06 Ağustos 2012, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • Ya bunlarin ALLAH korkusuda yok
  • Kalbinin pisliği yüzüne vurmuş tipsiz karı yakında hepsinin sonu gelecek!!!!
  • Ne yani bahsedilen kadın metresmi hahahahaha öyle bir yazmışsınki
  • Zaten çirkin!!!

THY EYLEMCİLERİ İŞTEN ATMAKLA YETİNMEDİ BİR DE ONLARI ÖLÜ GÖSTERDİ

 

SHT-6A-50 (rev5) THY UYGULAMASI…

THY’nin yılan hikâyesine dönen Toplu İş Sözleşmesi, YHK tarafından imzalandı.  Tüm THY çalışanlarına hayırlı olmasını dilerim.

Bildiğiniz gibi, SHGM yönetmeliklerini sürekli izlerim,  bu arada kafama yatmayan bazı yönetmelikleri de kurcalar ve nedenlerini sorgularım…  İşte bir örnek; Türkiye’deki tüm uçucu personeli ilgilendiren ve 2012 yılının başlarında, ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak, SHT 6A-50 (REV5) yayınlandı ve özellikle THY cephesinde kıyametler koptu.

Neydi o madde?

“Uzun menzilli uçuş görevinde bir görev süresinin başladığı ana üs ile konaklama meydanı arasındaki zaman dilim farkı 4 saatten daha fazla ise, aynı zaman dilimi farklılığını içeren ikinci bir görev için en az dinlenme süresi, konaklama meydanında 2 yerel geceyi kapsayan 36 saattir” deyimi, yeni revizyonda  2 yerel gece deyimi kaldırılarak, 24 saate çekiliverdi.

Bu madde yayınlanır yayınlanmaz, THY, bu uygulamayı yaşama geçirdi ve sendika, haklı olarak bu uygulamaya karşı çıkarak; bir önceki toplu iş sözleşmesinde bu maddenin 36 saat olarak belirlendiğini ve yönetmeliklerle, toplu iş sözleşmeleri maddeleri arasında uyumsuzluk oluşursa, toplu iş sözleşmesi maddesinin geçerli olacağını belirtti.

Buna karşın; THY 22.dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin 31.10.2010 tarihinde sona erdiğini ve SHGM’nin yayınladığı bu yönetmeliği uygulayacağını, tüm uçucu ekiplere mail atarak duyurdu. Aslına bakacak olursak; varolan toplu iş sözleşmesindeki maddeler, yeni bir toplu iş sözleşmesi yapılana kadar geçerlidir. Ayrıca, YHK; THY’nin 23. dönem Toplu İş Sözleşmesindeki kazanılmış haklarını, aynen kabul ettiği bilgisini aldık. (Henüz yazılı metin yok!) 23.dönem Toplu İş Sözleşmesi resmi belgelerinde, 22.dönemdeki gibi; 36 saat yazıyorsa, THY’nin kaçacak deliği yok.  

Şüphesiz ki SHGM, yönetmeliklerini sadece THY’ye yönelik yapmaz. Yayımladığı yönetmelikler tüm havacılık şirketlerini kapsar. Bugün için, uzun uçuşlar yapmayan özel sektör, yarın THY seferleri gibi uzun uçuşlar yaptığında, onlara uygulanacak dinlenme süresi 24 saattir. 

