25 Temmuz 2011, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • hava iş in avukatı işveren ceo suyla beraber aynı kurumda görev alacak ve senin gibi yalakalar da gurur duyacak..bravo aynen devam...başkanın seni iyi mamalıyor belli...
  • Sefa Bey, Bir de su birek guresini anlat,hani finale kadar reay ready ile gittigin finalde ready'yi hadi anlayip da yenilmis sayildigin maci :-)))
  • Evet Türkiyenin En Değerli Hukukçularından 5 Avukat E T İ K Kurulunda görevli...Gurur verici bir husus.
  • kınalardan biraz da hava iş başkanına da yollasınlar!!!

THY'de yaşanmış mikrofon sürtüşmeleri...

Hem tatilde olmam hem de bu hafta Başbakanlığa alınan A-330-200 uçağı” (tıklayın)dışında önemli bir haberin olmamasını fırsat bilip, zaman zaman çalışma hayatımda yaşadığım anılardan bir tanesini daha yazmaya karar verdim.

Bu anımı sizlerle paylaşırken hala THY de çalışıp bu anlatacağım olayları bire bir yaşamış arkadaşlarımın da kulaklarını çınlatmak amacındayım.

THY topluluğu içerisinde, (yöneticiler de içinde) hiç sevilmeyen ve monologları ile ünlü THY Genel Müdürü Tezcan Yaramancı ile ilk defa THY’deki tüm dernek yönetimlerinin birlikte düzenlediği bir organizasyonda karşılaşmıştık.

O zamanlar, THY’deki tüm derneklerin hepsinin bir araya gelerek birlik ve dayanışma amaçlı federasyon kurulması ve rutin toplantılarla biri birilerinin çalışma koşullarını, zorluklarını anlayıp hep birlikte davranmak üzere dayanışma içinde olması bir ilkti ve hala ilk olma özelliğini koruyor.

Bu birliktelik, sendika yönetimini de çok rahatsız etmiş ve kendilerine karşı sanki bir muhalefet yapılacak duygusu ile ruhsal bunalıma girmişlerdi. O zamanlardan anımsadığım bir kaç ismi vermeden geçemiyeceğim: TALPA Başkanı Kaptan Ertuğrul Biliçli ile TASSA Başkanı Zerrin Güner’in toplumcu yapılarını hiç bir zaman unutamadım.

Bizim bu fedarasyonumuz çalışırken, bir anda THY yönetimi değişmiş ve THY Yönetim Kurulu Başkanlığına Erman Yerdelen ( şu anda NTV Yön. Kur Bşk) Genel Müdürlüğe ise; Tezcan Yaramancı getirilmişti. Biz fedarasyon üyeleri olarak, yeni yönetime gelenlerle tanışmak ve kendimizi tanıtabilmek amacı ile kendi dernek bütçelerimizden bir kokteyl düzenleyip, tüm THY yönetim kurulunun yanı sıra genel müdür yardımcıları ve alt kadroları dahil THY genel müdürlüğündeki konferans Salonuna davet ettik.

Bu organizasyonun yürütülmesi ve sözcülük görevi ortak bir kararla bana verilmişti (Gökkuşağı grubunun liderlerinden Ali Gülçiçek, o zamanlar Muhabereciler Derneği başkanı idi.) Görevim; tüm THY yöneticilerinin katılacağı organizasyonu, dernekler adına hazırlamak ve THY dernekleri adına hazırlanmış bir bildiriyi okumaktı. O toplantıya katılmayan tek kurum, ne yazık ki sendikamızdı. Organizasyona sadece çiçek yollamakla yetinmiş bizzat katılma nezaketinde bile bulunmamışlardı.

Oysaki dernekler kendilerini ve meslektaşlarının ne iş yaptığını tanıtırken, sendikamız da orada olmalıydı ve tüm çalışanlar olarak “ayrımız-gayrımız yok” mesajı verilmeliydi.

Sonuçta; Bizim hazırladığımız bir kokteyl eşliğindeki toplantımız, THY’nin o zaman daha yeni göreve başlamış olan Yönetim Kurulu Başkanı Erman Yerdelen ve Genel Müdürü Tezcan Yaramancı’nın birlikte toplantı salonuna gelmesi ile başladı. Bildiriyi okumak için kürsüye yöneldim ve okudum.

