01 Mart 2009, Pazar
Tevfik UYAR
Tevfik UYAR tevfikuyar@airporthaber.com

Yastayız…

Kazanın gerçekleştiği gün, sabah saatleriydi. Airport TV Haber Müdürü Murat Herdem ile internet üzerinden bir konuda konuşuyorduk. Kendisi bana şu sıralar çok fazla helikopter ve eğitim uçakları kazaları ve kırımları olduğundan bahsetti. Tesadüf müydü diye de konuşuyorduk… Aynı gün kaza haberini duyar duymaz ilk işim Murat’ı aramak oldu. İçimize mi dammıştı nedir…

Nitekim üzücü olayın ayrıntıları gün boyu çeşitli kaynaklardan çelişkiler içerisinde geldi durdu. Gergin bekleyiş hep sürdü. Kimin aramızdan ayrıldığı, kaç kişinin hayatta kaldığı, hep bir bilgi kirliliği içerisinde –o da ancak kerpetenle- gelip durdu. Gün içerisinde çeşitli yayın organlarında sürekli bir şeyler dendi, birileri ortaya iddialar attı. Bizler de konuştuk elbet. Bilgisine başvurulanlardan birisi de bendim. Uçağın düşüş şeklinin tutunma kaybına (stall) benzediğini ancak neden tutunma kaybına uğramış olacağının kesin olarak söylenemeyeceğini, bir çok ihtimal olduğunu söyledik.

Zira daha sonra ele geçen bilgilerde uçağın çok kısa bir sürede 1500 ft. kadar irtifa kaybettiği bilgisi de yer alıyordu. Bu da stall’un sebebinin takat kaybından ziyade bir iz türbülansı olabileceğini düşündürüyor.

Bu işi ilmi olarak ele alanlar olarak son söyleyeceğimiz şey, kesin bir veri olmadan, bir bilgi, kesinliği kanıtlanmış bir haber elimize geçmeden hüküm vermenin haddimizde olmadığı. Zaten bu şekilde düşünenler olarak kesin bir yargıda bulunmaktan kaçındık.

Bu yazıda kazanın neden olmuş olabileceği, nasıl olmuş olabileceği hakkında daha fazla yazı yazmak havanda su dövmekten, ağızlara sakız olmuş cümleleri tekrarlamaktan başka bir şey değil. O faslı geçtik. Pilotlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar, ve THY ailesine de geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum, ve kazadan sonra tartışmaya açmamız gereken asıl fasıl hakkında ortaya atılanları didiklemek istiyorum.

Örtbas etme endişesi

Haber kaynaklarına bakılırsa Hollanda yönetiminin uçağa ya da ekibe hata bulmak gibi bir eğilimde olduğunu görüyoruz. Bu eğilime dik yamaç TALPA’dan geldi. Sayın Yılmaz ve yönetimi, olayda taraf olduklarını açıkça beyan ederek, iz türbülansı (wake turbulance) ihtimaline karşın hava trafik kontrolörlerinin de hatasının bulunabileceğinin dikkatlerden kaçmaması gerektiğini söyledi.

Bir çok insan, bu düşüncenin hemen ardından, gerçekten böyle bir durum olup olmayacağını düşündü ve olursa, kontrolümüz dışında olduğu iddia edilen kaza-kırım incelemesinin hile ile bizim aleyhimizde sonuçlanacağından endişe etti.

Ancak korkulacak bir şey olmadığını üstüne basa basa söylemek istiyorum. Nitekim Sn. Kıdık’ın gündem yaratan Sorun Cevaplasın programının sonlarına doğru programa bağlanarak orada da söyledim. ICAO’nun kuruluşunda hepimizin bildiği bir konvansiyon yatıyor. O konvansiyonun 13. ek maddesinde (Annex 13) şöyle diyor:

Kaza-kırım incelemesine kazanın ya da kırımın gerçekleştiği ülkenin yetkilileri önderlik eder, ancak Annex 13, söz konusu uçağının tescilinin ait olduğu ülke, işleten havayolu firması ve üretici yetkili ve temsilcilerinin de kaza-kırım ekibi içinde olmasını şart koşar.

Yani olay şaibeye açık değildir. Bizim SHGM’mizin, THY’mizin yetkilileri de ellerinden geleni yapacak, gerçeğin ortaya çıkmasında bizzat baş karakterler olarak incelemede görev alacaklardır.

Pilotumuz öldü mü? Öldürüldü mü?

Gündemi sarsan iddialardan birisi de, pilotun yaralı ve hayatta olmasına rağmen Hollandalı yetkililerin kaza-kırım ekibi gelmeden müdahale etmeyerek onu ölüme terk ettiği. Bu yönde beyanları olan yolcular var. Bu da korkunç bir ihmali ve umursamazlığı ifade ediyor.

Sağlık gibi önemli bir meselede gerçekten böylesine bir ihmal ve umursamazlık olduğunun ortaya çıkması ve bu iddianın doğru olması kimsenin temennisi değildir. Zira her nedense kimse ihtimal de vermemektedir. Umarım çoğunluk haklı çıkar, yoksa Hollanda yönetiminin gerçekten iyi bir açıklama bulması gerekecektir, ve böyle bir suçu affettirecek açıklama da yoktur. Böyle bir durumda yaşayacağımız üzüntümüze çare de yoktur.

Şunu da söylemeliyim ki ben de bu iddianın peşindeyim. Bu konuda ele geçecek tüm bilgileri titizlikle değerlendirmek için sabırsızlıkla bekliyorum.

Yastayız…

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 8 yıl önce
Umarım gerçekler ortaya çıkar ve sorumlu kişiler bulunur.Hayatını kaybedenler, yaralananlar...peki sorumlular kim.İnsan hayatına verilen değer bazen paraya verilen değerin altında kalıyor sanki.İyi haftalar.(mh)

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000