19 Aralık 2016, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com

Ziya Oral’ı Uğurladık…

Fenerbahçe Camiinde Genel Müdürümüz Yusuf Bolayırlı’nın ekibi olarak emekli Mühendislik Başkanı Ziya Oral’ı uğurlamak üzere toplandık. Müjdat Yücel, Yurdaer Aksoy, Fikret Geçkili, Erdoğan Fırtınoğlu, Erol Alp, Erdal Döker, Fügen Bayülgen, Enver Kuru, Gündüz Can, Oktay Özkaynak, Erhan İnanç, Ahmet Nazmi Saydağ, Atıl Turan, Caner Şentürk, Salih Gezgin, Mine Giritli…

Kendisini 80’li yılların başında tanımıştım. Uçak bakım hangarı için ihtiyaç analizi çalışması yapıyorduk. O yıllarda, ERA’daydı. ERA atölyelerinin fonksiyonlarını, uçak için önemini anlatmıştı. O kadar yalın, anlaşılır ifadeler kullanmıştı ki, mimar olarak görev yaptığım Türk Hava Yollarında, uçak bakımına ilgim artmıştı. Sonraki yıllarda sık sık yollarımız kesişti. Hep kendisinden ve ekibinden destek aldım, hep bir şeyler isteyen taraftaydım. Deneyimlerinden öğrendim.

Birlikte emekli olduk. Eşlerimizle birlikte daha çok görüşme olanağı bulduk. Eşi Gül de meslekdaşıydı. Dostluğumuz pekişti. Torunları çok seviyordu. Onların büyümelerini izlemek eğlendiriyordu. İngilizce, Türkçe ve Hint dilini birlikte öğrenen torunu Alara’ya “seni gidi, seni” demişti. Minik Alara da “beni gidi beni” deyip güldürmüştü.  

Daima asil, zarif, bilge kişiliğini, hayatla dalga geçen havasını korudu. Gülümseyerek espriyi çakardı. Hastalığa yakalandığında da gülümsemesini eksik etmedi.

Bizim dönemimizde İTÜ mezunlarına “yüksek mühendis” ünvanı veriyor, ardından da mezun olduğumuz fakülteyi belirtiyordu. Bugünün deyişi ile, İTÜ önce mühendis formatı atıyor, daha sonra branşlaştırıyordu. İTÜ Mühendislik okuluydu, ama mühendisliğin ne olduğunu anlatmıyorlardı. Bildiğimiz, mühendis, ekonomik, verimli çözüm üretmeliydi. “Mühendis kimdir, ne yapar” konusuna eğildiğimizde farklı pencereler açılıyor. Ziya Oral ile özdeşleşen mühendis tanımını, genç mühendisler için açıyorum:

Mühendis kelimesi Arapça geometri (hendese) ile meşgul olan, geometri bilen kişi anlamına gelmektedir. Latince’de ise mühendis “ingeniatorem” karşılığı “icat etmekte, yaratıcı olan kişi” manasını taşımakta. Mühendislik ise bilim ve sanatın sentezi sonucu ortaya çıkan “teknoloji” olgusunun yaratılma süreci olarak anlatılmaktadır.

Mühendis; bilimsel çalışmaların, araştırmaların sonuçlarını toplumun somut ihtiyaçlarını karşılamak üzere teknolojiye ve uygulamaya dönüştüren sistematik çalışmalar yapar. Gerek proje, gerekse uygulamada ve her türlü çalışma alanında bütünsel bakış açısını geliştirmek zorundadır. Bu perspektiften baktığımızda mühendis:

Var olan sorunlara çözüm üretmek ve alternatifleri yaratıp işlenebilir hale getirirken bilim, matematik ve iş dünyasının parametreleri ile iç içe olmak durumundadır.

İnsanların ve canlıların ihtiyaç duyduklarını doğadan elde etmek veya yapay olarak üretmek, doğadaki tüm kaynakları ve enerji kaynaklarını insanların yararına kullanılır hale getirmelidir.

Teori ile pratiği birbirine bağlayıp, mekanik düşünce ile dışa dönük bakış açılarını birleştirir.

Bilimsel ve teknolojik gelişme sürecinde ortaya çıkan verileri ve teknikleri, tüm müspet ilimleri kullanarak, planlama ve programlama yapar. Fiyat, maliyet ve performans kriterlerini göz önünde bulundurarak, fayda odaklı ürünler üretir.

Günlük yaşamda karşılaşılan sorunlara, siyasi, ekonomik, sosyal, çevresel, faktörleri de dikkate alarak en uygun ve faydalı çözümleri bulmak için çabalar.

Rasyonel mantık ve prensipler doğrultusunda zamanı optimize ederek, tasarlar, üretir, kullanım sürecini izleyerek gerekli düzeltmeleri yapar.

Ekonomik, ergonomik, estetik, işlevsel, kavramlarını  entegre ederek projelere ve uygulamaya dönüştürür. Yeniliklere, gelişmeye ve geliştirmeye açıktır, araştırmacıdır.

Hizmetinin biçimi ister tasarım, ister uygulama, ister revizyon olsun; daima kaliteyi, ekonomiyi, süreyi, uygunluğu gözetir. Hizmetlerin çevrimi süresince güvenli ve çevreye zarar vermemesine özen gösterir. 

Geçmişteki deneyimleri önemser, çıkarılan dersleri dikkate alır, ortak fikirleri kullanarak  seçenekler üreterek karar verir. Farklı disiplinleri biraraya getirir, analiz eder, koordinasyonu sağlar.  durumun gerektirdiği yöntemleri, teknikleri geliştirir.

Öngörüde bulunur, olasılıkları ortaya koyar, senaryolar üretir, tedbirler alır. Yaptıklarını kontrol eder. Dikkat etmek zorundadır.

Son olarak, mühendislik presizyon demektir. Presizyon, teknikte “tastamam”, ölçüsüne milimi milimine uygunluğu gösterir. Ama aynı zamanda ince olma durumudur. İncelik, zarafet ve nezakettir.

İşte Ziya Oral tekniğin rol model alınacak mühendislerindendi.

Hoca bize “hakkınızı helâl edin” dedi. Eğer zerre kadar hakkım varsa helâli hoş olsun.

Asıl sen “hakkını helâl et, Ziya Oral”. Mekânın, makamın cennet olsun. İsminle birlikte nurlar, ışıklar içinde uyu sevgili Başkanımız.

Not: Eksik kalan isimler için özür dilerim.

Ziya Oral’ı Uğurladık…

Facebook Yorum

Yorumlar

Başsağlığı ~ 12 ay önce
Camiadan uzak kalmanın en kötü tarafı sevgili Ziya Bey'in yitiminden haberdar olamamak. Nurlar içinde uyusun. Güzel insandı. Ailesi ve siz sevenlerine başsağlığı dilerim. Murat Önder Öztürk

Yanıtla

Kalan karakter 1000
salih ~ 12 ay önce
1989 yılında işe girdiğimde başkanımızdı ALLAH rahmet eylesin nurlar içinde yatsın. Ailesine ve sevenlerine ALLAH sabır versin.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Ziya bey sizi hiç unutmayacağı ~ 12 ay önce
Sonsuz bilgi birikimi , üstün kişiliği ve beyefendiliği , her zamanki eğitici yaklaşımı ve unutulmaz yöneticiliği ile hepimize örnek olan Ziya beyi asla unutmayacağız. Yeri nur mekânı cennet olsun ,ailesi , dostları ve tüm tüm sevenleri başımız sağolsun. Ali Güler

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000