26 Ocak 2009, Pazartesi
Korhan OYMAN
Korhan OYMAN koyman@fit.edu

YOLCU ÖFKESİNE DUR DİYECEK YOKMU?

“Sunexpress pilotuna çirkin saldırı” başlıklı haberi okurken bir yandan 10-15 sene öncesine döndüm (Gökhan Kaptan’ın SHYO’daki günleri aklıma geldi) bir yandanda inanılmaz ölçüde sinirlendim. 1980 sonrası siyasetinin ülkemize bir armağanı olan çarıklı erkân burjuvazisi egemenliğinin en üst sınırına gelmiş bulunmakta. Yani param var istediğimi yaparım felsefesini benimseyerek okuyup eğitimli, bilinçli, topluma ve bireylere saygılı bir Türk vatandaşı olmak yerine eşkiyalığı tercih edenlerin hüküm sürdüğü bir cemaate dönüşmüş durumdayız. Otobanda 100-120 km süratle sol şeritte kamyon sollarken beş kilometre geriden 200 bin dolarlık otomobiliyle selektör yapıp çekil yolumdan diyen asfalt magandaları (adam haklı babası yaptırdı ya hayaliden kazandığı paralarla o otoyolu oğluşu kullansın diye), gittiğiniz restoranda yanınızdaki eşiniz veya kız arkadaşınıza sarkıp sonrada belindeki ruhsatsız silaha sarılan kulüp magandaları, birzamanlar kravatsız beylerin ve şapkasız hanımların yürümediği Beyoğlu’nda gündüz gündüz yol kesen tinerciler... Havacılık eksik kalırmı? O da oluşturmuş durumda kendi magandalarını.

Hostes tokatlayan vekilden, yer personeli sürdüren üst düzey bürokrata birde şimdi kaptan döven işadamları eklenmiş durumda. Seyir halindeki uçakta cep telefonu ile konuşan milli futbolcudan, sigara yasağını dinlemeyen magandalara, birinci sırada sen oturucan ben oturucam kavgasıyla uçağı rötara sokan devlet erkânından, çay molasını uzun tutup pist başına taksi yapan uçağı terminale geri getiren vakile kadar havayolu çalışanı hergün nelerle uğraşır kimsenin umurunda değil. Hadi böyle şeyler devletin umurunda değil. Onlar özel uçakla veya THY’de ayrıcalıklı seyahat ettikleri ve VIP salonunu kullandıkları için bu tip olayların farkına varmıyorlar çoğunlukla. Mahkemelerde bu tip olayları basit trafik cezası gibi değerlendiriyor. Sonuçta havacılık personeli yediği tokatla, dayakla, edilen küfürlerle, gönderildiği sürgünle yaşamak zorunda kalıyor.

Eh sayın bakan iç hatları özel sektöre açtı, firmalar pazarı paylaştı, karlar edildi, havaalanları lüks alışveriş merkezlerine dönüştürüldü, Kevin Costner’lar geldi reklam için ama acaba “air rage” denilen uçak içindeki yolcu öfkesi ve havaalanlarında personeli taciz eden, kural nedir tanımayan, her rötarı kendisine yapılmış bir hakaret sayarak yer personeline saldıran bu kendini bilmez vatandaşım demeye utandığım insanları eğitmek, disiplin altına almak için bir girişimde bulunuldumu bu güne kadar?

Gökhan Kaptan’ın 18-19 yaşında sınıfta dersimi dinlerkenki halini hatırlarım. Ne sayın havacılık büyükleri nede o medyada büyük laflar eden şirket patronlarının onda biri Gökhan’ın yüzde biri kadar havacı olamaz. Sırf Gökhan değil tüm havacılık personelinin eline su dökemez o tayfa. Eski bir meydancı olarak yıllarca şahit oldum kendini bilmez çarıklı erkânın o genç, kendini işine adamış havaalanı ve uçak personeline ettiği eziyetlere.

