27 Şubat 2017, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY cetinozbey@airporthaber.com
  • Sayın eski müdürüm teşekkür ederim yazınız için lakin hala fetocu damgası yemekteyiz eğer damga yemek istemiyor isek mecburi emeklilik teklifi sunuluyor bunlardan birisi de benim eski yönetimi kim seviyor veya destekliyor ise bu uygulama yapılıyor, fetocuya fetocuyu soruyorlar fetocu da ATATÜRK çü kim varsa onun adını veriyor .
  • 211 susma kendini unutturma ....
  • Çetin Bey, bu konu ancak bu kadar güzel ,tüm detayları ile böyle izah edilebilirdi. Siz benim gibi 211 magdurlarına tercüman oldunuz. Tamamen tespitleriniz doğru.Teşekkür ederim. İş bilmez THY yönetimi yalan yanlış topladığı bilgi ile, kimininin iftirası, kiminin sui-zannı ile bir liste hazırlayıp, 22 Temmuz'da apar topar 3-5 puan siyasilerden puan kapmak için böyle bir Ali Cengiz oyunu yaptı. Ancak, THY yalan yanlış liste hazırlayıp, kendini fetö ile mücadele ediyormuş gibi gösterirken, benim gibi fetö aleyhinde olup, fetöyü daima eleştiren, karşı olanları da atar iken, Mayıs ya da Haziran 2016 da, hakkında kripto fetöcü iddiaları internet haberlerinde dolaşan birini başkan yaptı. Göstermelik bu işten sonra da gerçek hiç bir fetöcüyü de işten atmadı. İş bilmez THY Yönetimi ya bilerek ya da bilmeyerek fetö hesabına çalışıyor.Bu iş tam FETÖ kumpasına benziyor. Fetöcü olmayanları FETÖcü diye atıp, FETÖcüleri kollamak ve dışarı FETÖ ile mücadele ediyormuş gibi göstermek.
  • Epiktetos'dan alıntıladığınız " İnsan, önüne çıkan maddi-manevi engellerin kendi günahlarından başka bir şey olmadığını bilir." yargısına katılmıyorum Çetin Bey. Bu çağ dışı inanışlardan günümüze gelen, indirilen değil, uydurulan İslam inancına da sokulmuş olan ve kötülüğü bir yerde meşru göstermeye çalışan sözde kaderci anlayışın özetidir. Bize yapılan kötülüklere karşı durmamız, mücadele etmemiz; bunun için de gerekirse öfkemizi ve nefretimizi canlı tutmamız gerekir. Aksi takdirde, yapılan kötülükleri, her nasılsa hak yerini bulur avuntusuyla seyreder dururuz. Yapılan kötülüklerin bizim günahlarımızın bir sonucu olduğu şeklinde yanlış bir algı yanılmasına düşersek, ötekileştirilip işten haksız yere atılan ve maaş, pas bilet vb. hakları gasp edilen binlerce insanın haklılığını nasıl savunuruz. Zalimlerden nasıl hesap sorarız?

Türk Hava Yolları: Çalışanı İşten Çıkartmak da Profesyonellik İster

Evet, Türk Hava Yolları ilk kez bu tür bir dava kaybetmiyor. Bu dava bana değişik geldi. Değişiklik şu ki mahkemede yaptıkları savunmada doğru söylemediklerini ve yanlış beyanda bulunduklarını kendi uygulamaları ile belgelediler. Malum İstinaf Mahkemeleri yerel Mahkeme tarafından toplanmamış, değerlendirme imkânı bulunamamış olan bir delili toplayabilir ve değerlendirebilir. Dolayısı ile hukukçu olmamama rağmen özellikle işletmesel nedenlerden ötürü iş akitleri feshedilen Türk Hava Yolları personelinin Yerel Mahkeme ( İlk Derece Mahkemesi )  sonuçlanmış olsa bile istinaf aşaması için bu hususa dikkatlerini çekmek istedim.

