27 Ocak 2014, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com

YOLCU TERMİNALLERİNDE POP STARLAR

Bu akım perakende sektörüne ilk kez 2004’te geçmeye başlamıştı. Yıllık yayınlanan satış trendi raporlarında yer almıştı. O yıllarda ortaya çıkan ekonomik kriz bu trendi körüklemişti. Pop-up mağazalar perakende sektöründe bir buluş niteliğine bürünmüştü.

Pop-up mağazacılık, web sitelerinde isteseniz de istemeseniz de ekranımıza gelen reklamlar gibi şeyler. Bir var oluyorlar bir de yok! Genellikle indirim dönemlerinde başvurulan bir satış oyunu; bir başka deyişle portatif/geçici mağaza modeli. Şehrin gözde bir semtinde galeri gibi bir mekanı kısa bir süre için kiralama şeklinde çalışıyor. Örneğin 1 ay, 40 gün vb. Amerika bu buluşun lideri. Özellikle alışverişin tavan yaptığı Noel ve yılbaşı dönemlerinde pop-up mağazacılıkta patlama yaşanmakta. Gap, Toys’R’Us, American Eagle, Gucci bu yöntemi çokça kullanan markalar arasında yer alıyorlar. Üç-dört haftalık kiralama mal sahiplerinin de işine gelmekte! Gençlere dönük markalar ise daha kısa süreli kiralamayı tercih ediyorlar.

Yüksek kiralı uzun süre boş kalan mağazaları, böyle kısa dönemli kiraya vererek, mal sahipleri de gelir kaybına uğramamış oluyor.
Portatif/geçici mağazalar Amerika’da bir gece için bile kurulmakta. Hatta sabah açılıp, akşam bir gala kokteyli yapılıp, ertesi gün kapanabiliyorlar. Bu yolu seçerek indirimli satışa yönelen çok ünlü markaları da görmek mümkün. Londra, Paris, Berlin, New York,  Tokyo gibi şehirlerde örneklerine rastlanmakta. Çok ilginç bir örnek İngiltere’den; 2003’te ünlü iki katlı otobüslerinden birini mağazaya çevirerek, 40 tasarımcının ürünü olan giysileri İngiltere’de gezdirmişlerdi. Hedef, ünlü markaları küçük yerlerde yaşayanlara kadar götürebilmek ve müşterilere çok özel keyifli ve keseye uygun alışveriş keyfi yaşatabilmek.
Pop-up ya da portatif mağazaları sürekli indirim olan reyonlar ya da indirim mağazaları ile karıştırmamak gerekiyor. Bunların kurgusu ve duruşu farklı, zira geçiciler.

Terminallerde POP-UP Mağazalar

Havayolu terminalleri için “pop-up” mağazacılık yeni bir akım.* 2014-Ocak ayının Passenger Terminal Word (PTW) dergisi de POP-UP’lara geniş yer verdi. Dergi bu satış fikrinin yolcu terminallerinde yayılacağının sinyallerini veriyor.

Mike Salter ve Nicholas Russell markaları satan/pazarlayan iş insanları ile bunların satışına uygun kısa süreli kiralanabilecek mekanları buluşturan girişimciler*.  Her ikisi de çok iyi eğitimli ve California’lı. Farklı işlerde çalıştıktan sonra bu fikri geliştiriyorlar. İddiaları perakendeyi demokratikleştirmek! Hareket noktaları “ziyan” olacak malları değerlendirmek, sürdürülebilirliği değişik alanlarda da yaşatabilmek. Bu hizmetlerini “we are pop-up” adlı web sitesinden gerçekleştiriyorlar**.

