26 Aralık 2011, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • Ucak temizligini en iyi Oya hanim bilir. Hem kabini hem ikrami hem teknik ozellikleri hem de dizayni uyumlu bir sekle getiren yoneticidir.
  • Oya hanım yazdığı yazılda doğruluk payı olduğu kadar yanlış ve katılmadığım tarafları belirtmek istiyorum.Öncelikle uçaklar bir seferden geldiği zaman ikram ve diğer hizmetleri yükleyebilmek için ön ve arka kapılarını açmak zorundadır buda min 30 dakika boyunca uçak içersinde dış havanın güçlü bir şekilde sirkilasyonunu sağlar.Hatta kimi zaman ceyran diye tabir ettiğimiz rüzgar şeklinde eser.Uçak içersinde az dış hava vardıra katılmıyorum.Bir diğer konuda hızlı ve ekonomik ulaşımın her kezin hakkı olduğunu düşünüyor ve HAVA YOLU HALKIN YOLU sloganınını destekliyorum.Tıpkı münibüslerin halkın ulaşım aracı olduğu gibi.
  • THY ucaklarini THY nin yan kurulusu TGS fimasi temizler. TGS firmasi temizlik elemanlari asgari ucretle calisirlar. Bilginize
  • Sayın yazarın kaçırdığı bir husus var. Minibüsler her mesai bitiminde genel temizlikten geçrilir. Durakta sıra beklerken camları silinir paspasları temizlenir. Uçakların temizliğini minibüslerle kıyaslamak bu anlamda doğru değil. Evet uçaklar temizliği konusunun uçuş sayısı ile ne alakası var. Koca uçağı bir gariban temizleyecek değil ya 10 kişiyi aynı anda planlı bir şekilde görevlendiririsin 15 dakikada pırıl pırıl olur. Maksat iş yapmak olsun. Tenkitler yapıcı olsun. Havayolu şirketlerinde temizlik elemanları ne kadar maaş alıyor bilen var mı. O paraya 3 kişi aynı işi daha iyi yapar. Yaptıracak yönnetici olamalı tabii.

UÇAKLAR MİNİBÜS OLMASIN

Her hafta Sabiha Gökçen Havalimanından sabah ilk uçakla Ankara’ya gidiyor, akşam da dönüyorum. Uçuşlar sık olunca; hatalara, eksikliklere değil alışmak tam tersine daha da gözüme batıyor ve daha da rahatsız ediyor. Yazmaya başladığım sırada da Ulaştırma, Denizcilik ve Havacılık Bakanı Binali Yıldırım’ın TUROFED’in 4.Genel Kurulunda “Artık, uçakla seyahat etmek minibüs ile seyahat etmekten farksız hale geldi” dediğini haberlerde okudum.

Evet, Sayın Bakan çok haklı. Gerçekten de uçaklar minibüslere giderek daha fazla benziyor! Son uçuşumda benim de tespitim aynıydı. Uçtuğum, Türk Hava Yollarının markası olarak anons edilen Anadolujet’in B737-700’ü tam bir minibüs idi. Üzüntümü bir kenara bırakıp, görüş ve düşüncelerimi anlatmak istiyorum.

Kabine girer girmez, koltuk başlıklarının olmadığını gördüm. Deri koltuk kılıfları perişandı. Öyle kirliydi ki bordolar neredeyse siyaha dönmüştü. Koltuk tepsileri günlerdir temizlenmemiş izlenimi veriyordu. Plakartlar kopuk, yırtık, mevcutların bir kısmı çarpıktı. Koltukların bağlantı detaylarında biriken tozlar dışarıya fışkırıyor, adeta aylardır el değmemiş hissi uyandırıyordu. Koltuk cepleri düzensizdi, esnekliği yetersiz olduğundan bozulmuştu. Emniyet kemerleri kir içindeydi. Pislikten halıların deseni bile anlaşılmıyordu, kenarlarından saçaklar çıkmıştı. Kabin içi böyleyse kim bilir mutfaklar (galleyler) ne durumda idi?

Tüm uçak işletmeleri daha çok yolcu almak, daha fazla sefer yapmak, uçaklarının uçuş utilizasyonunu artırmak için adeta çırpınıyorlar. Minibüsler de öyle…

Eğer isterseniz ayakta bile gidebiliyorsunuz. Hem de İstanbul’un göbeğinde… Örneğin, Beşiktaş-Sarıyer hattında, 20 kişi ile baş başa olabiliyorsunuz! Neyse ki uçaklar şimdilik ayakta yolcu almıyor!

Uçak işletmecilerinin ortak görevi, yolcularını; emniyetli, güvenli, tam zamanında, ekonomik ve beklentileri aşan kaliteli hizmet anlayışı ile uçurmaktır.