Bir mahkeme salonundayız. Dava; Türk Hava Yollarının işten çıkarttığı personelinin şirkete karşı açtığı açtığı işe iade davası. Türk Hava Yolları savunma yapıyor. Kriz, terör, istihdam fazlalığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2016 Haziran ayında ülkemizi ziyaret eden yabancı sayılarındaki düşüşü gösteren rapor ve detayları, şirketin filo durumu, dönemin trafik faaliyeti sonuçları ve son dönemdeki şirket zararı vb. sayfalar dolduracak birçok anlatım yer alıyor savunmada. Evet, bu nedenleri okuyan veya dinleyen biri ilk bakışta Türk Hava Yollarının istihdam yükünü azaltmasının gerekli olduğunu düşünecektir.

Ancak, Türk Milleti adına veren İstinaf Mahkemesi kararında ise THY tarafından öne sürülen tüm nedenler bir tek cümle ile cevaplanmış gibi görünüyor. Cümle aynen şöyle ” DAVALI İŞYERİNDE ÇALIŞAN İŞÇİ SAYISINI GÖSTEREN DÖNEM BORDROLARINDAN DAVALI İŞYERİNDE İŞÇİ SAYISININ 2016 YILINDA ARTIŞ GÖSTERDİĞİ GÖRÜLMÜŞTÜR.”

Evet; Türk Hava Yolları tarafından yapılan ve mahkemeye hem sözlü hem de yazılı olarak sunulan savunmanın hayatta kalan tek dayanağı sanki “ iş akdi feshedilen personelimizin çalıştığı bölümde mevcut işleri yapabilecek yeterli sayıda ve yetkinlikte personelimiz mevcut ” sözü. THY Hukukçuları davanın konusunu yanlış anlamışlar gibi. Sanki mahkeme THY’ nın işinin nasıl yürütüleceğini sorguluyor zannetmişler belli ki.

Savunma bu noktaya gelmiş ise, personelin işten çıkartılması için geçerli bir suçlama yok demektir Başka bir deyişle çalışana bir suç izafe edilemiyor. Bilmem yanılıyor muyum? Hoş mahkemeye soyut ve genel bir ifade olan çalışanların bir kısmının işten çıkartılma nedeni olarak öne sürülen  “ işletmesel nedenlerin ” açılımını ve son çare olan çalışanın bu nedenle işten çıkartılması yönündeki kararı vermeden önce bu konuda ne gibi önlem ve tedbirlerin alındığı bilgisini de sunmamışlar.  Hem İlk Derece Mahkemesinin hem de İstinaf Mahkemesinin kararında bu açıklama yer alıyor. Türk Hava Yollarının saygıdeğer yöneticileri 211 çalışan ile ilgili bu kararı almadan önce Hukuk Müşavirliği ile görüşmemişler ve onların görüşünü almamışlar belli ki. Minare dikildikten sonra ona kılıf dikmek zor tabii ki.

