19 Aralık 2011, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • Sefa Bey merhaba, Ali Kıdık Beyin son yazısına gönderdiğim hakaret içermeyen eleştiri dolu yorumlarım yayınlanmamaktadır. Kendisine sorablirsiniz. Bu süreci nasıl yönetiyorsunuz? Adil bir sistem yoksa sitenize bundan sonra yorum yazmayacağım ve aleyhinizde diğer forumlarda kampanya başlatmayı düşünuyorum. Haklı gerekçelerimle insanları ikna edeceğime eminim. size yazdığım yorumlarım yayınlandığını gördüğüm için bu kişiyle ilgili olduğunu düşündüğüm bu sorunu çözeceğinize inanıyorum. Teşekkürler.
  • gercekten istemiyormus akademik kariyer.``back round`` neyse ondan akademik kariyer yapanlarda yok cunku
  • Akademik kariyer Havacılık akademik kariyere bakmaz. Havacılık kendine has ve özel bilgiler içeren bir sektördür. Tecrübe ister,back round ister. Pazarlaması,ticareti bile özeldir. Sen al ünivesriteden bir prof hemde teknik üniversite uzay bilimlerinden olsun ne yazar. Uçak imal etmiy THY işletmeci firma. Bu iş farklı Cahilce yorum yapmayalım lütfen.
  • Ya THY ezip geçiyor, verimsiz yabancılardan bazılarını evlerine gönderiyor. Korku diger yabancıları sardı. Gideceğini anlayan haçlı saldırılarına başladı. Siz telefonla arayıp hala söylenenler Dogru mü yanlış mı diye araştırmaya devam edin. THY yi son yillarda uçuran kişilerin biraz akademik kariyerlerine baksanıza ....

THY SİLKELEN VE KENDİNE GEL!

Her zaman düşünmüşümdür; savaş muhabirlerinin, toplumsal direniş hareketlerinde güvenlik güçleri ile karşı karşıya kalan eylemcilerin; dayak yerken, yaralanırken veya savaşta ölmek üzere olan birinin fotoğrafını çekmesi, nasıl bir meslek aşkıdır? anlayabilmiş değilim.

Bu konuyu bazı gazeteci arkadaşlarımla tartıştığımda; “bu bizim işimiz, bu tür olayları kamuoyuna fotoğraflarıyla birlikte duyurmak için para alıyoruz” diyorlar. Bu bir görev olabilir. Haber müdürünün veya şefinin isteği olabilir. Hatta; “ya doğru dürüst bir haber ve fotoğraf getirirsiniz, ya da siz bilirsiniz...” diye aba altından sopa da gösterilmiş olabilir. Ama bu tür bir olayla baş başa kaldığımda; yerde yatan sürüklenen veya kan kaybeden bir insanın fotoğrafını çekip merkezime ileteceğime, ona yardımcı olmak en azından fotoğraf makinamı boynuma asarak, kan kaybını durdurabilmek için çalışacağımdan hiç şüphem yok.

Çünkü; ben öncelikle bir insanım ve insan yaşamının her türlü meslekten ve getirisinden çok daha önemli olduğuna inanıyorum. Kısacası; ben bu işi yapamam.

Yazılarımda her zaman vurgularım, biliyorsunuz. Sektörümüzün profesyonelleri olan çalışanlarla ve diğer okurlarımla aramızda inanılmaz bir iletişimimiz vardır.

Sektörün içerisinde fazla gözükmediğim halde, birçok haber kişisel mailime ulaşır. Tabii ki; o haberi önce araştırır, sonra yazar veya yazdırırım. Çok sağlamcıyımdır. Bu nedenle, şimdiye kadar yazdığım bir yazı nedeniyle mahkeme celbi almadım. Mahkemeye veren olursa da, sizi temin ederim ki, elimde bir dolu delil ve belge ile orada olurum.

Yine böyle bir durum söz konusu. Geçen hafta Danimarka gazetelerinde, Türkiye’deki uçuş emniyetini konu eden bir haber manşetlerde yer aldı. Tabii ki bazılarımız, bu haber için “haklılar“ derken, bazıları da, vatan-millet-ırkçılık-ticari itibarımız soslu bakış açısından bakarak; Türkiye’nin ve THY’nin saygınlığını kasıtlı olarak zedelemeye yönelik bir haber olarak değerlendirdi.

