21 Ekim 2013, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • ben sizi ciddiye alıp yazınızı okuyup yorum yapıyorum siz benim yorumumu küfür hakaret olmadıgı halde yayınlamıyorsunuz oylemı nerde kaldı etık deger kendınıze saygınız yokmu hanı seytanın avukatlıgını yapmıssınız olan yazı bu da senın ımtıhanındır
  • sayın ınan gercekten yazınız çarpıcı ve konunun hiç insanın aklına gelmeyecek taraflarınıda insanlara hatırlatıyor fakat bu yazıda biraz da şeytanın avukatlıgınıda yapmıssınız özellikle de grevin 2015 yılına sürebilir tahmininde burda delege korkutmaksa niyetiniz emin olun şimdiden millet korkmaya baslamıştır ama gerçekçiolursanız şunuda ğörürsünüz 1 şirket greve ragmen eleman alımına devam ediyor alacaktırda 2 şirketi sahipsiz bırakmayan bunuda deklare eden bakanlarının yanı sıra birde destekcisi bazı hukuk daireleri çıktı yani sendikaya hercepheden saldırı var zaten bu saldırılar sizce ayçinemi yoksa sendikayamı hal bu iken bu sektörün bir neferi olarak delegeye yeni korkular zerketmeniz ne kadar etik veya benmi yanlış yorumladım saygılarımla
  • Kızıl sendikaymış...bu saatten sonra redhack gelse beyhude canım.çok bilen kaptanlarla grev olmadığınıda gördük,seçimmiş hadi ordan.
  • Hava İş in 24. Dönem Toplu İş Sözleşmesi Süreci !! İşçinin Gözünden !! (Olağan Genel Kurul Süreci ) 1) Bir dizi görüşmelerde grev tehdidini ağzından düşürmeyerek ; ki işverenin de bir gecede grev yasasını meclisten geçirmesine sebep olup dolayısıyla yine 305 arkadaşımızın işinden olmasına tetikleyen de budur , 23.dönem toplu iş sözleşmesi yüksek hakem kurulunca karara bağlanmıştır. Neticede işçi iradesinin olmadığı bir toplu iş sözleşmesi ardından işçiler toplu iş sözleşmesi ihlalleri karşısında bireysel girişimlere itilmiş, sendikal hareket olarak ise malumunuz hukuki sürelere ve süreçlerle toplu iş sözleşmesi ihlallerinin önüne geçmek mümkün değildir. 24.dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerini tarihinin en hızlı uyuşmazlık süreci haline getiren hava iş yönetimi; uzun süren çabalar sonucu geri kazandığımız grev hakkımızı kullanabilmek için yine büyük çaba sarfetmiştir . 2) Hava İş Yönetimi ; grev kararı aldıktan sonra hazırlık ve strateji planı yapma gereği duymamış, ya grevin erteleneceğini ya da işçinin tereddütsüz katılacağını düşünerek düşünerek günün gelmesini sabırsızlıkla beklemiştir. 3) Hava İş Yönetimi ; iş yerinde grev süresince huzuru sağlamaya yönelik bir çok adım atmıştır !! A) İşçilere niçin greve çıkıldığını dolaylı ve asılısız sebelerle açıklayarak işçileri örgütleyememiş , günümüz şartlarında bir takım gerçekleri görememiş ve işçisine zerre kadar kulak vermemiştir. B)İşçisinin greve örgütlenmesi için büyük çabalar sarf eden hava iş yönetimi ki ; broşürler basılmıştır, 3 ten fazla sendika temsilcisi ve hatta ve hatta Atilay Ayçin lutfedip bizzat ekip odasına gelerek grev için nabız yoklamış ve grev şarkısı bile bestelenmiştir : Bu uçak burdan kalkmaz !!!! C) Grev günü geldiğinde hertürlü MADDİ VE MANEVİ gücünü bu grevin kırılması için sarfeden işveren