17 Eylül 2012, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • Mahalle baskısıyla başını açanlar varken kimsenin sesi çıkmıyodu. Akp yi hiç sevmem ama artık diyorum ki dinsizin hakkından imansız gelir. milletin baş örtüsüyle uğraşacağınıza teknolojimize bakalım
  • sacmalamayi birak. hem itu'den hem odtu'den diplomam var. 5 sene hangarda calistim mesaimin %80'i hangarda gececek sekilde. task card da bastim, excel'de liste de olusturdum, yeri geldi galley de soktum, koltuk ta tasidim, sizin kacacak yer aradiginiz easa ve faa denetlemelerinde en onde tum auditorlere karsi savastim. Allah'a sukur su ana kadar sirketimin en ufak sikinti yasamasina mahal vermedim. su sektore en zararli kisiler senin gibi tipler. yuzlerce teknisyenle calistim ve hickimse ile en ufak bir sorun yasamadim. onlarin isi belli, bizim isimiz belli. herkes sorumluluklarinin bilincinde calisiyor. siz neyin kafasini yasiyorsunuz anlamiyorum ki?
  • Önceki yazımın son cümlesinde bir eksiklik olduğunu gördüğüm için, cümleyi şöyle düzeltmek istiyorum: Türkiye'deki yetenek testleri sadece torpil kılıfıdır!
  • Pilot eğitiminde yetenek testlerinin kaldırılmış olmasına içerleyen, suistimallere eğilimli bu tip seçmelerden çevresine, ya da geldiği camiadan devrelerine çıkar sağlayan kişilere cevap yazmak istiyorum: Ülkemizde yetenek testleri ile pilot adayı seçen kuruluşlara girip, pilot olanlara yönelik ciddi bir anket yapılsa eminim ki, ezici bir çoğunluk askeri kökenli ailelerden gelenler olacaktır. Durum böyleyken bazı kimselerin "yetenek testini savunması" sadece kendi konumlarının sarsılacağını düşünmelerinden diye tahmin ediyorum. Yetenek testleri, bir yandan kendi ekmek kapıları, diğer yandan ise köken çevrelerine sağladıkları menfaatlere bir zemindir. Bu dengesiz duruma el koyduğu için YÖK ü candan kutluyorum. Üniversite sınavında Matematik ve Fizik bilgisini kanıtlayan, İngilizcesine güvenen, sağlık raporu alabilen ve uzun bir otobüs yolculuğunda midesi bulanmayan herkes pilot olabilir. Yetenek testi sadece torpil kılıfıdır!

TARAF OLMAYANLAR BERTARAF OLUR(MU)? Teknisyenler ve pilot okulları

 

Öncelikle, TGS’deki kontuar görevlisi bayanların türban takma konusuna, “Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir” atasözümüzle yanıt vermek gerekiyor. 26.11.2010 tarihinde alelacele değiştirilen THY kılık, kıyafet yönetmeliği  http://www.sefainan.com/s,duyuru/x,33/thy-de-turbanin-yolu-acildi  başlığı ile vermiştim. Bu yönetmelik değişikliği, TGS’de başlayan Türbanlı kontuar görevlilerinin ayak sesleri idi. 

  Bu yönetmeliği kişisel bloğumda ve sosyal medya aracılığı ile yayınladıktan sonra, THY basın sözcüsü Ali Genç “Bu yönetmelik değişikliği, üniformalı çalışanlarımıza yönelik olmayacak” diyerek yanıtladı.  TGS, her ne kadar %50 THY ortaklığı olmasına karşın, yönetim başkanlığı koltuğunda Hamdi Topçu oturuyor ve şirkette THY yönetmelikleri uygulanıyor. Sırada tabii ki diğer üniformalı çalışan THY personeli var. THY bu tür konularda hükümetimizin paralelinde “alıştıra, alıştıra” sistemi doğrultusunda ilerlerken, ben şimdiden yani THY’nin bu yönetmeliği diğer üniformalı personeli için de uygulamadan önce türbanlı bayan kabin memurlarına alışmanızı(!) öneririm. Şüphesiz, THY kabinde de türban şartı aramayacak ve personele “isteyen taksın, istemeyen takmasın” diyerek, güya demokratik bir yaklaşım sergilemeye çalışacak. Ancak, bu serbest uygulamasından sonra, birkaç kabin memuru ile başlayacak olan bu dalga mahalle baskısı ( Muhtarı da unutmayalım) sistemi ile genele yayılacak. Bu dalgaya karşı çıkacak olanlar yani “taraf olmayanlar bertaraf olabilir”(mi)? Siz ne dersiniz?

