12 Aralık 2016, Pazartesi
Oğuz SÖNMEZOĞLU
Oğuz SÖNMEZOĞLU oguzsonmezoglu@airporthaber.com
  • Oğuz bey çok güzel yazmış. Tabii ki ingilizce yani iletişim,olmazsa olmazdır.Şöyle düşünün ki tüm yolcular sadece Türkçe konuşmak yada anlamak zorunda değil.Gel gelelim o zaman yabancı bir yolcuyla muhattap olması gereken bir kabin memurunun ingilizce konuşamaması demek, Türkçe-İngilizce ayırt etmeksizin 'iletişim' kuramaması anlamına gelmektedir ki bu kabul edilebilir değildir.Performansı etkileyen bir diğer konu ise insanların dedikodulara fazla takılıp herşey ve herkesten korkar bir hal alması,kendisini tek görmesi ve bunun doğurduğu crm eksikliğidir.Sıkça görülenler ise; insanların uçuş görevlerine gelirken birbirlerine selam vermekten kaçması,uzak durması,zorunlu kalmadıkça muhattap olmaması-uçuş görevini icra ederken baştaki amir veya sinyor kişinin yine benzer dedikodulardan etkilenerek kendisini baskı altında hissetmesi ve bunu açık bir şekilde ekibine yansıtması.Tüm bunların sonucunda 'profesyonellik' tanımının dışında farklı anlaşmazlıklar doğabilir,insanlar arasındaki crm tamamıyla kaybolabilir ve bu baskı, dönüşü olmayan hataları getirebilir. Bu konuda şirketin fazlasıyla hassasiyet göstermesini rica ederim.
  • Agziniza saglik kurum yoneticileride ingilizce sinavina sokulmali gecemeyen atilmali tipki kabine yapildigi gibi basitce yapilmali hemde ki kirilan gururlari gorsunler.sirket aldigi personeli yetistirmek ve bilinclendirmek ile mukelleftir alirken iyiydi peki yillar sonra performans eksikligi varsa bu sadece iscinin sucumudur yoksa ortak bir problemmidir isveren kendine gelsin bu sirket ayakta duruyorsa kabin sayesindedir sahnede olan bizleriz koltuklarinda laf salatasi yapan yoneticiler degil
  • Şirketler personel sayısı indirgemeye giderken insanlara çifte darbe vurmamalı. İşsiz kalan insan bir de başka yerlerdeki iş bulma şansından edilmemeli. Yani birden bire tüm şirketlerde çalışan yüzlerce insanın performansı mı düştü? Peki ya bu üst düzey yönetici geçinenlerin performansı iyi olsaydı da şirketler başarısız olup zarara sebep olanlar masum personele hem de performansı düşük çamuru ile bu muameleyi reva görmeseydi, kendi beceriksizliklerinin faturasını kendileri yerine işini layıkıyla yapanlara kesmeseydi daha adil olmazmıy dı?
  • Yüksek ihtiyaçtan dolayı düşük standartlarda personel alımı bazı durumlarda mazur görülebilir. Ancak o personel bunca yıl sonunda kendini gelistirmeyip yerinde saydiysa bu havayolunun değil personelin ayıbıdır. Dünyada anadili olmadığı halde çok iyi ingilizce konuşan milyonlarca insan var. Ama bizim buna ayıracak vaktimiz bile yok...

Yabancı dil bilgisi, kişisel performans göstergesi midir?

Sektörde son dönemde üst üste yaşanan işten çıkarma vakalarına baktığımızda, havayolu işletmelerinin ve buna bağlı kurumların çalışanlarının iş akitlerini feshetmek için kullandıkları gerekçelerin başında, personelin performans yetersizliği olduğunu görmekteyiz.

Doğal olarak, bu durumun yaşandığı işletmelerde kurum kültürü ve kurum içinde takım olma olgusu olumsuz yönde etkilenmiş, her şeyden önemlisi çalışan bireylerde gelecek kaygısı artmıştır. Ne yazık ki, kurumların ekonomik önlemler çerçevesinde bazı birim çalışanlarına yönelik uygulamaya aldığı birtakım stratejik kararlar, özellikle bu birimlerdeki personelin endişesini bir kat daha arttırmış durumdadır, örneğin kabin ekiplerinin.