karşısında günümüz şartları gereği hava iş yönetimi greve 3-0 yenik başlamış ve de gerisi de çorap söküğü gibi gelmiştir. D) Görünen tablo karşısında Hava İş yönetimi işçisinin neden böyle davrandığına anlam verememiş , yenilgiyi asla kabul etmemiş ve dik duruşunu sergilemeye devam etmiştir. Greve çıkanla, grevi kıranı birbirinden ayırmış ve greve çıkanları çıkmayanlar için kışkırtırken ; greve belli sebeplerden dolayı çok isteyipte çıkamayan arkadaşlara ( Atilay Ayçinin kendi sözünüdür bu ) bir süre sonra samimi ve sıcak yaklaşma kararı almıştır. Greve çıkan işçiler ise, toplu iş sözleşmesi konusunda şerefi ve namusu üzerine yemin etmiş Hava İş başkanına güvenmişlerdir ... E) Tehditlerle; evet tehditle, tissiz kalma korkusuyla, haklarından olma korkusuyla, namus şeref sözleriyle greve çıkarılan personel sendikaya toplu iş sözleşmesinin imzalanması konusunda görüş bildirdiğinde ise kendilerine grevin istikrarı açısından kendilerine kapı gösterilmiştir. Çünkü onlar borç sahibi insanlardır ve Hava İş başkanı her yıl toplu iş sözleşmesi imzalanan bir işyerinde işçinin uzun vadeli borçlara girmelerini akılcı bulmamaktadır... Hava İş yönetiminin de bütçesi kısıtlı olduğundan 80 gün grev yapan işçiye maddi destek sağlanamamış, işçinin evinden gelen erzakla grev alanında yeryüzü sofrası kurulmuştur. Zira bugünlerde anlaşılmaktadır ki sendika bütçe yönetimi yapmış kuşe kağıda büyüklü küçüklü broşürler afişler basmış ve temsilcilerine baskılı gömlek yaptırmıştır. ( Bunları bireysel olarak kendileri karşılamış olmaları da ihtimal dahilinde tabii ...) 4) Hava İş yönetimi grevin 5. Aya girdiği günlerde enerjisini ve kaynaklarını olağan genel kurul öncesi iyiden iyiye kullanmaya başlamış ; işçiler greve çıkılma sebebi 5 ay öncekinden bile daha güzel anlatıştır... 5) Yine 5 ay önce toplu iş sözleşmesinden kesinlikle yararlandırılmamakla tehdit edilen kelle koltukta greve çıkan işçi ya da sendikaya olan güvensizliği yüzünden grevi iş güvencesi tehdidine rağmen kıran işçiler kucaklanmaya başlanmıştır . Grevdeyken grevin başarısızlığıyla ilgili uçan arkadaşlarımızı suçlayan , bizleri kışkırtan temsilciler , Hava İş genel başkan yardımcısı, pür neşe güzide crewlounge'ımızda grevi başarısız kılan işçilerle seçim propagandası yapmaktadır... Atilay Ayçin de gelecektir ama eminim işveren apron kartını bir takım eksikliklerden dolayı iptal etmiştir. .. Neyse saptım yine herkes gibi 24. TİS falan diyodum ama durum buyken arkadaşlar yaklaşan seçimlerle ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Böylesine güzel yönetilen bir sendikamız varken seçim kabininde tek başınızayken içiniz rahat olsun arkadaşlar. Bir sendika böyle güzel, böyle güzel yönetililebilir ancak. Dik duruş var, sisteme köle olmayan bir sendika yönetimi var, siyasetimiz var. Toplu iş sözleşmesi ve iş güvencemiz de olur bi ara.. daha ne olsun. Bu arada mahkemelerde ve bireysel olarak grev yapılabilir, beğenmeyen işine geri dönebilir zira; 24 yıllık sendika başkanı kimseden akıl alacak değildir, beğenmeyene kapı itina ile gösterilir.