Gelelim gündemdeki diğer konulara;

1-      SHYO mezunlarının Mühendis unvanı alma istekleri

2-      Sektörümüzdeki eğitim konusu ve Pilot okullarının son atraksiyonları.

SHYO mezunlarının sorunu;

Bildiğiniz üzere geçen hafta YÖK’ün sektörümüzdeki uçak teknisyenlerini ilgilendiren yeni unvanlarını belgeli olarak yazmış ve birçok yorum almıştım. Aslına bakacak olursanız, mesleki unvanlar konusunda ulusal otorite olan mesleki yeterlilik kurumunun, AB uyumu çerçevesinde belirlediği “Avrupa Yeterlilik Çerçevesi (AYÇ) Referans Seviyeleri” de dikkate alınmadan alelacele bazı yanlışlar(makinist unvanı) içermesine rağmen YÖK tarafından yayımlandı.

Sektörde ucuz iş gücü sağlamak amacıyla “ben yaptım oldu” mantıklı uygulamalar sürerken, SHYO ların 4 senelik mezunları da kendilerinin teknik lise mezunları ile aynı unvanlarda kullanılmak istenildiğine isyan bayrağı çekip; YÖK’e yazılı başvurular yapmakla kalmayıp, bir de “uçak bakım mühendisleri” derneğini kurmuşlar.

Bu arkadaşlar;

3795 sayılı yasa gereğince, uçak ve havacılık ile ilgili teknik bölümlerden lise düzeyinde mezun olanlara; “teknisyen”, “uçak teknolojisi” gibi ön lisans düzeyinde mezun olanlara; “tekniker” unvanı verilmekte olduğunu belirterek, kendilerinin 4 yıllık mezunlar olduklarını belirttim. Bu unvanların kendilerine uymadığı ve bu nedenle kendilerinin; olsa, olsa mühendis adı altında mütalaa edilmeleri gerektiğini savunmakla kalmayıp resmi istek de yapmışlar.

Örnek olarak da;  27.09.1990 tarihli YÖK genel kurulu kararında Tütün Eksperliği Yüksekokulu mezunlarına “Tütün Teknolojisi Mühendisi” denmesine dair kararı, şu an fakülte olmasına karşın, kararın çıktığı tarihlerde yüksekokul olan Sürmene Deniz Bilimleri YO. Mezunlarına “Mühendis” unvanı verilmesi hakkında 17.05.1990 tarihli kararı ve İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik YO. Makine bölümü mezunlarına “Gemi Makinaları İşletme Mühendisi” unvanı verilmesi hakkında 15.06.1999 tarihli YÖK genel kurulu kararlarını örnek olarak gösterip kendilerinin de Mühendis unvanı almalarında hiçbir engel olamayacağını belirterek sosyal statü kaybı yaşadıklarını ve bu konunun çözümünü istemişler.

Aslına bakacak olursanız;  yurt dışı örneklerinde, uçak mühendisliği ile bakım mühendisliği, farklı statüler. Uçak yani,  Aeronautical mühendisliği, özellikle dizayn ve tasarım konularında yetiştiriliyor. Ülkemizde mevcut durumda, havayolu ve uçak bakımı ile ilgili şirketlerde uçak bakım mühendisliği daha etkin kullanım alanına sahipken, bu unvanın şimdiye kadar neden verilmediğini anlamak zor. Aslına bakacak olursanız, Tütün Teknolojileri Mühendisliği ve Deniz Bilimleri Mühendisliği varken, Uçak Bakım Mühendisliği neden olmasın?

Anadolu Üniversitesi SHYO isminin “Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi “olduğu andan bu yana, gelişmeleri bekliyordum.  Anadolu üniversitesi SHYO fakülte olduğunda, tüm öğrencileri ve mezunlarında “Uçak Bakım Mühendisliği” beklentisi doğal olarak oluştu.  Ancak, Kayseri ve Kocaeli Üniversiteleri ,henüz fakülte olamadığından, bu sorunlar hala çok tartışmaya gebe…

Ancak, bu unvana başta ODTÜ ve Mühendis meslek kuruluşları müfredatın aynı olmaması nedeniyle karşı çıkıyor. Bu konuda görüştüğüm Eskişehir Havacılık Fakültesi yetkilileri SHYO’ ların var olan müfredatının %80 civarında aynı olduğunu ve gerekirse müfredata eklemeler yapılabileceğini söylüyorlar.

