinin toplam karının 3 milyar dolar gibi düşük bir düzeyde kalacağı, 2010 yılında 15.8 milyar dolarla zirveye çıkan karlılığın 2011'in ardından 2012'de de düşmeye devam edeceği, dünyada havacılık sektöründeki karın bir yıl öncesine oranla yüzde 50'den fazla azalacağı öngörüsünde bulundu.

240 havayolu şirketini temsil eden Cenevre merkezli IATA 68. Yıllık Genel Kurulu Çin'in Başkenti Pekin'de yapıldı. Yıllık genel kurul toplantılarıyla birlikte, Dünya Hava Ulaştırma Zirvesinin de yapıldığı organizasyona dünyadaki havayolları şirketlerinin üst düzey yöneticileri katıldı.

IATA Genel Müdürü ve CEO'su Tony Tyler IATA'nın 68. yıllık genel kurulu açılışında yaptığı konuşmada, dünyanın tarihte olmadığı kadar birbirine bağlı olduğunu belirtti. Tyler, 2011 yılında 2.8 milyar insanın 35 bin rotada seyahat ettiğini ve 3 bin 800 havaalanı kullanıldığını kaydetti. Havacılığın küresel ekonomi için hayati olduğunu söyleyen Tyler, bu sektörün 57 milyon iş yarattığını, 2.2 trilyon dolarlık ekonomik aktivitesi olduğunu anlattı. Tyler, dünyada 48 milyon ton kargonun havayoluyla taşındığını ve bunun da 5.3 trilyon dolarlık bir ticaret hacmi olduğunu aktardı. Geçen 10 yılda havayolu şirketlerinin gelirlerinin 4.6 trilyon dolara ulaştığı belirtilirken, havacılık sektörünün dünyadaki en hızlı büyüyen sektörlerden birisi olduğu kaydediliyor.

Havacılık sektörünün 2030'a kadar yılda ortalama yüzde 5 büyümesi öngörülüyor. Bu yıllık yolcu sayısının 5.9 milyar ve taşınan kargonun 150 milyon tona çıkması anlamına geliyor. Bu büyüklüğe erişilmesi halinde sektörün 82 milyon kişiye istihdam sağlar hale gelmesi bekleniyor. Küresel GSYH içindeki payın ise 6.9 trilyon dolara çıkacağı hesaplanıyor.
Zirvede IATA 2012 için sektörün görünüm durumunu revize ederken, bu yıl küresel ölçekte sektörün karlılığını 3 milyar dolar olacağı yönünde mart ayında yaptığı tahmini de değiştirmedi.

IATA petrol fiyatlarındaki düşüşün yanı sıra, yolcu talebindeki artışın beklenenden daha güçlü olması ve kargo piyasasındaki olumlu gelişmelerin karlılık görünümünü iyileştiren unsurlar olduğunu kaydederken, Avrupa'da yaşanan borç krizinin derinleşmesinin sektördeki iyileşmeyi olumsuz etkilediğini bildirdi.
Zirvede, 2011'de havacılık sektörünün 7 milyar 900 milyon dolarlık kar ettiği belirtilerek, 2012 yılı için 3 milyar dolarlık kar beklendiği kaydedildi. Net kar marjının da yüzde 0.5 gibi oldukça düşük düzeyde kalacağı öngörüldü. Havacılık sektörünün yüzde 93'ünü temsil eden IATA, her şeye rağmen 2012 yılındaki öngörülerin "pozitif bir haber olarak algılanması gerektiğini çünkü yakıt fiyatlarında bir artış olması halinde bu karın daha da düşebileceğini" savundu.

2010 yılında havacılık sektörünün 15 milyar 800 milyon dolar kazanmasından sonra son 2 yıldır düşüşe geçtiğine işaret edilirken, "yolcu sayısının artması, kargo sektöründeki düşüşün durması ve yakıt fiyatlarının dengelenmesine rağmen bu düşüşteki en büyük faktörün Euro Bölgesi'ndeki krizin bölgesel ve genel ekonomik büyümeyi durdurması olduğu" ifade edildi.

