19 Aralık 2016, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.
  • Bankasyanın eski genel müdür yardımcısı teknikte şimdi teknikte Eğitim Başkanı m.demirkan. Bu adam görüntü vereyim diye epey uğraşıyor şirket de yiyor mu? Bunlar önüne geleni kendi şirketinde çalıştırır mı?
  • İşin özü:Kabin kokpit uçar para getirir tgs koşturur para getirir.genel müdürlüktekilerde aksırıp tıksırana kadar yer.16 maaş alır sabah 10 akşam 5 kart basar tümgün pc başında alışveriş sitesi gezer.
  • Thy zarardan nasıl dönerizin cevabını yine kendi yöntemiyle buldu. Taşeron mesaileri iptal . İş yükü aynı is yükü . Ya yetişecek ya yetişecek. Eski Türk filmlerinde gördüğümüz Alman işverenlere benzemeye gün gün devam ediyo. Calis calis pis Turko. Para? para yok .

THY'de bir damacana müdürü eksik!

Türk Hava Yolları, hisselerinin yüzde 51’inin halka açılmasıyla özel şirket statüsüne kavuştuğu tarih olan 2006 yılından itibaren hızlı bir büyüme sürecine girdi.  Star Alliance oluşumuna girilmesinden hemen sonra  geniş gövde uçakların ağırlıklı olarak filoya dahil edilmesiyle uzun mesafeli uçuşlara başlandı, Afrika keşfedildi, Uzak Asya’dan Amerika kıtasına, Avrupa’dan Rusya bölgesine kadar dünyanın birçok noktasına uçuş başlatıldı.

Bu agresif büyüme stratejisinin sonucu olarak Türk Hava Yolları dünyanın en çok ülkesine uçan havayolu şirketi unvanını da eline almış oldu. Bugün 114 ülkeye uçuş yapan THY, dünyanın en çok ülkesine uçan havayolu unvanını korurken, THY’nin stratejisinin bir parçası da buydu. Çünkü THY dünyanın hemen her noktasına uçarak bir nevi riski de dağıtıyordu.  Yani THY farklı kıtalarda geniş uçuş ağı oluşturarak yumurtaları farklı sepete koyma stratejisi ortaya koyuyordu. Avrupa’da bir kriz olduğunda Afrika’ya güveniyordu. Afrika’da bir sıkıntı olduğunda Rus pazarındaki etkinliğimi artırırım diyordu. Her bölgede etkin olma stratejisinin amacı, özünde bu idi. O dönem Türkiye’nin bölgesindeki komşularıyla da ilişkilerinde herhangi bir sıkıntı yoktu. Birkaç yıl öncesine kadar Suriye’de, Irak’ta, İran’da uçaklarımız tıkır tıkır uçuyordu. Ancak son yıllarda bölgemizde yaşanan sorunlar, birçok ülke ile bağlarımızı da kopardı. Bu beklenmedik durum, THY’nin stratejisinin ne denli önemli olduğunu da ortaya koydu. Yanı başımızdaki Suriye’de Halep ve Şam’a uçuşlar durduruldu ama THY diğer alanlarda güçlü olduğu için etkilenmedi.

Aynı şekilde Arap baharı sonrası Libya’da Bingazi, Misrata, Sebha ve Tripoli olmak üzere dört noktaya uçuşlar durduruldu ama THY başka noktalarda etkinliğini artırdı.

Ukrayna karıştı. Orada da Simferepol, Donetsk’e uçamadı. Sonrasında Dnepropetrovsk ve Ivano Frankivsk gibi noktalara uçuşlar durdu ama THY sarsılmadı.

Irak’ta Süleymaniye, Necef, Basra, zaman zaman Bağdat ve Necef’e uçulamadı,  etkin olduğu pazar geniş olduğu için THY bunların da negatif etkisini hissetmedi.

Afrika’da ebola salgını dolayısıyla zaman zaman bazı uçuşlarını geçici iptal etmek zorunda kaldı ama bu da sarsmadı.

Yemen’de Sanaa ve Aden’e uçuşlar durdu, Somali’de Mogadişu’ya, Mısır’da  en önemli  tatil destinasyonu Şarm El Şeyh’e uzun süre uçamadı.  Ama en ufak bir sarsıntı hissedilmedi.

Bu ülkelerde yaşanan sorunların THY’ye yansıması, yumurtalar farklı sepetlerde olduğu için devede kulak kaldı. O noktalarda kaybedilen milyonlarca yolcu başka pazarlarda telafi edildi.  THY büyüme stratejisini geliştirirken hep dünyadaki yaşanması olası krizlere göre refleks geliştirdi. Ama Türkiye’nin yaşayacağı olası ekonomik ve politik krizler göz ardı edildi. Aslında büyük sepet Türkiye’ydi. O sepet kırılırsa dışarıdaki yumurtaların bir öneminin kalmayacağı kesindi. Türk Hava Yolları bugün hiç ihtimal vermediği o sepetin altının sallandığını fark etti. THY dışarıdaki sepetleri yaparken içerdeki büyük sepeti unuttu. Bugün yaşanan sıkıntının sebebi de bu!

