20 Ağustos 2012, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • Sevgili kardesim sana emine ayse fatma temel tursun o su bu o gitte gayri resmi bir toplsntiya katil ve hatta arkadaslarini engelle onlarfa gidemesin bunlari yaparsan sana madalya vericez hatta isindede yukseleceksin maasinida arttiriyoruz falan mi dedide bizim haberimuz yok!! Siz gercekten hayal alemindesiniz. Ne baglar bunlari senin isin!! Gitmeyeydin !! Yada yasal zemini izni saati gunu alinan bir organizasyon olaydida hepimiz gideydik.adamlar gece 03:00 da mesaj attilar yasal olmayan bir organizasyondur diye. Daha ne yapacaklar?? Bence siz topu yonetime atacaginizaa artik sorunu sendikada yuru be kocum arkanuzda biz variz deyipte sizi yariyolda birakan balonlarda arayin.. Yazik ettiniz kendinize
  • Senin gibilere cevap yazip kendimi düşürmeyeceğim.NEYİN NE OLDUĞUNU HERKES BULİYOR.PEKİ SEN KİME HİZMET EDİYİRSUN.K.H.B yalakalarındanmısın onu söyle??
  • Kabus kardesim seni gayri resmi , sirket cikarlarina muhalefet olan nir organixasyondan attilar!! Sen buraya gitmeden once SeFA beye ALİ kidika sordunmu bu yasal bir toplantimidir diye?? Gittin sendikanin doldurusuna geldin?? Yok bisey olmax arkanizda biz variz geyiklerine inanio birde isine gucune gidenlere engel oldun.. Rapor alip dolmuslarla gidip hastanelere birde rapirlu rapirlu megafonla bagirip halay cektin ve fotolandin:) hadi sefa bey yazmis asil sorunun sendika sorunu dugunu hala ne fiye topu yoneticilere perdonel bsk ve kabin hizmetlerine atarsiniz??? Sanki sizi khb atti!! Kardesim burasi anonim sirket bir icra kolu var karari alir ve atar bunuda personel imzalar. Siz dua edinde sirket zarari size mahkeme sonunda rucu edilmesin.. Siz KHB istifa diyeceginize sendikadaki taslasmislarinizi degistirin..hani atilanlar alinmazsa istifaydiii nolduuu??? Yalannnn. Sonrada ruyaya gireceksin?? Girsenn nolurrr kac yazar
  • Rahat uyuyorlarmi demissiniz sefa bey. İnanin uyuyorlardir, merak etmeyin. Bizim insanimiz artik oyle bir olmus ki, yanindaki komsusu ac olsa kapiyi yuzune kapatir. Orf, adetlerimizden o kadar uzaklastik ki hayret edecek duyguluraimiz bile kalmadi. Sozde en cok orf, adetlere bagli olacagi dusunulen bu yonetim insanlari sorgusuz sualsiz acliga terk etti.. Ama emin olun rahat uyuyorlardir..

UÇAN KURBAĞA'DAN DUYGU SELİ

 

UTED’ in gelenekselleşmiş İftar şölenleri için, geçen hafta 2 aydır uzak olduğum İstanbul’a dönmek durumunda kaldım. UTED,  artık gelenekselleşmiş, daha önceki dönemlerden kalma birçok aktiviteleri aksatmadan sürdürüyor. Bunlardan biri de; benim dönemimde başlatılmış olan, üyesini ve emeklisini ayırmaksınız 3 nesli bir araya getiren iftar şölenleri.

30 yıllık üyesi olduğum,20 yılında başkanlık yaptığım bu güzide derneğimizin davetine katılmak gerekir diyerek, 2-3 günlüğüne İstanbul’a geldim. Bu çok güzel hazırlanılmış davetlere katılarak, yeniden Avşa adasına döndüm. Bildiğiniz gibi, havacılık sektörünün kalbi İstanbul’da atıyor. Her türlü haber oradan çıkıp tüm ülkeye yayılıyor. Ben ise; ancak buradan sektörü medya aracılığı ile izleyebiliyorum.