Sektördeki rakamlar kırmızı çizgide

IATA Başkanı Tyler, dünyadaki ekonomik büyüme yüzde 2'nin altına indiğinde havacılık sektöründeki rakamların "kırmızı çizgide yer almasının geleneksel bir durum" olduğunu anlatarak, 2012 yılında havacılık sektöründeki en büyük kaybın Avrupa'daki havayolu şirketlerinde olacağının altını çizdi. IATA'ya göre Avrupalı havayolu şirketlerinin zararı geçen yılın iki kat daha üzerine çıkarak 2012'de 1.1 milyar dolara ulaşacak. Verilen bilgilerde, Avrupa'da 2011 yılında ortalama yüzde 6.7 olan yolcu sayısındaki artışın bu yıl yüzde 2.3 olduğu, İspanya ve İngiltere gibi bazı ülkelerde ise yolcu sayısında azalma görüldüğü bildirildi. IATA, 2012 yılında havacılık sektörünü global anlamda Asya kıtasının kurtaracağını, burada 2 milyar dolarlık kar beklendiğini açıkladı.

Küresel çapta bakıldığında dünya genelinde daha yavaş ekonomik büyümeye karşın yolcu talebindeki artışın dikkat çekici olduğunu açıklayan IATA, nisan ayında toplam yolcu talebinin yüzde 6 civarında arttığını ve 2011'de 2 milyar 835 milyon olan toplam yolcu sayısının bu yıl 2 milyar 966 milyon yolcuya çıkmasının beklendiğini, yolcu artışında Asya, Güney Amerika ve Ortadoğu bölgesinin olumlu katkısının olduğunu bildirdi.

IATA Başkanı Tyler, havacılık endüstrisinin görünümünü değerlendirirken, "Mart ayında yaptığımız bu yıla yönelik 3 milyar dolarlık kar öngörümüz değişmedi. Yolcu talebi yılın şimdiye kadarki bölümünde beklenenden daha iyi oldu. Petrol fiyatları da daha önceki tahminlerimizin daha altında bulunuyor. Ancak Avrupa borç krizi karlılığın artışı önündeki en büyük engel olarak görülüyor.

Tüm havayolu şirketleri yüksek yakıt fiyatları ve ekonomik belirsizliklerle yüz yüze bulunmasına karşın, bölgelere göre resim daha çeşitli görünüm sunuyor. Amerika bölgesindeki taşıyıcılar 2012'de karlılıkta daha iyi bir tablo öngörüyorlar. Geri kalan dünya bölgelerinde ise karlılıkta düşüş beklentisi hakim durumda. Avrupa'da ise hava yolu şirketleri için iş ortamı hızlı bir şekilde bozulurken, daha hacimli kayıplar söz konusu" dedi.

IATA tarafından yapılan tahminlere göre bu yıl sektörün toplam işletme gelirleri 631 milyar dolar, giderleri de 632 milyar dolar olarak gerçekleşecek. Sektörün global kar öngörüsü 3 milyar dolar olarak açıklanırken, Kuzey Amerika bölgesinde kar rakamı için 1.4 milyar dolar öngörülüyor.

Avrupa'da yolcu talebi 2011 yılında yüzde 6.7 büyürken, bu yıl büyümenin yüzde 2.3 gibi düşük bir düzeyde kalacağını öngören IATA raporuna göre, Avrupalı hava yolu şirketlerinin toplam zararının geçen yılki rakamın yaklaşık iki misli daha üzerine çıkarak bu yıl 1.1 milyar dolara ulaşması bekleniyor. IATA raporu, Asya-Pasifik bölgesindeki taşıyıcıların geçen yılki 4.9 milyar dolarlık rakamdan düşük olsa da bu yıl 2 milyar dolarlık karla sektörün karlılığına en yüksek katkıyı yapacağını kaydetti.

