28 Mart 2011, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • İkisi malesef Cumhuriyetin 88 yılında bir araya gelemedi. Yıllarca SHGM lerinin sadece hikayelerini dinledik. İki dev yarımadası olan üç tarafı denizlerle çevrili canım ülkemin deniz uçakları için hala bir yönetmeliği yok. Bunu sorgulayan bir üst yönetim de yok!? Hoş bir kaç yüz tane deniz uçağımız da yok. Hükümetler gelmiş gitmiş hiç sorgulayan olmamış. Hangi Sivil Havacılık? Kaç bin tane 4 ila 8 kişil uçağımız var? Neden yok diye sorgulayan da yok. Sivil Havacılıkla ilgili kim konuşuyorsa hikaye anlatıyor yani. Ticari Havacılığı, havacılık saymışsız.. Onu da THY sanmışsız. Tekrl olsa ne yazar, çiftel olsa ne yazar. Yılları boşa geçirmişiz işte. Sorumluları utansın diyeceğim amma.....
  • 15 yılda bir arpa boyu ilerlememişiz. Aynı uyanık geçinen kafalar, aynı çıkarcı SHGM tepe yönetimi. Hayret bir şey
  • Faydalı bir yazı olmuş. Hem işin temeline inilmiş hem de genel okuyucu için anlaşılması kolay. Tebrik ederim. /pg10
  • Oya hanım bu yazıyı SHGM yi başarıdan başarıya koşturuyorum diyen Ali Arıduru inşallah okur

TEKELLEŞME Mİ GELİYOR?

Yine, arkadaşım, Endüstri Mühendisi Alper Eliçin’le birlikteyiz, kuşkusuz konumuz havacılık. Batan Turkuaz’ı konuşuyoruz. Evet, Turkuaz Hava Yolları battı! Ancak batacağı daha kurulduğu günden beri havayolu işletmeciliğinin içinde olanlarca tahmin ediliyordu. Fakat Turkuaz’ın batışından üç buçuk ay, yani hemen sonra Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü SHY-6A yönetmeliğini değiştirerek havayolu kurmak için gerekli şartları yeniden tanımladı ve tartışmaya açtı. Bu değişiklikte en önemli nokta havayolu işleticilerine getirilen mülkiyette uçak bulundurma şartı oldu. Yönetmeliğin değiştirilmesinde Turkuaz’ın batışının rol oynadığının özellikle altı çizildi ve mülkiyetinde uçak bulundurmanın havayolunun mali yapısını güçlendireceği vurgusu yapıldı.

Bu kez de Alper Eliçin’le tartıştığımız; “havayollarının mülkiyetlerinde uçak bulundurması mali yapılarını gerçekten güçlendirir mi, değişikliğin farklı nedenleri var mı?” konularıydı.

Alper, 15-16 yıl geri dönerek, geçmişte kendinin de yaşadığı bir anısını anlattı ve konuştuklarımızı şöyle yazarak özetledi.

1990 yılı ortalarında SHY6’nın yeniden ele alınması gündeme gelmişti. Bu çok doğaldı. O dönemde de pek çok fırsatçının Ocak ayında havayolu kurduğu, Kasım ayında battığı hatta bunlara yazlıkçı havayolu dendiği hatırlardadır. Bu havayolları yolcuları mağdur eder, Eurocontrol’a, DHMİ’ye, yer hizmetleri şirketlerine, yakıt şirketlerine borçlarını ödeyemezlerdi.  Daha da önemlisi son derece düşük fakat hiç bir hesaba gelmeyen bilet fiyatlarıyla sektördeki rakiplerini zora sokarlardı. Ertesi yıl batan şirketler başka isimler ve paravan ortaklarla (amca, teyze,  anne v.s. üzerine) yeniden kurulur ve kandırmacılık göz göre göre tekrarlanırdı. Yönetmelik değişikliği de bu şirketlerin ve fırsatçı hissedarlarının engellenmesi için tartışılıyordu.