UTED iftarında bizzat yanıma gelerek hatır soran üyelerimizin birçoğu THY’nin ve Teknik AŞ’nin gidişatından huzursuzlar. Bu huzursuzluklarının nedeni, Teknik A.Ş ile HABOM arasındaki farklı ücret ve sosyal haklar. Teknik A.Ş de emekliliğini dolanlara HABOM için 5000-6500 arası maaş teklif edip çalışmaları isteniyormuş. Tabii ki sosyal haklar, ikramiye, sendika falan yok. HABOM un hala faaliyete geçememesinin yanı sıra, EASA ile ilgili sıkıntılar bu dev hangar açılsa bile devam edecek görünüyor.  Çünkü bu hangarın EASA alabilmesi için en azından 8 ay faaliyet içerisinde bulunduktan sonra kendi kalite birimi tarafından denetlenip, EASA standartlarına gelip gelmediği kontrol edilecek daha sonra EASA ya bize yetki ver denecekmiş. EASA yetkisi gelene kadar HABOM SHGM tarafından yerel olarak yetkilendirilecektir diye düşünüyorum.  Bu arada sektörü pariteden kaynaklı çok zor bir dönem bekliyor. Malumunuz olduğu üzere, gelirler TL ve Euro, giderler ise dolar olunca işler zorlaşıyor. Birde bunun üstüne yakıt fiyatlarındaki artışı eklediğimizde yine zor günler görünüyor.

Bu tür sohbetlerimiz sürerken bazı arkadaşlar sendika konusunu açarak, bu konudaki görüşlerimi sorarak keşke yeniden aday olabilsen diyerek gönüllerindeki isteği ilettiler. Onlara bu konuya ilişkin onlarca mail aldığımı ve bu görev profesyonel olduğu müddetçe hiç düşünmediğimi amatör olduğu takdirde de bu göreve aday bulamayacaklarını çünkü sendikacılığın toplum için yapıldığına inanmadığımı söyledim.

Aslına bakacak olursanız; bu tür görevler zevklidir. Kişisel olarak ben çok zevk alarak 20 yıl UTED başkanlığı yaptım ve bildiğiniz üzere, genel kuruldaki üyelerin çoğunun ısrarlarına karşın, görevimi THY ile aynı zamanda bıraktım. THY’deki görevim sürseydi, bırakır mıydım, bırakmaz mıydım? Bunu bilemiyorum, ama THY dışında bu işi yapmak, tüzüğümüz gereği mümkün olmasına rağmen yapmak istemedim. Çünkü derneğe devam etmek istesem, profesyonel olarak yapmak durumunda kalacaktım ve ben bu tür görevlerin profesyonelce yapılmaması düşüncesindeyim. (Sendikacılık-Dernekçilik- Kulüp başkanlığı… Vb) İşin içine para girdimi bu iş toplumculuktan çıkıp kişisel menfaatleri ön plana çıkartıyor. Bu nedenle makam, koltuk bırakılamıyor.

Konu açılmışken şimdiye kadar hiç yazmadığım ve dillendirmediğim sadece, Airport TV ve Airporthaber deki arkadaşlarımın bildiği bir anımı anlatarak toplumculuk ve siyaset adına neler düşündüğümü belirteyim istiyorum.

; Airport TV nin yönetim kurulu başkanlığını sürdürürken şu anda parlamentomuzda ilk üçe giren partilerden birinden, geçen yerel seçimler öncesi Bakırköy belediye başkanlığına aday olmam istendi.( siyaseten hiçbir partiye üye olmadığım ve desteklemediğim halde) 

Bizzat TV deki çalışma odama gelen ilgili siyasi partinin İstanbul İl başkanı ve yardımcısı tarafından bu teklif yapıldı ve kabul edemeyeceğimi kendilerine ilettim. Kabul etseydim seçilir miydim, seçilemez miydim bunu tabii ki bilemem ama siyasete iyi bir giriş olacağından en azından milletvekilliği garanti olabilirdi.

Belediye başkanlığı da, milletvekilliği de profesyonel olarak maaşlı yapılacak işler. Ayrıca, ülkemizdeki siyaset, yani siyasi partilerimizdeki tek adama endeksli yapılanma, kişilik yapıma çok ters. Grup kararları almak, parti başkanının konuşmalarında; kafana yatsın veya yatmasın aynı düşüncedeymiş gibi davranmak, hep birlikte el kaldırıp hep birlikte indirmek, yani, “yes man” lik kesinlikle yapamayacağım davranışlar.