Ortadoğu bölgesinde faaliyet gösteren hava yolu şirketlerinin karlılığının 2011'e göre düşerek bu yıl 400 milyon dolarda kalması bekleniyor. Güney Amerika bölgesinde ise Brezilya pazarındaki olumlu durumun da etkisiyle 2011'e kıyasla iyileşmenin süreceği ancak karlılığın bu yıl 400 milyon dolar civarında olacağı öngörülüyor.

Tony Tyler, Avrupa ekonomilerinin yaşadığı borç krizinin derinleşme olasılığını da değerlendirirken, "Ekonomik görünümdeki dalgalanma devam ediyor. Birkaç ay önce petrol fiyatları en büyük krizdi. Şimdi tüm gözler yeniden Avrupa'ya çevrilmiş durumda. Piyasalar Avrupa'daki borç krizinin daha da yoğunlaşmasını ve bunun da ekonomilere vereceği zararın artacağını bekliyor. Avrupa hükümetlerinin borç krizini piyasalara daha fazla likidite verme dışında nasıl yönetecekleri konusunda bir açıklık yok. Ekonomik görünümde önemli bir aşağı doğru trend söz konusu. Gelecek aylar bu konuda kritik öneme sahip" dedi.

Çin havacılıkta yeni güç merkezi

Pekin toplantıları hakkında da bir değerlendirme yapan Tyler "Pekin, bu yılki toplantılarımıza ev sahipliği yaparken IATA için de çok uygun bir lokasyon olma özelliğini taşıyor. Pekin IATA'nın Kuzey Asya'daki evi. Çünkü burada bölgenin en büyük IATA ofisi var. Biletlemede de önemli bir merkez. 2011?de Çin'de 132 milyon bilet işlemi gerçekleşti. Fakat daha da önemlisi Çin'in kendisi havacılıkta büyük bir başarı öyküsüne sahip.

Çin hükümetinin havacılık sektörünü ekonomik büyümenin önemli bir sürücü gücü olarak kullanması sayesinde Çin artık havacılıkta yeni bir güç merkezi olarak görülüyor" dedi. IATA tarafından verilen bilgiye göre 2011?de sektörün toplam karının yarısı Çin hava yolu şirketleri tarafından oluşurken, yolcu sayısı itibariyle en büyük 10 IATA üyesi içinde 3 Çin havayolu şirketi bulunuyor.

Çin aynı zamanda 300 milyon yolcu ile dünyada ikinci en büyük havayolu pazarına sahipken, sektörün geçen yılki geliri 57.6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Sektörün gelişim seyrini hızlandırmak amacıyla 2011- 2015 arasında 70 yeni havaalanı devreye girerken, 2020'ye kadar da 97 yeni havaalanının inşa edileceği bildirildi. IATA'nın toplam 242 üyesi içinde Çin'den 19 havayolu şirketi bulunuyor. Çin, IATA'nın Yıllık Genel Kurul toplantısına 2002'deki Şanghay toplantısından sonra ikinci kez ev sahipliği yaptı. Bu yılki toplantılar Air China'nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Petrol fiyatlarının ve maliyetlerin artışına sıklıkla vurgu yapılan toplantıda Tyler, 2012 yılının da mücadeleyle dolu bir yıl olduğunu ve tahminlerine göre petrolün varil fiyatını ortalama 110 dolar seviyelerinde beklediklerini ifade etti. Tyler, bütün bunların yanında mevcut en büyük ve acil riskin Euro Bölgesi'nde kriz olduğunu vurgularken, bu krizin bir bankacılık krizine dönüşmesi durumunda kıta çapında bir durgunlukla karşı karşıya kalabileceklerini ve bu durumun tüm dünyayı arkasından çekip sektörün kazançlarını düşürebileceğini belirtti.

Sektörün geleceğinin de tartışıldığı toplantıda, 2030 yılında bugünkü rakamın iki katına çıkarak 5.9 milyar insanın havayoluyla seyahat edeceği anlatılırken, kargo taşımacılığının bugünkü rakamların üç katına çıkarak 150 milyon ton civarında olmasının beklendiği kaydedildi.


