06 Nisan 2009, Pazartesi
Tevfik UYAR
Tevfik UYAR tevfikuyar@airporthaber.com

Türkçe Eğitim ve İTÜ Üzerine

Romalılar, Roma İmparatorluğu olmadan önce uzun süre Keltler denen (bugünkü Galliler) bir kavimle uğraşmışlar, Keltler bunların başına çok bela açmıştır. Bildiğiniz gibi Romalılar, tarihte önemli askeri stratejiler geliştirebilmiş, cihana yayılan sayılı devletlerden biridir. İşte bu Romalılar düşünmüş, taşınmış, bir sosyal mühendislik eylemi üzerine karara varmışlar: Keltlerle dost olup, bunları bir arada tutan kültürel değerleri yozlaştırmak... Ne olmuş tahmin edin. Başarmışlar! İşe dilleri üzerinde hakimiyet kurmak ve değiştirmekle başlayıp, başarmışlar.

 

Bu örneği lise yıllarımda okumaya başladığım, Dünya’nın en genç yaşta profesör olma ünvanını taşıyan, ABD’de el üstünde tutulan ama bizde geniş kitlelerce henüz tanınmayan, yıllardır ama yıllardır ABD’de yaşamış olmasına rağmen “Biz muz cumhuriyeti miyiz?” diyerek çifte vatandaş olmayı bile reddetmiş, moleküler biyolojide inanılmaz buluşlara imza atmasının yanı sıra kimya ve matematikte de ihtisası bulunan Oktay Sinanoğlu’nun kitabında okumuştum.

 

Kendisinin çeşitli kitapları var; hepsinde genel olarak mesaj aynı: “Türkçe giderse, Türkiye gider”, çünkü Oktay Sinanoğlu’na göre kimlik ve milli değerler başta dile bağlı. Kendi dilini unutmadığınız müddetçe kimliğinizi de unutmazsınız. Benzer şekilde dilinizin yaygınlığı, aynı zamanda gücünüzdür. Bakınız; Osmanlı Devleti ve Rusya Fransızların ekonomik boyunduruğundaydı, o yüzden asilzadeler Fransızca konuşur, herkesin hayalinde Paris’e gitmek yer alırdı. Bugün bizim “asilzade”lerimizin kelimelerin arasında İngilizceyi tıkıştırması ve parayı bulanın muhakkak ABD’ye uğraması gibi... Biraz doğuya gidip bakarsanız, Rusların egemenliğinin hala sürdüğü Türki Cumhuriyet’lerde Rusça’nın günlük dilde yaygın olmasının yanısıra gençlerin gönlünde Moskova’nın yatıyor olduğu gibi.

 

Yabancı dilde eğitim ne işe yarar?

 

Yabancı dil öğrenimi ile yabancı dilde eğitim yapmak farklı şeylerdir.

 

Yabancı dil, çok iyi kurslarla, iyi bir pratik yapmak imkanı ile, takviyeli derslerde sunulan yabancı dilde müzik, video, film vb. görsel ve işitsel malzemelerle rahatlıkla öğretilebilir. Türkçesini bile anlamanın zor olduğu dersleri yabancı dilde vermekle, yerleşkede (kampüste) tabelaları ingilizce yapmakla yabancı dil öğretiminde mükemmel bir dereceye gelinmiş olmaz. Bu çok harika, harikulade bir yöntem olsaydı, bilimleriyle, teknikleriyle, ticaretleriyle dünyada hakimiyet alanı geniş olan fransızlar ve almanlar da herhalde yabancı dilleri böyle öğretirlerdi. (Ancak onlar dillerine sahip çıkarlar. Bunu başta yurtdışında çok kereler bulunan uçucu personel çok iyi bilirler)

 

Bizim süper zekamız, maalesef bugün anaokullarına kadar inerek (ne korkunç değil mi), henüz kendi anadilini ve kurallarını bile iyi öğrenememiş olan çocuklara dersleri ingilizce verirler.

 

Şimdi yabancı dilde eğitimin ilk nereden çıktığına bakalım...

 

Yabancı dilde eğitim, dünyaya ve eğitimin modernleştiği tarihlerde, ülke içerisinde bulunan azınlıklara kendi dilinde eğitim yapması amacıyla ortaya çıkmıştır.

 

Peki ikinci olarak nerede rastlanır? Emperyalist devletlerin sömürgelerinde. Emperyalist devletler, gerek kendi işletmelerinde kullandıkları işçilerle temas kurabilmek için, gerekse ülke içerisine kendi kültürlerini yerleştirerek, milliyetçi ve isyancı akımların doğmasını engellemek için böyle bir yöntem kullanmıştır.

 

Bizde nerede rastlanır?