Hal böyleyken, bu tür bir görevi kabul ettiğinde, ya kişilik yapından uzaklaşacaksın, ya da partiden istifa edeceksin. Parti başkanı ile anlaşamayıp, partiden istifa edip bağımsız milletvekili olmak da o partinin sayısal gücünü etkileyeceğinden etik olmaz. Bu nedenle benim tarzımda insanlar milletvekilliğine aday bile olmamalılar. Ancak; ufak da olsa bir partinin milletvekili değil, başkanı olmak isterdim. Ancak buda çok zor. Çünkü Parti kurup, Türkiye çapında örgütlenmek için de, ya çok paran olacak, ya da birinin veya birilerinin güdümünde paralı asker misali siyaset yapacaksın.

Kısaca;  profesyonel işlerden her zaman kaçınmışımdır. Hizmet amatörce yani maddi karşılık beklemeksizin yapılırsa hizmettir.  Ülkemizde; İnsanlara yardımcı olmak, objektif olmak, dürüst olmak insanda olması gereken olmazsa-olmaz özellikler olmasına rağmen, ilginçtir ki bu sıradan insanı insan yapan vasıflar, özel vasıflarmış gibi sunuluyor.

Ben THY deki 30 senemi doldurup emekli oldum. Yazarlığı bu aralar keyif alarak sürdürüyorum. İnsanların konuşmaktan çekindiği konuları yazabilmek, haksızlıklara karşı gelebilmek, kalemini özgürce kullanmak çok zevkli olmasının yanı sıra, içinde bulunduğunuz topluma katkı sağlamak açısından faydalı olduğunu düşünüyorum.  Bu yazımı okuyan ve benimle aynı platformda yer alan sosyal paylaşım sitelerindeki arkadaşlarım onlara nasıl yardımcı olmaya çalıştığımı yakinen bilirler. Sosyal paylaşım sitelerindeki arkadaşlarımın çoğunluğu ise öğrenciler.

 Bu arkadaşların her mailine veya mesajına cevap veriyorum. Onların kariyer planlamalarına yardımcı oluyorum. Hatta ödevleri için beni arayanlar bile var.  SHYO ların sorunları, issiz pilotların sorunları, iş garantili diyerek sunulan, eğitimi ticari bakış altında sunmaya ve halkı kandırmaya yönelik bir dolu projelere karşı insanların kandırılmamasına çalışıyorum. Emekli olup pijamalarını giyip yan gelip yatacağıma kendime işte böyle bir hobi buldum.

 Doğru veya yanlış ne yazıyor ne söylüyorsam bu sadece ve sadece kendi fikrimdir.

 Yazılarımdaki fikirlerimi, yorumlarımı ister beğenirsiniz isterseniz beğenmeyebilirsiniz. Bu sizin değer yargınız ve ben o değer yargınıza da saygılı olduğumdan kişilik haklarıma saldırmadan yapılan her yorumu yayınlarım.      

Bu bayram haftası, kimseye çatmamaya karar verdiğimden tarafıma gelen bir iki maili sizlerle paylaşıp bu bayram haftasında onlarında seslerinin duyulmasına çalışacağım.  

Aşağıda yer verdiğim iki mail de bana yazılmış olmasına rağmen o maillerdeki duygu selini sizlerin de yaşamasını istediğimden bunları isimsiz olarak harfine bile dokunmadan yayınlamak istedim. Her iki mail de işten çıkartılan arkadaşlarımızın. Kendilerini tanımam etmem ama inanın ki çok etkili ve içten yazılmış.

                                         UÇAN KURBAĞA;

Merhabalar Sefa Bey,

 Nasılsınız? Havalar oldukça sıcaktı günlerdir, neyse ki yağmur yağdı, öyle bereketli yağmurlardan değildi, çamurlara buladı evleri ama olsun denir ya ortalığın alevini aldı.

 Ben THY işçilerinden ve aynı zaman da 305 mağdurlarından biriyim. Kullandığım hesap yeni  bir hotmail hesabı, sürekli kullandığım hesap ile nedense mail atmak istemedim, neden bilmiyorum ama sanıyorum ki bilincime işlemiş korkulardan olabilir.