Tyler, bu tür tahminlerin dünyada havacılık sektörünün yılda ortalama yüzde 5 büyüme vermesi durumunda yapıldığını belirtti ve yüzde bir oranında bile bir düşüşün dünya ekonomisine bir trilyon dolardan fazla zararı olabileceğini, 14 milyondan fazla da iş kaybına sebep olabileceğini vurguladı.

IATA CEO'su, bu durumun önüne geçilmesi için devletler ve havayolu şirketlerinin arasındaki işbirliğinin önemine dikkati çekti.

devletlerin havayolu şirketlerinin başarısında kilit bir rolü olduğunu vurgulayan Tyler, hükümetlerin, güvenlik ve süreklilik gibi konularda büyümeye büyük katkı yaptığını anlattı. Tyler, havayollarının ve alanların güvenliğinin gelişen teknoloji ve yolcuların bilgilerine sağlıklı ulaşılması gibi nedenler sayesinde geçmişe oranla daha iyi olduğunu belirtti. Güvenlik hususunda dünyadaki birçok güvenlik kurumu ve ülkeyle doğrudan çalıştıklarını söyleyen Tyler, gelecekte güvenlik konusundaki gelişimin de artarak devam edeceğini ve 2020'de havaalanı güvenliğinin günümüzdekinden tamamen farklı olabileceğini ifade etti.

NET KARBON EMİSYONLARI 2050'DE 320 MİLYON TONA İNECEK

Yeryüzünde insanlar tarafından üretilen karbon emisyonunun büyük çoğunluğu havacılık sektörüne atfedilirken IATA CEO'su Tyler, notr karbon büyümeyi 2020 yılına kadar başaracaklarını ifade etti ve hedeflerinin 2050 yılına kadar net emisyonları 320 milyon tona kadar düşürmek olduğunu söyledi.

Sürdürülebilir biyolojik yakıtların karbon oranını azaltmada yüzde 80'lere kadar faydasının olabileceği belirtilirken, halen 1500'den fazla ticari uçuşta biyolojik yakıt kullanıldığı kaydediliyor.

Tyler, biyo yakıtın kullanımının artırılmasının maliyetlerin düşürülmesine, hükümetlerin destek politikalarına ve dünyada bu konuda uluslararası bir standardın olmasına bağladı.

AB'nin uyguladığı ekstra bölgesel emisyon ticaret düzeninin "adımlarımızın önündeki bir taş değil" şeklinde nitelendiren Tyler, reel süreçte ise "kutuplaştıran bir engel olduğunu" ifade etti.
Tyler, Çin'in bu konuya en muhalif ülke olduğunu ve kendi havayolu şirketlerine bu emisyon vergilerini ödemelerini yasakladığını hatırlattı.

Genel kurul kapsamında Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) ile egzoz emisyonu vergilerine ilişkin çözüm arayışı için görüşmeler yapıldı. IATA CEO'su Tony Tyler, "'Egzoz emisyonu hususunda etkin ve köklü bir çözüme ulaşmak için AB'nin de içinde bulunduğu, tüm dünyanın kabul edeceği bir taslak üzerinde anlaşmamız gerekiyor" diye konuştu.

ICAO'nun 2013 yılında düzenleyeceği toplantı öncesi bu kurum ile görüşmelerini hızlandırdıklarını ifade eden Tyler, "AB'nin egzoz emisyonu vergilendirmesi konusundaki tutumunun çözüm adına birlik gerektiren bu dönemde huzursuzluk yarattığını" söyledi. Tyler, hava taşımacılığının gelecekte üç önemli hedefi bulunduğuna dikkati çekerek bu amaçları şu şekilde sıraladı:
"2020 senesine kadar yıllık yakıt verimliliğini yüzde 1.5 artırmak, karbon nötralizasyonunda büyüme elde etmek ve 2050 yılına kadar ise karbon emisyonlarını 2005 yılı rakamlarına kıyasla yarı yarıya azaltmak."