Havalimanı yolcu terminallerindeki mağazaların yoğunluğunu, karışıklığını “sirke” benzetiyorlar. Pop-up mağazacılığın terminallere renk katmak, yolculara değişik deneyimler kazandırmak için fırsat olduğunu söylüyorlar. Gerek tatilciler için, gerek sık uçan yolcuların çok işine yarayacak bir alışveriş yöntemi. Hatta kısa iş seyahatlerine gidenler de rahatlıkla bu fırsatları değerlendirebilirler. Birçok havalimanındaki yolcu terminallerinde geçici mağaza hareketi başlamış bile. Heatrow Terminal 5’te 31 Ekim 2013-28 Şubat 2014 tarihleri arasında CHANNEL bir butik açmış. Yine Heatrow Terminal 5’te Paskalya trafiği sırasında çikolata, özel hediyelik eşya için dönemsel ihtiyacları karşılamak üzere yer verilebileceği gündemde.

IKEA, geçen yaz Paris’te Charles de Gaulle havalimanında, (geçici) bir mağaza kurmuş. 9 yatak odası hazırlamış, üstelik burada otel hizmeti de vermiş. Çocuk oyun odası ile televizyon seyretmek için salon dekore edilmiş. Böylece yolcular yani müşteriler IKEA ürünlerini satın almadan önce deneme imkânı bulmuşlar.

Teknoloji pop-up için ideal bir sektör. Londra’da Gatwick’te, elektronik perakende devi İngiliz Dixons, yolcuların uçuş öncesinde hem vakit geçirebilecekleri hem de ürünleri deneyebilecekleri bir pop-up açarak gerek üst ürün ve gerekse çapraz satış imkânı sağlamış…

Bu yeni mağaza modeli Kopenhag havalimanında da 3 ay boyunca bir firmanın yeni üretimi olan içeceklerin sunum ve satışında denenmiş. Kopenhag havalimanında bir de Norveç restoranı yapmış, Norveç yemeklerini tanıtmışlar. Üstelik de yemekleri 3 Michelin yıldızlı şef yapmış.

JFK terminal 5’de, Jet Blue çiftlik ürünlerini 3 gün boyunca satışa sunmuş. Havalimanında sonbahar ürünlerini gören yolculardan yoğun ilgi görmüş, çiftçiler için unutulmaz bir imkân sağlanmış.    

San Francisco Dış Hatlar 3 numaralı terminalinde pop-up mağazacılık bir fonksiyon olarak kabul edilmiş ve bu ayın sonuna doğru 2 farklı alan tamamlanmış olacak. Yerel ürünlere yer vermeyi hedefleyen bu alanlar aynı zamanda, birbirlerini destekleyen ürünlerin çapraz satışlarına da olanak sağlayacak.

Sonuç olarak, yolcu terminalleri için yeni bir fırsat doğuyor. Belki de bu yüzden Pop-up mağazalara POP STAR deniyor! Yıllardır “her yolculuğun bir hikayesi olmalıdır” tezini savundum. Gerek uçuş öncesinde, gerek uçuşta ve gerekse uçuş sonrasında yolculara farklı deneyimler yaşatmak, seyahatlerini unutulmaz kılmanın önemini vurgulamaktayım. Pop-up’lar da sürpriz etkisi yapan, yolcuların keyifle vakit geçirmesini sağlayan yerel cazibe noktaları olacaklar. Yolcuların ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra beklentilerinin de ötesine geçecekler. Mevcut terminal mağazalarına gelince, onlar da hızla ayak uyduracak, dükkânlarında pop-up köşeleri oluşturarak sürprizler yaratacaklar. Kopenhag’da denenmeye başlamış bile.

Pop-up’ları kiralayacak olanlar ürünlerini tanıtabilecek, adeta bir sergi alanındaymış gibi tüm hünerlerini sergileyeceklerdir.

Terminal yönetimlerinin ise, asla vazgeçemeyecekleri bir pazarlama enstrümanı haline gelecektir.

  

 

* http://yhponline.com/2013/05/14/nicholas-russell-mike-salter-we-are-pop-up/

**  https://www.wearepopup.com/

YOLCU TERMİNALLERİNDE POP STARLAR

Facebook Yorum

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000