 VIP kabin memurlarındandım, henüz çok taze ama işine âşık ve kendini hiçbir zaman 'çöp toplayıcısı 'olarak görmeyen bir memur, hostes, uçan kurbağaydım… Uçan kurbağa ismini de ablam takmıştı, ben de çok sevmiştim.

Yazılarınızı takip ediyorum, okuyorum sadece yorum yapmadan, yorum yeteneğim yok bu olanlarda çünkü aslında diğer bir sürü arkadaşım gibi aklım ermiyor şu dönen işlere... Neden yazıyorum bilmiyorum ama içim acıyor, kendimi belki de hani şu gazete köşelerinde ki ablalar abiler olurdu ya öyle içimi dökmek istedim, tanımayan birine...

 Ne sendika ne Yönetim, her şeyin arasında kalakalmış çaresizce bekleşen insanlar, duyguları bir basket topu gibi oradan oraya savruluyor, hayır satranç misali olsa, diyeceksin ki akıllıca oyunlar, fikir yürüteyim ama yok Amerikan sokak basketi kadar sert ve karmaşık yaşananlar, bir yere bakışını çevirdiğin an da aslında izlediklerinin sadece gölgeden ibaret olduğunu anlıyorsun...

 Çok zor günler... Öyle bir duygum yok biliyor musunuz? Hani kızgın mıyım evet, üzgün müyüm evet, kırgın mıyım hem de çok! ama bana bir imkan verselerdi sadece sayın Hamdi Beye hiç canınız yanmadı mı, ya da kendi kendinize hani tuvalette falan kaldığınızda bir saniye bile olsa bizler, hani hiçbir şeyden habersiz, uçuşlarında, tatilinde, evlerinde olarak atılmış olanları düşünmediniz mi diye...

 Günlük rutinlerim arasında olan Airport haberi açtım sonra yazınıza baktım sonra kapattım eski fotolarıma baktım, sonra iki dosya ilişti, biri mutlu uçuş günlerimden kalma bir hatıra yazmışım öylece, biri de o kâbus gününde yazılan kelimeler. Dedim ya paylaşmak istedim, çoktan unutulmuş-ya da unutulmuş gibi yapılan bu tarihi olaydan bir anı kalır bize de, bana da bir kızcağız böyle mail atmıştı dersiniz.

Sevgiler, keyifle, umutla...

29 Mayıs 2012 de yaşananlar… Yaşayanların ağzından…

                                        ‘’Çocuklar inanın! İnanın çocuklar

   Güzel günler göreceğiz, güneşli günler’’

Tarih Türkiye için bir çizik daha attı. Kanlı ve karalı Havacılık kuralları acıyla yazılmaya alışkındır, bu sefer çalışan onca emekçinin kanayan yaralarını deşen ‘baştakiler ‘oldu...

Gecenin bir vakti, aynı diğerleri gibi karaları bağlayıp ta geldi haber, telaşlı ve soluksuz... Telefonlarda beliren acil! Mesajlarıyla hopladı inanan yürekler. Her şey belliydi elbet ve çok iyi biliniyordu ki emekçi yürekler yorgun bedenleriyle koca uçakların içinde durmadan, yılmadan çalışıyorlardı. Onlarsa tetikteydi bir tilki misali, uyandırmamalıydı kimseyi, bundandı bütün koşturmacası ve bundandı bütün endişesi.

Habersiz ve belirsiz...

Yatıda, uykuda, tatilde, nöbette, uçuşta olan o güzel topluluğu bir gece vakti hızlandırılmış imzalarla kıskıvrak yakalamak için çıktılar yola...

Biz de... İnanç! Gelecek! Ve Hak! Dedik, çıktık yola... Soluk almadan, tek bir nefesle belki de günlerce idare etmemiz gerekeceğini bilerek, insani duygularla seslenebilmek için gece yarısı sözleştik. Gecelerde işimiz yoktu bizim lakin böyle buyurmuştu haksız düzen.. Bir yudum ekmeği gırtlaklarımızdan sökmeye çalışanlar vardı o vakit, sen şimdi küskün, kırgın anlamasan da sebepsiz değildi hiçbir şey...

