31 Ocak 2011, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • Endüstrisinde Kullanılan Kompozit Malzemelerin Mekanik Davranışlarının İncelenmesi (tamir yöntemleri, testleri vb)” idi. CRM öğretmeni ve 7 yıllık kaptan pilotum.Yurtdışında ve yurtiçinde havacılıkla ilgili görmediğim kurs, katılmadığım seminer kalmadı. Bunları kendi reklamımı yapmak için yazmıyorum. Kim olursa olsun ülkeye bu konuda hizmet verebilecek ben ve benim gibi arkadaşlarımın var olduğunu biliyorum. Böyle bir sistem kurulursa, sistemi layıkıyla çalıştırabilecek kalifiye elemanlar ülkemizde hali hazırda mevcuttur. Dr. Hadi ERCAN Kaptan Pliot Kaza-Kırım Araştırma Uzmanı
  • NTSB benzeri bir kuruluşun Türkiye’de de olması kesinlikle gereklidir. Bu husus benimde katıldığım çeşitli resmi toplantılarda defalarca dile getirilmiştir. 2008 yılında İngiltere’de Cranfield University de “İleri Hava Araçları Kaza-Kırım Kursu” nu başarıyla bitirdim. Ayrıca tren, deniz ve boru hatları kazaları araştırmalarının nasıl yapıldığı öğretildi. Kursun Türkiye maliyeti 50.000$ civarındaydı. Uzun süreli olan bu kurs, müfredat kapsamıyla, ilgili üniversite tarafından yarı yüksek lisans programına eş değer sayılmaktadır. Embry-Riddle Aeronautical University de (FL/USA) “Havacılık ve Uzay Operasyonları” konusunda yüksek lisans yaptım. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yaptığım doktora çalışm
  • SHGM, ICAO'nun talimatlarini isine geldigi sekilde uygulamaktadir. Ozellikle talimatlarda gecen "bagimsiz" sozcuklerini hic bir zaman tercume etmemektedir. SHGM her ne kadar ICAO'nun sayfasinda kaza tahkikati yapan kurum olarak goruluyorsa da bu sadece Türk hava sahasindaki Türk ucaklari icin gecerlidir. Yabanci bir havayolu Türk hava sahasinda kaza yaparsa, Türkiye'de bagimsiz bir hava araci kaza inceleme kurulu olmadigindan SHGM'nin kendi ulkesindeki bu kazayi arastirmasi mumkun olmayacaktir. Sefa Bey bu kural, yazinizdaki listelediginiz bagimsiz hava araci kazalari sorusturma kurullarini becerememis Türkiye'nin de arasinda bulunugu CAD, KONGO, CEZAYIR, ANGOLA gibi ulkeler icin de gecerlidir!
  • ICAO’nun web sitesinde ( http://www.icao.int/icaonet/adrep/files/addresses.htm), Türkiye’de havaaracı kazalarının tahkikatını yapan kurum olarak, SHGM gözükmektedir. Allah korusun şimdi ülkemizde bir havaaracı kazası olduğunda sizin bu yazdıklarınıza rağmen, havaaracı kazasının tahkikatını kendi mevzuatı olan SHY-13’e göre yine SHGM mi yapacaktır? Bu konunun, Sivil Havacılık Akademisi tarafından ICAO’ya bildirilerek konuya açıklık getirilmesini istemek lazım? ICAO Annex’lerine uyulmadığı zaman ICAO’nun ülkelere bir yaptırımı var mıdır diye?

TÜRKİYE'Yİ BURALARDA MI GÖRMELİYDİK..?

NTSB ( Natonal Transportation Safety Board), bildiğiniz gibi  Amerikan Ulusal Taşımacılık Emniyet Kurumudur.  NTSB’nin kuruluş amacının, önce havacılık olmasına karşın, bu kurum geliştirilerek; Hava-Deniz-Karayolları-Demiryolları ve hatta boru hatlarına kadar etkinlik alanını genişletilmiştir.

Bu kurul, taşımacılık alanındaki tüm kazaları araştırır, bulgularını yayınlar ve bu tür kazaların bir daha olmaması için önerilerde bulunmasının yanı sıra, raporunu kendi başkanlığı tarafından doğrudan devletin en üst makamı olan Başkan’a (The President) arz eder.