O yıllarda İstanbul Havayollarının (İHY) Nobel Air’den aldığı, kendi mülkiyetinde birkaç B727 uçağı vardı. Diğer özel havayollarının mülkiyetinde ise uçak yoktu. Doğal olarak özel sektördeki hakim durumunu korumak, ek bir yükümlülük altına girmemek, ve sektöre musallat olan fırsatçıların önünü kesebilmek için İHY özel havayollarının mülkiyetinde uçak bulundurması şartını yeni SHY 6A’ya koydurtmak istedi. O dönemler mülkiyetinde uçak bulundurmayan Pegasus, Sun Express, Onur Air gibi havayolları bu öneriye karşı çıktılar. Bu yaklaşımın pazarın ve piyasanın İHY ve THY’ye bırakılması ve özel sektörün yok edilmesi (tasfiyesi) anlamına geleceğini vurguladılar. O zamanlar ilgili taraflar, gerek SHGM’de gerekse kendi aralarında TÖSHİD’de yaptıkları toplantılarda ihtiyaçları karşılayacak bir çözüm buldular ve SHY 6A değişti. Bu çözüme göre uçak başına bir teminat mektubu verilecekti. Ancak IHY’ye de ek bir yük getirilmemesi için isteyen banka teminat mektubu yerine mülkiyetinde uçak da tutabilir şeklinde bir esneklik yer alıyordu. Bu yapı ufak tefek değişikliklerle bugüne kadar korundu ve son derece de başarılı oldu. Bulunan çözüm en ideal çözüm değildi, ama uzun yıllar iş gördü.

İdeal çözüm, o tarihlerde Yönetim Kurulu üyesi olarak bulunduğum Pegasus tarafından önerilen ve Sun Express tarafından da desteklenen, SHGM’nin havayollarından bağımsız denetçi raporu talep etmesi ve rating’i kapsayan, mali yapıyı gözler önüne serecek bir sistem oluşturulmasıydı. Ancak, bu öneri diğer özel şirketleri ürkütmüştü. Dönemin SHGM’si de bu raporları inceleyecek bilgi birikimine sahip olmamaktan ötürü çekingendi. 90’lı yılların başında SHGM’nin 36 kişilik bir kadrosu olduğunu ve bu kadroda mali analiz yapacak uzmanların bulunmadığını hatırlamakta yarar var.  Sonuçta yukarıda anlattığım ara çözüm üzerinde fikir birliğine varılmıştı.

Aradan 15-16 yıl geçti. Bugün şaşkınlıkla neredeyse 30 yıl önce İHY’nin önerdiği modelin ısıtılıp yeniymiş gibi önümüze konduğunu görüyoruz. Sanki Turkuaz’ın batma sebebi mülkiyetinde uçak bulundurmamasıymış gibi bir savunma da bulunmuş. Hemen hatırlayalım Nobel Air de, İHY de battığında mülkiyetinde uçaklar vardı.

Her sektörde olduğu gibi havacılık sektöründe de zaman zaman iflaslar kaçınılmazdır. Mühim olan bu iflasların etrafa en az zarar verecek şekilde gerçekleşmesidir.  Eğer, Turkuaz’ın batışı düzenli olduysa bunu ticaretin doğası içerisinde yorumlamak gerekir. Eğer, batış düzensiz olduysa ve özellikle yolcu mağduriyeti ortaya çıktıysa, bu denetim yetersizliğini gösterir ki o zaman sorumlusu sektörde nefes alış verişini bile izne tabi tutan SHGM olur.

Yeni yönetmelik havayollarının mali yapısını güçlendirmez, tam tersine ciddi olarak zayıflatır. Sadece 15 yılı aşkın bir süredir pek çok sıkıntıyı aşarak, bugün son dererce başarılı hale gelmiş olan Pegasus, Sun Express, Onur Air ve Atlasjet’e yeni rakip gelmesini engeller. Dolayısıyla oligopolik bir yapı oluşmasına neden olur. Bunun sonucu rekabet azalır, gizli anlaşmalar bile yapılabilir ve tüm bunlar yolculara daha yüksek uçak bileti fiyatı olarak geri döner.

Uçak satın almak neden mali yapıyı güçlendirmez ona da kısaca değinelim. Bir uçak satın almak için duruma göre 35-45 milyon $ yatırım gerekir. İki uçak bu bağlamda 70-90 milyon $ anlamına gelir. Söz konusu uçakların alım maliyetinin %25’i anaparadan karşılansa 53-68 milyon $ kredi bulunması gerekir. Bu borç mali durumunu yansıtan raporlara girdiğinde de tüm mali rasyolar bozulur. Ayrıca havayolu iflas ettiği takdirde uçağa ilk haciz bu krediyi verenler tarafından konmuş olacağından asıl mağdurlar, yani yolcular, havalimanları v.s. için ortada zararı hızla ortada kaldıracak nakit bulunamaz. Tarifeli uçuş yapmak söz konusu ise durum daha da vahimleşir. O nedenle uçak mülkiyeti sorunları çözmek açısından anlamsız, hatta yanlıştır. Bağımsız denetim raporları, rating ve teminat mektubundan oluşan model daha doğru ve işletmecilik anlayışına daha uygundur. Bugün başarılı olmuş, ettiği kârlar veya aile kaynaklarından koydukları sermaye/kredibilite sayesinde mülkiyetlerinde uçak bulunduran şirketler için de bu uygulama geçerli olmalıdır. Çünkü yukarıda da özetlediğimiz gibi bu şirketler batarsa mağdurlar hava alır!