Bütün meslek örgütlerini ve uçak firmalarını ve tabiki devlet büyüklerini buradan göreve çağırıyorum. Öncelikle TÖSHİD’e sesleniyorum. Bu konuda bir panel düzenleyip alsınlar bir karar ve oluştursunlar kendi “no fly” listelerini. Birlik olup uçurmasınlar havayolu yolcusu olmayı hak etmeyen bu insanları. Bakın bakalım bir daha hangisi yapıyor o tacizleri personele. 60 dakika uçmak yerine binsin 12-24 saatlik otobüs seferine görsün gününü.

Ulaştırma Bakanlığı ve SHGM’de bir an önce Adalet Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile bu konuda bir işbirliğine girsin. Sivil Havacılık Güvenliği demek insanların sadece üstünü aramak değildir. Bugün alın biniş kartınızı bağıra çağıra fırlatın hostesin yüzüne Amerika’da, İngiltere’de, Fransa’da bakın bakalım ne oluyor. Ben size garanti veriyorum adım atmadan havada gidersiniz meydan karakoluna izabandut gibi iki polis memurunun kollarında. Sonrada TSA’in “no fly” listesine girer “kendim ettim kendim buldum” şarkısını çığıra çığıra sallarsınız direksiyonu saatlerce gideceğiniz her yere.

Peki, TALPA-TASSA gibi üyeleri sürekli bu duruma maruz kalmasına rağmen sosyal kulüp olmayı sürdüren meslek kuruluşları ile sadece iki yılda bir THY toplu sözleşmesi zamanı sesini duyduğumuz Hava-İş’e ne demeli? Sunexpress herhalde Muz Cumhuriyeti tescilli bir şirket ve Gökhan’la olayın mağduru kabin memuru arkadaşımız Patagonya Talpa ve Tassa’sı üyesi. Yapın bir basın toplantısı anlatın televizyonlardan bu zorlukları, çağırın devleti göreve, düzenleyin seminerler, temas edin işverenler ve işveren örgütleriyle. Verin boy boy ilanlar ve örgütlenin bu tip yolculara karşı. Duyalım biraz sesinizi meslek örgütleri. Aldığınız harçlar ve taşıdığınız toplumsal kurum hüvviyeti biraz işe yarasın.

Bir kere daha buradan TÖSHİD, TALPA, TASSA, SHGM, havayolu şirketleri ve de devletin havacılık büyüklerini göreve çağırarak bitirmek istiyorum. Türk halkı eğitimi, gelişmeyi, öğrenmeyi sever. Eğitin toplumu havacılık ve uçak yolculuğu konusunda. Eğitilemeyenleride koyun no fly listesine dört tekerliyle gitsinler gidecekleri yere.

Gökhan Dinçer Kaptana ve kabin memuru arkadaşıma geçmiş olsun derken o yolcuya ikinci kere koltuk satan Sunexpress genel müdürüne’de bu konuyu biraz daha düşünmesini tavsiye ediyorum.

Dr. Korhan Oyman
College of Aeronautics
Florida Institute of Technology
koyman@fit.edu

YOLCU ÖFKESİNE DUR DİYECEK YOKMU?

Facebook Yorum

Yorumlar

sunexpressss ~ 8 yıl önce
KorhanBey, Ya bu bilet kaptanın şikayetinden önce satıldıysa? Adam ertesi gün Düsseldorf'a uçuyor. Tak havalimanında alınıyor. Bunda SunExpress'in bir katkısı yok mudur?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
nomad ~ 8 yıl önce
Korhan hocam sellektörle otobanda yol isteyen asfalt magandalarından havacılık sektöründe de bulunmakta ve üstelik havacılık eğitim organizasyonlarımızın birisnde Eğitim direktörlüğü yapmakta.. Bir kaç kez kendisinin kullandığı araçta bulunma gafletinde bulundum..menşeine uygun olarak Mütahit olması gerekirken havacılık eğitmeni olmuş arkadaş...

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000