20 Ekim 2014, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com

UÇUŞ TAKILARI, UÇUŞ TAKINTILARI

Internet patlamasından beri en büyük buluş akıllı telefonlar (2007). Akıllı telefonlardan sonra “wearable teknonologies” gündeme geldi. Nedense İngilizce “wearable” olarak tanımlanan sözcük Türkçeye “giyilebilir” olarak çevrildi! Kastedilen giysi değil, saat, bilezik, gözlük gibi ürünler. “Gözlüğümü giydim”, “ya da saatimi giyivereyim” gibi acayip cümleler kurmuyoruz. Biz, saati, gözlüğü, bilekliği, kemeri giymiyor takıyoruz. Bu nedenle de yazıda “takı” sözcüğünü kullandım.

Değişim en çok insanların hareketliliğini ve sağlıklarını etkiliyor. Dünya büyümüyor ama ulaşım ağları büyüyor, ömürler uzuyor. Enerji kıtlaştıkça daha verimli kullanmanın yolları aranıyor... Yeni kuşaklar, Y’ler ve özellikle Z’ler de kendi enerjilerini tasarruflu kullanıyorlar! Elektronik aletlerin önünde saatlerce kıpırdamadan durabiliyorlar. Ayrılmak istemiyorlar, doğal olarak yolculuklarında da beraberlerinde taşımak istiyorlar. Uçuşlarda da ellerinden düşürmüyorlar. Takıntı halinde beraber yaşıyorlar. Biz onların asosyalleştiğini düşünürken, onlar arkadaşlıklarının pekiştiğini, her zaman buluşup bir yerlerde ve bir arada olmanın daha zor olduğunu savunuyorlar. Y kuşağı başka, Z kuşağı ise bambaşka.

Bildiğiniz üzere; 1946-1964 yılları arasında doğanlara, bebek patlaması kuşağı, 1965-1979 arasında doğanlara “X” kuşağı, 1980-2000 arasında doğanlara “Y” kuşağı, 2000’den sonra doğanlara “Z” kuşağı deniyor. Bazı bilim adamları “Z” kuşağını 1995’ten başlatıyorlar.  Bu durumda "Z”ler iş dünyasına girmeye ve para kazanmaya başlamış oluyorlar. Teknoloji ile özgürlük alanlarını genişletiyor. 2018’de de çalışanların %30’unu “Z”lerin oluşturacağı varsayılıyor.  2-3 yaşındaki çocuk fotoğraf çekiyor. Yaşı bir gıdım ilerleyince, 5 falan olunca, internette istediği alanlarda surf yapabiliyor. Oyun, bilgi, öğrenme, arkadaşlıklar… Hız! Açıkçası ilişkiler ve beklentiler boyut değiştiriyor. Bu bağlamda; yolcu profili şekilleniyor. Yakın bir gelecekte, yolcuların büyük bir kısmını X-Y’ler oluşturacak. Klasik anlayışlarla yeni nesil yolcuları memnun edemeyeceğiz. Onların beklentileri, internet kullanımı üzerinde yoğunlaşıyor. İnsanların ve ürünlerin dolaşımı da hızlanıyor. İnsanlar zenginleşiyor, refah düzeyi yükseliyor. Marketteki genç kasiyer dostum, iPhone 5 taksitini bu ay bitirince ayrılacağını söylüyor. Yani bu yeni kuşaklar, eski formatlara uymuyorlar. Neredeyse her gün yeni bir “şey” ile karşılaşılıyor.

İhtiyaçlar/uygulamalar eklendikçe sahip olmak zorunlu hale geldi. Bugün havayollarının tamamı interneti yolcu hizmetlerinde kullanıyor.

SITA havayolu taşımacılığı ile ilgili bir araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Anket 30 havalimanında 6227 havayolu yolcusu ile yapılmış. Araştırma 30 büyük havalimanında ankete katılan yolcuların %97’si akıllı telefon, laptop, tablet taşıdıklarını hatta büyük bir bölümünün ise her üçünü de taşıdıklarını ifade ediyorlar. 