Kendi bünyesinde yüzlerce uzman bulunduran bu kurum, gerekli gördüğü kurum, kuruluş ve uzman kişilerden de yararlanır, onların tüm araç-gereçlerini (Devlete ait tüm uçak ve helikopterler dahil) kullanır. Uzmanlar kazanın hava-kara-deniz olmasına göre, farklı dallarda çok özel eğitimli kişilerden oluşur. Bu kişileri direkt başkan atayıp, senatonun onayına sunar. Kısaca, bu kurul, devletin en üst makamına karşı sorumlu olarak çalışmaktadır.

Bu yapılanma, ülkemizdeki yapılanmaya da ne kadar benziyor değil mi? Bizde bir demiryolu veya trafik kazası olduğunda, örneğin tren kazası ise; TCDD, trafik kazası ise; Trafik memurları kazayı inceliyor ve rapor tutuyor. Böyle bir durumda; kazanın gerçek nedeninin TCDD’nin kendinde mi, veya TCK’nın yanlış meyilli yol yapısında mı, yoksa yol çizgilerinin eksikliğinden, ışıklandırmaların yetersizliğinden mi? kaynaklandığı konusunda, ilgili araştırmacılarda bir şüphe oluştuğunu düşündüğümüzde, bunu hangi yetkili, kendi kurumuna karşı raporlayacaktır?

 Bunun yanı sıra havacılık kazalarına baktığınızda da aynı durum söz konusudur. Kısaca, nereye bakarsanız bakın devletin siyasi kadroları kendi kendini denetliyor ve kazanın gerçek nedeni halının altına süpürülmek zorunda kalınıyor.  Ölen öldüğüyle kaldığı gibi, gelecekteki kazaların olmaması için bir önlem bile alınamıyor.

Hatırlarsanız; rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasındaki yetersizlikler nedeni ile önce BBP tarafından Ulaştırma Bakanlığının atadığı kaza-kırım heyetinin yeterliliğine itiraz edildi ve İçişleri Bakanlığı devreye girerek, BBP’nin isteği ile Almanya’dan özel bir kaza-kırım ekibi getirtilmiştir. BBP yine tatmin olmamış,  Cumhurbaşkanımıza ulaşılarak  bu konuyu bu kez DDK (Devlet Denetleme Kurulu)’ na kadar aksettirmiş ve rapor istetmişti.

Cumhurbaşkanımız DDK’yı göreve çağırdı ve inceleme yaptırdı. Ancak;  DDK’nın raporunda; fazla suya sabuna dokunmadan her tarafa uyarıcı telkinlerde bulunulmuş olduğu görülmektedir. Kısaca bu kaza ülkemizdeki en çok üstüne düşülen ve neden/niçin’leri yoğun bir şekilde araştırılan bir kaza olarak yerini aldı. Sonuç var mı? YOK.

Gerek Ulaştırma Bakanlığı, gerekse DDK’nın bu tür konularda yetersiz kalması, son derece doğal.  Çünkü; bu komisyonlar veya ekipler, hiç bir zaman NTSB’deki gibi Aviation Safety kurulunun yerine geçemez. Bu tür kaza inceleme komisyonlarındaki ekipler aynı NTSB yapılanmasında olduğu gibi; operation, structures, systems, powerplants, weather, air traffic control, human performance, survival factors gibi alanlarda uzmanlıkları olan eğitim, sertifika ve deneyimleriyleri belgeli kişiler bulunmalıdır ki itiraz olamasın.

Kısaca, kimsenin itirazı bile olamıyacak saygın-deneyimli-bilgili ve uzmanlıkları tartışılamıyacak bağımsız bir kadronun, kaza-kırım konusunda yurt dışında özel eğitimler alarak iş başına getirilmeleri şartdır. Bu gerekliliği Cumhurbaşkanı bile hissetmiş olsa gerek ki; Helikopter kazasını konusuna hakim, kendine direk bağlı ehil bir ekip olmadığından mecburen DDK’ya vermek zorunda kalmıştır.

Ülkemizin bu NTSB gibi büyük bir organizasyonu şimdilik kaldıramıyacağını düşündüğümden, aynı Amerikada’ki gibi işe havacılıkla, yani, Aviation Safety ile başlayıp daha sonra NTSB gibi büyük bir organizasyon gerekliliğini tartışalım istiyorum. (NTSB, 1967 yılında sadece havacılık kazalarına bakmak için kurulmuştur.)

Üyesi olduğumuz Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatının koyduğu kurallar gereği, (ICAO Annex-13 Chapter 5.4) gereği meydana gelen hava aracı kazalarının tamamen bağımsız ve teknik çalışan Hava aracı kazaları soruşturma kurulu tarafından yapılması bence hukuki bir zorunluluk olmalıdır.