THY GREV’İ 2015 OCAK AYINA KADAR SÜREBİLİR VE HAVA-İŞ TE OLASI KOALİSYON HESAPLARI

Eskiden delege seçimleri yapılmadan önce, hangi işyerlerinde ve hangi tarihlerde delege seçimi yapılacağının yanı sıra işyerlerinde kaç delege çıkartılacağı önceden ilan edilirdi. Bu seneki delege seçimlerinde her nedense işyeri delege seçimlerinin ne tarihleri nede kaç delege çıkartılacağı belirtilmemiş.  Örneğin; Uçuş işletme, İzmir,  İst Anadolu, THY Genel Müdürlük ve THY Eğitim delege seçimlerinin tarihleri hala bilinmemekle birlikte ilgili işyerlerinin delege sayıları da net değil. Bu davranış biçimi her ne kadar yasaldır bilemem ama, etik olmadığı ve farklı hesaplar içerdiği kesin.

Malum günümüzde kazanmak için her yol mubah sayılıyor. Etik değerler, adil olma, teamüller gibi önemli unsurlar rafa kalktı. Önemli olan seçimi kazanmak denmeye başladı. Günümüzde, seçil de nasıl seçilirsen seçil mantığı doğrultusunda bir dolu atraksiyonlar yapılmakta olduğunu sizler gibi bende gözlemliyorum.

Bu seçim hesapları sadece sendikalara mahsus da değil.

Örneğin;  Suriye’den ülkemize mülteci olarak gelenler için 600.000 sayısı telaffuz edildiğini sizlerde duymuşsunuzdur. . Bu 600.000 kişinin seçimlerde Türk vatandaşı yapılıp oy kullandırılacağı söyleniyor. Bu ne kadar etikse, sendikanın yaptığı delege seçimlerindeki bazı kuralsızlıklar da, o derece etik sayılır. Madem ithal vatandaşlarımız olacak delegelerimiz neden olmasın?  Bu işlerin artık çivisi çıktı, bir hırstır gidiyor. Bu nedenlerle ben yapılacak sendika yönetim seçimleri bittiğinde yazılacak çok konu çıkacağından eminim.

Bu nedenle sendika genel kurulunda ithal delegelere hazırlıklı olmak lazım. Her zaman yazdığım üzere, bir seçimde gücü elinde tutan iktidar yönetimi, her zaman için %30 avantajlıdır. 

Şimdi de gelelim mevcut sendika yönetimine bir soru sormaya;

Bilindiği üzere, Uçucu Ekiplerin 36 saat Dinlenme Hakkı Sendika yönetimince açılan Dava Sonucu Yargı Yolu İle Geri Alındı. (Yargıtay kararı henüz alınmadı) Kısaca henüz tam olarak netleşmedi.

Sevgili Hava-İş yönetimi;

Biz eski havacıların 07-029 yönetmeliği olarak bildiği ancak daha sonra THY işvereni tarafından PR.01.70.007 SAYILI Prosedür olarak kabul edilen ve çalışanlar arasında Rev.3 olarak anılan bu yönetmeliğin, ilk defa 2012 Eylül ayında ihlal edildiğini ve yerine SHGM tarafından çıkarılan SHT6A-50 ye atıfta bulunan maddeler eklendiğini ve bu yapılanın tek taraflı bir değişiklik olmasının yanı sıra, Toplu İş Sözleşmesindeki karşılıklı imza atılan kazanımlara ters olduğunu iddia ederek mahkemeye başvurduğunuzu söylüyorsunuz.

Ayrıca; Bu ihlal edilen madde için 2012 Temmuz ayında dava açıldığını iddia ediliyorsunuz. Benim anlayamadığım, 2013 yılında, THY ile sizin aranızda yaşanan yargı savaşında yıldırım hızında karşılıklı davalar sonuçlanmışken, 2012 yılında açıldığı iddia edilen mahkeme bu güne kadar sonuçlanmamasını ilginç bulmakta ve bu davanın, mahkemece bitiriliş tarihinin, sendika genel kuruluna denk gelmesinin oldukça şaşırtıcı olduğunu belirtmek isterim.

Sendika yönetimine bu konuda sorulacak birkaç sorum olacak;

1-Bu davanın metnini ve açıldığı tarihi <www.havais.org.tr> da bulamadım. Umarım mail adresime bu mahkeme başvurusunu yollarsınız. Tabii ki ben de bu belgeyi okurlarıma yayınlarım.