Bu haber; Bizim gazetelerde yer almadan önce, 11 Aralık gecesi tarafıma bir mail ile gelmişti. Danimarka’da uçan bir Türk pilottan gelen mailde; Danimarka basınında yer alan bu haberin manşetlerdeki yerinin linkleri verilmiş idi. Sabah olduğunda, aynı haberi gazetelerde okudum ve ardından Danimarkalı bir Türk pilottan, konunun nasıl ve ne şekilde geliştiğine yönelik bir mail daha aldım.

Araştırmacı yanım; bu mailin, yalan-yanlış bir yerden gelip gelmediğini kontrol etmem gerektiğini emrediyordu. Gelen maile yanıt vererek, kendisi ile konuşmak istediğimi yazdım, telefon numarasını istedim. Telefon numarasını verdi ve 0045 kodla başlayan numarayı çevirdim.

Bu kişinin, kesin pilot olduğunu anladım. Ancak, bu pilotumuz; “ilgili mailinizi isimli veya isimsiz yayımlamamı kabul eder misiniz?“ soruma; “HAYIR” lütfen ismimle yayımlamayın, ben size güvenerek bu maili bilgilenmeniz açısından yolladım. Bunu yayımlarsanız, benim Türkiye’de uçma şansımı tümüyle yok edersiniz ”dedi.

Bende bu pilotları tanıyorsunuzdur. Neler konuşuyorlar bu gazete haberinin tercümesi nedir dediğimde medyamızda yer almamış bazı beyanların orijinalini ve kendi yaptığı tercümesini ve başından geçenleri sizlere aynen noktasına, virgülüne dokunmadan ve henüz basınımızda yer almamış bir haberi daha sizlere sunuyorum. ( TIKLAYIN )

Aslına bakacak olursanız bu maili gazetecilik açısından değerlendirmem gerekirdi. Almışsın tam gündemlik bir mail “Danimarkalı Pilottan THY’ye” diye at bir başlık reytinge bak. Aynen; kan kaybından ölmek üzere olan bir insana, yardım etmektense resmini çekmeye çalışan bir muhabir gibi davran. Olacak iş mi? Tabii ki olmaz. Basınımızda rüzgârın seyrine göre fırıldak gibi dönen yazarları ve onun bunun özel hayatını deşifre etmeye meraklı tiplerin haber tarzını gördükçe benden gazeteci falan olmaz diyorum.

Şimdide gelelim Danimarkalı 13 pilotun THY’yi haber yaptırmaları konusuna;

Bence bu konunun iki bacağı var. Birinci bacak; bu anlatılanlar doğru mu? İkinci bacak ise; Doğru ise bu anlatılanlara “Kol kırılır yen içinde kalır” mantığında bakarak, bilgiler yanlış ve kasıtlıdır mı demeliyiz.

Her zaman yaptığım gibi; bu konuyu sizin yorumlarınızla aydınlatacağız.

Danimarka basınının vermiş olduğu haberi okuduğunuzda; SHA olarak da, kişisel olarak yazdığım köşe yazılarında da buna benzer konulara defalarca dokunduğum ve dokunduğumuz bir gerçek. Bunlar yeni bilgiler ve suçlamalar değil. Bir tek farklılık; birinin yurt içindeki medyamızda, diğerinin Danimarka’da yayınlanmış olması. Yani, yabancı yazınca önemli olup tüm yetkililer cevap verme gereği duyarken, bizler yazınca ses seda çıkmıyor. İLGİNÇ.

SHA (Sivil havacılık akademisi) de, aramızda her branştan kişiler var. Yani bir olaya veya konuya farklı ya da ortak olarak bakıyor ve tek sonuca varıyoruz. Havacılığımızın genel sorunlarını bir bildiri ile kamuoyuna duyurmuştuk. Bu bildiriyi, SHGM Genel Müdürü Bilal Ekşi‘yi ziyaretimizde de elden sunmuşken, geriye dönüp; “siz yanlış düşünüyorsunuz” diyen kişi veya kurum olmadı. Hal böyleyken, Danimarka basınının vermiş olduğu benzer kuşkuları içeren bir haber, anında etki yarattı.

