28 Eylül 2009, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • Sizi okuyunca havayolu terminallerinde çocuk parkı olması fikrinin aileler için harika fikir olduğunu düşünüyorum
  • Tatil köylerinden de örnek alınabilir. Mini kulüp faaliyetleri ile çocukları oyalıyorlar. Her sektör ve servis birbirine bakarak yeni şeyler yapabilir.
  • DEĞİNDİĞİNİZ KONU OTELDEDE, LOKANTADADA AYNI. ÇOCUKLU AİLELERE İMKAN SAĞLANMASI LAZIM. ÇOCUKLULARA HASTALIKLI GİBİ DAVRANILMAMALI. IKEA BİZİM EN RAHAT GEZDİĞİMİZ MAĞAZADIR. MİGROS FİRMASIDA BU KONUDA OLDUKÇA İYİDİR. ASLINDA REKABET EDERKEN DİKKATE ALINACAK ÖNEMLİ BİR OLAY.
  • Hem ülkemizin geleceği deriz hem de çocuk olan yerlerde rahatsızlık duyarız. uçakta yanımızda çocuk otursun istemeyiz. Dur, yapma, elleme, dokunma, konuşma, gülme, ağlama, bağırma kısıtlamalarıyla büyütürüz. Resim öğretmeni yeşil bulut mor elma olmaz dr. Müzik öğretmeni mutlaka solfej yaptırır. Zavallı çocuklar...

Verilen sözler, çocuklar ve bir örnek

Her alışveriş aslında bir sözleşmedir. Bu sözleşmeye dayanarak, kurumlar, şirketler ürünlerini, hizmetlerini satarken müşterilerine söz verirler. Örneğin havayolunun bileti yolcusuna verdiği söze ilişkin sözleşmesidir. Tanımlanan saatte, tanımlanan meydana uçulacağını ifade eder. Ancak, uçuş boyunca verilecek hizmetler tüm detayları ile tanımlanmaz ama söz konusu hizmetler havayolunun imajı ve yolcunun beklentileri ile birebir bağımlıdır. Zaten iyi hizmet doğal görev sayılmaktadır... 

Rekabet arttıkça şirketler neyi farklı yaparak konumlarını sağlamlaştıracaklarını aramaya başladılar. Hedefledikleri müşterilerine ürünlerinin, hizmetlerinin tanıtımına bütçelerinde yer verdiler. Sadece tanıtmakla kalmayıp, nereye koştuklarını, gelecekte kendilerini nasıl konumlandıracaklarını da açıklar oldular.

Misyon (yaptıkları iş), vizyonlarını (gelecekte kendilerini konumlandırdıkları yer), hedeflerini ilan ettiler. Böylece yalnız müşteriler değil, çalışanlar da kurumlarının hedeflerini, nereye koştuğunu öğrendiler. Bir başka deyişle, ilan ettiklerini yapacaklarına söz verdiler.

Şirketler ortama ve birbirlerine bakarak stratejilerini belirlediler. Bu noktada dikkat çekmek istediğim konu, aynı sektördeki şirketlerin birbirine bakmasının, birbirini kollamanın yeterli olamayacağı... Aynı sektörde birbirine bakan şirketler taklitten öteye geçemiyorlar. Oysa sektörler arası ilham alma/esinlenme onları alanlarında inovasyona-yenilikçiliğe taşıyor. Tıpkı Toyata’nın kurucusu Bay Toyada’nın Amerika’da süper markette alışveriş yaparken TOYOTA’nın iş modelini değiştirerek, otomotiv sanayinde çığır açması gibi.

Sektörler, şirketler farklılaşma yollarını ararken ‘aile’ kavramını ıskalıyorlar. Aile, yaşlıları, gençleri, çocuklarıyla bir bütündür. Havayolu sektörü de hangi müşteri kesimine hitap ederlerse etsinler, çocukları unutmamak, bugünün ve geleceğin müşterileri olarak farklı yaklaşmak durumundadırlar.