Bu davanın açıldığı tarihi öğrenmek istememin nedeni, 2012 yılından itibaren bu ihlale sessiz kalıp, toplu iş sözleşmesini bekleyip beklemediğiniz ve bu davanın sonucunun tam sendikanın olağan genel kuruluna denk getirip getirmediğinizi anlayabilmek içindir.

2- Bu madde, yani işverenin tek taraflı sendikanın olurunu almadan değiştirdiği ve bunun yerine SHT6A-50 geçerli kabul ettiği tek taraflı uygulama, madem mahkeme aracılığı ile çözülebilecek bir dava konusu idi.

O halde, neden Toplu iş sözleşmesi maddesi olarak, olmazsa olmaz diyerek işverenin önüne çıkardınız?

Değerli okurlarım; Bizim adalet sistemimiz de gittikçe ilginçleşiyor. Örneğin; 305 arkadaşımızın işten çıkarılması nedeniyle açılan işe iade davaları, Yargıtay 7.Hukuk dairesi tarafından işçi haklı görülerek kazanılırken yine aynı Yargıtay’ın 22.dairesi tarafından bazen işçi haklı bazense işçi haksız olarak görülüp sonuçlandı Hani, lahana turşusu ve perhiz özdeyişimiz gibi.

Sendika tarafından 200 civarında mahkeme açıldığını düşündüğümüzde ve bu davalardan Yargıtay süreci dâhil henüz 75 civarında kazanım sağlanmış. Davaların 50 tanesi ise Yargıtay’ın 9.Hukuk dairesinde netice bekler durumda. Bakalım Yargıtay 9.Hukuk dairesi kimi haklı bulacak?  Aynı konu ve aynı kanunlara karşın, Yargıtay’ın farklı hukuk dairelerinden alınan farklı neticeler. İlginç değil mi?  

Kazanılan davalar neticesinde,  işe iade verilip işveren tarafından işe başlatılmayıp tazminat ödenen arkadaşlarımız, 15.000 ile 150.000TL civarında tazminata hak kazanmışlardır. (Tabii bu rakamlar kıdemlerine göre değişiyor) İşveren bu rakamları mutlaka ödemiş ve ödeyecektir. İşveren zaten bu işten çıkartılmaların sonucunda mahkemelerin mutlaka işçi lehine karar vereceğini düşünerek bu ödemeleri hesaplayarak işçiyi atıyor. Kısaca, işveren için sürpriz değil.

Az kalsın unutuyordum. Delege seçimlerindeki bitmiş delege seçimlerine ve henüz delege seçimlerinin yapılmadığı bölgelerdeki delege kazanım tahminlerime göre bu genel kurulda, mevcut yönetime karşı bir KOALİSYON yapılanması çıkabilir.

Bu arada Gökkuşağı grubunun başkan adayı Bahadır Altan’ın işçi komitesi ile birlikteliği illa ki başkan ben olacağım şartını ileri sürmeden devam etmekte.  Gökkuşağı-Emek ve İşçi Komitesi gruplarında birleşme için ilk şartın, hiçbir adayının illaki ben başkan olmalıyım iddiasında bulunmaması şartına bağlı olduğu söyleniyor.    Olası bir koalisyon, muhalefet grupları arasında oluşur diye düşünsem de, kapalı kapılar ardında neler döner bilemem. Her an her şey olabilir.

OLASI AYÇİN KAZANIMINDA NELER OLABİLİR

Hava-İş in mevcut yönetiminin genel kurulda olası bir kazanımı, mevcut grevin 2015 yılı ocak ayına kadar sürdürebileceğini de gösterir. Bu durumda THY’nin filo planlaması çerçevesinde büyümesi ve personel alımı sekteye uğrar. Bir ikinci olasılık ise, Hava-İş in mevcut yönetiminin, olası bir genel kurul kazanımında, grevi toplu iş sözleşmesini imzalayıp da bitirebilmesi veya toplu iş sözleşmesini imzalamadan tek başına grevi sonlandırabilmesi de mümkün.