Bu nedenle, SHGM’nin yeni revizyona uğrayan bu SHT 6A-50 (Rev 5) yönetmeliği, genelde geçerlidir. SHGM, her zaman kuralların minimumlarını yazar, maksimumuna karışamaz.  Bunun yanı sıra, THY 22. dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin 99/2-A maddesi; “işlem ile yönetmelik arasında farklı hükümler bulunması durumunda, işçi lehine olan hükmün uygulanacağı” şeklinde olduğundan ve YHK geçen sözleşmelerde kazanılan haklara dokunmadığından  (yazılı metin önemli),  THY’nin “24 saati uygulayacağım” şeklindeki tezi, geçerliliğini hukuken(!) yitirmiştir. Bu konu; aynı mal sahibi, kiracı ilişkilerine benzer. Devlet mal sahibi –kiracı arasında yıllık ÜFE miktarı arasında zam yapılmasını Türk Borçlar Kanununa bağlı tutmuşken, mal sahibi ile kiracı, kendi aralarında özel anlaşma yaptığında, geçerli olanı; karşılıklı imza atılan kontrattır. Yani, toplu iş sözleşmesidir. Bu iş bu kadar basitken, siz, “ben ne hak ne hukuk tanırım derseniz, sizce ben size ne demeliyim?

YHK (Yüksek Hakem Kurulu)’nın şimdiye kadarki davranışlarına baktığınızda, hiç bir zaman kazanılmış haklara dokunmadığı görülmektedir. Bu nedenle; işverenin 22.dönem Toplu İş Sözleşmesi maddelerindeki kazanılmış haklara dokunmadan imzalaması, şaşırtıcı olmayıp işin doğrusu olmuştur.

Ancak; Türkiye’de yaşadığımızı unutmamakta yarar var!            

 YHK’nın iki taraf adına imzaladığı toplu iş sözleşmesinin yazılı halini henüz görmedik. Bir de bakarsınız, o madde; “SHGM yönetmelikleri geçerlidir” diye de yayınlanabilir veya rakam ile 24 ‘ü de görmek olası. Yani ben şaşırmam.

Peki;  bu sürtüşmelerin perde arkasında neler yatıyor?  

SHGMSHT 6A-50’de, dinlenme sürelerini içeren maddedeki 36 saati, neden 24 saate çektiğini ilginç bir tezle savunuyor. SHGM, bu tür dinlenme sürelerinin, Dünya standartlarında genel olarak 16-20 saat arasında uygulandığını öne sürüyor. Yani, demek istiyor ki; benim yazdığım 24 saat çok bile… Hadi bakalım, buradan yakınJ

Şimdi burada SHGM’ye sormak gerekiyor; Sevgili SHGM, madem dünya uygulamaları 16-20 saat arasında seyrediyor diyorsunuz. Peki, daha önceki yönetmeliğiniz neden 36 saatti? Bu kadar sene, şirketleri bu dinlenme süreleri yüzünden zarara uğratmış olmuyor musunuz?

Bu maddenin, yani, 36 saatin 24’e çekilmesinin istenmesi, aynı havacılık iş kolunda grev yasağı getirtilmesi gibi, THY kaynaklı olabilir mi? Ne dersiniz?

Yukarda sorduğum soruların, yani şüphelerimin kaynağı;  SHGM’nin yeni revizyonlu yönergesi yayınlanır yayınlanmaz; yani, 36 saat 24 saate düşer düşmez,  yeni toplu iş sözleşmesi bile beklenmeksizin dinlenme süresinin anında 24 saate çekilmesi ve eski toplu iş sözleşmesinin yenisi olmaksızın bile geçerliliğini korumasına karşın, bir acele ile eski toplu iş sözleşmesi bizi bağlamaz denmesidir. (Oysa bal gibi bağlar!)

 Belki de THY yönetimi, SHGM yönetmeliklerinde 24 saati geçirtebilme başarısını(!) YHK’ya karşı sağlayamadı…

THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, koskoca hükümete havacılık iş kolunda grev yasağını getirtebiliyor da, YHK (Yüksek Hakem Kurulu)  namlı (kuruluşa) gücü yetmiyor. Hamdi Topçu’nun, arkasındaki siyasi güce karşın YHK’yı etkileyememesi, YHK’nın saygınlığını ve güvenirliliğini artırmıştır.