Ne var ki, SHY 6A değişikliğindeki asıl amaç, korumacılık duvarları örerek, birkaç havayolunu korumak ise o zaman durum farklıdır.

10-12 Milyon $ anapara ve finansmanla üç uçaklı bir havayolu kurulup, iyi bir şekilde yönetilirse başarısızlık için hiçbir neden yoktur. Bu yatırımı da doğal olarak SHGM finansçılarıyla denetler.  Ancak yeni yönetmelikle önerdiğimiz sistemle SHGM tarafından mali yapısı denetlenebilecek bir havayolu kurulamaz. Onun yerine 53-68 milyon$ arası gereksiz borç yükü altına girmiş bir havayoluyla karşı karşıya kalınır ki bize göre bunlar daha çabuk batar. Tabii kurulabilirse… Düşünün 18-23 Milyon $ parayı sermaye olarak koyacaksınız, 53-68 milyon $ kredi bulacaksınız, (Bu parayla Türkiye’de dört büyük otel yatırımını tamamlarsınız)üstüne üstlük piyasada hemen üç adet uçak bulup satın alacaksınız. Bugün Boeing ve Airbus için bekleme sürelerinin 3-5 yıl arasında olduğunu da dikkate alırsak yolların tıkandığını daha net görürüz... Bitmedi bir de uçak alımları dışında gerekli olan 10-12 milyon $’ı hala bulmak gerekecek...

 “Yeni SHY 6A” sektörde yeni şirket kurulmasını önlemek, ‘iyi niyetle piyasada rekabet etmeye çalışan küçük taşıyıcıları ortadan kaldırmak ve halen faaliyet gösteren 3-4 büyük taşıyıcıyı korumayı mı’ amaçlamaktadır sorusu kafaları karıştırmaktadır. Ve bazılarının iddia ettiği gibi mülkiyetinde uçak bulundurma zorunluluğunun A.B. mevzuatıyla hiçbir ilgisi de uyumu da yoktur.

Mevzuat bu haliyle kabul edildiği takdirde; halen faaliyet gösteren ve bu yeni mevzuata uyum gösteremeyecek havayollarıyla, yeni havayolu kurmak isteyen yatırımcıların başvuracağı yollar aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

1.Yeni yayınlanan mevzuatın iptali için SHGM nezdinde girişimde bulunma,
2.Rekabet kurumuna başvurarak, yönetmeliğin değiştirilmesini talep etmek,
3.Doğrudan yargıya giderek yönetmeliğin iptalini talep etmek

Bekleyelim, görelim; aktristi neredeyse yok denecek kadar az olan sektörümüzün aktörleri neler eyleye…

TEKELLEŞME Mİ GELİYOR?

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 6 yıl önce
İkisi malesef Cumhuriyetin 88 yılında bir araya gelemedi. Yıllarca SHGM lerinin sadece hikayelerini dinledik. İki dev yarımadası olan üç tarafı denizlerle çevrili canım ülkemin deniz uçakları için hala bir yönetmeliği yok. Bunu sorgulayan bir üst yönetim de yok!? Hoş bir kaç yüz tane deniz uçağımız da yok. Hükümetler gelmiş gitmiş hiç sorgulayan olmamış. Hangi Sivil Havacılık? Kaç bin tane 4 ila 8 kişil uçağımız var? Neden yok diye sorgulayan da yok. Sivil Havacılıkla ilgili kim konuşuyorsa hikaye anlatıyor yani. Ticari Havacılığı, havacılık saymışsız.. Onu da THY sanmışsız. Tekrl olsa ne yazar, çiftel olsa ne yazar. Yılları boşa geçirmişiz işte. Sorumluları utansın diyeceğim amma.....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
15 yılda bir arpa boyu ilerlememişiz. Aynı uyanık geçinen kafalar, aynı çıkarcı SHGM tepe yönetimi. Hayret bir şey

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Faydalı bir yazı olmuş. Hem işin temeline inilmiş hem de genel okuyucu için anlaşılması kolay. Tebrik ederim. /pg10

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Oya hanım bu yazıyı SHGM yi başarıdan başarıya koşturuyorum diyen Ali Arıduru inşallah okur

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000