Kısa bir süre önce yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum: Ramazanın son günleriydi. Bir büyük mağazada rastladığım iftar saati görülecek şeydi. Zevkli keyifli neşeli, dolu, dolu, cıvıl, cıvıldı... İftar menüsü alana çocuk menüsü bedava! Organizasyon ve hizmet mükemmeldi. Bu mağaza ürün ve hizmetlerini inovasyon temelli sürdürmekte. Derslerde de yazılarımda da bu firmanın yaptıklarına sık sık değinirim.

Firmanın vizyonu ‘daha iyi günlük yaşam.’ Firma, daha işin en başından yolunu farklı çizmiş. Çoğunluktan yana yer almış. İş modelini, mümkün olduğunca çok insanın satın alabileceği kadar düşük fiyatlarla, güzel tasarımlı ve işlevsel binlerce mobilya ve ev aksesuarı sunmak üzere kurmuş.

Kuşkusuz insanların farklı ihtiyaçları, farklı zevkleri, farklı beklentileri ve tabii ki farklı ödeme güçleri var. Ortak yanları evlerini güzelleştirmek ve günlük hayatlarını iyileştirmek... Güzel ve dayanıklı mobilyaları düşük fiyata üretmek, basit çözümler bulmak ve akla gelen her alanda tasarruf yapmak... Zor bir iş! Zoru başarmak farklı bir yaklaşım gerektiriyor.

Bu şirkette üretilen iş fikri, çalışanlarla, tedarikçilerle, müşterilerle işbirliği ile yürüyor. Tasarımcılar üreticilerle birlikte düşünüp mobilya yapmanın akıllı yollarını arıyorlar. Sonra satın alma elemanları dünyanın dört bir yanında en uygun ham maddeyi satan en iyi tedarikçiyi buluyorlar. Ardından dev miktarlarda alım yapıyorlar. Böylece en iyi fiyat oluşuyor, maliyetler düşüyor. Sonrası ise ‘self servisle’ çözülüyor. Bir de kentin her noktasına ulaştırmaya çalıştıkları katalogları var. Katalogdan çalış, beğen, al ve kendin monte et... Yani müşteri kendi yapabileceği işler için para ödememiş oluyor. Böylece birlikte tasarruf ediliyor. Neden??? Çünkü, herşey daha iyi günlük yaşam için…

Geniş arabalar alınanaları kasaya kadar taşımayı kolaylaştırıyor. Özellikle de mobilya alanından yassı kutuları taşımak için çok gerekli. İstenirse nakliye hizmetleri de var.

Demonte mobilyalar kolay taşıyabilmesi için yassı kutulara yerleştiriliyor. Depo alanlarını genişletiyor ve kullanım alanını çokluyor. Bu buluş mobilya satıında büyük bir yenilik. 

Alınan mobilyayı monte etmek ihtiyaç olan, kullanma kılavuzu ve Allen anahtarı kutunun içinde yer alıyor. . İsteyene ücreti karşılığında montaj hizmeti de veriliyor. Kullanma kılavuzu kasada ürüne ödeme yaparken çıkıyor.

Mağazanın her yerinde not kâğıdı, kalem ve mezuralar var. Tereddüte yer bırakmıyor.  Zaten fiyat etiketlerinde bir dolu faydalı bilgi bulunuyor: Boyutlar, malzeme, ürün adı ve mağaza alanında nerede durduğu gibi...

Bir çoğunuzun tahmin edeceği gibi sözünü ettiğim firma, temellerini  Ingvar Kamprad’ın daha beş yaşında iken, 1920’lerde ticarete başlayarak attığı IKEA... Kampard’ın ticari hayalleri 1940’larda mağazaya dönüşüyor. 2005’de Türkiye’ye gelen IKEA 100.000 çalışanı ile 44 ülkede iş yapmaktadır. 

1990'lar ise firma için dönüm noktası. IKEA çocukları keşfediyor. Çocuklar, gerek yolcu terminali ve havalimanı işleticileri gerekse havayolları açısından yeni iş modellerinin dışında kalıyorlar… Oysa onlar geleceğin seçicileri! Pegasus anaonsunda ‘sevgili çocuklar’ hitabını kullanıyor. En özel davranan ise Emirates. Hostesler onlarla gözlerinin içine bakarak konuşuyor, havayolunun hazırladığı hediyeleri veriyorlar.