************************************************

Şimdi de gelelim THY’nin işten attıklarını ölü gösterme olayına;

Sevgili THY; sen attığın kabin memurlarını neden pas yönetmeliğinde ölmüş gösteriyorsun? Şimdi okurlarım bu da ne yahu! Demeden konuya gireyim: Örneğin; işten çıkarılan 305 kişiden bazılarının eşleri de THY’de çalışıyor. THY pas bilet yönetmeliğine göre, THY’de çalışanın eşi olmak kaydıyla, pas bilet hakları oluşuyor.

Hal böyleyken; işten çıkartılan 305 kişinin eşlerinin bazıları THY’de çalışıyor. Şüphesiz işten atılan kişinin pas bilet hakkı otomatik olarak kalkacaktır. Buraya kadar problem yok.

THY’deki sistemde sadece çalışan değil eşi de pas(ücretsiz) bilete sahip olabiliyor. Çalışan kişi ailece ücretsiz seyahat edebilsin diye düşünülmüş bir sistem bu. Çalışan kişi bilet talep ettiğinde kendisinin yanı sıra bakmakla mükellef olduğu her kim varsa onların da bilet hakkı var ve bilgisayar sisteminde görülüyor.

Örnek olarak karı koca THY’de çalışıyorlar. Birisi işten atılıyor ve doğal olarak pas (ücretsiz bilet) hakkı yok oluyor. Ancak bu sefer eşinin de ayrıca bilet hakkı var ve oda eşine bilet alabiliyor.

Şimdi de işin rezalet boyutuna gelelim. İşten atılmayan personel, kendisi ve eşi için hakkı olan bileti talep ettiğinde, bilgisayardaki eş hanesinde sürpriz bir şekilde ÖLÜ yazıyor! Çünkü bilet verilmek istenmeyen personel eyleme katılmış! Ve THY bu kişiye bilet vermemek ve kayıtlardan düşmek için <ölü> olarak kayıtlara giriyor… Tabii ki ölü eş için bilet alınamıyor. Peki, eşi gerçekten ÖLÜ mü? Hayır. Neden Ölü yazılmış? Bilgisayar sisteminde eşi olan kişi işten atıldığında bir daha THY’den ona bedava bilet verilmesin diye tek sistem var. Ya öldüreceksin, ya da boşandıracaksın… Bunlar da boşandıramamış, ÖLDÜRMÜŞ…

Bilgisayarda eşinin doğum tarihinin yanında 29 Mayıs 2012 ÖLÜM tarihi yazılmış olarak görmek sizce nasıl bir duygudur?

Bilet almaya giden eş kocası veya karısı için hakkı olan bileti talep ettiğinde; Kusura bakmayın sizin eşiniz ölmüş diyorlarmış :) Bu ölülerden biri benimle konuştu ve şahsen ben ölü olmadığına karar verdim :)

Sevgili THY yönetimi; Kusura bakmayın ama bu nasıl bir gaddarlık ve mantıksızlık örneğidir. Ülkemizde, tarafsız bir gazete veya haber sitesi olsa, bu konuyu manşet yapar ve yılın en komik olayı diyerek reyting rekoru dener. Sevgili, THY yönetiminin racon kesen kişileri; Siz attığınız personel için bilet vermeyebilirsin. Bu normal. Ancak; siz, attığınız kişinin eşi olanın hakkını yiyorsunuz. Artık o attığın kişiyi kafandan sil. Unut onu… Diğer çalışan personeline odaklan ve çalışan personelinin eşi için hakkı olan biletini ver. Bu nasıl bir mantıksızlıktır.

 “At ahıra kadar kovalanır” diye bir atasözümüz var. Bir kişiye bir suçtan bir kere ceza verilir. Sen cezanı vermişsin o iş bitmiş. Siz hala neyin peşindesiniz. Mezara kadar mı kovalayacaksınız. Attığınız kişinin eşinin ne suçu var? Ama yine de şükür etmek lazım. Vay efendim, sen nasıl bu kadınla veya adamla evlenmişsin diye diğerini de işten atabilirdi.

THY yönetimi; Sevgili kabin hizmetleri başkanı Emine Lim hanımın boşandığı eşine pas bilet alıp illegal uçurduğunun ispatı yapıldığında( belgeli) ne yapmıştı hatırlayanınız var mı?