Bu hedeflere ulaşmak için global çaptaki sektör temsilcileriyle oturup ortak bir proje taslağı üzerinde fikir birliğine varılması gerektiğini ifade eden Tyler, "AB'nin tavrı ve Çin'in karbon emisyonlarına yönelik getirilen ek vergileri ödemeyi reddetmesi söz konusu. Hiçbirimiz ticari bir savaşa girmek istemiyoruz. Zira ticari savaşta kazanan olmaz" dedi.

AB'nin problemin çözümü adına diyalog kurmaya yanaşmadığı ve tek taraflı şekilde kendi emisyon planında ısrar ettiğini belirten Tyler, "Mevcut durumda ihtiyacımız olan tarafların tam katılımının sağlandığı bir müzakere ortamı" diye konuştu.

Problemin çıkmaza girdiği şu dönemde her şeye rağmen sağlıklı ve tüm tarafların hoşnut kalacağı bir taslak plan üzerinde çalışıldığını dile getiren Tyler, "Seneye düzenlenecek ICAO toplantısında taslak planın netleşmesini umduklarını" sözlerine ekledi.

Yeni iş modelleri görüşüldü, biyoyakıtın ticaretleştirilmesi ana gündem maddesiydi

Pekin'de iki gün süren organizasyon süresince şirket yöneticileri ve ortak kuruluşların temsilcileri havacılık sektöründeki maliyetlerin düşürülmesinden, gelirlerin artırılmasına, karbon emisyonlarının azaltılmasından, güvenlik gibi alanlara kadar fikir alışverişinde bulundu. Dünyanın en büyük sivil havacılık organizasyonunda yapılan toplantılarda ana gündem maddeleri küresel krizlerde havacılık sektörünün sıkıntıları, artan akaryakıt fiyatları, havacılığın ülke ekonomilerindeki etkileri ve biyoyakıtların kullanımı konuları ele alındı.

Çin'in başkenti Pekin'de yapılan yıllık genel kurul toplantılarıyla birlikte, Dünya Hava Ulaştırma Zirvesinin de yapıldığı organizasyona dünyadaki havayolu şirketlerinin üst düzey yöneticileri ve birçok devlet adamı sektörün sorunlarından, dünya ekonomisine katkısına kadar birçok hususu değerlendirdi.

Çin'in hızla gelişen ekonomisi özellikle yabancı yatırımcılara yeni fırsatlar sunarken, bu fırsatlardan faydalanmak isteyen havayolu şirketleri Çin'de iş yapmak üzere birçok toplantı yaptı. Toplantılarda özellikle son dönem AB'deki borç krizi gibi sorunların sektöre tezahürleri tartışılırken, hızla büyüyen ve zenginleşen Çin pastasından herkes kendine düşen payı almak ve çeşitli ortaklıklar üzerinde çalışmak için görüşlerini paylaştı. Havacılık sektörünün özellikle son yıllarda dünyada meydana gelen küresel krizler nedeniyle daha kırılgan bir yapı kazandığı sık sık konuşulurken, havacılık sektöründü son dönemde maddi kaybın arttığı belirtiliyor.

IATA'nın 68. yıllık genel kurulunda bu yıl ayrıca artan akaryakıt fiyatları ve rekabet ortamının artması, AB'deki borç krizinin sektöre etkileri yoğun olarak tartışıldı. Dünyanın en büyük havayolu şirketlerinin yeni iş modelleri üzerinde durulduğu panellerde, düşük maliyetli yan şirketler, ortak girişim modelleri, havayolu ağlarını birleştirme ve kapasite artırımı gibi konular görüşüldü. Bu hususların Çin pazarına uygulamaları gibi hususlar da ele alındı. Dünyadaki mevcut mali krizlerin sektöre tehditleri ve bu krizlerin "ne kadar şiddetli hissedileceği", alınabilecek önlemler ve bunları avantaja dönüştürme konuları masaya yatırıldı.

