15 Ocak 2018, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • Her taşeron’a para dağıtılacaksa vay halimize.
  • “only monkeys work for peanuts”
  • Umarım docodaki tüm çalışanlara da prim ödenir eper bu başarıya hep birlikte imza atıldıysa...
  • iyi güzel de iç hatlarda ikram kalitesi o kadar düştü ki. artık sıradan bi hava yolundan farksız hala geldi. sonuçta uçaklar aynı marka. koltuklar aynı kalite. yolcu adına firmalar arasındaki farkı belirleyen en önemli unsur ikram kültürü. madem ki işler yoluna girdi ikram kültürünü eski haline getirmek şart. zaten diğer firmalardan yüzde 50 pahalı bilet satılıyor. kriket takımına sponsor olacaklarına bu ülke vatandaşlarına verdikleri hizmet kalitesini düşürmesinler bi zahmet.

THY bir yılda nereden nereye...

Bundan tam bir yıl önce Türk Hava Yolları, Rusya ile uçak krizi, havalimanı saldırısı, darbe girişimi gibi belki 20-30 yılda bir yaşanacak krizler silsilesini bir yıla sığdırınca zor bir sürece girdi.

Yolcu sayısı bıçak gibi kesildi. Rusya uçakları boş gitti boş geldi.  Avrupalı turistler Türkiye’den elini ayağını çekti. Avrupa’da doluluk oranları önceki yıllara göre yüzde 50’ye yakın düştü.

Türk Hava Yolları bir anda kendisini, ne zaman sona ereceği kestirilemeyen bir krizin içinde buldu. Uçakların doluluk oranları sürdürülebilir olmaktan çıkmaya başladı. Bir an önce önlem almak şarttı. İvedi şekilde frekans derinlikleri azaltıldı, çok olmasa da birkaç hat kapatıldı. Bunun sonucu olarak, çoğunluğu geniş gövdeli olmak üzere 40 civarında uçak, farklı havalimanlarında yere indirildi, motorlarına branda gerildi.

THY bu süreçte tasarruf tedbirlerini devreye koydu. 250 milyon dolar tasarruf hedefiyle sponsorluklar kesildi, gereksiz harcamalar kısıldı.

THY yönetimi, operasyon maliyetini düşürmek için DHMİ’nin kapısını çaldı, ve “Tarifelere bu yıl zam yapmayın ve hatta bir önceki yılın tarifesine dönün” dedi, istediğini de aldı. Tarifelerde bir önceki yılın rakamları geçerli oldu. Birkaç milyon dolar daha cepte kaldı.

Kabin memurlarının bir kısmı eğitim adı altında yere indirildi. Her ay 200 kabin memuruna bu sayede uçuş tazminatı verilmeyerek tasarruf sağlandı.  Ücretsiz izinler verildi.

THY yüzde 10 kapasite düşürünce  Do&Co da düşürdü. İkram çeşitliliği azaltıldı, birçok uçan şef işinden oldu.

Kriz öylesine derindi ki, bunlar da yetmedi. Çalışanlara zam verme zamanı gelip çatmıştı. THY yönetimi bu kez sendikanın kapısını çaldı.  Sendika, üyelerine sordu, THY çalışanları “Feda” dedi. Anketten, “ Şirketimizin yanındayız” mesajı çıktı. Böylelikle THY, krizi atlatınca eksiksiz ödeme koşuluyla zam yapmadı. Kızanlar oldu, küsenler oldu, gidenler oldu. Ama istisnalar dışında herkes şirketinin yanında saf tuttu.

Yukarıda yazdıklarım, yıllar önce değil bundan sadece bir yıl önce yaşandı. İnsan gerçekten hayret ediyor öyle değil mi?

Bir yıl içerisinde siyahla beyaz kadar farklı iki tablo çıkıyor karşımıza… İşte hep söylediğimiz gibi, havacılık dinamik bir sektör… Bir anda kırılabildiği gibi çok hızlı da toparlanabiliyor.

Bugün geldiğimiz noktada THY doluluk oranlarında tüm zamanların rekorunu kırdı, yolcu sayısına, 6 milyon daha ekledi, 70 milyona dayandı. Gelirleri de karlılığı da arttı.

İşler yoluna girince THY de verdiği sözü tuttu.

THY yönetimi, zor zamanında “Feda” diyen çalışanına “Vefa” diyerek karşılık verdi.  Türk Hava Yolları, çalışanların geriye dönük zam ve enflasyon farklarını eksiksiz olarak ödediği gibi üzerine bir maaş da prim ekledi. 

Açıkçası THY ile çalışanlar arasında yaşanan bu durum,  güzel bir dayanışma örneğiydi.

Herkese örnek olması dileğiyle…

“THY 20 BİN DEĞİL 50 BİN KİŞİLİK AİLE”
Bu arada THY’nin verdiği primlerle ilgili tartışmaların da bir süre devam edeceğini unutmayalım. THY yöneticileri prim kararı alırken  THY’nin bir aile olduğu gerçeğini asla gözardı etmemeli. Yöneticilerin şirketin başarılarından sonra zaman zaman kullandıkları, “ Bu başarı sadece bizim değil 50 bin kişinindir” sözü havada kalırsa orada adaletsiz bir durum ortaya çıkar. THY’nin prim konusunda tüm iştirakler ile birlikte taşeronları da kapsam içine alması en doğru davranış olacaktır. Çünkü aile olmak tam olarak bunu gerektirir… Aile reisi çocuklarının arasında ayrım yapamaz, yapmamalıdır.

THY bir yılda nereden nereye...

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (72)

Aile mi? ~ 1 ay önce
Her taşeron’a para dağıtılacaksa vay halimize.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Money s no object ~ 1 ay önce
“only monkeys work for peanuts”

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Doco ~ 1 ay önce
Umarım docodaki tüm çalışanlara da prim ödenir eper bu başarıya hep birlikte imza atıldıysa...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Insallah ~ 1 ay önce
Bence de ödenmesi lazım. Ama kendi sirketleri tarafından. Yoksa aşağıda biri yazmış norveçteki somon çiftligi sahiplerine bile prim odememiz gerekebilir.
murat ~ 1 ay önce
iyi güzel de iç hatlarda ikram kalitesi o kadar düştü ki. artık sıradan bi hava yolundan farksız hala geldi. sonuçta uçaklar aynı marka. koltuklar aynı kalite. yolcu adına firmalar arasındaki farkı belirleyen en önemli unsur ikram kültürü. madem ki işler yoluna girdi ikram kültürünü eski haline getirmek şart. zaten diğer firmalardan yüzde 50 pahalı bilet satılıyor. kriket takımına sponsor olacaklarına bu ülke vatandaşlarına verdikleri hizmet kalitesini düşürmesinler bi zahmet.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000