Kabin ekipleri ile ilgili son dönemde en sık yöneltilen soruların başında, yabancı dil bilgi eksikliğinin performans yetersizliğine bağlı olarak işten çıkarmaya gerekçe teşkil edip etmeyeceği sorusu geliyor. Bu soruya doğrudan doğruya evet ya da hayır diyerek görüşümü ifade etmeden önce, sizlere bazı farklı bilgiler vereceğim. Öncelikle, müsaade ederseniz, Sivil Havacılık sektörünü uzaktan takip eden okurlarımın da yazıyı okuyacağını düşünerek, bir kabin memurunun görev ve sorumluluklarını kısaca anlatarak başlamak istiyorum.

Bir kabin memuru;

-Her uçuş öncesi uçaktaki teknik ve acil durum teçhizatlarının kontrolünü ve güvenlik kontrolünü yapmaktan,

-Yolcularını her zaman güleryüzle karşılamaktan, standartlara uygun şekilde hizmet vermekten,

-Yardıma ihtiyacı olan yaşlı, hasta, çocuk, bebekli yolculara özel ihtimam göstererek onların ihtiyaçlarını karşılamaktan,

-Gerektiğinde yolcuları anons ile bilgilendirmekten, onların konforunu ve güvenliğini sağlamaktan,

-Yolculara uçak içinde yiyecek ve içecek ikram etmekten,

-Uçağın temizliğinin ve hijyen yapısının muhafazasından,

-Gerekli durumlarda yolcuları güvenli bir şekilde tahliye etmekten,

-Kabin içinde oluşabilecek bir yangına müdahale etmekten,

-Gerektiğinde ilkyardım müdahalesinde bulunmaktan, hatta doğum yaptırmaktan,

-Üstlerinin verdiği diğer direktifleri yerine getirmekten,

-Uçak içinde oluşabilecek olağan dışı durumları gözlem ve tespitten sorumludur.

İşte yukarıda belirtmiş olduğum tüm bu görevleri dahilinde, bir kabin memuru yeri geldiğinde yabancı dil bilgisine ihtiyaç duyar. Özellikle, havacılığın genel dili olarak İngilizce’nin benimsenmiş olması, havacılıkla ilgili birçok otoritenin, iletişim hatalarını ve buna bağlı meydana gelebilecek kaza ya da olayları aza indirgemek için bu dili tercih etmesi, aynı zamanda dünyada en çok kullanılan dillerden biri olması sebebiyle, kabin ekibi için bir gerekliliktir İngilizce. Bir kabin personeli olmak için havayollarının aranan genel şartlarına ve niteliklerine baktığımızda da görürüz bu gerekliliği aslında. Aynı, bir kabin memurunun uygun boy ve kiloya sahip olması, sağlık durumunun uçuşa müsait olması ya da adli sicil kaydının bulunmaması gerekliliği gibi…Tüm bunlar, bu mesleğe dair özel şartlardır ve kabin memuru olabilmek için olmazsa olmazlardır.

Peki tüm bu doğuştan var olan veya sonradan edinilmiş niteliklerden herhangi biri, performans göstergesi olarak kabul edilebilir mi? İşte bunun cevabı, aslında performansın tanımında mevcuttur.

Performansı, herhangi bir görevin gereği olarak önceden belirlenen standartlara uygun davranışların gösterilmesi ve beklenen amaçlara yaklaşma derecesi olarak tanımlayabiliriz. Yani, bir bireyin ya da bir cihazın performansını ölçmeden önce, performansını ölçeceğiniz konu hakkında bir standardın belirlenmiş ve uygulanmış olması şarttır.

İsterseniz bu konuyu daha anlaşılır kılmak için, bir örnek üzerinden devam edelim: Bir kurumun genel olarak personeli için belirlemiş olduğu yabancı dil sınav başarı puanı, yani standardı 60 olsun. Daha sonraki süreçte, yüksek sayıda personel ihtiyacı ve istenilen kriterlerdeki aday başvuru sayısının az olması sebebiyle ya da aklınıza gelebilecek herhangi başka bir sebepten dolayı, barajın 60’dan 30’a çekildiğini varsayalım. Yani, zorunlu olarak, işe uygun adayı istihdam etmek yerine, bir anlamda adayın işe uydurulmaya çalışıldığını düşünelim. 30 % başarı oranıyla istihdam edilen personelin de uzun yıllar çalıştığını varsayalım.

