28 Şubat 2011, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • katalanların gelir düzeyi azmış bunu da gördük ya. birileri de real madrid elit demiş zaten ülkenin elitliği transfer sezonunda kaç lira harcamasına bağlı.
  • İspanyolların elit tabakası Real Madrid lidir. Bu nedenle yazarın demek istediği First ve business class uygulamalarına daha yatkındır.
  • katalanlar ispanya'nın zengin kesimidir.(eğer son yıllarda bir değişiklik olmadıysa).hatta bağımsızlık istemelerinin tek sebebi kendilerinden daha fakir ve kültürsüz gördükleri ispanyanın diğer kesimlerini maddi açıdan sırtlarında taşımak istememeleridir.bizim güneydoğu hariç tüm dünyada ayrılık talebi daha zengin ve entellektüel kesimden gelmektedir.katalonya bölgesi de bunların başındadır.
  • Sefa bey bir iletişimci olarak bireysel olarak yapılan spor dallarındaki yıldızların sponsorluğundaki tehlikelere yönelik yapmış olduğunuz değerlendirmenizi destekliyorum. Bu sponsorluklar çoğu zaman 3 yıllık yapılır. Bu 3 yıllık süredeki sponsor olunan takım veya kişinin performansındaki olumsuzluklar veya kişisel sponsorluklardaki ahlaki durumların, sponsor olan takımada yansıması kaçınılmaz olmakta. Bu nedenle sizinde isabet buyurduğunuz gibi bireysel spor alanlarındaki yıldızlardan kaçınmak gerekir.

THY'NİN İMAJ TRANSFERİ...

Bu haftaki yazımı; THY’nin son zamanlarda öne çıkarttığı marka yenileme atılımı ve sponsorlukları üzerine yazmayı ve konuyu yazımda irdeleyip, THY’ye katkılarını ya da kaybettirebileceği yönlerini ortaya çıkartmak istedim.

Benim “imaj transferi” olarak yeni bir ad taktığım,THY tarafından uygulanan bu sponsorlukların amacı; küreselleşen dünyamızda, dünyanın en tanınmış spor kulüplerine, sporcularına ve bazı spor organizasyonlarına sponsor olarak kendini tanıtmak ve oradan ticari kazanç elde etmektir. Bunun için de günümüzde kitleleri en çok etkileyen etkinliklerden  sporu, özellikle de futbolu kullanarak; farklı bir ticari yapılanma olan havayolu işletmeciliği ile bağdaştırılıp, imaj transferi yapılarak, her iki marka ile birlikte daha büyük kitlelere ulaşılmak isteniyor.

Ancak, aslında bir imaj transferi olan bu sponsorlukların sonucunda oluşan ya da oluşabilecek tabloyu iyi irdelemek gerekiyor. Örneğin; THY’nin kulüp bazında yaptığı sponsorlukların yanında, bireysel bazdaki sponsorluklar da önem kazanmaya başladı. Fakat bireysel sponsorlukların bir takım riskler taşıdığı da bir gerçek.

Önce, sponsorluğun nereden geldiğini ve kullanım alanlarına bir bakalım.

“Sponsorluk”, Roma Hukukunda kullanılan ve Latince kökenli bir sözcüktür. “Stipulatio”dan gelmektedir. Kısaca sponsorluk, günümüzde sık kullanılmaya başlanan pazarlama  ve iletişim araçlarından biridir. İlk ticari sponsorluğun 1896 yılında, Atina Olimpiyat Oyunlarında kullanıldığı söylenmektedir.

Sponsorluklarını spora yönelik yapmak isteyen ticari firmalar, sporun doğasındaki enerjiyi, popülerliği, gücü, dinamizmi, estetik heyecanı ve tutkuyu, kendi markasına taşıyarak, beğeni-itibar-sadakat ve duygusal bağ yaratmaya çalışmaktadırlar. Böylece işletmeler, sponsorluk faaliyetlerini bir tür imaj transferi olarak kullanmaktadırlar ve sponsor olunan kurum, kuruluş ya da kişinin imajı ile kendi imajlarını güçlendirmeye çalışmaktadırlar.