ARADAN BİR SÜRE GEÇİYOR. ŞUBAT AYI BAŞINDA VEYA İLK HAFTASINDA TÜRK HAVA YOLLARI İNSAN KAYNAKLARI ÜNİTESİ BİR KURUM İÇİ PERSONEL ARAMA MESAJI YAYINLIYOR. İŞ AKDİ FESHEDİLEN PERSONELİMİZİN ÇALIŞTIĞI BÖLÜMDE MEVCUT İŞLERİ YAPABİLECEK YETERLİ SAYIDA VE YETKİNLİKTE PERSONELİMİZ MEVCUT ŞEKLİNDE YAPTIKLARI SAVUNMAYA RAĞMEN.  Özetle THY,  listede belirtilen şartlara haiz olup zikredilen görevlere talip olanların 22.Şubat 2017.tarihine kadar İnsan Kaynakları ünitesine müracaatlarını istiyor çalışanlarından. Hani o ünitede yeterli adet ve yetkinlikte personel vardı? Meraklanmayın Türk Hava Yolları iç bünyede o evsafta personelinin olup olmadığını gayet iyi biliyor. Bu durumda 22 Şubat tarihini takip eden günlerde ne olacak? Saygıdeğer İnsan Kaynakları yönetimi “Prosedüre uygun olarak önce bünye içinden arama yapıldı, müracaat olmayınca zorunlu olarak ihtiyacımızı şirket dışından sağlayacağımız istihdamla karşılayacağız”.diyecek. İnsan kaynaklarının kıvrak zekâlı yöneticileri bu konuların bir noktada birbiri ile çakışacağını düşünerek konuyu Hukuk Ünitesi ile birlikte değerlendirselerdi bu durumu yaşamayabilirlerdi. EVET;  BU YAPILAN ARAMA THY SAVUNMASINDA YER ALAN İŞ AKDİ FESHEDİLEN PERSONELİMİZİN ÇALIŞTIĞI BÖLÜMDE MEVCUT İŞLERİ YAPABİLECEK YETERLİ SAYIDA VE YETKİNLİKTE PERSONELİMİZ MEVCUT ”ŞEKLİNDEKİ BEYANIN DOĞRU OLMADIĞININ İKRARI. SAHİ, MAHKEMELERDE İNSANLARA FİLMLERDE GÖRDÜĞÜMÜZ GİBİ DOĞRUYU, YALNIZ DOĞRUYU SÖYLEYECEĞİNE DAİR YEMİN ETTİRMİYORLAR MI?

Evet; THY savunmasını yaptı. Davayı da kaybetti. Dava bitmedi. Yargıtay safhası var. Bu arada şirketin İnsan Kaynakları ünitesi şirket hukukçularının mahkemede nasıl bir savunma yaptığını unuttu veya dikkate almadan iç arama yayınını yaptı Hadi buna hata oldu vb. bir mazeret uyduralım. Peki, üç gün önce Türk Hava Yolları’nın yayınladığı kabin memuru arama ilanlarına ne demeli?

YOKSA SAVUNMALARDA BİR SAYFA ANLATILAN KRİZ VE TERÖR BİTTİ,  İŞLER AÇILDI DA BUNDAN BİZİM HABERİMİZ Mİ YOK

Türk Hava Yolları 211 çalışanın iş akdinin feshedilmesi konusu ile ilgili olarak yaptığı ilk yaptığı açıklamada şöyle diyordu. "22.Temmuz itibariyle gerçekleştirilen iş akitlerinin feshedilmesi gerekçeleri arasında; işletmesel gereklilik, verimsizlik, performans yetersizliği ve de ülkemizin, şirketimizin güvenliği ve çıkarlarına ters düşecek her türlü tutum ve davranışlar kapsamında FETÖ yapılanmasına müzahir olmak yer almaktadır” Saygın bir arkadaşımızla ilgili olarak yayınlanan gazete haberini hatırlıyorum. “....................de Fetöcü çıktı“ şeklindeydi başlığı. İşletmesel gereklilik öne sürülerek iş akdi feshedilen bu kardeşimiz bu günlerde büyük üzüntü çekmişti.

Evet; işten çıkartılan bu 211 çalışanın içinde aslan payının İşletmesel gereklilik nedeniyle iş akdi feshedilenlerde olduğunu anladık. Bu tamam da, Fetö yapılanmasına müzahir olanlar kimler? Ve de bunları nasıl belirlediniz? O günlerde devlet kuruluşları bünyelerindeki Fetöcüleri temizlerken, sürüden ayrılmamak için, kızılan herkese FETÖ’ cü yakıştırmasının yapıldığı bir ortamda, ciddi ve titiz bir araştırma yapmadan koşarcasına listelediğiniz bu insanları birinin / birilerinin yönlendirmesi ile lekelediniz. Kamuoyu THY Yönetiminin yaptığı bu tensikat işleminin detaylarını bilmiyordu. Onların hepsini Fetöcü olarak lanse etmiş oldunuz. Veya içinde bulunulan dönem ve diğer Devlet Kuruluşlarının gazetelere intikal eden uygulamalarından Türk Hava Yollarının da benzeri işlem yaptığı intibaını doğurdunuz kamuoyunda. Hiç olmaz ise insanların bu duruma düşmesine sebebiyet veren kötü zihniyeti gün yüzüne çıkartın ve de onu Türk Hava Yollarından atın. İnsanları Bu insanları Fetö’ cü olmanın manevi ağırlığının altında ezilmekten kurtarın. Hiç biri böyle bir lekeyi hak etmemiştir.