THY’DE ELİNİ SALLASAN MÜDÜRE ÇARPIYOR!
Türk Hava Yolları’nda şefleri, uzmanları geçtim, sadece müdür sayısının 600 civarında olduğunu biliyoruz. THY, krizin hissedilmeye başlamasıyla birlikte ilk olarak gözünü kabin ekiplerine çevirince ‘acaba devamında gereksiz müdürlüklere de el atılacak mı?’ diye düşündüm. Ama şu ana kadar THY’nin böyle bir politikası olmadığını görüyoruz. THY’de her şeyin müdürlüğü var.

Bir dönem yer hizmetleri şirketi TGS’de Damacana şefliği olduğunu biliyor musunuz bilmiyorum ama o şeflikten daha komik müdürlükler var THY’de. Elini sallasan müdüre çarpıyor tabiri tam yerinde olur THY için!

THY’nin bana göre en önemli personel gider kalemlerini yurtdışı müdürlükleri oluşturuyor. Döviz cinsinden maaşların yanı sıra kira yardımı, makam otomobili, cep telefonları vs…  THY 244 yurtdışı uçuş noktasına uçuyor ve bu 244 müdür demek!

Üstelik birçok şehirde üç-dört eleman, bir şef, bir müdür var… Neredeyse personel başına bir yönetici düşüyor. THY’nin gerçekten insan kaynaklarından tasarruf etme gibi bir çabası varsa gözünü önce kabin ekiplerine değil müdürlüklere çevirmesi lazım. Haftada üç gün uçulan ülkede müdürün ne işi var? Şeflik verilmesi yeterli olmaz mı? Ya da yakın bölgede birkaç  ülkenin tek bir müdüre bağlanması gibi formüller üretilemez mi? Amaç üzüm yemekse böyle yapılabilir, ama eğer amaç bağcıyı dövmekse onu bilemem!

POLİSİN SİREN SESLERİ ÜRKÜTÜYOR
Türkiye’nin içinde bulunduğu durum özellikle Avrupa uçuşlarında yüzde 40’a varan düşüşe neden oldu. Havayolu şirketlerinin doluluk oranları yurtdışında 3-4 puan geriledi. Yabancı turistlerin Türkiye ile ilgili ciddi güvenlik endişeleri var. Bu algının boşuna oluşmadığını biliyoruz. Bir yıl içinde yaşanan 13 metropol saldırısı turistlerin ayağınını Türkiye’den kesmesinin en önemli nedeni. Yabancılar Türkiye’ye gelmeye korkuyor ama gelenleri de daha gelir gelmez biz korkutuyoruz! Nasıl mı? Atatürk Havalimanı’nda günün hemen her saatinde polis sirenleri duymak mümkün. Gece gündüz demeden, hoparlörle trafiği kontrol etmeye çalışan polisler boğuk ve anlaşılmaz ses tonuyla, arada siren sesiyle trafiği yönetmeye çalışıyor. İyi niyetli olarak görevini yapmaya çalışsa da birçoğu Türkçe bilmeyen turistler sanki bir kargaşa var gibi hissediyor ve bu ortam ister istemez turistleri korkutuyor. Atatürk Havalimanı Mülki İdare Amiri ve Emniyet Şube Müdürü’nün bu konuda görev yapan polisleri uyarması gerekiyor. Zaten endişeyle Türkiye’ye gelen turistleri bir de hemen giriş noktasında siren sesleriyle ürkütmenin bir mantığı yok!

THY'de bir damacana müdürü eksik!

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (108)

alara su bakır ~ 9 ay önce
Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Murat ~ 9 ay önce
Bankasyanın eski genel müdür yardımcısı teknikte şimdi teknikte Eğitim Başkanı m.demirkan. Bu adam görüntü vereyim diye epey uğraşıyor şirket de yiyor mu? Bunlar önüne geleni kendi şirketinde çalıştırır mı?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Yer ekibi ~ 9 ay önce
İşin özü:Kabin kokpit uçar para getirir tgs koşturur para getirir.genel müdürlüktekilerde aksırıp tıksırana kadar yer.16 maaş alır sabah 10 akşam 5 kart basar tümgün pc başında alışveriş sitesi gezer.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
5M_odern Köle ~ 9 ay önce
Thy zarardan nasıl dönerizin cevabını yine kendi yöntemiyle buldu. Taşeron mesaileri iptal . İş yükü aynı is yükü . Ya yetişecek ya yetişecek. Eski Türk filmlerinde gördüğümüz Alman işverenlere benzemeye gün gün devam ediyo. Calis calis pis Turko. Para? para yok .

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000