Minibüslerin bu anlayışı benimsediklerini söylemek henüz mümkün değil. Kısa süre içinde de gerçekleşmesi neredeyse imkânsız. Esasen vatandaşlarımızın beklentisi de yok.

Uçaklara gelince farklı bir beklenti söz konusu. Uçuş sırasında, çok sınırlı miktarda dış hava uçak kabinine alınabildiğinden, uçağın içindeki mevcut hava filtrelerden geçirilerek, kabinde dolaştırılır. Filtrelerin, bugünün teknolojisi ile havanın içindeki virüsleri süzme ya da tutma yetkinliği yoktur. Bu havasız kozanın içinde yolcuların sağlığı tüm diğer ulaşım araçlarından daha fazla önem taşımaktadır. Nitekim uçuş sonrası baş ağrısı, geniz tıkanıklığı, nezle, grip gibi rahatsızlıklar artar.

Uçuşlarda cilt kurur, vücutta şişkinlik olur. Bu nedenle THY tüm seferlerinde yolcularına içme suyu verir. Hatta birkaç yazımızda uçuşta suyun ne kadar gerekli olduğunu ele almıştık. Kabin içi anonslarında uyarıların yapılmasını önermiştik…

Türk sivil havacılığı, beklentiyi aşan hizmet modelini 80’lerin sonunda 90’ların başında öğrendi. 90’lı yıllarda hizmeti kalite ve toplam kalite ile tanımladık.

Uçakların iç ve dış temizliğinin ne kadar önemli olduğunu anladık. Ekiplerimizi kurduk, eğittik. Birlikte neleri nasıl yapacağımızı tartıştık, gelen şikâyetleri fırsat olarak karşıladık. Koltuk kılıflarımızı, perdelerimizi, battaniyelerimizi, halılarımızı dışarıda temizletiyorduk. Tedarikçilerin yaptığı işleri beğenmiyorduk.

Bu nedenle kendi Kuru Temizleme Atölyemizi kuruvermiştik. Yastıklarımızı, battaniyelerimizi, hatta koltuk başlıklarımızı kuru temizlemeden sonra antialerjik özel kokularla havalandırıp sonra paketliyorduk. Hijyenin temelinin temizlikle başladığını gördük; kabinimizi, yolcularımız için, tıpkı evimizde konuklarımızı karşılar gibi sunmaya birbirimize söz verdik. Kendimizle yarıştık. Uçağın, bakım temizliğini, iç ve dış temizliğini belli bir düzeye getirdik.

Aslında temizlik sorunun çözümü hiç de zor değil, yeter ki niyet edilsin, inanılsın ve takip edilsin. Uçaklar minibüs olmasın… Havacılık tüm hizmet sektörlerine örnek olmaya devam etsin.

UÇAKLAR MİNİBÜS OLMASIN

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (5)

Misafir ~ 5 yıl önce
Ucak temizligini en iyi Oya hanim bilir. Hem kabini hem ikrami hem teknik ozellikleri hem de dizayni uyumlu bir sekle getiren yoneticidir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Oya hanım yazdığı yazılda doğruluk payı olduğu kadar yanlış ve katılmadığım tarafları belirtmek istiyorum.Öncelikle uçaklar bir seferden geldiği zaman ikram ve diğer hizmetleri yükleyebilmek için ön ve arka kapılarını açmak zorundadır buda min 30 dakika boyunca uçak içersinde dış havanın güçlü bir şekilde sirkilasyonunu sağlar.Hatta kimi zaman ceyran diye tabir ettiğimiz rüzgar şeklinde eser.Uçak içersinde az dış hava vardıra katılmıyorum.Bir diğer konuda hızlı ve ekonomik ulaşımın her kezin hakkı olduğunu düşünüyor ve HAVA YOLU HALKIN YOLU sloganınını destekliyorum.Tıpkı münibüslerin halkın ulaşım aracı olduğu gibi.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
THY ucaklarini THY nin yan kurulusu TGS fimasi temizler. TGS firmasi temizlik elemanlari asgari ucretle calisirlar. Bilginize

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Sayın yazarın kaçırdığı bir husus var. Minibüsler her mesai bitiminde genel temizlikten geçrilir. Durakta sıra beklerken camları silinir paspasları temizlenir. Uçakların temizliğini minibüslerle kıyaslamak bu anlamda doğru değil. Evet uçaklar temizliği konusunun uçuş sayısı ile ne alakası var. Koca uçağı bir gariban temizleyecek değil ya 10 kişiyi aynı anda planlı bir şekilde görevlendiririsin 15 dakikada pırıl pırıl olur. Maksat iş yapmak olsun. Tenkitler yapıcı olsun. Havayolu şirketlerinde temizlik elemanları ne kadar maaş alıyor bilen var mı. O paraya 3 kişi aynı işi daha iyi yapar. Yaptıracak yönnetici olamalı tabii.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000