Havayolu şirketlerinin bilet satışı ve bu satışın online dağılımı gibi konuların da görüşüldüğü organizasyonda, her gün daha da dijitalleşen dünyada yolculara daha şeffaf bir sistemle bu hususların sunulması görüşüldü.

Dünya genelinde havayolu şirketlerinin biletlerinin yüzde 60'ı seyahat acenteleri tarafından satılıyor. Bu satışlar sırasında Küresel Dağıtım Sistemi (GDS) adlı bir sistem kullanılıyor.
Havayolu şirketleri fiyat ve uçuşların zaman dilimlerini 40 yıl önce oluşturulmuş bir sistem üzerinden yapıyor. Rezervasyon sistemi de aynı zamanda kurulmuştu.

Ancak bunun yanında düşük maliyetli havayolu şirketleri aynı sistemi yaygın olarak kullanarak biletlerini satmıyor. Eski havayolu şirketleri kendi fiyatlarını ayrıştırırken, birçok arama hizmeti sağlayan internet sitesi müşterilere GDS benzeri bir hizmet sunarak fiyat ve uçuş zamanlaması sağlıyor.

Müşteriler bu sistem sayesinde GDS'in sistemine benzer şekilde fiyatlar arasında karşılaştırma gibi hususları daha yeni teknolojik altyapıyla alma imkanına sahip oluyor. Ayrıca bu tür arama sitelerinde GDS sistemine dahil olmayan düşük maliyetli havayolu şirketlerinin de fiyatlarına müşteri doğrudan erişebiliyor.

Rekabet artıcı ve yeniliği teşvik edici sistemler

Dünyada iş dünyası ve modellerinin bir değişim içerisinde olduğu vurgulanırken, IATA Yönetim Kurulu daha şeffaf ve müşterinin ihtiyacı temelli yeni bir standart talebinde bulundu. Bu sayede dağıtım sisteminde rekabeti artırıcı, yeniliği ve değişimi teşvik edici yeni standartların oluşumu konusunda öncülük etme girişiminde bulundu.

Mevcut sistemin miladını doldurduğu ya da mevcut müşteri talebine cevap vermediği gibi görüşler bulunurken, geleceğin havayolu müşterilerinin beklentileri ve ihtiyaçlarının ne olduğu konuşuldu.
Panellerde bu hususta rekabeti artırma, sektörde yeniliğe yöneltici hususlar ele alındı.
Zirvede başka bir önemli husus ise havacılığın ülke ekonomileri ve siyasetindeki rolüydü. Birçok havayolu şirketinin yöneticisi, bazı ülkelerde havayolu şirketlerinin gereken takdiri görmediği ifade etti.

Havacılık sektörünün ülke ekonomilerinin büyümesi ve uzun vadede ekonomik kalkınmanın sağlanması hususundaki önemine vurgu yapılırken, buna hükümetler nezdinde gereken önemin verilmediği ifade ediliyor. Bu konuda sonucun genelde yeni vergilendirmeler, pahalı düzenlemeler ve yetersiz altyapı gibi dönüşü olduğu belirtildi. Tartışmalarda 2010 yılında Avrupa hava sahasının bir hafta kapandığı hatırlatılırken, bunun ülke ekonomilerine zararları ve iyi çalışan hava ağının eksikliğinin neden olduğu zararlar anlatıldı.

1500 uçuşta biyoyakıt kullanıldı

Havacılık sektörünün biyoyakıtlara destek verdiği sık sık gündeme gelirken, bu yakıtların ticarileştirilmesi, kullanırlığının sürekli ve sürdürülebilir hale getirilmesi konusu organizasyonun başlıca konularındandı. Zira biyoyakıtların kullanımında küresel çabaların önemi ve iklim değişikliğiyle mücadeledeki önemli rolü her fırsatta dile getirildi. Dünyada şu anda 1500 ticari uçuşta çeşitli karışımlardaki biyoyakıtlar kullanıldı. Ancak, bu uçuşlarda kullanılan biyoyakıt laboratuvar ölçeğinde üretiliyor. Bu konunun öneminin anlatıldığı organizasyonda biyoyakıtların sürdürülebilir standardının kurulması havayolu şirketleri yetkilileri ve ilgili kuruluşların yetkilileri tarafından tartışıldı.

