25 Kasım 2013, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • Ve biz istiyoruz ki, yeryüzünde ezilip horlananlara bağışta bulunalım, onları önderler yapalım, onları mirasçılar haline getirelim.
  • Rahmetli dedemin bir lafi vardi,ZENGIN ARABASINI DAGDAN ASIRIR,FAKIRIN KAGNISI DUZ YOLDA SASIRIR.Bu ulkede ayrimcilik anayasal suc sayilmadikca,firsat esitligi yaratilip kast sistemi sonlandirilmadikca daha coooook ye kurkum ye muhabbetleri yapariz.
  • sefa bey verfiginiz bilgiler icin tesekkur ederim .bu arada cumhurbaskani celebiye plaket vermis hayirseverli olduklari icin neye gore kistas yapmislar acaba.ksdavraya cevirdikleri iscisinin tedavisini yarim birakan zihniyete hayirsever denilirmi.ve bu durumu ben cumhurbaskanina basbakana farkli tarihlerde ikiser tane dilekce ile anlattim.
  • Sendikanin hatalari tabi ki var ama ne sendikaymis arkadas yazayaza btiremediniz. Sizin Turkiye de begendiginiz sendika hangisi hak is mi Turk is mi ?calisanin hakkini satan sendika olsa kimse bu kadar elestirmez . Turkiyenin en iyi toplu sozlesmelerini bu sendika yapmistir hala da mucadelesini surdurmektedir. Tabi ki hatalari ve elestirilicek cok noktasi var Turkiye de sendikaciliga olan saldirilar en ust seviyeye cikmis nerdeyse yandas olan sendika kalmadigi ortamda biraz da destek olun kardesim.Sendika isverenin eline gectiginde mutlu mu olucaksiniz ?

THY VE HAVA-İŞ'İN SAHİPSİZ BIRAKTIĞI GARİBAN İŞÇİNİN DRAMI

Bu kişi; 2010 yılının 23 Ocak’ı 24 Ocak’a bağlayan gece yarısında, tüm çalışanları son derece üzüntüye boğan ölümlü bir kazanın sonucunda tutuklanarak hapse atılan, şüpheli Süleyman Bozkurt ‘du.

O zamanlar bu kaza ile ilgili köşe yazımda, THY de uygulanan De-icing konusuna değinmiş ve Güven Alkan kardeşimizin (Allah rahmet eylesin) hayatına mal olan bu kazadaki yanlışları eski bir hat bakımcı ve De-icing hocalık sertifikalı biri olarak kendi mantığım doğrultusunda yorumlayarak;

“AHL’de 24 Ocak 2010 saat 00.30 da yaşanan de-icing kazasında her zamanki gibi “vur abalıya” tarzı bir suçlama yapıldı. De-icing ve Push-Back konusunda deneyimli biri olarak THY’nin A-340 uçağı motor çalıştırıp de-icing yapılacak bölgeye gelindiğinde, uçağın motorlarının çalıştırmasında asistanlık yapan teknisyenin de-icing yapılan alanda uçak başına gelerek de-icing yapılmasına ve kokpitle arasında kulaklık irtibatı (interphone) olma şartıyla nezaret etmesi (asistanlık yapması) gerekmekte.

A-340 uçağının kaptanının de-icing işlemi ve sonucunda işlemin bittiğini ve kendisine etraf temiz, fren serbest demesi gereken doğru kişi teknisyendir. Bu olayda teknisyen de-icing yapılan yere gitmemiş veya gidememiş. Bu nedenle kaptanın teknik frekanstan acele uçak başına teknisyen istemesi ve de-icing uygulamasına nezaret etmesini istemesi gerekirdi. Ancak kaptandan böyle bir talep olmadığı biliniyor. Normal prosedür olarak teknisyen interphone kulaklıklığı ile kaptana “de-icing işleminiz bitti, araç uzaklaştı, taksiye serbestsiniz” demeden kaptanın deneyimsiz-ICAO marshalling el işaretleri konusunda eğitimsiz her hangi birinin el işareti ile bulunduğu yerden freni serbest bırakıp taksiye başlamaması gerekiyor.

De-icing yapılan bölgedeki hareketliliğin yoğun olmasının yanı sıra, hava şartlarının karlı, tipili ve karanlık bir ortam olduğu gerçeği ile aşağıdan sesli olarak uyarı almadan yetkili olup olmadığı bilinmeyen birinin el işareti ile taksiye başlamak yönetmeliklere uyacak bir uygulama değildir. Bu nedenle, kaptanın “aşağıdan işaret ettiler” veya follow-me operatörünün “işaret etmedim” tarzı cevaplarına inanmak zor olmakla beraber, ispatı da mümkün değildir.” Diyerek bilgim doğrultusunda suçlunun teknik ve kaptan olduğuna yönelik yorum yapmıştım.