Örneğin; Pepsi Cola, Michael Jackson ve Tina Turner sayesinde dünyada genç bir kitleye ulaşmış ve Coca Cola ile müthiş bir rekabete girmiştir. Bunun yanı sıra, Canon firması, İngiltere futbol ligini üç yıl destekleyerek İngiltere’de farkına varılma oranını %18.5 dan %79’a çıkarabilmiştir

Küreselleşen dünyada artan rekabet ortamı ile birlikte pazarlama, her alana girdi. Dev şirketler tarafından, teknoloji ve parasal güç kullanılarak, dünyanın ulaşılmadık noktası bırakılmamakta ve dünyanın en uzak köşelerinde yaşayan insanlara, önce imajlarını ulaştırmakta, sonra da mal ve hizmetlerini tükettirecek ortamları sunmaktadırlar. Yazılı ve görsel medyada günümüzün en önemli fenomeni olan sporun, özellikle futbolun, kitleleri etkileyen gücü ile çok geniş bir alanı kapsadığı bir gerçektir...  Bu nedenle, THY’nin bir çok faaliyetlerini eleştirmeme karşın, ilk kez Barcelona ve daha sonra da Manchester United sponsorluklarının başarılı bir çalışma olduğunu daha önceki köşe yazılarımda belirtmiştim.

Bu sponsorluğun alınmasıyla,THY’nin dünyanın farklı ülkelerinde faaliyet gösteren PR ajanslarının kendi ülkelerinden getirdikleri gazeteciler bu törende hazır bulunmuşlardı. Ayrıca sponsorluk kapsamında saha içinde ve dışında birçok mecrada THY reklâmları yer almış, uydu üzerinden izlenebilen Barça TV ve kulübün diğer yayın organlarında anlaşma süresince yer alacak reklâmlar da devreye girmiştir. Yakın zamanda takım oyuncuları Messi, Xavi gibi ünlü futbolcuların oynayacağı reklâm filmleri ile THY yine uluslararası TV kanallarında yayına girmeyi planlamaktadır.

THY sadece bunlarla yetinmemiş Euroleague gibi Avrupa’nın kulüpler bazındaki en büyük basketbol organizasyonuna da sponsor olmuştur. Bence bu da geniş kitleleri kapsadığından mantıklı bir çalışmadır.

THY sponsorluk anlaşmalarında, maddi kaynaktan öte kulübün ulaşımını sağlamasına yönelik anlaşma yapması, Barcelona ve Manchester United  gibi dünyanın en çok seyircisine sahip, en değerli ve sevilen takımlarının kendilerini THY’ye emanet etme görüntüsü ile, yolcu güvenirliliği adına olumlu sonuçlar sağlanmaya çalışılmıştır. Bu da, THY’nin Pazar payına şüphesiz olumlu yansımıştır.

Kısaca; THY dünyadaki hedef kitlesini spor üzerinden odaklandırmaya çalışmaktadır.

Ancak; Barcelona’nın taraftarının büyük çoğunluğunun daha az gelir düzeyi olan Katalanlardan oluşmuş olması, uçağı doldurmak,çok yolcu taşımak olarak değerlendirildiğinde mantıklı olabilir. THY’nin beklentisi turistik class’dan çok, first veya business class yolcuları hedefliyorsa, seçim daha gelir düzeyi yüksek taraftar grubu olan Real Madrid yönünde olmalıydı diye düşünüyorum.

THY’nin küresel bir havayolu olma özelliği nedeniyle hedef kitlesi bellidir. İstanbul’un, dünyanın tam ortasında yer alan avantajlı coğrafi konumu, THY ‘na büyük bir  rekabet avantajı sağlamaktadır. Bu açıdan bakıldığında; yurt dışındaki hemen her noktaya ulaşması, bulunduğu network’u besleme noktası sayesinde önemlidir.

