Türk Hava Yolları Kabin Hizmetleri Başkanlığı’nda işlerin yolunda gitmediğini önümüze çıkan kötü örneklerle son birkaç aydır açıkça görüyoruz. Bunları daha önce yazmıştım… Gaziantep’te iki stewart’ın cinsel tercihlerinden dolayı yaşadığı kavga, Tahran uçağında bir kabin memurunun adının hırsızlık olayına karışması, Dakar’da bir kabin memurunun fazlasıyla uçuk fantezisinin başına iş açması yaşanan bildiğimiz birkaç hadiseydi…Tabi daha bilmediklerimiz de olabilir.
THY Kabin Hizmetleri Başkanlığı’nda bütün bunlar olurken içten içe kavgalar, çekişmeler, zıtlaşmalar da devam ediyordu. İçeride yaşanan huzursuzluğu ve o kavgaları, bizler de M.Ş adlı bir kabin amirinin ciddiye alınması gereken suçlamalarla dolu mektubundan öğrenmiştik.
O mektubu herkes havuz sisteminden okumuştu okumasına da kimse altına iki cümle de olsa kendi düşüncesini yazmaya cesaret edememişti. Mektup bize ulaştığı andan itibaren inanılmaz yorumlar yapıldı. Yorumları yapanların çoğu tabiî ki THY kabin personeliydi.
Yorumlar yağmur gibi gelirken o haberin başlığını ne denli doğru attığımızı bir kez daha anlamıştık. Çünkü THY Kabin Hizmetleri Başkanlığı’nda gerçekten de bir Korku İmparatorluğu kurulmuştu. Herkes şikayetçiydi, ancak kimse şikayetini çıkıp açık açık söyleyemiyordu.
Kabinde neler olup bittiğini merak edenlerden biri de Genel Müdür Temel Kotil’di. Kabinden gelen uğultular yükselince Kotil, o sırada uçuşu olmayan bütün kabin görevlilerini toplantıya davet etti. Ancak, o toplantıda bile korku imparatorluğunun izleri hakimdi. 4 bin 500 kabin memurundan sadece 9 kişi gelmişti toplantıya. Kimse gelmemişti, gelememişti! Kim bilir belki de, yanlışlıkla ağzımızdan ters bir laf çıkar işimizden oluruz endişesi olduğu için katılım bu denli azdı. Ya da gelmemeleri konusunda sıkı sıkıya tembihlenmişlerdi!
Zira o günlerde Korku İmparatorluğu’nun kraliçesinin idam fermanını imzaladığı son ismin Semra Dereli Civelekhan olduğu belliydi. Öyle ya, ekmek aslanın ağzındayken kim işini riske etmek isterdi ki. Onlar da kendince haklıydılar belki!
Kraliçenin son kurbanı Semra Dereli Civelekhan’ı, TASSA’nın İlköğretim Okulu projesi için düzenlediği yardım kampanyalarından, THY Kabin Amiri Barış Yorulmaz’ın Hırvatistan’da gözaltına alınmasından sonra verdiği olağanüstü mücadeleden, TASSA dergisi için yaptığı birbirinden güzel röportajlardan, makalelerden, şiirlerden tanıyoruz.
Peki, kraliçeyi nereden tanıyoruz? Elindeki rastgele salladığı kılıçtan, kabin hizmetlerinde yaşanan huzursuzluktan, skandallardan, kabin-kokpit çekişmesinden… Ha bir de, Temel Kotil’in yanındaki gülen fotoğraflarından tanıyoruz…
Şimdi sözüm TASSA’ya… Semra Dereli Civelekhan, nasıl ki THY Kabin Amiri Barış Yorulmaz Hırvatistan’da haksız yere tutuklandığında varını yoğunu ortaya koyduysa sıra şimdi de TASSA’da… Bu imparatorluğu sessiz çoğunluk güçlendirdi, yıkacak olan da yine onlardır…