Bir, beş, on, otuz beş... yüz... Her gün adımladığımız kapının önünde çığ gibi çoğaldık, birbirimizin yüreklerinde büyüdük. Omuz omuza Özgürlük ve barış, iş ve emek, umut ve gelecek adına!

Güzel sabahlara uyanabilmekti amacımız, güneşli günleri görebilmek... Kalplerimiz huzura hasretti ya işte onu yakalayabilmekti marifet...

Gözlerimizde ki kuşkular diğerinin ışığında kayboldu ve dudaklarımızdan dökülen her bir cümle daha cüretkâr oldu. Çınladı dört bir yan senelerin sessiz birikimlerinde...

Ta ki....Sert-haksız ve acımasız kırıcılık gelene kadar...

5..20..100..300...yaşananların korkunçluğunu edepsizce açılan telefonlarda gördük...

Biz güneşli sabahların hayalini kurarken nimet tutmayı bilmeyen eller çarşaf, çarşaf serdi kendi utanmazlıklarını...

Biz bil sekte haklı yolumuzu, Vicdanı olmayan yüreklerden çıktı bütün kararlar... Güç gösterisine perde açtı karanlık zihniyetler!

Saatler ilerlemek bilmedi arkadaş, günlerin acısını birlikte çektik, evet bilirim gözlerinde ki damlanın anlamını ve bedenini kaplayan öfkelerini

Ama unutma ne olur!

Doğru yollar hiçbir vakit dümdüz olmamıştır, mayın döşeyenler hep var oldu

Tarih hiçbir vakit şahitlik etmedi armudu pişirip ağzıma düş vakalarına

Haklar hiçbir vakit alınmadan verilmedi

Yaralar ilk önce açılmadan iyileşmedi

Birlik olmadan hiçbir şey güç kazanmadı

Ve unutma

İnanç olmadan varılamadı hiçbir yola...

Sevgiyle, Birlikle, güvenle, inançla, bilgiyle Güneşli güzel günlere!

Yine işten çıkarılan diğer bir arkadaşın maili;

Merhaba Sayın İnan,

Daha önce ki yazılarınızı takip edip bazen iyi bazen de kötü yorumlar yaptım. Ben kim miyim? 305 kişi içinde atılan biri. Öfkeliyim, kızgınım henüz ölmedik ama zor günler başladı... Sendikayı bilemem orda benim aklımın almadığı oyunlar dönüyor. Neden mi yazıyorum? Bilmiyorum herkese anlatıyorum ama içimdekini hafifletemiyorum. Yine okudum yazınızı endişelenmeye başladım sizin için. Sanki THY ye savaş açtınız ya da ben öyle anlıyorum. Bizi attıkları gibi işten sizi de Airport haberden attırmasınlar:)Kaleminizi takdir ediyorum. Yazılacak çok şey var aslında ben ve arkadaşlarımın adına. Sizin yazılarınız içimi biraz soğuturken endişeleniyorum da... Yandaş diyorlardı sizin için eğer ben okumuş aptal değilsem,(Kabin memurluğundan başka vasfım olmamasına rağmen) siz yandaş değil objektif bakan yanlışıyla doğrusuyla yazansınız.

Bunları ne sizi pof poflamak için ne de bir isteğim için yazıyorum. Sadece içimi soğutmak için yazıyorum. İş bulamıyoruz, Sendika kafanıza silah mı dayadık diye arkasına bakmadan çekti gitti. Üstelik olay öyle siyasi bir şekle döndü ki bu 305 kişi bu oyunun neresinde diyorum...İyi değiliz...değilim..

Fotoğraf çekmeye başladım, insanların yüz ifadesini çekiyorum. Bazen çöpten ekmek arayan insanları bazen de simit satan çocukları çekiyorum. O zaman emekçi onlar diyorum, onlar daha çok hak peşinde olmalı diyorum. Elimizde iphone  ipadlerle AHL eylem yapılmaz diyorum. Zaten beklemeyene de para yok diyorlar:)Bundan sonra nerde nasıl çalışırım bilmem ya da baktığımda asla bir şey olamam artık diyorum... Umudu kaybettim, gücümde yok. Artık dini inançlarım olan bir insan olarak Allaha havale ediyorum... Başınızı şişirdim özür dilerim...

Beni dinlediğinizi için çok teşekkür ederim...