Aşağıda verdiğim ilk listedeki ülkeler; kendi sivil havacılık otoriteleri dışında ayrı bir hava aracı kazaları soruşturma kurulu kurmuş ülkeleri, diğer ikinci liste ise; bu bağımsız kurulu kurmayı hala beceremeyen ülkeleri göstermektedir.

Bağımsız Hava Aracı Kazaları Soruşturma Kurulu olan ülkeler

Australya-Brezilya-Kanada-Danimarka-Finlandiya-Fransa-Almanya-İzlanda-Endonezya-Italya-Japonya-Kore-Hollanda-Yeni Zelanda-Nijerya-Norweç-Portekiz-Rusya-Singapur-İspanya-İsveç-İsviçre-Çek Cumhuriyeti veya İrlanda-ABD-İngiltere

Bağımsız Hava aracı kazaları soruşturma kurullarını becerememiş ülkeler...

AFGANİSTAN-ARNAVUTLUK-CEZAYİR-ANDORRA-ANGOLA-ERMENİSTAN-ARUBA-AZERBAYCAN-BANGLADEŞ-BARBADOS-BELARUSYA-BHUTAN-BOLIVYA-BOSNA AND HERZEK-BOTSWANA-BRUNEI- DARUSSALAM-KAMBOÇYA-ÇAD-KONGO-TÜRKİYE v.b…

Havacılığımızda çağ atlatıldığı iddia edilen (!) Türkiye’miz, sizce  ikinci listedeki ülkeler arasına yakışıyor mu? Bu kaza soruşturma kurulunun kurulamaması için EASA veya AB bahanelerimiz var mı? YOK.
Kısaca;
Un var-Şeker var-Yağ var-Su var. Ancak, helva yapmak için karıştıracak kişi veya kişiler yok.

Ülkemizde meydana gelen hava aracı kazaları araştırmalarının soruşturulmasının, aslında Ulaştırma Bakanlığı ve SHGM tarafından değil de, şimdiye kadar çoktan kurulmuş olması gereken, ancak hala kurulamamış olan ve Ulaştırma Bakanlığı’nın da dışında, Cumhurbaşkanlığı’na veya TBMM’ye bağlı olarak çalışacak olan; Hava Aracı Kazaları Soruşturma Kurulu mutlaka oluşturulmalıdır.

TBMM, Meclis çatısı altında bulunan tüm siyasi parti temsilcilerinden bir üst yönetim kurulu kurar ve bu bağımsız kaza soruşturma kurulunu kendine bağlar. Kaza Soruşturma Kurulu, üst kuruldan yalnızca görev alır, tam bağımsız çalışır ve hazırladığı raporu iktidar ve muhalefet temsilcilerinin içinde bulunduğu ve TBMM’yi temsil eden üst yönetime sunar. Araştırma sonucunda bakanlığın bile eksiği-hatası olsa, raporda yayınlanır.  Bu kurul savcılık görevi yapmayacağı için, raporunda hiçbir kurum, kuruluş veya kişi suçlanmaz, yalnızca teknik olarak tespit edilen gerçekler ile havaaracı üreticisine, eğitim kurumlarına, otoritelere, havayollarına ve havacılık personeline ilişkin öneriler yer alır. Bu öneriler de ilgili kurum, kuruluş ve şahışlar tarafından direktif olarak kabul edilir ve tanınan süre içinde gereğine uyulur ve uyguladıkları düzeltici işlemler kurula raporla iletilir.

Kaza Soruşturma Kurulunun bağımsız olmasına yönelik bir çok yazı yazmış olmama karşın, bir havacılık kazasının Cumhurbaşkanı tarafından ilk kez DDK tarafından soruşturulmasının istenmesi nedeniyle, konuyu yeniden gündeme alma gereğini duydum.

Böyle bir kurulun kurulması halinde, aynı zamanda kazalarda kusuru varsa ilgili resmi kurumlar da (SHGM, DHMİ) dahil olmak üzere, diğer ilgili kişi ve kuruluşların da yanlış ve eksiklikleri ortaya çıkartılmış olacak ve tüm ilgili kuruluşlar daha sonra kendi eksikliklerini düzeltme yoluna giderek kendilerini yenilemiş ve geliştirmiş olacaklardır.

Hava aracı kazaların gerçek sebeplerinin saptanması ve minimize edilmesi, ancak gerçek anlamda bu şekilde  sağlanmış olacaktır.