 

Ellilerde ABD’den Marshal yardımı aldığımız sıralara. Marshal yardımından kısa süre sonra Ankara’daki TED koleji yabancı dilde eğitime geçer. Ülkedeki bir avuç azınlık okulunun yanında yabancı dilde eğitim veren ilk okul olarak yer alır. Sonrasında Anadolu Liseleri furyası başlar, daha başka bir çok okul bu sisteme geçer vs. Vs. Vs.

 

Mesela şu an Access adı altında Türkiye’de yürütülen bir proje var; Anadolu içerisine yayılmış, en ücra köşelere kurulmuş, İngilizce Eğitim veren liseler projesi. Destekçisi kim bilin bakalım: ABD Hükümeti. Hatta projenin TED Polatlı kolejindeki açılışına kimler gelip katılmış: ABD Büyükelçisi. TED Koleji Genel Başkanı bakın ne diyor: “Bizim amacımız Anadolu’ya ulaşmaktı. Sadece bizim okullarımızda okuyan çocuklarımızın değil, her köşedeki çocuğumuzun yabancı dille eğitilmiş kaliteli bir eğitime sahip olması, bu ülkeyi ileriye taşıyacaktır. Bu proje ile çocuklarımızın ABD’ye gitme yolundaki imkanlar açılacaktır. Projenin dünyayla entegrasyonumuzda büyük açılımı olacaktır”

 

Çocukların ABD’ye gitmesi neden önemliyse artık...

 

Elbette yabancı dil öğrenmek önemlidir; ben de boş zamanlarımda kendimi geliştirmeye çalışırım. Ayıptır söylemesi, İngilizcem zaten çok iyidir, Fransızcam orta derecededir, ve kendim İspanyolca’ya çok yakın bir dil olan Esperanto’yu çalışarak 2. seviyeye ulaşmışımdır. Ancak okulda yabancı dilde eğitime karşıyımdır. “Milli Eğitim”, milli dilde eğitimi gerektirir.

 

İTÜ’de neler oluyor?

 

İTÜ’de olanlar basit ama anlaması güç:

 

İTÜ Senatosu 12 Mart tarihinde inanılmaz ve apar topar bir karar alıp %100 İngilizce eğitime geçilebileceğine dair karar alıyor. Hemen bir kaç fakülte (Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi de dahil) bazı bölümleri İngilizce’ye geçirme kararı alıyor... Yani nasıl oluyor da böylesine hızlı yapılıyor, zaten anlamak güç. (Senatonun karar belgesi: http://ogrencikonseyi.itu.edu.tr/Belge.aspx?belgeId=4208 )

 

Özellikle teknik mesleklerde yabancı dildeki kaynakları takip edebilmek çok ama çok önemlidir. Buna katılmamak elde değil. Hele ki teknik gelişmeleri uzaktan seyreden bir ülke iseniz...

 

Ancak İTÜ’deki öğrencilerin zaten böyle bir sorunu yoktu. Derslerin %30’u İngilizce, %70’i Türkçe olarak tatbik ediliyordu. Türkçe verilen derslerin zaten kitapları İngilizce idi. Yani böylelikle İTÜ öğrencisi, kavramların hem İngilizcesini, hem de Türkçesini öğreniyordu.

 

Ben İTÜ Uçak Mühendisliği mezunuyum ve İngilizce ile hiç problemim yok. Ancak %100 İngilizce eğitim veren ODTÜ öğrencilerinin Türkçeyle problemi var; Kendileri Türkçe havacılık terimlerini anlayamıyorlar. Hoca İngilizce anlatıyor, kitaplar İngilizce, kendi aralarında konuşurlarken de mecburen Türkçe ile karışık İngilizce konuşuyorlar...

 

“Havacılığın dili İngilizcedir” diyenlere...

 

Geçtiğimiz hafta İTÜ meselesini Airporthaber’de haber yapınca “Havacılığın dili İngilizce’dir” diye çıkışan arkadaşlara da bir kaç sözüm olacak:

 

Mühendislikte kullanılan İngilizce ile, Airtalk, ya da teknisyenlerin anlayacağı manuelde geçen, uçağın sistemlerini anlatan İngilizce aynı değildir. Uçak mühendisleri, uçağı tasarlamayı, hava bilimini, akışkanlar bilimini öğrenirler. Sizler de havacısınız ama Navier-Stocks denklemlerini, taylor açılımları ile problem çözmeyi, izantropik sistemlerini, sonlu elemanlar yöntemini, potansiyel akım fonksiyonlarını herhalde hiç duymamışsınızdır. Mühendislerin de son yaklaşmayı, hotstart’ı, RVSM’i, Flight Level’i, Emergency Slide’ı hiç bilmediği gibi. Zaten bu mühendislerin hepsi sizin söylediğiniz alanda çalışacak diye bir kaide de yok. Benim gözlemlediğim kadarıyla uçak mühendislerinin %30’u kadarı sivil havacılığı tercih ederken, uzay mühendislerinin %10’u bile tercih etmiyor.