Türk Hava Yolları davaları kaybetmekle kalmıyor. Çok şey kaybediyor. Bu arada kendisini kaybettiği mutlak.

Epiktetos Ne Demiş?

Bilmem bu sözler yukarıda belirttiğimiz tür insanlar için bir şey ifade eder mi? Zannetmem. Bir sayfada anlatılanları Epitetos’un söylevinin son satırına sığmış. Tüm sayfayı özetlemiş tek bir satırda.

Kader eninde sonunda şöyle veya böyle günahlarımızın bedelini önümüze koyar.
Görünen ya da görünmeyen zaman içinde herkes günahlarının bedelini öder.

Ektiğini biçer. Bunu bilen adam kimseye kızmaz, gücenmez, kimseyi aşağılamaz kimseyi  itham etmez   kimseden nefret etmez, kimseye kin tutmaz.

Bunu bilen   adam karşılaştığı aksiliklere şaşmaz.

Önüne çıkan maddi-manevi engellerin kendi günahlarından başka bir şey olmadığını bilir."

THY, TSHS ve Çalışanlar.

Evet; Türk Hava Yolları çalışan sayısını azaltmak, İstihdamla ilgili hafiften zayıflamak için perhiz yapıyor diye düşünüyordunuz belki de?  TSHS ile yapılan anlaşma bir nebze olsun bu perhize ara verilmesine neden oldu gibi. Öyle değil mi?  Eh THY’ de bu konuda üzerine düşeni yaptı tabii. Türk Hava Yolları tam tensikat olaylarına ilişkin söylemlerin tepe yaptığı noktada TSHS’ na bir yazı yazdı ve de kadrodaki fazlalıkları adetleri ile bildirerek çalışanlara TIS’ de imza altına alınmış olan 2017 maaş artımlarının uygulanmamasını istedi. Hali ile Sendikada bu müracaatı üyelerin görüşüne başvurmadan karar veremem şeklinde cevapladı.  Arkadan bir oylama düzenlendi. Personel oylarını internet üzerinden kullandı. TSHS personelin mail adreslerine oylamanın linkini gönderdi. Ve de tabii ki mükerrer oylamanın önüne geçilebilmesi için çalışanlar sisteme vatandaş kimlik veya sicil numaraları ile girmeğe mecbur kılındılar. Sonuç tabii ki katılımcıların % 90’nın  “ zam yapılmasa da olur”  oyuyla şekillendi. Başka türlü olması mümkün değildi. Bu durumda “zam isteriz” demeyi kim göze alabilirdi ki? Oylamanın sonucu “ Zam isteriz “ şeklinde çıksa şirketten önce kimler atılır dersiniz? Tabii ki yapılan oylamada işverenin teklifini ret edenler. Onları tespit etmek ise zor olmayacaktır. Çalışanın tek güvencesi TSHS’ nın kimin evet, kimin hayır dediğine ilişkin listeyi işverene vermemesiydi.  Asalına bakarsanız çalışanlar buna güvenemediler. İşverenin teklifine olumlu oy verip baş ağrısından kurtuldular. Film bu ya. Bir taş atıldı ve dört kuş birden vuruldu. Hem şirket 2017 yılbaşı zammının maddi yükünden kurtuldu. Hem de Hava İş’in de üstün katkısı ile ( şirkette 2003’ den önce işe girenlerin sayısı elin parmak sayısını geçmeyeceği için)  son senelerde THY’ ye alınan personelin işteki devamlılıkları sağlanmış oldu. Eh bu durumda THY yönetimi de etkili ve yetkililere falan yakınınızı işten çıkartmak zorunda kaldık vb. dert anlatmaktan ve tepki çekmekten de kurtuldu.  