Bildiriyi okur okumaz, Tezcan Yaramancı jet hızıyla kürsüye geldi ve bana ters bir bakış attıktan sonra mikrofona geçerek; “bu tür birliktelikleri ben tanımam” mesajını veren konuşmasında sıklıkla; “Ben ne dersem o olur”, “Buranın genel müdürü benim”, “ Siz, sadece çalışacaksınız” tarzında, oldukça sert vurguları olan bir konuşma yaptı. THY’nin üst yönetim kadrosunda olan yöneticilerin yanı sıra dernekleri temsilen katılan çalışanlar şok oldu. Salon bir anda sessizliğe büründü. Bu beklenmedik sert çıkışı kimse beklemiyordu.

Dernekler Federasyonunun sözcüsü olarak, devamlı benim gözlerimin içine baka, baka yaptığı bu konuşmada yanımda olan ve hala THY’de görevli Bayram Gencer arkadaşımız, Mühendisler Derneği yöneticisiydi. Tezcan Yaramancı konuşmasını bitirip Erman Yerdelen’in yanına giderken, kulağıma fısıldayarak; “Başkan; Dövseydi daha iyi olurdu, adam resmen bizi aşağıladı” der demez, son sürat kürsüye yöneldim ve mikrofonu kaparak; Tezcan Yaramancı’nın sert konuşmasını aynı sertlikle yanıtladım...

Tezcan Yaramancı, çıldırmış gibi tekrar kürsüye koşar adım yöneldi ve... “Bir toplantıda veya bu tür bir resepsiyonda en büyük konuşur ve ondan sonra başka biri çıkıp konuşamaz” diyerek beni bozmaya çalıştı ve yerine geçerken ben tekrar kürsünün yolunu tutmuştum bile. Ben tekrar kürsüye yönelirken, bir an durdu ve “Bu adam ne yapıyor?” der gibi, bana baktı. Ben kürsüye geçtim ve mikrofondan; “ Bu organizasyonu dernekler federasyonu olarak bizim düzenlediğimizi, bu nedenle burada kendilerinin sadece konuk sıfatı taşıdığını bu nedenle bu bizim tertiplediğimiz resepsiyon da en büyük sıfatını taşımadığını belirttiğimde; Dana’nın kuyruğu koptu!

Tezcan bey ve ben koskoca salonun tam ortasında, tüm THY üst yöneticilerinin ve başkanlarının gözü önünde, elli kollu bağıra bağıra tartışmaya başladık. Her an birbirimize fiziki olarak girebilirdik. Hiç kimse yanımıza yaklaşmayıp bu tartışmanın nereye kadar gideceğini uzaktan izlerken, koşar adım aramıza o zamanki genel müdür yardımcısı Sevgi Gümüştekin girerek; “Sefa bey, ben müsadenizle ayrılmak istiyorum” diyerek bu organizasyonun gerçek ev sahibinin dernekler fedarasyonu olduğunu Tezcan beye anımsattı.

Tezcan bey, bu beklenmedik gelişmeden sonra bir an durakladı. Bu arada, THY Yönetim kurulu başkanı Erman bey, şaşkın vaziyette kavgayı izlerken, yerinden fırladı ve yanımıza gelerek; Tezcan bey ve bana yönelik; Bu konuyu akşam bir başka yerde, yemekte konuşalım mı? Dedi. Tabii ki bu teklife sıcak bakmadık. Ben ve Tezcan Bey bir anda sustuk ve yanımıza gelen diğer dernek yöneticileri ( kaptanlar, mühendisler, kabin memurları vb.) eşliğinde salonu terkettik.

Eve gelip, yaşadığımız olayı ailemle değerlendirip “sanırım ben işten atıldım” dediğimde;” Boşver canın sağolsun” denilerek teselli bulmuş ve kendimi atılma moduna hazırlamıştım.

Ertesi gün, odamda çalışırken, bir telefon geldi. Arayan, genel müdürün özel kalemiydi. Tezcan beyin bürosuna çağrıldım. Geleceğimi bildirdim.. Doğal olarak, o anda, işten atılacağımı ve malum sarı zarfı bizzat bana vererek keyf alacağını düşündüm ve o zevki ona vermemek için istifa dilekcemi yazarak yanıma aldım.