THY ve SHGM için bu kadar yeter. Objektif olma adına sadece bu ikiliyi sorgulamak olmaz. Bunun bir de sendika bacağı var. Biraz da oralara bakalım…

Sendikanın yapılan eylem sonucunda işten çıkartılan çalışanlarla ilgili Toplu İş Sözleşmesi tutanağına, Türk-İş tarafından karşı olma yorumu konulması tamamen tribüne oynamaktır.

YHK toplu iş sözleşmesine bakar. Bu sözleşmede işten eylem sonucunda çıkarılanlarla ilgili bir madde yoktur. Eylem sonucunda işten çıkarılan işçiler YHK’yı kesinlikle ilgilendirmez ve bu konu onları aşar.  Bu nedenle toplumun gazını almak için Şerh(yorum) koydurduk falan filan demek hikâyedir. 305 kişinin atılmasının vebali günahı, sendika yönetiminindir. Bunun tersini bana kimse anlatamaz. Yok, efendim, sözleşme tutanağına yorum düştük falan diyerek kimseyi uyutamazsınız. Yorum(Şerh) düşürsen ne olur düşürmesen ne olur. Sonuç önemlidir, gerisi, La Fontaine masalıdır.

Bu gereksiz eylem, Hava-İş Sendikası yönetiminin yüz karası olup, eylem sonucunda oluşacak durum biline, biline yapılmıştır. Aynı yönetimin daha önce de yaptığı bu tür eylem ve sonuçları bilinirken, aynı hatayı; kendilerini riske atmadan, çalışanları kullanarak yeniden yapmışlardır. Bu işten atılan 305 kişi, sadece havacılık sektöründe değil, diğer sektörlerde de ekmek ararken, suçları “eylem sonucunda işten çıkarılma” olduğundan, yeni işe girmekte zorlanmaktadırlar. Sadece bununla kalınsa iyi. Bu 305 kişi, işsizlik parası bile alamamaktadır. Bu nedenle, kendilerini ön plana çıkarmayıp, çalışanlarını riske atanlar, yasal olmayan bu eylem sonucunda işten atılmalara karşı çıkmayı, son derece hukuksuz ve son derece yanlış olan Grev yasağı ile birlikte savunmamalıdırlar.  Eylem ve grev yasağı iki ayrı konudur. Tek başlıkla kullanılamaz.

Çok yakında her şey unutulur ve atılan atıldığı ile satılan satıldığı ile kalır( Hava-İş yönetimi bunu hep yaptığından alışıktır!)

Hava-İş yönetimi için önemli olan tek şey, üye aidatı yitirmemektir.( YHK’ nın uygun gördüğü zam ölçüsü, otomatik olarak aidatları da yükselteceğinden, en çok bu sözleşmenin bağıtlanması Hava-İş i sevindirmiştir.)

İşte sevgili okurlarım; THY’nin iki saçma uygulaması ve Hava-İş in, “Şerh düştük” komedisini kendimce yorumladım. THY ve Hava-İş yönetimlerine Allah zeval vermesin. Onlar olmazsa ben ne malzeme bulup yazabilirim ki? Sağ olsunlar. Var olsunlar… 

THY EYLEMCİLERİ İŞTEN ATMAKLA YETİNMEDİ BİR DE ONLARI ÖLÜ GÖSTERDİ

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (42)

Korkusuzlar ~ 4 yıl önce
Ya bunlarin ALLAH korkusuda yok

Yanıtla

Kalan karakter 1000
İsim / Rumuz ~ 4 yıl önce
Kalbinin pisliği yüzüne vurmuş tipsiz karı yakında hepsinin sonu gelecek!!!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
İsim / Rumuz ~ 4 yıl önce
Ne yani bahsedilen kadın metresmi hahahahaha öyle bir yazmışsınki

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Lim? ~ 4 yıl önce
Zaten çirkin!!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000