Yaşananları böyle anlatıyorum ama 2016 sonlarındaki benim kişisel görüşümde kimsenin işten uzaklaştırılmaması ve bunun karşılığında çalışanlara yeni yıl zammının verilmemesi yönündeydi ki bunu daha önceki bir yazımda da belirtmiş ve hayli tepki almıştım. ( Bana tepki koyanların, sana ne ödediler diye beni aşağılayanların oylamada öneriyi kabul etme yönünde oy kullandıklarına eminim.) Şimdi neden yapılana karşı gibi yazıyorum? Evet; uygulamaya değil, uygulamanın kurgusuna karşıyım. Bu tür ayak oyunlarına tevessül edilmeyeceğini ve çalışanların salt vicdanları ile baş başa kalarak oylarının rengini belirleyeceğini düşünmüştüm. Bunun için kurgulanan formata karşıyım.  Gizli yapılması gereken oylamada sisteme vatandaş kimlik numarası ile girilmesinin ileride çalışanlara yönelik tehdit unsuru oluşturabileceğine inanmamdan ötürü karşıyım. Filmi kurgularken insanların ( sendikaya THY işvereni tarafından yazılan yazı )  aptal yerine konulması nedeni ile kurguya karşıyım.

Ve de aynı insanlardan şirkete güven, kuruma bağlılık ve daha iyi hizmet beklemesinden ötürü de iyice şaşkınım.

Bir de neye şaşırıyorum biliyor musunuz? Türk Hava Yollarının bazı insanlarının olan bitenden habersizlermiş ve THY Yönetiminin ve Hava İş Sendikanın kendilerine yaptığı duyuruları okumamışlar gibi, bana yazdığın doğru çıkmadı dercesine         ( Bir kişi bunu açık açık söyledi ) “ Hani bizden grup halinde çalışanı işten çıkartacaklardı? Ne oldu? ” diye sormalarına şaşırıyorum. Her ne ise, iyi veya kötü bazı insanlar yaşadıklarını hak ediyorlar.

Türk Hava Yolları: Çalışanı İşten Çıkartmak da Profesyonellik İster

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (51)

Ali TARTAR ~ 7 ay önce
Sayın eski müdürüm teşekkür ederim yazınız için lakin hala fetocu damgası yemekteyiz eğer damga yemek istemiyor isek mecburi emeklilik teklifi sunuluyor bunlardan birisi de benim eski yönetimi kim seviyor veya destekliyor ise bu uygulama yapılıyor, fetocuya fetocuyu soruyorlar fetocu da ATATÜRK çü kim varsa onun adını veriyor .