 

Termodinamik, Dinamik, Aerodinamik, Sıkıştırılabilir Aerodinamik, Gaz Dinamiği, Hava-Uzay yapıları, Uçuş Mekaniği, Otomatik Kontrol, Uçuş Kararlılığı ve Kontrol, Sonlu Elemanlar Yönetmi, Uçak Tasarımı, Statik, Mukavemet, Yanma, Tepki ve Tahrik, Motor Tasarımı, Elektrik Devre Temelleri, Sensörler ve Eyleyiciler, Aviyonik Sistemler, Diferansiyel Denklemler, Lineer Cebir, Yörünge Mekaniği ve buna benzer bir çok dersi (çoğunlukla dört seneye sığmazlar...) Türkçe olsa bile anlamanın ve uygulamanın ne kadar zor olduğunu da görmeden bilmek zor. Orada dört sene içerisinde çok basit şeyler anlatıldığını düşünmeyin. Fırsat verilse bu gençler Türkiye için uçak da yapar, uydu da yapar, uzay aracı da yapar.

 

Ayrıca madem Havacılığın dili İngilizcedir, Türkiye’deki havacılık personelinin İngilizce bilgisini masaya yatırmayalım isterseniz. Ucu çok kimseye dokunur... Bu sadece Türkiye için geçerli değil, bu anadili İngilizce olmayan her Avrupa Ülkesi için geçerli. Hatta biraz daha ileri gideyim ama isim vermeden... Geçtiğimiz günlerde mesleki konumun için gerekli çok önemli kurslardan birine katıldım. Gelen öğretmen yabancıydı ve Avrupa’nın çok önemli bir havacılık kuruluşundandı; ama salondakilerin %50’si herhalde ondan daha iyi İngilizce biliyor ve konuşuyordu.

 

Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi

 

Senato kararından sonra çok hızlı bir kararla Uzay Mühendisliği bölümü %100 İngilizce eğitime geçti. İyi hoş, dediğim gibi zaten %30 İngilizce de olsa, en azından dersler çok iyi bir şekilde Türkçe işleniyor, ama öğrenciler sürekli olarak yabancı kaynakları takip ediyordu. Burada asıl amacın ne olduğunu anlamak size kalmış.

 

İTÜ’de 8 Nisan’da öğrenciler bu karara tepki olarak bir yürüyüş yapacak. Yürüyüş Atatürk heykelinden başlayacak; ve sembolik olarak Atatürk’ün geometri terimlerini Türkçe’ye çevirerek yazdığı ilk matematik kitabı ders olarak orada okutulacak. (Parantez içinde belirtmemde fayda var; Atatürk Türkçe eğitime fazlasıyla önem verirdi ve bugün kullandığımız üçgen, dörtgen, iç açı, dış açı vb. gibi Türkçe terimleri kendisi bulmuştur)

 

Bu arada enteresan bir şeye de dikkat çekmek istiyorum;

 

İTÜ’nün web sitesinde ve tarihçesinde İTÜ’nün Türkçe bilimin yerleşmesi ve yaygınlaşmasına büyük katkıda bulunduğuna dair ifadeler yer alır. Hatta İTÜ iki sene öncesine kadar Türkçe kitap yazan akademisyenlerine teşvik de veriyordu. İTÜ’ye son rektör ataması yapılırken en yüksek oyu alan rektör adayının atanmadığını da satır arasında belirtmek isterim.

 

Gerisini siz düşünün...

 

Türkçe bir gelecek dilerken daha önce bir kampanya için bulunmuş mükemmel bir söylemle bitirmek istiyorum:

 

“Türkçemize sahip çıkın, sahibimiz olmasınlar...”

 

Türkçe Eğitim ve İTÜ Üzerine

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 8 yıl önce
Havacılık ve Uçak teknisyenliğini kendime göre neden mükemmel yaptım?, diye kendimi sorguladığımda gördüm ki,Klasik Fen lisesi eğitimi,üstüne mühendislik ön lisansı,ingilizce eğitimi ile desteklenen teknik neşriyat bilgisi,üstüne birde el becerisi ile problem cözme yeteneğini koydun mu işte size "arzu edilen" uçak bakım teknisyeni.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
üstadım bu yazınızdan dolayı sizi kutlarım.iddaalar cok saglam.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
Kesinlikle haklı ve doğru tespitler..

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000