Aksi takdirde, kazaların araştırmalarının, ulaştırma bakanlığının emrinde olan SHGM tarafından yapılmış olması halinde, raporların taraflı olarak hazırlanması ve de kurumun kendi eksiklileri ve yanlışlıklarını göz ardı etmeleri hususu, kamu vicdanını tam tatmin edemeyecektir.

Sonuç olarak;

Ülkemizin de acilen bağımsız bir hava aracı kazaları soruşturma organizasyonuna gereksinimi vardır.

NOT/ Bu hafta www.sefainan.com da Meral Döşemeciler’in Gök konuksal avrat yazısı ile Ümit Çendek’in DHMİ İşletmeci midir? Bir otorite midir? Konulu yazıları ve haberler bölümünde geçen haftanın güncel haberlerinin tarafımca değerlendirmeleri yer almakta.

TÜRKİYE'Yİ BURALARDA MI GÖRMELİYDİK..?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (26)

Misafir ~ 6 yıl önce
Endüstrisinde Kullanılan Kompozit Malzemelerin Mekanik Davranışlarının İncelenmesi (tamir yöntemleri, testleri vb)” idi. CRM öğretmeni ve 7 yıllık kaptan pilotum.Yurtdışında ve yurtiçinde havacılıkla ilgili görmediğim kurs, katılmadığım seminer kalmadı. Bunları kendi reklamımı yapmak için yazmıyorum. Kim olursa olsun ülkeye bu konuda hizmet verebilecek ben ve benim gibi arkadaşlarımın var olduğunu biliyorum. Böyle bir sistem kurulursa, sistemi layıkıyla çalıştırabilecek kalifiye elemanlar ülkemizde hali hazırda mevcuttur. Dr. Hadi ERCAN Kaptan Pliot Kaza-Kırım Araştırma Uzmanı

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
NTSB benzeri bir kuruluşun Türkiye’de de olması kesinlikle gereklidir. Bu husus benimde katıldığım çeşitli resmi toplantılarda defalarca dile getirilmiştir. 2008 yılında İngiltere’de Cranfield University de “İleri Hava Araçları Kaza-Kırım Kursu” nu başarıyla bitirdim. Ayrıca tren, deniz ve boru hatları kazaları araştırmalarının nasıl yapıldığı öğretildi. Kursun Türkiye maliyeti 50.000$ civarındaydı. Uzun süreli olan bu kurs, müfredat kapsamıyla, ilgili üniversite tarafından yarı yüksek lisans programına eş değer sayılmaktadır. Embry-Riddle Aeronautical University de (FL/USA) “Havacılık ve Uzay Operasyonları” konusunda yüksek lisans yaptım. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yaptığım doktora çalışm

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
SHGM, ICAO'nun talimatlarini isine geldigi sekilde uygulamaktadir. Ozellikle talimatlarda gecen "bagimsiz" sozcuklerini hic bir zaman tercume etmemektedir. SHGM her ne kadar ICAO'nun sayfasinda kaza tahkikati yapan kurum olarak goruluyorsa da bu sadece Türk hava sahasindaki Türk ucaklari icin gecerlidir. Yabanci bir havayolu Türk hava sahasinda kaza yaparsa, Türkiye'de bagimsiz bir hava araci kaza inceleme kurulu olmadigindan SHGM'nin kendi ulkesindeki bu kazayi arastirmasi mumkun olmayacaktir. Sefa Bey bu kural, yazinizdaki listelediginiz bagimsiz hava araci kazalari sorusturma kurullarini becerememis Türkiye'nin de arasinda bulunugu CAD, KONGO, CEZAYIR, ANGOLA gibi ulkeler icin de gecerlidir!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
ICAO’nun web sitesinde ( http://www.icao.int/icaonet/adrep/files/addresses.htm), Türkiye’de havaaracı kazalarının tahkikatını yapan kurum olarak, SHGM gözükmektedir. Allah korusun şimdi ülkemizde bir havaaracı kazası olduğunda sizin bu yazdıklarınıza rağmen, havaaracı kazasının tahkikatını kendi mevzuatı olan SHY-13’e göre yine SHGM mi yapacaktır? Bu konunun, Sivil Havacılık Akademisi tarafından ICAO’ya bildirilerek konuya açıklık getirilmesini istemek lazım? ICAO Annex’lerine uyulmadığı zaman ICAO’nun ülkelere bir yaptırımı var mıdır diye?

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000