14 Kasım 2016, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • THY'nin en büyük hatası, DAVIDOĞLU'nun stratejik derinliğinin, boyunu aştığını hesaplayamamasıdır.
  • THY'nın doğru zamanda yaptığı atılım elbette ki iş yükünü ve filonun büyümesini kaçınılmaz kıldı. Sizin de yazdığınız gibi "Türkiye’nin bölgesinde yaşanan çatışmaların içerimize kadar ulaşması ve ortaya çıkan kaotik ortama bir de darbe girişiminin eklenmesi, THY’nin de düşüşünde en önemli faktör oldu." Ben olsam düşüş kelimesi yerine "daralmasında" kelimesini kullanırdım. Dünya genelinde olduğu gibi uçak alım ve satımlarında komisyon almayan şirket yetkilisi neredeyse yok gibi. Komisyonların da THY de kimlere gittiğini elbette ki siz de biliyorsunuz. Soru soracağınıza yazınızda bu kişileri belirtin, olsun bitsin. Yalnız şunu da yazınızda mutlaka belirtmeniz gerekiyor. Alınan uçakların % 70'i THY'nin öz malı değil. Filoda ki uçakları incelerseniz bu %70 e yakın uçağın finansal kiralama olduğunu da anlarsınız. THY filo büyütürken doğru zamanlama yapmasını ve filoyu nasıl büyütmesini bildiği gibi şimdide ortaya çıkan jeopolitik ve stratejik şartlarda nasıl küçülteceğini de iyi bir şekilde planlayacaktır. Ortaya çıkacak mali tablolarda ise bunu zarar değil küçülme stratejisi olarak görmenizde fayda var. Kiralama yöntemi sayesinde şirketinizin pazar payını büyütmek, marka olmak ve olumsuz şartlarda marka değerini koruyarak geçici dönemler için küçülmek çok doğru bir yönetim tarzıdır. Unutmayın ki THY filosu yaşı itibari ile dünyanın en genç filolarından biri ve uçağımı kiralıyorum ya da satıyorum dediği anda müşteri sıkıntısı çekmeyecek ve uçak satışından yada kiralamasından zarar etmeyecek sayılı şirketlerdendir.
  • Allahın adı ile işe başlayıp, personelinize saygı göstermeyip bir mesajla işten çıkarırsanız bir gün gelir bu insanların ahı Yüce yaratanca burnunuzdan fitil fitil gelir. Sizi rabbime haval ettim 211.
  • Bugun ıtıbarıyle 46 uçak graund edildi.Sen tut elindeki TÜRK Uçuş ekibini çıkar sana ayda 5000₺ fazlaya maliyeti olan Yabancı ekibi çalıştır, ekonomik nedenlerle çıkardığı kokbit ekibi mahkemeyi kazanınca Temel Beyin tabiriyle" verin gitsin tazminatını" de Sonra böyle acınacak duruma düş.

THY'nin bu kadar hızlı büyümesi şart mıydı?

Türk Hava Yolları’nın 2006 yılından itibaren hızla büyüdüğü dönemlerde en önemli eleştirilerden biri ‘alt yapı’ eksiklerinin giderilmemesi ve büyümenin sağlıksız şekilde gerçekleşmesiydi. Kokpitte, kabinde, teknikte, mevzuatlarda ve başta Atatürk Havalimanı olmak üzere Türkiye’nin bazı yoğun meydanlarında yaşanan sıkıntılar, büyümenin kontrolsüz ve hızlı olmasına bağlanıyordu.
 
Ancak her şeye rağmen THY için işler hep yolunda gitti. Filo büyüdü, network genişledi. En önemlisi, Afrika ile birlikte transit yolcu keşfedildi. Sadece transit yolcu sayısı, 2003 yılında THY’nin taşıdığı toplam yolcu sayısını neredeyse ikiye katladı.  
 