Bunların yanı sıra; Barcelona ve Manchester United in taraftar sayısı biri birine yakın olup 300 milyon civarındadır. Sadece Manchester United’in izlenme oranı, bir sezondaki tüm Formula 1 yarışlarından çok daha fazladır. THY için önemli pazar olan Uzakdoğu, özellikle Manchester United’ın yaz aylarında özel turnuvalara katıldığı bölgedir.  Bu nedenle, THY’nin o bölgelerdeki yolcu artışını sağlamaya yönelik olarak artılar içerebilir. Hali hazırda, Rusya, Almanya, Fransa ve İtalya’nın büyük takımlarının THY sponsorluklarını almak istemekte olduklarına yönelik duyumlar var.

THY, kulüp bazında yapmış olduğu sponsorluk anlaşmaları yanında, son zamanlarda bireysel sponsorluklara da girmektedir. Bu tür sponsorluklardaki risk, takımlara sponsor olmaktan fazladır. Sponsorlukların olumlu bir çağrışım yapmasının yanı sıra, olumsuz çağrılar getirmesi de olasıdır. Örneğin sponsor olunan takımın iyi bir performans sergileyememesi gibi...

Bireysel bazda yapılan sponsorluklardaki risk, takımlara veya spor organizasyonlarına göre çok daha fazladır.  Örneğin; dünya çapındaki bir sporcunun bir takım yanlış ve toplum tarafından desteklenmeyecek davranışlarda bulunması, ona sponsor olan şirketi de kötü etkilemesi olasıdır.

Sponsor olunacak kişi, seçiminde spordaki başarısının yanı sıra, sporcunun günlük hayatına da önem verip vermediği incelenmelidir. Ayrıca, sporcunun tanınmış veya potansiyel yıldız olabilecek bir kişi olması, dürüst, sempatik ve medyatik olması, desteklenen sporcunun topluma örnek oluşturacak bir kişi olması doping, alkol ve uyuşturucu kullanma gibi kötü alışkanlıklarının olmaması da gerekmektedir.

THY’nin şimdiye kadarki takım ve organizasyon sponsorluğundan bireysel alana doğru meyletmesi, şimdiye kadar başarı ile yürütülen bu imaj transferlerini riske sokabilir diye düşünüyor ve tenisin bayanlarda 1 numaralı ismi Caroline Wozniacki’nin yanı sıra Kobe Bryant'ın THY’nin arzu ettiği marka imajına, Barcelona veya Manchester United kadar yararlı olacağınıda düşünmüyorum.

THY'NİN İMAJ TRANSFERİ...

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (5)

Misafir ~ 6 yıl önce
katalanların gelir düzeyi azmış bunu da gördük ya. birileri de real madrid elit demiş zaten ülkenin elitliği transfer sezonunda kaç lira harcamasına bağlı.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
İspanyolların elit tabakası Real Madrid lidir. Bu nedenle yazarın demek istediği First ve business class uygulamalarına daha yatkındır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
katalanlar ispanya'nın zengin kesimidir.(eğer son yıllarda bir değişiklik olmadıysa).hatta bağımsızlık istemelerinin tek sebebi kendilerinden daha fakir ve kültürsüz gördükleri ispanyanın diğer kesimlerini maddi açıdan sırtlarında taşımak istememeleridir.bizim güneydoğu hariç tüm dünyada ayrılık talebi daha zengin ve entellektüel kesimden gelmektedir.katalonya bölgesi de bunların başındadır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Sefa bey bir iletişimci olarak bireysel olarak yapılan spor dallarındaki yıldızların sponsorluğundaki tehlikelere yönelik yapmış olduğunuz değerlendirmenizi destekliyorum. Bu sponsorluklar çoğu zaman 3 yıllık yapılır. Bu 3 yıllık süredeki sponsor olunan takım veya kişinin performansındaki olumsuzluklar veya kişisel sponsorluklardaki ahlaki durumların, sponsor olan takımada yansıması kaçınılmaz olmakta. Bu nedenle sizinde isabet buyurduğunuz gibi bireysel spor alanlarındaki yıldızlardan kaçınmak gerekir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000