Değerli okurlarım; Şimdide benim bu konudaki yorumum;

 Sevgili THY yönetimi şunu unutmayın ki;  Bu işten çıkartmalarda kurunun yanında yaşın da yandığına ben şahidim.  Bu bayram günü nasıl bayram kutlayacaksınız bunu bilemem ama bir kişi bile eylem bahanesi ile eyleme katılmadığı halde atıldıysa, kul hakkı yenilmiş oluyor bunu bilesiniz. İnançlı olup olmadığınızı bilemem ama eğer inançlı iseniz bu mesajıma dikkat edin.

 Sevgili sendika yönetimi; Bu kişilerin, atılacaklarını bile, bile siz örgütlediniz.  Eylem konusunu grevle bağdaştırıp güya uluslararası mücadele verir görünüyorsunuz.  Şahsen ben bu arkadaşların mahkemeleri kazansalar bile işe dönebileceklerine inanmıyorum.

Siz gerçekten geceleri uyuyabiliyor musunuz?   

UÇAN KURBAĞA'DAN DUYGU SELİ

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (53)

Bu ahlar yerde kalmaza ~ 4 yıl önce
Sevgili kardesim sana emine ayse fatma temel tursun o su bu o gitte gayri resmi bir toplsntiya katil ve hatta arkadaslarini engelle onlarfa gidemesin bunlari yaparsan sana madalya vericez hatta isindede yukseleceksin maasinida arttiriyoruz falan mi dedide bizim haberimuz yok!! Siz gercekten hayal alemindesiniz. Ne baglar bunlari senin isin!! Gitmeyeydin !! Yada yasal zemini izni saati gunu alinan bir organizasyon olaydida hepimiz gideydik.adamlar gece 03:00 da mesaj attilar yasal olmayan bir organizasyondur diye. Daha ne yapacaklar?? Bence siz topu yonetime atacaginizaa artik sorunu sendikada yuru be kocum arkanuzda biz variz deyipte sizi yariyolda birakan balonlarda arayin.. Yazik ettiniz kendinize

Yanıtla

Kalan karakter 1000
EN SON YAZANA CEVAP ~ 4 yıl önce
Senin gibilere cevap yazip kendimi düşürmeyeceğim.NEYİN NE OLDUĞUNU HERKES BULİYOR.PEKİ SEN KİME HİZMET EDİYİRSUN.K.H.B yalakalarındanmısın onu söyle??

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Kabusa yanit ~ 4 yıl önce
Kabus kardesim seni gayri resmi , sirket cikarlarina muhalefet olan nir organixasyondan attilar!! Sen buraya gitmeden once SeFA beye ALİ kidika sordunmu bu yasal bir toplantimidir diye?? Gittin sendikanin doldurusuna geldin?? Yok bisey olmax arkanizda biz variz geyiklerine inanio birde isine gucune gidenlere engel oldun.. Rapor alip dolmuslarla gidip hastanelere birde rapirlu rapirlu megafonla bagirip halay cektin ve fotolandin:) hadi sefa bey yazmis asil sorunun sendika sorunu dugunu hala ne fiye topu yoneticilere perdonel bsk ve kabin hizmetlerine atarsiniz??? Sanki sizi khb atti!! Kardesim burasi anonim sirket bir icra kolu var karari alir ve atar bunuda personel imzalar. Siz dua edinde sirket zarari size mahkeme sonunda rucu edilmesin.. Siz KHB istifa diyeceginize sendikadaki taslasmislarinizi degistirin..hani atilanlar alinmazsa istifaydiii nolduuu??? Yalannnn. Sonrada ruyaya gireceksin?? Girsenn nolurrr kac yazar

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Rahat uyuyorlar.. ~ 4 yıl önce
Rahat uyuyorlarmi demissiniz sefa bey. İnanin uyuyorlardir, merak etmeyin. Bizim insanimiz artik oyle bir olmus ki, yanindaki komsusu ac olsa kapiyi yuzune kapatir. Orf, adetlerimizden o kadar uzaklastik ki hayret edecek duyguluraimiz bile kalmadi. Sozde en cok orf, adetlere bagli olacagi dusunulen bu yonetim insanlari sorgusuz sualsiz acliga terk etti.. Ama emin olun rahat uyuyorlardir..

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000