Anketle, yolculuk sırasında en çok hangi cihaza gereksinim duydukları sorulmuş. Yolcuların %77’si,seyahat sırasında takılabilir elektronik araçları kullanmayı tercih ettiklerini belirtiyorlar. SITA’nın CEO’su seyahatlerin takılabilir teknolojiyle, çok daha keyifli geçeceğini vurguluyor (1).    

Teknoloji meraklısı olan Y ve Z tipi yolcular, tabletleri/telefonları üzerinden kişiselleştirilmiş uygulamaları internetten ulaşılan hizmetleri tercih ediyorlar. Onlar her yeni teknolojiyi sabırsızlıkla bekliyorlar. Son 5 yıldır geliştirilmekte olan takılabilir teknolojiler havayolu, hava limanı ve yolcuların ilişkileri açısından; uçuş öncesinde, uçuşta, uçuş sonrasında ciddi fırsatlar yaratıyor.

SITA araştırmasına katılan yolcuların %75’inden fazlası online havayolu hizmetlerini kullanmaktalar. Yarısından fazlası da uçak kalkış saatlerinin, varsa gecikmelerin, ulaşım harita ve olanaklarının gönderilmesini, akıllı telefonların “boarding” de kullanılmasını istiyorlar.

Uçuş sırasında yolcuların yarısından fazlası:

  • internetle bağlantılarının olması için akıllı telefon, tablet veya laptop bulundurduklarını
  • e-postadan kopmak istemediklerini
  • duty-free mağazalarından sanal alışveriş yapmak için taşıdıklarını

belirtiyorlar.

Bilim kurgu filmlerinin yavaş yavaş gerçeğe dönüştüğünü gözler önüne seren bir buluşları heyecanla izliyorum. Bu takıların öncüsü apple ve nike uygulamaları olan bileziklerdi. Bilezikleri saatler izledi. Sağlıklı yaşamak için “Y” kuşağının beklentilerine hizmet veren bilgiler entegre edildi. Adım sayısı, harcanan kalori… Derken, tansiyon, solunum hızı vb eklendi. Saatlere sağlık bilgileri yüklendi. Telefonlarla doktorlara bu bilgiler gönderildi. Şimdi de interaktif gözlüklerle karşımızda. İlk ürünü Google’dan duyduk: Google Glass, bir başka deyişle takılabilir bilgisayar. Rakipleri hemen türedi. Bunlardan birisi Vuzix firması. Bunlar Android 4.0 işletim sistemini temel alıyorlar. 1GB RAM ve 4GB depolama kapasitesi bulunuyor. Kamerası ile fotoğraf çekmek, kayıt yapmak, oynatmak, çekim esnasında görüntüleri ekrandan takip etmek mümkün. Banka kartı gibi kullanılabiliyor, ödeme yapılabiliyor. Gözlükteki GPS kafa hareketleri ile takip edilebiliyor. Gözlük WiFi veya Bluetooth ile akıllı telefonlara bağlanarak gelen aramaları cevaplama, mesajları ve mailleri okuma, müzik dinleme gibi işlevleri yerine getirebiliyor. Kişisel bilgileri, sağlık bilgilerini depolayabiliyor. Ayrıca kendi üzerinden de internete bağlanmak ve uygulama çalıştırılabiliyor.

Evet,yolcular,  bu teknolojik ürünleri “takarak”, “taşıyarak” ya da “giyerek” uçacaklar. Bakalım havacılar “entertainment” sistemlerini aynı paralelde nasıl geliştirecekler.

UÇUŞ TAKILARI, UÇUŞ TAKINTILARI

Facebook Yorum

Yorumlar

tgs ~ 2 yıl önce
tgs ye alım varmı acaba bilgisi olan

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000