Yanıtla

Kalan karakter 1000
TK 211 ~ 9 ay önce
211 susma kendini unutturma ....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Ali Cengiz Oyunu ~ 9 ay önce
Çetin Bey, bu konu ancak bu kadar güzel ,tüm detayları ile böyle izah edilebilirdi. Siz benim gibi 211 magdurlarına tercüman oldunuz. Tamamen tespitleriniz doğru.Teşekkür ederim. İş bilmez THY yönetimi yalan yanlış topladığı bilgi ile, kimininin iftirası, kiminin sui-zannı ile bir liste hazırlayıp, 22 Temmuz'da apar topar 3-5 puan siyasilerden puan kapmak için böyle bir Ali Cengiz oyunu yaptı. Ancak, THY yalan yanlış liste hazırlayıp, kendini fetö ile mücadele ediyormuş gibi gösterirken, benim gibi fetö aleyhinde olup, fetöyü daima eleştiren, karşı olanları da atar iken, Mayıs ya da Haziran 2016 da, hakkında kripto fetöcü iddiaları internet haberlerinde dolaşan birini başkan yaptı. Göstermelik bu işten sonra da gerçek hiç bir fetöcüyü de işten atmadı. İş bilmez THY Yönetimi ya bilerek ya da bilmeyerek fetö hesabına çalışıyor.Bu iş tam FETÖ kumpasına benziyor. Fetöcü olmayanları FETÖcü diye atıp, FETÖcüleri kollamak ve dışarı FETÖ ile mücadele ediyormuş gibi göstermek.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
thy ve feto ~ 9 ay önce
Ya yönetim de kripto fetocu ya da fetocuların ellerinde yönetim aleyhine çok koz var o nedenle korkuyorlar bir şey yapamıyorlar ya da feto olayı ve onlarla mücadele danışıklı döğüş, düzmece, akla başka bir şey gelmiyor maalesef. Thy içinde binlerce fetocu var hemen hepsi uzman,şef,müdür ve üstü pozisyonlarda hala çalışıyorlar! Bu sitede kaç kere isim verilerek yorumlar yazıldı sonuç ne, hiç! Bu kişilerin thy'na nasıl girdikleri ve makam sahibi olduklarnerede çalıştıkları ortada, geçmişten günümüze yönetimlerin,kimlere hangi ihaleleri nasıl verdiği de ortada ama koskoca thy'de sadece 211 kişinin ki çoğunun alakası yok fetocu diye damgalanıp atılmasının mantıkla izahı yok. Fetocuları şirkete sistematik şekilde ilk candan soktu sonra hamdi ve temel resmen doldurdu! İhaleleri onlara veren,komisyonları,işleri onlarla paylaşan bu kişiler ile onların şirkete sokup iş ve makam verdiklerinden ve yaptıkları suistimallerden,yolsuzluklardan neden hesap sorulamıyor anlamak mümkün değil!
CVP ALİ CENGİZ... ~ 9 ay önce
TEŞEKKÜ EDİYORUM. MAALESEF BU UYGULAMADAKİ YANLIŞLIKLAR HERKES TARAFINDAN BİLİNİYOR. SN. CUMHURBAŞKANI DA BAŞBAKANDA BUNU İFADE ETTİLER. ANCAK SİZİN YÖNETİCİLER BİR ACELE İLE HATALI İŞ YAPTIK, BUNLARIN BÜYÜK BİR BÖLÜMÜNÜN BU VATAN HAİNLERİ İLE İLGİSİ YOK DERLER Mİ? BU ARADA KOLLANMAK İÇİN DE YAPILMAYANLAR VARSA YAZIKLAR OLSUN.
keserdönersapdöner ~ 9 ay önce
Epiktetos'dan alıntıladığınız " İnsan, önüne çıkan maddi-manevi engellerin kendi günahlarından başka bir şey olmadığını bilir." yargısına katılmıyorum Çetin Bey. Bu çağ dışı inanışlardan günümüze gelen, indirilen değil, uydurulan İslam inancına da sokulmuş olan ve kötülüğü bir yerde meşru göstermeye çalışan sözde kaderci anlayışın özetidir. Bize yapılan kötülüklere karşı durmamız, mücadele etmemiz; bunun için de gerekirse öfkemizi ve nefretimizi canlı tutmamız gerekir. Aksi takdirde, yapılan kötülükleri, her nasılsa hak yerini bulur avuntusuyla seyreder dururuz. Yapılan kötülüklerin bizim günahlarımızın bir sonucu olduğu şeklinde yanlış bir algı yanılmasına düşersek, ötekileştirilip işten haksız yere atılan ve maaş, pas bilet vb. hakları gasp edilen binlerce insanın haklılığını nasıl savunuruz. Zalimlerden nasıl hesap sorarız?

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000