Bakın IKEA firması çocuklar için neler yapıyor?

Çocuk ürünlerini pazara sunuyor ve çocuk ev mobilyalarına odaklanılıyor. Bu dönemde insan ve çevre sorumluluğunun iyi iş yapmanın ön koşulu olduğu firmaca benimseniyor. ‘Çocuklar dünyadaki en önemli varlıklardır.’ ( ) Çocukların koordinasyon becerilerini, sosyal yetkinliklerini ve yaratıcılıklarını geliştirmeye uygun ürünler tasarlamak için uzmanlar seferber ediliyor. 

Mağazalarının çocuk ürünlerini en önemli uzmanlar yani çocuklar seçiyorlar. Mağazaların tümünde oyun alanları, çocuk odası düzenlemeleri, bebek takımları ve çocuklar için özel yiyecekler bulunuyor.

Kendilerini çocuk sever mağaza olarak tanımlamışlar. Tüm sistemler bu ilkeye göre kurulmuş. Çocukların sadece oyuncaklarla değil, her şeyle oynamalarına izin veriyorlar! Özel çocuk menüsü, bebek bakım bölümü ve biberon ya da mama ısıtmak için mikrodalga fırınları, bebek önlükleri bile hazır.
Mağazada her mekan çocuklar için tasarlanmış. Mağaza girişinde top havuzu o kadar cazip ki insanın aklı kalıyor. Tam bir disiplinle çocuklar teslim alınıyor. Aklınız arkada kalmıyor. Özellikle belirtmek istediğim konu ise tuvaletler... Tuvaletlerde çok basit bir düzenleme yapılmış. Tuvalet kabinlerinden ve lavabolardan biri çocuklar için hazırlanmış ve de tam yanında el kurutma makinesi var. Tabii ayna da onların boyuna uygun takılı. Çocukların ellerini yıkaması hiç sorun olmuyor ve keyifle yıkıyorlar.

Sadece bu fikir bile havalimanlarında kolaylıkla kullanılabilir.

Neden tüm hizmet sektörleri ve özellikle TAV, IC, LİMAK bu tür fikirlerden esinlenmezler acaba...

 1- 2000 yılında IKEA Grubu UNICEF işbirliği ile kuzey Hindistan’da çocuk çalıştırmanın esas nedenlerini anlamaya yönelik geniş bir toplum programı “çocuk hakları projesi” başlatır. Proje 500 köy ve eğitim fırsatı tanınan 80.000’nin üzerindeki çocuğu kapsamaktadır.

Oya Torum - Verilen sözler, çocuklar ve bir örnek

Oya Torum - Verilen sözler, çocuklar ve bir örnek

Verilen sözler, çocuklar ve bir örnek

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (5)

Misafir ~ 7 yıl önce
Sizi okuyunca havayolu terminallerinde çocuk parkı olması fikrinin aileler için harika fikir olduğunu düşünüyorum

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Tatil köylerinden de örnek alınabilir. Mini kulüp faaliyetleri ile çocukları oyalıyorlar. Her sektör ve servis birbirine bakarak yeni şeyler yapabilir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
DEĞİNDİĞİNİZ KONU OTELDEDE, LOKANTADADA AYNI. ÇOCUKLU AİLELERE İMKAN SAĞLANMASI LAZIM. ÇOCUKLULARA HASTALIKLI GİBİ DAVRANILMAMALI. IKEA BİZİM EN RAHAT GEZDİĞİMİZ MAĞAZADIR. MİGROS FİRMASIDA BU KONUDA OLDUKÇA İYİDİR. ASLINDA REKABET EDERKEN DİKKATE ALINACAK ÖNEMLİ BİR OLAY.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Hem ülkemizin geleceği deriz hem de çocuk olan yerlerde rahatsızlık duyarız. uçakta yanımızda çocuk otursun istemeyiz. Dur, yapma, elleme, dokunma, konuşma, gülme, ağlama, bağırma kısıtlamalarıyla büyütürüz. Resim öğretmeni yeşil bulut mor elma olmaz dr. Müzik öğretmeni mutlaka solfej yaptırır. Zavallı çocuklar...

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000