THY, dünya havacılığının krizle boğuştuğu 2008 yılında fırsat uçakları kaptı. Avrupalı, Asyalı havayollarının çekilmek zorunda kaldığı hatlarda onların boşluğunu tam zamanında doldurdu. Avrupalı rakipler peş peşe zarar açıklarken 2009 yılında ‘first class’ uçuş sınıfını satışa açarak, adeta ‘krize meydan okuyoruz’ mesajı verildi.  Dünyaca ünlü yıldızlarla tam da o sıralar anlaşmalar imzalandı.
 
2008 yılında 127 uçak vardı. 2009 yılında 133 uçaklık filoya ulaşıldı. O tarihten sonra THY’nin bir yılda filosuna kattığı uçak sayısı 20’nin altına hiç inmedi.
2015 yılında 38 uçak ( bir yılda en çok uçak artışı) filoya dahil edildi. 2016 yılında ise 39 uçak filoya katılacaktı. Ancak şu ana kadar filoya 37 uçak dahil edilse de şimdiden 30’un üzerinde uçağın motoruna branda çekildi. 
 
Rakamlara bakıldığında Türk Hava Yolları’nın koştura koştura acelesi var gibi hızlı büyüdüğünü anlamak mümkün. 2002 yılında filonuzda sadece 65 uçak var, 10 milyon yolcu taşıyorsunuz, 10 bin civarında çalışanınız var ve  son 14 yılda sihirli bir el dokunmuş gibi filoyu 5’e katlıyorsunuz, yolcu sayısını 60 milyona, çalışan sayısını 50 bine çıkarıyorsunuz!
THY, bütün bunları nasıl becerdi? İyi yönetim, doğru strateji, biraz cesaret, biraz şans, biraz da coğrafi konum avantajı… Başarının gerekçesi olarak bunun gibi birçok neden sayabiliriz. Ancak yukarıda saydıklarımdan THY için en önemli olanı, bugün THY’nin dramatik düşüşünün de bana göre baş nedeni olarak karşımıza çıktı.
Coğrafi konum…            
 
THY’nin yükselişinin bence en temel sebeplerinden biriydi. Üç saatlik uçuşla onlarca ülkeye ulaşılabilmesi THY’yi rakiplerine göre avantajlı hale getirdi. Ancak bugün o avantajı tersine döndü. Türkiye’nin bölgesinde yaşanan çatışmaların içerimize kadar ulaşması ve ortaya çıkan kaotik ortama bir de darbe girişiminin eklenmesi, THY’nin de düşüşünde en önemli faktör oldu.
THY’nin üçüncü çeyrek rakamlarını duyururken yaptığı son açıklamasındaki ‘bölge’ vurgusu tam da benim söylediğim avantajın, bir anda dezavantaja dönüştüğünün belgesi gibiydi.
THY çok hızlı yükselip sert düşmeye başlayınca ister istemez aklıma şu soru geldi: THY'nin bu kadar hızlı büyümesi şart mıydı?
 
UÇAK ALIMLARINDA KOMİSYON ALINIYOR MU?
Havacılıkta gerçek sandığımız birçok bilgi aslında şehir efsanesidir. Yıllar yılı anlatıla gelen bazı bilgiler, gerçek olarak algılanır. Bunlardan belki de en yaygını, uçakta doğan bir bebeğin dünya vatandaşı olacağı ve doğumun gerçekleştiği havayolu şirketinin doğan bebeği ömür boyu bedava uçuracağı şeklindeki hikayedir. Aslında böyle bir uygulama yoktur ama genel olarak böyle olduğuna inanılır. Bir şehir efsanesi daha var aklıma takılan. Gerçeğini bugüne kadar öğrenemedim.  Bilen varsa doğrusunu anlatırsa biz de öğreniriz. 
Acaba yeni alınan uçaklardan komisyon alınıyor mu? Alınıyorsa kim veriyor, kime veriliyor?
 