Elbette ki,  kurum içindeki süreçlerin performansını ölçebilmek için performans göstergelerinin belirlenmesi gerekecektir ve elbette ki, performans göstergelerinin tespiti noktasında baz alınacak unsurların başında, çalışanların işteki yetkinliği ve yeterliliği konusu gelecektir. Yazımın ilk başında sorulan soruyu düşündüğümüzde, yabancı dil yeterliliğinin, yalnızca kabin için değil, tüm uçuş personeli için kesinlikle baz olarak alınması gereken bir unsur olduğunu söyleyebiliriz.

Buna bağlı olarak yapacağımız performans ölçümleri sayesinde, kurum çalışanlarının mevcut performanslarının geçmiş performanslarına oranla ne durumda olduğunu görme imkanına sahip olabilir, aynı zamanda, kurumun ve çalışanlarının gelecek dönemdeki olası performansı ve başarısı hakkında fikir yürütme şansını da elde edilebiliriz. Lakin, biraz önce vermiş olduğum örnekten devam edecek olursak, personelin yıllar sonra bile yabancı dil bilgisini 30 puanda tutuyor olması, onun işe alım aşamasından beri mevcut performansını muhafaza ettiği anlamına, örneğin 35 puana çıkarması performansındaki artış anlamına gelir ki, böyle bir durumda, kişinin performans kaybından bahsedilemez ve bu neticeden dolayı, kurum tarafından cezalandırılması da etik bir karar olmayacaktır.

Yüzde 30’luk bir yabancı dil başarısıyla istihdam edilen personelin bunca zaman çalıştıktan sonra, yabancı dil seviyesinin neden 60 olmadığının sorgulanması, kabin memurluğuna alım aşamasında 155 cm boya sahip olarak istihdam edilen bir başka adaya, işe alındıktan sonraki süreçte neden hala boyunun kısa kaldığının sorulmasıyla eşdeğerdir.

Yani asıl sorun, çalışanın performans eksikliği değil, işe alım sürecindeki hatalı istihdam sorunudur.

Bu sebeple, geçmişte oluşan yönetsel bir stratejik hatanın hiçbir koşulda işgörenlere mal edilemeyeceği görüşünü taşıyorum. Bu tarz endişeleri taşıyan personele sahip kurumlarda gelecekte, belirtilenin aksine bir karar verme eğilimi oluşsa dahi, kurum yöneticilerinin çalışan personelinin mağdur edilmemesi yönünde gereken sağduyuyu göstereceğine yönelik inancımı hala korumaktayım.

Bu durumda yapılması gereken tek şey, kurumların bünyesinde görev alan personelin yabancı dil eğitimlerinin kurumlar tarafından karşılanması ve zorunlu katılımın sağlanmasıdır. Bu konuda gerçekleştirilecek kurumsal bir dayanışma, kurumların genel yapıları içinde aidiyet duygusunu arttıran bir unsur olacaktır.

Saygılarımla,

Yabancı dil bilgisi, kişisel performans göstergesi midir?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (19)