 Ancak THY grevin bitmeyeceğini gördüğünde, filo büyümesi ve filo büyümesi paralelinde eleman ihtiyacını gideremeyeceğinden, THY’deki sendikalı personelin ¾ ünü sendikadan istifaya veya bir başka sendikaya geçişini isteme olasılığını göz ardı etmeyelim. THY yönetimi bu olasılığı kullanmaya kalkar ve ¾ sendikalı çalışanı istifa ettirirse grevin bitmesi için mahkemeye başvurup grevi kaldırtabiliyor.

 Kısaca bu olasılıkların hepsini üyelerin ve onları temsilen oy verecek olan delegelerin iyi anlaması ve verdikleri oyun değerini bilmeleri gerekir. Benim görevim tüm topluma her türlü olasılığı sunmak ve özgür iradeye saygılı olmaktan öte gitmez.         

Aslına bakacak olursanız, kişisel olarak 24 senelik bir yönetimin değişmesi gerekir diye düşünenlerdenim. Ancak bu düşüncem, bunlar gitsin de kim gelirse gelsin olarak düşünülmemelidir. Sendikacılık amatör bir ruhla yapıldığında anlamlı olur. Yönetimlerde uzun süre kalmak, yıpranmayı ve işçiden uzaklaşmayı da beraberinde getirecek ve temiz amatör duygunuz, profesyonelliğin sert ve acımasız yapılanmasına mağlup olacaktır.

Geçen genel kurulda, mevcut yönetimin bir oyla (tartışmalı) iktidarını sürdürmesi beni çok şaşırtmıştı.  Bunun üstüne muhalefetin olağanüstü genel kurul için yeterli delege imzası toplamasına karşın genel kurulun tekrar toplanmamasını da bana kimse anlatamaz. Toplumu temsil eden delege,” Hodri Meydan” çektiğinde bundan kaçmayı da kabullenemem. Ancak siz bu topluma hizmeti amatör değil profesyonel yapınızla sürdürüyorsanız mesele yoktur.

 Sendikacılığı profesyonel duygular eşliğinde yapmaya kalktığınızda, delege avcılığı, seçim sistemindeki boşluklardan faydalanma, menfaat birlikteliği gibi yanlışların içine girmiş olursunuz. Kısaca bu bir hazım meselesidir. Kişiseldir.  Sonuç olarak; SENDİKACILIK BİR MESLEK DEĞİLDİR.

NOT/ Kaçırılan pilotlarımızın nihayet evlerine dönmüş olmalarına çok sevindiğimi belirtmek isterim. Ailelerine kavuşan pilotlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Ancak bu kaçırılma olayında pazarlıkların yapılması ve sonuçta kaçıran tarafın istediklerine erişmiş olması, bu tarz eylemlerin ilerde de yaşanabileceğini düşündürüyor. Umarım ilgililer ve bilhassa THY yönetimi bu tür ülkelere yapılan seferlerde çok daha dikkatli olmalılar. Her hafta bu köşede ve sosyal medya araçlığı ile sıcak tutmaya çalıştığım bu kaçırılma olayı, umarım ilk ve son olur.

"DREAM LINER GÖVDESİNDE DELİKLE UÇTU" TIKLAYINIZ

THY GREV’İ 2015 OCAK AYINA KADAR SÜREBİLİR VE HAVA-İŞ TE OLASI KOALİSYON HESAPLARI

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (40)

okurun ~ 3 yıl önce
ben sizi ciddiye alıp yazınızı okuyup yorum yapıyorum siz benim yorumumu küfür hakaret olmadıgı halde yayınlamıyorsunuz oylemı nerde kaldı etık deger kendınıze saygınız yokmu hanı seytanın avukatlıgını yapmıssınız olan yazı bu da senın ımtıhanındır

