16 Ağustos 2011, Salı
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com

YOLCU OTURTMA

Tüm toplu taşıma araçlarında iç mekân sınırlı büyüklüktedir. Amaç bu sınırlı mekânda yolcu ihtiyaçlarını karşılamayı maksimize etme ve yolcu konforunu, yani yolcu memnuniyetini, en üst düzeye çıkarmaya çabalamaktır. Diğer ulaşım araçlarına göre uçaklarda yolcu hareketleri ve  “yolcu oturtma” konusu farklı fiziki dinamiklere bağlıdır. Uçağın üçüncü boyutu kullanıyor olması kabin içi tasarımına çok sayıda; yükseklik, basınç farkları, aşırı ısı farkları gibi parametreyi katmayı gerektirmektedir.  Başka bir deyişle, yolcu uçakta yolculuk süresince koltuğa daha fazla bağımlıdır ve hareketleri kısıtlıdır. Tuvalet ve koridor dışında ortak kullanım mekânı yoktur. Ayağa kalkıp da dışarıyı seyretme olanağı ise hiç yoktur… Üstüne üstlük uçağın koza formu nedeniyle gövdenin eğimi ayakta olunsa bile, küçücük pencerelere yaklaşmaya engeldir. Baş üstü rafları da tuzak gibi yakın mesafede bekler!
 
Diğer taraftan işleticilerin amaçları birbiriyle çatışmaktadır. Çok kazanmak için daha çok yolcu oturtmak, az maliyetle en yüksek gelir elde etmek, fakat koltukları ucuza satmak aynı zamanda yolcuya en yüksek faydayı sağlamaktır. Çatışmaların düğümü kocaman metal tüpte mekânının en iyi şekilde kullanılması noktasında kilitlenmektedir.
 
Türk Hava Yolları teknikte kabin içinden sorumlu olarak çalıştığım yıllarda (1989-1994) ki bu yıllar “hizmette kalite” atağının başladığı yıllardı… Koltuk bakımını da biz yapıyorduk. Sigara yasağı o yıllarda başlamıştı. Kumaş koltuk kılıflarındaki sigara yanıklarından kurtulmaya başlamıştık. Tam bir geçiş dönemi idi. Uçuş sağlığı konuları da ön plana çıkmıştı. Uçak kabinlerini ve koltuklarımızı yeniliyorduk. Yolcu oturtmanın önemi de öncelikli konularımızdandı. Koltuklarımızın ergonomisi kritik bir konuydu. Bu nedenle yolcu oturtma konusunda ciddi araştırmalar yapmıştık. Çünkü kabin içinde yolcu tarafından en çok kullanılan tasarım elemanı koltuktur.

Koltukların dizilişi, ölçüleri, aralıkları, formları, kaplamaları, içindeki süngerlerin sertliği, taşıdıkları sistemler ve fonksiyonlar geliştirilmeye açık alanlardır. Kullanılan renklerin psikolojik etkisi olumlu duyguları tetikler. Daha da önemlisi her türlü tehlike anında çarpmaya dayanaklı malzemeden imal edilmesi söz konusudur. 
Bu konu kurumsal imajla, kurumun yolcularca algılanması ile yakından ilgili olup hizmeti ve yolcu sağlığını doğrudan etkiler. 
 
Özellikle ekonomi sınıfında yolcu oturtmayı, sağlık açısından değerlendirdiğimizde; insan vücudunun oturmaya değil hareket etmeye uygun bir yaradılışa sahip olduğunu göz önünde bulundurmak gerekir. İnsan bedeni hareketsiz duruş için yaratılmamıştır. Bilirsiniz bizi ayakta tutan omurga normalde 2 boğumlu “S” biçimindedir. Oturunca normalde “S” olan omurga “C” formunu almakta ve kalçaya yük binmekte, dizler ve kollar kıvrılmakta eklemler hareketsiz kalmaktadır. Hareketsizlik damar tıkanıklığına (DVT*) yol açan nedenler arasında sayılmaktadır. İnsanın öne, yana, arkaya olmak üzere 3 hareketini karşılayabilecek koltuğa sırt ve minder kısmından ayrı verilebilen hareketlerle yolcunun hareketine olanak verilmektedir. 
 
Kötü ve yanlış oturma durumlarında, omurganın içindeki sinir demeti vücudun yükünden etkilenmekte ve sırt, bel ağrıları, siyatik gibi hastalıklar artmaktadır. Çünkü gündelik yaşantımızda da oturarak geçen süreler uzamaktadır. Giderek koltuğa bağımlı hale gelinmektedir. Son zamanlarda, bel fıtığı, kalça iltihabı sorunları da, genç yaşlı ayırmaksızın, daha çok duyulur olmuştur. 
 
Olumsuzlukları önlemek için koltukların bel kısmına ayarlanabilir veya sabit destek koyulmaktadır. Bel hizası daha şişkin tasarlanmaktadır. Kadınların, erkeklerin, çocukların kısacası insanların boylarının ve kilolarının farkları tasarım işini zorlaştırmaktadır. Kendimden bilirim, bir türlü uçak koltuğuna yerleşemem. Başımı ve boynumu dayayamam, belim açıkta kalır, ayaklarımı uzatamam, kıpırdanır dururum. Mızmızlanırken, şişman, uzun boylu yolculara bakar, kendi halime şükrederim. 
 20. yüzyılın sonlarında çözüleceğini umduğum, yolcu boy ve kilolarına göre koltuk kategorileri 21. yüzyılda çözülecektir diye umuyorum. Kastettiğim değişik boyutta koltuk ısmarlama imkânının sağlanabilmesidir. Yolcuların rezervasyon sırasında verecekleri bilgilere göre uygun koltuklara oturtmak mümkün olabilecektir. Bunun için konfigürasyonu kolaylıkla değiştirilebilecek koltuk detayları ve ekipman da önem kazanmaktadır. Sayısı artan engelli yolcular için de uçak içinde sabitlenen hareketli koltuklar tasarlanacak ve kim bilir belki de yakın bir zamanda yolcunun fiziki yapısına uygun saran sırtlık ve minderlere oturtulduğunu görebileceğiz…
 
* DVT Deep Vein Trombosis
YOLCU OTURTMA

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 5 yıl önce
ne zor ihtimal 1.90cm olduğunu gördüğü yolcuya üstelik yolcu dile getirmişken yatırılması imkansız koltuk satan görevliler varken hayal bu konu.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Hep ne cok arastirma konusu var derdiniz. Kabin konulari yolcu konulari harika alanlar. Ve gercekten yapacak cok sey var.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000