THY bu suçlamalarda hemen savunmaya geçip; “yok böyle bir şey” diyeceğine, “arkadaşlar; iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batıralım” diyerek, bu suçlamalarda hiç mi kendine pay çıkartmayacak?

Bu şikâyetçi pilotlar sadece Danimarka’dan değil altı farklı ülkeden. Bu haber diğer ülkelerde de yayınlanırsa THY en azından prestij açısından çok büyük zarar görür.

THY bu haberin doğruları yansıtıp yansıtmadığı konusunda dalaşacağına politik davranıp ilgili gazeteye teşekkür edip derhal bu yazılanların doğruluğu anlayabilmek için inceleme başlatıyorum demeliydi.
THY’nin üst yönetiminin uçuş emniyetini bilmesi gerekmez. Zaten bu mümkünde değildir. Ancak, bu suçlamaları ve bilmedikleri bu konuyu sadece Uçuş işletme genel müdür yardımcısının veya uçuş işletme başkanının sözlerine bakarak değerlendirmek yaptıkları en büyük yanlıştır. Bu, suçlu olabileceği muhtemel bir kişiye sen suçlu musun demeye benzer.

Sivil havacılık, uluslararası kurallarla yönetiliyor. Çünkü her ulusun uçağı, biri birinin hava sahasının üstünde gidip geliyor ve her ulusun yurttaşı bir başka şirket tarafından da taşınıyor. Bu nedenle; bir ülkenin havacılığında bir sorun olduğu iddia ediliyorsa, bu konu uluslararası boyutta değerlendirilir. Ya da değerlendirilmelidir. Bu nedenle SANA ne bizim havacılığımızdan dediğinizde SAFA (yabancı ülkelerde yapılan ramp denetimi) ları acımasızca yersiniz.

Şüphesiz, bazı durumlar Avrupa ülkelerinin bizim Türk şirketlerine yönelik bir baltalaması da olabilir. Bu ayrıntıyı da gözden kaçırmamalıyız ama Güneşin balçıkla sıvanılamayacağını da unutmamalıyız.

Şimdide gelelim Nuri Sakarya kaptanımızın bir anda Tu-Kaka ilan edildiği duruma;

Özü sözü doğru insanlar, bir konu hakkındaki düşüncelerini orada burada farklı olarak yansıtmazlar. Ne düşünüyorlarsa, bu onların fikri olup her yerde bunu özgürce çekinmeden söylerler. Kaptan Nuri Sakarya daha önce Dernek genel Sekreteri iken kendine sorulan bir soruya o gün Dernek adına verdiği yanıtı doğrular şekilde; konuştuğumuz ve yazdığımız gibi cevap vermiş ve şimdi doğruları söylemekten dolayı suçlanıyor. (Bu beyan TALPA yı da bağlar)

THY yönetim olarak Nuri kaptanı neyle suçlayacak? Bu konu ile ilgili savunma isteseler olay büyüyecek savunması medyaya düşecek ve belki de Danimarka medyası bunu da habere dönüştürüp karalama kampanyasına devam edecek.

THY de böyle yapıyor ve en iyi kaptanını “verimsizlikle” performans düşüklüğü, hastalık vb… suçluyor. Netice belli. Savunmasını okumadan performans düşüklüğü nedeniyle işten atacak.

Beklediğim sonuç ne yazık ki bu. Tersi bir karar inanınki beni çok şaşırtır.

Evet; THY’nin en deneyimli ve bilgili kaptanlarından biri olan Nuri Sakarya, Uluslararası havacılık arenasında da tanınmakta olup aynı zamanda Türkiye’deki en deneyimli tek kaza önleme ve inceleme uzmanımız. Mükemmel İngilizcesi ve efendiliği ile tanınmış TALPA‘da Genel Sekreterlik yapmış birisi olup mensubu olduğumdan gurur duyduğum SHA’nın bir üyesi.