Sektörde yaygın bir kanı, uçak alımlarında o alımları gerçekleştiren yöneticiye uçak başına belirli bir miktar komisyon verilir. Bu komisyon hangi ad altında veriliyor bilmiyorum. Ancak herkesin bu konuda kafasının bir köşesinde ‘komisyon alınıyor’ şeklinde inanış mevcut. Bugüne kadar, uçak alımlarında birçok havayolu şirketinin tepesindeki isimlerin komisyon aldıkları iddia edildi durdu. Ancak ne onlar bunu itiraf etti ne de biz herhangi bir şekilde doğrulatabildik.

Ama eğer böyle bir uygulama gerçekten varsa, ister istemez şu sorunun cevabını arıyorum:
THY’nin 2003 yılında 65 uçaktan bugün 336 uçağa çıkması sırasında komisyonlar kimin cebine gitti?
THY'nin bu kadar hızlı büyümesi şart mıydı?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (74)

... ~ 14 gün önce
THY'nin en büyük hatası, DAVIDOĞLU'nun stratejik derinliğinin, boyunu aştığını hesaplayamamasıdır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
KALAY ~ 16 gün önce
THY'nın doğru zamanda yaptığı atılım elbette ki iş yükünü ve filonun büyümesini kaçınılmaz kıldı. Sizin de yazdığınız gibi "Türkiye’nin bölgesinde yaşanan çatışmaların içerimize kadar ulaşması ve ortaya çıkan kaotik ortama bir de darbe girişiminin eklenmesi, THY’nin de düşüşünde en önemli faktör oldu." Ben olsam düşüş kelimesi yerine "daralmasında" kelimesini kullanırdım. Dünya genelinde olduğu gibi uçak alım ve satımlarında komisyon almayan şirket yetkilisi neredeyse yok gibi. Komisyonların da THY de kimlere gittiğini elbette ki siz de biliyorsunuz. Soru soracağınıza yazınızda bu kişileri belirtin, olsun bitsin. Yalnız şunu da yazınızda mutlaka belirtmeniz gerekiyor. Alınan uçakların % 70'i THY'nin öz malı değil. Filoda ki uçakları incelerseniz bu %70 e yakın uçağın finansal kiralama olduğunu da anlarsınız. THY filo büyütürken doğru zamanlama yapmasını ve filoyu nasıl büyütmesini bildiği gibi şimdide ortaya çıkan jeopolitik ve stratejik şartlarda nasıl küçülteceğini de iyi bir şekilde planlayacaktır. Ortaya çıkacak mali tablolarda ise bunu zarar değil küçülme stratejisi olarak görmenizde fayda var. Kiralama yöntemi sayesinde şirketinizin pazar payını büyütmek, marka olmak ve olumsuz şartlarda marka değerini koruyarak geçici dönemler için küçülmek çok doğru bir yönetim tarzıdır. Unutmayın ki THY filosu yaşı itibari ile dünyanın en genç filolarından biri ve uçağımı kiralıyorum ya da satıyorum dediği anda müşteri sıkıntısı çekmeyecek ve uçak satışından yada kiralamasından zarar etmeyecek sayılı şirketlerdendir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Bismillahirrahmanirrahim ~ 16 gün önce
Allahın adı ile işe başlayıp, personelinize saygı göstermeyip bir mesajla işten çıkarırsanız bir gün gelir bu insanların ahı Yüce yaratanca burnunuzdan fitil fitil gelir. Sizi rabbime haval ettim 211.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
46 Uçak Graund ~ 16 gün önce
Bugun ıtıbarıyle 46 uçak graund edildi.Sen tut elindeki TÜRK Uçuş ekibini çıkar sana ayda 5000₺ fazlaya maliyeti olan Yabancı ekibi çalıştır, ekonomik nedenlerle çıkardığı kokbit ekibi mahkemeyi kazanınca Temel Beyin tabiriyle" verin gitsin tazminatını" de Sonra böyle acınacak duruma düş.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Cpt&FO ~ 14 gün önce
Bu da 552 adet Cpt&Fo fazlalığı demektir.Artı min.1104 kabin memuru fazlalığı yapar.Sahi bu ülkede hala uçuş okullarına para harcayan enayi var mı?

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000