Toplantıların ardından 69. yıllık genel kurulun Güney Afrika Havayollarının ev sahipliğinde gelecek yıl 2-4 Haziran tarihleri arasında Cape Town'da yapılması kararlaştırıldı.

69. Yıllık Genel Kurul Toplantısı'na Güney Afrika ev sahipliği yapacak

Bu arada, IATA Haziran 2013'te gerçekleştirilecek 69. Yıllık Genel Kurul Toplantısı'na ve Dünya Hava Taşımacılığı Zirvesi'ne Güney Afrika'nın ev sahipliği yapacağını açıkladı. Güney Afrika Hava Yolları'nın ev sahipliğinde 2-4 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleşecek toplantıların havacılık endüstrisinin önde gelen isimlerini bir araya getireceği bildirildi.

Havacılık endüstrisinin Güney Afrika'nın ekonomik büyümesi üzerinde de olumlu bir etkiye sahip olduğu belirtiliyor. Havacılık bağlantılarının, turizme yaptığı katkının yanı sıra, Güney Afrika'nın ekonomik potansiyelinden kaynaklanan fırsatların maksimize edilmesinde de kritik bir role sahip olduğu ifade ediliyor. Güney Afrika Havayolları CEO'su Siza Mzimela, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Global havacılık toplumuna Güney Afrika'da ev sahipliği yapmayı dört gözle bekliyoruz. IATA yıllık toplantısının Afrika topraklarında yapılması, global endüstrilerin dikkatini Güney Afrika'nın turizm ve ticaret bağlantıları yoluyla Afrika kıtası içinde ve geleneksel pazarların ötesinde yeni pazarlara açılımda sunduğu büyük fırsatlara odaklandıracaktır" dedi. Güney Afrika toplantısı, IATA'nın Afrika kıtasında yaptığı üçüncü toplantı olacak. IATA'nın yıllık toplantısı ilk olarak 1946 yılında Mısır'ın başkenti Kahire'de, ikicisi de 1991 yılında Kenya'nın başkenti Nairobi'de gerçekleşmişti.

Qantas Havayolları CEO'su Guvernörler Kurulu Başkanı oldu

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği IATA, Qantas Hava Yolları CEO'su ve Genel Müdürü Alan Joyce'un, IATA Guvernörler Kurulu'nun yeni başkanı olacağını duyurdu. Havacılık sektöründe 24 yıldır görev yapan Alan Joyce, Bir yıllı görev süresi biten bir önceki başkan KLM CEO'su Peter Hartman'dan devralacak.

Qantas Hava Yolları'nın Kasım 2008'den beri CEO'su olan Alan Joyce'ın hemen yürürlüğe giren IATA Guvernörler Kurulu Başkanlığı bir yıl sürecek. Yeni görevi dolayısıyla bir açıklama yapan Joyce "IATA havacılıkta kritik bir öneme sahip bir kuruluş olması dolayısıyla böyle bir görece getirilmekten onur duyuyorum. Benim önceliklerim de her zaman olduğu gibi havacılıkta güvenlik, emniyet ve sürdürülebilirlik olacak. Havacılık yarattığı 57 milyonluk istihdam ve 2.2 trilyon dolarlık ekonomik faaliyet ile dünya ekonomilerine büyük bir ekonomik fayda üretiyor. Hükümetlerden havacılıkla ilgili vergi ve düzenleyici önemli kararlar alırken bu konumumuzu dikkate alan bir yaklaşım bekliyoruz" dedi. (Timeturk)

HAVACILIKTA YENİ MERKEZ ÇİN!

Facebook Yorum

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000