Yanıtla

Kalan karakter 1000
objektif okur ~ 3 yıl önce
sayın ınan gercekten yazınız çarpıcı ve konunun hiç insanın aklına gelmeyecek taraflarınıda insanlara hatırlatıyor fakat bu yazıda biraz da şeytanın avukatlıgınıda yapmıssınız özellikle de grevin 2015 yılına sürebilir tahmininde burda delege korkutmaksa niyetiniz emin olun şimdiden millet korkmaya baslamıştır ama gerçekçiolursanız şunuda ğörürsünüz 1 şirket greve ragmen eleman alımına devam ediyor alacaktırda 2 şirketi sahipsiz bırakmayan bunuda deklare eden bakanlarının yanı sıra birde destekcisi bazı hukuk daireleri çıktı yani sendikaya hercepheden saldırı var zaten bu saldırılar sizce ayçinemi yoksa sendikayamı hal bu iken bu sektörün bir neferi olarak delegeye yeni korkular zerketmeniz ne kadar etik veya benmi yanlış yorumladım saygılarımla

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Kızıl sendika ~ 3 yıl önce
Kızıl sendikaymış...bu saatten sonra redhack gelse beyhude canım.çok bilen kaptanlarla grev olmadığınıda gördük,seçimmiş hadi ordan.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Atilaylayla Tis ~ 3 yıl önce
Hava İş in 24. Dönem Toplu İş Sözleşmesi Süreci !! İşçinin Gözünden !! (Olağan Genel Kurul Süreci ) 1) Bir dizi görüşmelerde grev tehdidini ağzından düşürmeyerek ; ki işverenin de bir gecede grev yasasını meclisten geçirmesine sebep olup dolayısıyla yine 305 arkadaşımızın işinden olmasına tetikleyen de budur , 23.dönem toplu iş sözleşmesi yüksek hakem kurulunca karara bağlanmıştır. Neticede işçi iradesinin olmadığı bir toplu iş sözleşmesi ardından işçiler toplu iş sözleşmesi ihlalleri karşısında bireysel girişimlere itilmiş, sendikal hareket olarak ise malumunuz hukuki sürelere ve süreçlerle toplu iş sözleşmesi ihlallerinin önüne geçmek mümkün değildir. 24.dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerini tarihinin en hızlı uyuşmazlık süreci haline getiren hava iş yönetimi; uzun süren çabalar sonucu geri kazandığımız grev hakkımızı kullanabilmek için yine büyük çaba sarfetmiştir . 2) Hava İş Yönetimi ; grev kararı aldıktan sonra hazırlık ve strateji planı yapma gereği duymamış, ya grevin erteleneceğini ya da işçinin tereddütsüz katılacağını düşünerek düşünerek günün gelmesini sabırsızlıkla beklemiştir. 3) Hava İş Yönetimi ; iş yerinde grev süresince huzuru sağlamaya yönelik bir çok adım atmıştır !! A) İşçilere niçin greve çıkıldığını dolaylı ve asılısız sebelerle açıklayarak işçileri örgütleyememiş , günümüz şartlarında bir takım gerçekleri görememiş ve işçisine zerre kadar kulak vermemiştir. B)İşçisinin greve örgütlenmesi için büyük çabalar sarf eden hava iş yönetimi ki ; broşürler basılmıştır, 3 ten fazla sendika temsilcisi ve hatta ve hatta Atilay Ayçin lutfedip bizzat ekip odasına gelerek grev için nabız yoklamış ve grev şarkısı bile bestelenmiştir : Bu uçak burdan kalkmaz !!!! C) Grev günü geldiğinde hertürlü MADDİ VE MANEVİ gücünü bu grevin kırılması için sarfeden işveren karşısında günümüz şartları gereği hava iş yönetimi greve 3-0 yenik başlamış ve de gerisi de çorap söküğü gibi gelmiştir. D) Görünen tablo karşısında Hava İş yönetimi işçisinin neden böyle davrandığına anlam verememiş , yenilgiyi asla kabul etmemiş ve dik duruşunu sergilemeye devam etmiştir. Greve çıkanla, grevi kıranı birbirinden ayırmış ve greve çıkanları çıkmayanlar için kışkırtırken ; greve belli sebeplerden dolayı çok isteyipte çıkamayan