Merhaba ~ 11 ay önce
Oğuz bey çok güzel yazmış. Tabii ki ingilizce yani iletişim,olmazsa olmazdır.Şöyle düşünün ki tüm yolcular sadece Türkçe konuşmak yada anlamak zorunda değil.Gel gelelim o zaman yabancı bir yolcuyla muhattap olması gereken bir kabin memurunun ingilizce konuşamaması demek, Türkçe-İngilizce ayırt etmeksizin 'iletişim' kuramaması anlamına gelmektedir ki bu kabul edilebilir değildir.Performansı etkileyen bir diğer konu ise insanların dedikodulara fazla takılıp herşey ve herkesten korkar bir hal alması,kendisini tek görmesi ve bunun doğurduğu crm eksikliğidir.Sıkça görülenler ise; insanların uçuş görevlerine gelirken birbirlerine selam vermekten kaçması,uzak durması,zorunlu kalmadıkça muhattap olmaması-uçuş görevini icra ederken baştaki amir veya sinyor kişinin yine benzer dedikodulardan etkilenerek kendisini baskı altında hissetmesi ve bunu açık bir şekilde ekibine yansıtması.Tüm bunların sonucunda 'profesyonellik' tanımının dışında farklı anlaşmazlıklar doğabilir,insanlar arasındaki crm tamamıyla kaybolabilir ve bu baskı, dönüşü olmayan hataları getirebilir. Bu konuda şirketin fazlasıyla hassasiyet göstermesini rica ederim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
İyi niyetlisiniz ~ 11 ay önce
Öncelikle siz çok iyi niyetli düşünüyor ve kabini de sizin gibi görüyorsunuz.malesef kabinin büyük bir bölümünde durum öyle değil.bu performans konularındaki manzara şirkete giren yetersiz ve vasfı ciddi anlamda düşük kenar mahalle kültürüyle hareket eden insanlardan kaynaklanmaktadır.bir insan şirket arkadaşına selam vermiyor altındaki insanları eziyor ve üstlerine yapmacık bir samimiyet sergiliyorsa insan vasfı olmayan insancıktır.bu tarz insancıklara ne eğitim verirseniz verin performans değerlendirme sonuçları değişmez ki performas değerlendirme eğitimi Şart.
Haklısınız ~ 11 ay önce
İnsanların altyapıları konusunda size katılıyorum fakat bunu bu şekilde kabullenmek bizi bir yere götürmez.Düzeltemez miyiz? Bence duyuruya bakar.Şirket selam verilecek dedimi herkes yapar,korkudan da olsa yapar,evet vasıfsız olduğu ve işini kaybetmek istemediği için yapar ama yapar.Keşke buralara gelmese ama kaliteli bir düzen için bunlar şart.Ayrıca uds'nin de herkesin birbirini değerlendirebileceği bir sistem haline gelmesi daha faydalı olacaktır.
Super ~ 11 ay önce
Agziniza saglik kurum yoneticileride ingilizce sinavina sokulmali gecemeyen atilmali tipki kabine yapildigi gibi basitce yapilmali hemde ki kirilan gururlari gorsunler.sirket aldigi personeli yetistirmek ve bilinclendirmek ile mukelleftir alirken iyiydi peki yillar sonra performans eksikligi varsa bu sadece iscinin sucumudur yoksa ortak bir problemmidir isveren kendine gelsin bu sirket ayakta duruyorsa kabin sayesindedir sahnede olan bizleriz koltuklarinda laf salatasi yapan yoneticiler degil

Yanıtla

Kalan karakter 1000
PERFORMANCE ~ 11 ay önce
Şirketler personel sayısı indirgemeye giderken insanlara çifte darbe vurmamalı. İşsiz kalan insan bir de başka yerlerdeki iş bulma şansından edilmemeli. Yani birden bire tüm şirketlerde çalışan yüzlerce insanın performansı mı düştü? Peki ya bu üst düzey yönetici geçinenlerin performansı iyi olsaydı da şirketler başarısız olup zarara sebep olanlar masum personele hem de performansı düşük çamuru ile bu muameleyi reva görmeseydi, kendi beceriksizliklerinin faturasını kendileri yerine işini layıkıyla yapanlara kesmeseydi daha adil olmazmıy dı?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Esb ~ 11 ay önce
Yüksek ihtiyaçtan dolayı düşük standartlarda personel alımı bazı durumlarda mazur görülebilir. Ancak o personel bunca yıl sonunda kendini gelistirmeyip yerinde saydiysa bu havayolunun değil personelin ayıbıdır. Dünyada anadili olmadığı halde çok iyi ingilizce konuşan milyonlarca insan var. Ama bizim buna ayıracak vaktimiz bile yok...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
nasıl zaman ayıracak ~ 11 ay önce
arkadaşlar 90 saat uçup evinde yatağın yüzünü zor görüyor millet nasıl zaman ayırsın ayrıca önceden bu şekilde işe alınanların suçundeğil madem şirketin birtane eğitim başkanlığı var ki dersaneleri öğretmenleri var ılması ayrıca birde uçuş eğitim başkanlığı var yani koca iki başkanlık var ve biz bu personelimizin eğitimini yaptıramıyoruz demek çok ayıp ne sendikanın nede derneklerin işi bu bu işi direk şirket yapmalı harcadığı her kuruşta kendi personelinin eğitimine gidiyor dönüşü gene kendisine düzgün bir planlamayla kimseyi ücretsiz izne çıkarmadan bu günlerine planlama yapılarak bu iş çözülebilir.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000