Şimdi Süleyman kardeşimizin, 24 Ocak 2010 dan 12.11.2013 tarihine kadar tam 11 celse süren ve beraat le sonuçlanan hikâyesini kendi ağzından anlatarak,  THY’nin ve Hava-İş sendikasının yargı tarafından suçsuz bulunan bu arkadaşa yaptıklarını okurlarımla paylaşmak istiyorum. ( Süleyman Bozkurt un irtibat telefonu tarafımda mevcut olup gerekirse herkesle yüzleşebileceğini söylemiştir)

Süleyman kardeşimiz, bu kazadan sonra götürüldüğü karakolda yanında kimse olmadan kendi başına olayı anlatırken, kaptan Mehmet Yücekol’un yanında avukatı ve arkadaşları yer almıştır. Sabaha kadar karakolda sabahlanmış ve sabah savcılığa çıkıldığında yine Süleyman arkadaşımız yalnız, kaptan arkadaşımız ise avukat ve şahitleri ile yer almış ve ifade vermişlerdir.

Savcılık makamı bu ifadelerden sonra, Süleyman Bozkurt ve Mehmet Yücekol kaptanı mahkemeye sevk ediyor. Nöbetçi mahkeme Süleyman Bozkurt’un tutuklanmasına Kaptan Mehmet Yücekol’un ise tutuksuz yargılanmasına karar veriyor ve Süleyman kardeşimiz Metris cezaevine konurken, Mehmet Yücekol ise işinin başına dönüyor.

İki aya yakın metris cezaevinde yatan Süleyman Bozkurt, iki ay sonraki ilk celsede bilirkişi raporları ve hâkim kararı ile tutukluluğu kaldırılıp salınıyor ama dava senelerce sürüyor.

Bu yaşanan bir iş kazasıdır ve sorumlukları olanlar bellidir.

Bu süreçte THY ve üyesi olduğu Hava-İş sendikası ne yapmıştır. İşte Süleyman Bozkurt’un anlatımı;

Süleyman kardeşimiz, karakolda sendika temsilcisi Ayhan Uygun beyin kaptana ve yakınlarına geçmiş olsun demesine rağmen kendine bir geçmiş olsunu bile çok gördüğünü ve onu yalnız bırakarak çekip gittiğini iddia ediyor.

Bunun yanı sıra Hava-İş başkanına telefonla ulaştığını ve bir ara gel bir şeyler yapabilir miyiz bakalım denmesinden sonra yanına eşiyle birlikte gitmesine rağmen hiçbir maddi yardım alamadığını ve çoluk çocuk beş kuruşsuz kaldığından yakınıyor.

Bu arada, kazanın akabinde yazdığım yazının elindeki kendi suçsuzluğunu anlatan tek bilgi kaynağı olduğunu ve bunun bilirkişi ve mahkemede dile getirilerek konunun aydınlığa kavuşmasında büyük yardımı olduğunu ve bu yüzden ilk olarak bana telefon edip teşekkür etme gereği duyduğunu belirtti.  

Hâkimin, “kim bu yazıyı yazan” demesine karşılık o bizim De-icing hocamızdı. Şimdi emekli oldu ve yazarlık yapıyor diye cevapladığını ve olayın aydınlanmasında bu yazının kendini savunabileceği tek yazılı metin olduğundan bahsetti.

Şimdi buradan THY ve Hava-İş yönetimine ayrı, ayrı soru sormak lazım.

Öncelikle; Tabii ki THY’nin yönetimine;

 Bir iş kazası sonucunda suçu sabit olmamış ve mahkeme aşamasında olan bir çalışanına maaş vermemekle birlikte kardeşim bir yardıma ihtiyacın var mı bile demeyerek Süleyman kardeşimizi yalnız bırakmak hem idari hem vicdani olarak size yakıştı mı?

Bunun yanı sıra, tutukluluk sonrası dışarı çıkan ve tutuksuz yargılanan Süleyman Bozkurt u bazı prosedürlerin tamamlanması lazım diyerek iş başı yaptırmayıp çoluk çocuğunu ve kendini parasız pulsuz bırakmak ve tutukluluğu bittikten beş ay sonra işe almak durumunda kalıp akabinde emekliliğini iste yoksa biz seni atarız diyerek kapıya koymak hangi vicdana sığar?

Şu anda bu kişi suçsuz bulundu.  Vicdanınız ne diyor acaba? İçinizde her hangi bir sızı oluştu mu? SIZI var mı SIZI?

Bu kazada THY/Tekniğin yönetmelik gereği (Bilhassa büyük gövdeli uçaklarda) orada teknisyen bulundurma şartı varken bulundurmamasına yönelik bir araştırma yaptınız mı? Yaptıysanız kime ne ceza verdiniz?

Süleyman Bozkurt iki ay sonra cezaevinden çıkıp tutuksuz yargılanmaya başladığında neden onu da Mehmet Yücekol kaptan gibi iş başı yaptırmadınız?