arkadaşlara ( Atilay Ayçinin kendi sözünüdür bu ) bir süre sonra samimi ve sıcak yaklaşma kararı almıştır. Greve çıkan işçiler ise, toplu iş sözleşmesi konusunda şerefi ve namusu üzerine yemin etmiş Hava İş başkanına güvenmişlerdir ... E) Tehditlerle; evet tehditle, tissiz kalma korkusuyla, haklarından olma korkusuyla, namus şeref sözleriyle greve çıkarılan personel sendikaya toplu iş sözleşmesinin imzalanması konusunda görüş bildirdiğinde ise kendilerine grevin istikrarı açısından kendilerine kapı gösterilmiştir. Çünkü onlar borç sahibi insanlardır ve Hava İş başkanı her yıl toplu iş sözleşmesi imzalanan bir işyerinde işçinin uzun vadeli borçlara girmelerini akılcı bulmamaktadır... Hava İş yönetiminin de bütçesi kısıtlı olduğundan 80 gün grev yapan işçiye maddi destek sağlanamamış, işçinin evinden gelen erzakla grev alanında yeryüzü sofrası kurulmuştur. Zira bugünlerde anlaşılmaktadır ki sendika bütçe yönetimi yapmış kuşe kağıda büyüklü küçüklü broşürler afişler basmış ve temsilcilerine baskılı gömlek yaptırmıştır. ( Bunları bireysel olarak kendileri karşılamış olmaları da ihtimal dahilinde tabii ...) 4) Hava İş yönetimi grevin 5. Aya girdiği günlerde enerjisini ve kaynaklarını olağan genel kurul öncesi iyiden iyiye kullanmaya başlamış ; işçiler greve çıkılma sebebi 5 ay öncekinden bile daha güzel anlatıştır... 5) Yine 5 ay önce toplu iş sözleşmesinden kesinlikle yararlandırılmamakla tehdit edilen kelle koltukta greve çıkan işçi ya da sendikaya olan güvensizliği yüzünden grevi iş güvencesi tehdidine rağmen kıran işçiler kucaklanmaya başlanmıştır . Grevdeyken grevin başarısızlığıyla ilgili uçan arkadaşlarımızı suçlayan , bizleri kışkırtan temsilciler , Hava İş genel başkan yardımcısı, pür neşe güzide crewlounge'ımızda grevi başarısız kılan işçilerle seçim propagandası yapmaktadır... Atilay Ayçin de gelecektir ama eminim işveren apron kartını bir takım eksikliklerden dolayı iptal etmiştir. .. Neyse saptım yine herkes gibi 24. TİS falan diyodum ama durum buyken arkadaşlar yaklaşan seçimlerle ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Böylesine güzel yönetilen bir sendikamız varken seçim kabininde tek başınızayken içiniz rahat olsun arkadaşlar. Bir sendika böyle güzel, böyle güzel yönetililebilir ancak. Dik duruş var, sisteme köle olmayan bir sendika yönetimi var, siyasetimiz var. Toplu iş sözleşmesi ve iş güvencemiz de olur bi ara.. daha ne olsun. Bu arada mahkemelerde ve bireysel olarak grev yapılabilir, beğenmeyen işine geri dönebilir zira; 24 yıllık sendika başkanı kimseden akıl alacak değildir, beğenmeyene kapı itina ile gösterilir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
İroni yapılmış ~ 3 yıl önce
Sendika yönetimini rezil eden bir yazı olmuş ve anladığım kadarı ile hala bu sendikaya oy veriyorsanız ben size ne diyeyim diyorsunuz. Gelişmeleri iyi anlatmışsınız.
kime oy verelim? ~ 3 yıl önce
bakan yeğeni ne mi oy verelim? yoksa korktukları için delegelikten çekilen ve bu yüzden teknik aş de seçime katılmayan emekçileremi oy verelim? ama onlara verirsek bu korkuyla bizi nasıl savunurlar... değilmi ama. yada duuuur birde gökkuşakçılar vardı. şu pegasusta çalışan ama kendini tk işçileri için parçalayan kaptan hani. ee şimdiki yönetimde değişmeli onlarada vermeyelim. kime oy verelim panpa yaa bi söylesene merak ettim. kararsızım ben.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000