TALPA, bu üyesine kol kanat gerer mi? Araya girip; doğruları her yerde haykıran bu kaptana yönelik idari uygulamalar hakkında, THY yönetimine, yanlış yaparsınız veya yapıyorsunuz der mi? Yoksa oda suyun akışına göre hareket edip potansiyel bir TALPA başkan adayını bu şekilde ekarte etmenin keyfini mi sürer onu birlikte gözlemleyeceğiz.

Ayrıca, bu ve buna benzer konulardaki eksikliklerimizi, sadece Nuri Sakarya kaptan söylemiyor ki. Bunu bizler de söylüyoruz. Şimdi yanlışları söylüyoruz, bunlar da yabancı basının eline geçer diye yazmayacak mıyız? Bizler de mi yabancıların oyuncağıyız?

Buna inanan var mıdır? Yani, THY bu suçlamalar için kendi içinde bir araştırmaya girmeye gerek duymayacak, yani iğneyi kendine batırmadan, direk çuvaldızla Avrupa medyasına saldıracak. Sizce doğrusu bu mudur?

THY, insanlarımızın duyarlılığını kullanarak ulusal ajitasyon yapabilir. Danimarka’nın Türkiye düşmanlığı yaptığını da savunabilir. Bunlar doğru da olabilir. Ancak, yine de var olan eksiklikleri lafla örtemez.

Kralın çıplaklığını, sadece Danimarka basını yazmadı ki? Herkes yanlış, sadece THY yönetimi ve kalemşorları mı doğru söylüyor? Bu arada Sevgili Hakan Çelik e bir iki laf sokuşturayım; Hakan bey; Devamlı THY yöneticilerini programınıza konuk ediyor ve PR yaptırtıyorsunuz. Bir seferde THY’nin gidişatını eleştirenleri konuk etseniz de kamuoyu gerçek nedir kendisi yorumlayabilse. Medyanın görevi farklı görüş ve düşünceleri kamuoyuna yansıtmak değil midir?

Kısaca; Bu konu, insan yaşamını bire bir ilgilendiren bir konudur. “Kol kırılır yen içinde kalır” mantığı ile bakılamaz.

Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar örneği, bu kadar yerli ve yabancı suçlamalardan, sadece Nuri kaptan sorumlu tutularak ve kovularak mı işin içinden çıkılacak? “Sen sağ ben selamet” veya “Tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna” mı denilecek? birlikte göreceğiz.

THY’mize kazasız belasız uçuşlar dileğimle…

NOT/ TALPA Demokratik(!) Aday listesi… ( TIKLAYIN )


THY SİLKELEN VE KENDİNE GEL!

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (48)

Misafir ~ 5 yıl önce
Sefa Bey merhaba, Ali Kıdık Beyin son yazısına gönderdiğim hakaret içermeyen eleştiri dolu yorumlarım yayınlanmamaktadır. Kendisine sorablirsiniz. Bu süreci nasıl yönetiyorsunuz? Adil bir sistem yoksa sitenize bundan sonra yorum yazmayacağım ve aleyhinizde diğer forumlarda kampanya başlatmayı düşünuyorum. Haklı gerekçelerimle insanları ikna edeceğime eminim. size yazdığım yorumlarım yayınlandığını gördüğüm için bu kişiyle ilgili olduğunu düşündüğüm bu sorunu çözeceğinize inanıyorum. Teşekkürler.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
gercekten istemiyormus akademik kariyer.``back round`` neyse ondan akademik kariyer yapanlarda yok cunku

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Akademik kariyer Havacılık akademik kariyere bakmaz. Havacılık kendine has ve özel bilgiler içeren bir sektördür. Tecrübe ister,back round ister. Pazarlaması,ticareti bile özeldir. Sen al ünivesriteden bir prof hemde teknik üniversite uzay bilimlerinden olsun ne yazar. Uçak imal etmiy THY işletmeci firma. Bu iş farklı Cahilce yorum yapmayalım lütfen.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Ya THY ezip geçiyor, verimsiz yabancılardan bazılarını evlerine gönderiyor. Korku diger yabancıları sardı. Gideceğini anlayan haçlı saldırılarına başladı. Siz telefonla arayıp hala söylenenler Dogru mü yanlış mı diye araştırmaya devam edin. THY yi son yillarda uçuran kişilerin biraz akademik kariyerlerine baksanıza ....

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000