Hava-İş yönetimine; Grevcilere yaptığın maddi yardım belli iken, bir üyenin uğradığı bir iş kazası sonrasındaki mağduriyetini giderecek maddi yardım yapmak tüzüğüne mi yoksa vicdanınıza mı aykırı idi. En azından kadrolu avukatını bu dava sonuçlanana kadar bu gariban işçine yollamamak mı toplumculuk muş? Hadi canım sende…

Sonuç olarak; İnsan olmanın olmazsa olmazı olan Vicdan sorununuz mu var? Bu nedenle, THY ve Hava-iş yönetimleri yer değiştirse bile işçi adına bir değişiklik olacağını hiç sanmıyorum. Her iki yönetimde kendine karşı olanı işten atıyor. Her iki yönetimde de yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi vicdani sorun var. Her iki yönetimde de tek adamlık var. Koltuk hırsı her ikisinde de mevcut. Her iki yönetimde demokrasiden nasibini almamış. Kısaca; Al birini vur diğerine…

************

Bu arada geçen haftaki yazıma ilginç bir yorum atarak beni güldüren okurumuzun önce yorumunu tekrar yazıp ona cevap vermek istiyorum.

İşte o yorum;

“Dostunuz kalmayacak. Yine her kurumu kılıçtan geçirmişsiniz. Hükümet, YÖK, Bakan, Sky hepsi nasibini almış. Korkarım bir gün kimseyi bulamayıp kendi kendinizi eleştireceksiniz. Sevgilerimle...”

Buradan cevaplıyorum;

Değerli kardeşim; Geçen haftaki yorumunda, THY ve Hava-İş den bahsetmemiş olduğunu gördüğümden bu hafta diğerlerini de senin tabirin ile kılıçtan geçirdim. Yaşamımda dost kazanmak adına doğrulardan taviz vereceğime hiç yazı yazmam daha iyi. Sevgilerimle.

NOT/ www.sefainan.com da Kazan B737 kazasındaki Kara Kutu bilgileri ve Lufthansa-Emirates flörtü ve olası birleşmenin THY’ye olan etkilerinin değerlendirilmesini okuyabilirsiniz. 

THY VE HAVA-İŞ'İN SAHİPSİZ BIRAKTIĞI GARİBAN İŞÇİNİN DRAMI

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (22)

iPhone Uygulaması ~ 3 yıl önce
Ve biz istiyoruz ki, yeryüzünde ezilip horlananlara bağışta bulunalım, onları önderler yapalım, onları mirasçılar haline getirelim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Aviatior ~ 3 yıl önce
Rahmetli dedemin bir lafi vardi,ZENGIN ARABASINI DAGDAN ASIRIR,FAKIRIN KAGNISI DUZ YOLDA SASIRIR.Bu ulkede ayrimcilik anayasal suc sayilmadikca,firsat esitligi yaratilip kast sistemi sonlandirilmadikca daha coooook ye kurkum ye muhabbetleri yapariz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
İsim / Rumuz ~ 3 yıl önce
sefa bey verfiginiz bilgiler icin tesekkur ederim .bu arada cumhurbaskani celebiye plaket vermis hayirseverli olduklari icin neye gore kistas yapmislar acaba.ksdavraya cevirdikleri iscisinin tedavisini yarim birakan zihniyete hayirsever denilirmi.ve bu durumu ben cumhurbaskanina basbakana farkli tarihlerde ikiser tane dilekce ile anlattim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
iPhone Uygulaması ~ 3 yıl önce
Sendikanin hatalari tabi ki var ama ne sendikaymis arkadas yazayaza btiremediniz. Sizin Turkiye de begendiginiz sendika hangisi hak is mi Turk is mi ?calisanin hakkini satan sendika olsa kimse bu kadar elestirmez . Turkiyenin en iyi toplu sozlesmelerini bu sendika yapmistir hala da mucadelesini surdurmektedir. Tabi ki hatalari ve elestirilicek cok noktasi var Turkiye de sendikaciliga olan saldirilar en ust seviyeye cikmis nerdeyse yandas olan sendika kalmadigi ortamda biraz da destek olun kardesim.Sendika isverenin eline gectiginde mutlu mu olucaksiniz ?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
nesevimli ~ 3 yıl önce
Sefa arkadaş;Şöven bir UTED çidir.Dünyaya bakışı şöven bir dernekçilikten ileri değildir.Ne yazıkki Ayçin düşmanlığıda asla bitmemiştir.
Yuhh ~ 3 yıl önce
Ya yazar ispatlı yazı yazıyor isim veriyor ve yapılanları adamın ağzından anlatıyor size yine yaranamıyor. Doğru söyleyeni kırk köyden kovarlar sözüne uygun bir yorum atılmış. Yazıda ne yanlış var bay çok bilenler.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000