Genel müdürlüğe gittim ve sekreterine; geldiğimi bildirdiğimde, sesimi duyan Tezcan bey odasından fırlayarak, kollarını iki yana açıp bana sarıldı ve “Sen ne sinirli adammışsın yahu!” diyerek beni odasına aldı. Son derece şaşırmıştım. Bir başka Tezcan Bey vardı karşımda. Sohbet etmeye başladık ve sohbet sonucunda o toplantıda olan tüm dernek yönetimlerini ertesi gün öğle yemeğine davet etti.

Toplantı sonrası Erman Yerdelen ile yaptığı özel değerlendirmede yaşanan olaylardan pişmanlık duyulmuş olsa gerek ki, çalışanların temsilcisi olan bizleri tekrar kazanabilmek amacıyla bu yemeği organize ettiği anlaşılıyordu.. Bizler de onun davetini kabul edip, Beyti Restaurant’a kalabalık bir grupla gittiğimizde, bizi kapıda karşılayıp hepimizin tek, tek elini sıkarak içeri aldı. Yemek boyunca masadaki herkesle sohbet etti ve sonucunda bu kavgayı tatlılıkla sonuçlandırmış olduk.

Buna benzer bir başka mikrofon sürtüşmesi 2005 yılında “Verimsizlik” iddiası ile emekliliğe zorlanan teknisyenler içinde yaşanmıştı. Çalışanlara yönelik “ya emekli ol ya da işten çıkarılacaksınız “ dayatması o zamanlar başlamış ve emekli olmayı seçmek zorunda kalan teknik kökenli çalışanlara yönelik, THY VIP salonunda THY genel müdürü ve üst yönetim kadrosunun hazır bulunduğu bir uğurlama partisi düzenlenmişti. Bu partiye çalışanların eşleri hatta çocukları bile davet edilmişti. Bu davet sırasında önce Temel Kotil konuşmuş ve konuklardan isteyenlerede konuşma hakkı tanınmıştı. Emekli olan teknisyen arkadaşlar, onların duygularını anlatabilmek için ve sanırım birazda serzenişte bulunabilme adına UTED başkanı olarak kürsüde benim konuşma yapmamı istemişlerdi.( o zamanlar hala THY de çalışıyordum)

Bu ricayı kıramayıp kürsüye çıkarak, oradaki arkadaşlarımın gerçek duygularını dile getirmeye fazla kendimi kaptırmış olsam gerek ki, o zamanki Genel müdür yardımcısı şimdiki THY Teftiş kurulu başkanı olan Orhan İkiz resmen mikrofon uma saldırmış ve konuşmamı kesmeye çalışmıştı.

Bu sürtüşmede Temel Kotil Bey, hiç beklemediğim bir şekilde Orhan İkiz’e müdahele etmiş ve “Bırakın Sefa bey konuşmasını bitirsin” diyerek tepki koymuştu.
Kısaca bu kişisel yapım, başıma çok dert açmasına rağmen yaptıklarımdan hiç bir zaman pişmanlık bile duymadığım gibi yine aynı durum ve ortamda kalsam sanırım aynı tepkileri verirdim diye hissediyorum.

NOT/ Erman Yerdelen halen NTV yönetim kurulu başkanlığını sürdürüyor.

Tezcan Yaramancı ise; 1992 de THY ye gelmeden önce Koç grubunda başkan yardımcılığı görevine kadar yükselmiş ve THY genel müdürlüğü ve yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevlerinden sonra Milenyum Bank ın yönetim kurulu başkanlığını yürütmüştü. Şu anda bağımsız olarak birçok şirkete danışmanlık veriyor.

Temel Kotil ise hala THY genel müdürü.

THY'de yaşanmış mikrofon sürtüşmeleri...

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (27)

Misafir ~ 5 yıl önce
hava iş in avukatı işveren ceo suyla beraber aynı kurumda görev alacak ve senin gibi yalakalar da gurur duyacak..bravo aynen devam...başkanın seni iyi mamalıyor belli...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Sefa Bey, Bir de su birek guresini anlat,hani finale kadar reay ready ile gittigin finalde ready'yi hadi anlayip da yenilmis sayildigin maci :-)))

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Evet Türkiyenin En Değerli Hukukçularından 5 Avukat E T İ K Kurulunda görevli...Gurur verici bir husus.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
kınalardan biraz da hava iş başkanına da yollasınlar!!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000