Kısaca, görülen odur ki; “Uçak Bakım Mühendisliği”  unvanına alışmak gerekiyor. Bu unvanı müfredat ilaveleri yapmayı düşünen A.Ü Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi yeni mezunlarına verecek gibi görünüyor. Tabii ki bu tür bir zorunluluk konursa eski mezunlar ilave sınavlara girer ve bu unvanı alabilirler. ( Tabii ki, İlave ders şartı getirilip getirilmeyeceği, bu uygulamanın bundan sonraki mezunlara mı yoksa şu anda sektörde çalışanlara mı uygulanacağına YÖK karar verecektir)

Burada önemli olan ve mutlaka düzeltilmesi gereken aynı okulun aynı müfredatlı Gövde-Motor mezunlarının kapsam içine alınmama komedisidir. YÖK e başvuruyu SHYO’ların Elektrik-Elektronik Bölümü mezunları yaptığından, bizim YÖK de; konuya vakıf olmadan, kalkmış sadece Elektrik-Elektronik Bölümünü mühendis olarak kabul ederken, Gövde/Motor bölümlerini bitirenlerin unvanına makinist demiş:)

Bütün bunlar Teknik lise mezununu da, iki senelik SHYO mezununu da, dört senelik SHYO mezununa da aynı unvanı verme yanlışlığından kaynaklanıyor. Oysaki bu unvanlar zamanında teknisyen-tekniker-yüksek tekniker olarak verilebilse idi, SHYO’ların 4 senelik mezunları bu sorunu sosyal statü kaybı olarak görüp bu kadar üstüne düşmeyebilirlerdi.

Bu okulları, ön lisans olarak 2 senelik müfredatına devam etmesi gerekirken,4 senelik Lisans seviyesine getirenler düşünsün… Görüldüğü üzere, Bir deli bir kuyuya taş atmış şimdi kırk akıllı çıkaramıyor…

Gelelim sektörün gereksinimlerine; “Uçak Bakım Mühendisi” unvanlı kişileri, Kalite-Eğitim-Üretim planlama vb. bölümlerde çalıştırmak çok daha mantıklı. Hatta Teknik’teki tüm yönetim kadrolarının da kullanılabilirler ama kaç kişiye istihdam sağlanabilir bunu bilemem. Sektörün ihtiyacı, beyaz yakalı mühendislere değil fiili olarak çalışan teknisyenlere yönelik oluyor.

 Uçak bakım mühendisleri, MRO’lara veya havayolu şirketlerine Bakım Mühendisi kadrosuna girmek için başvurduğunda, kısıtlı alımlarla karşılaşabilirler(!)

 Bu arkadaşlar, “biz fiili olarak uçak başında tulumlarımızı giyip çalışabiliriz” derlerse, özellikle THY’de, “beyaz yakalı” olarak bürolarda çalışan ve hangara in(e)meyen bir dolu mühendis çok zorda kalacaktır. THY, işverdiği çok sayıda mühendis nedeniyle, “benim bakım mühendisine gereksinimim yok” diyerek, alımlarını TYP’lilere( Teknisyen yetiştirme programları) yönelik devam ettirebilir. Sektörde en büyük istihdamı sağlayan THY/Teknik A.Ş bu tür bir karar alırsa var olan işsiz pilot sorununa birde işsiz uçak bakım mühendisi kadrosu eklenebilir.  Bu bir tehlike…

Bana soracak olursanız; Her zaman için bilgili ve deneyimli teknisyenden yanayım. Hem maddi olarak hem de farklı ( görev-uçuş, tayin, fazla mesai, harcırah) nedenlerle çok uzun süreli yapılabilecek bir meslek. ( Pilotluktan bile cazip) Bilfiil uçağın üstünde çalışarak, bakım/arıza konularında bilgili ve deneyimli olmayı bu sektördeki en avantajlı ve vazgeçilmez bir konum olarak görüyorum.

Uçak bakım mühendisliği kadrosu bence gerekli ancak bu arkadaşlar nasıl olsa Bakım mühendisi olduk diye beyaz yakalı olmayı tercih eder, lisans almaz ve makam ve büro peşinde koşarlarsa hem mesleki ömürleri kısa olur hem de maddi yönden büyük kayıp yaşarlar. Tavsiye benden tercih onlardan…

SEKTÖRÜMÜZDE Kİ PİLOT OKULLARINDAKİ YENİ AKIM…

Bizim ülkemizde, biri yeni bir şey yapmasın, hemen diğerleri de atlıyor. Mahalleye bir kebapçı açılıp biraz iş yaptı mı, hemen karsısına bir çok kebapçı açılıyor ve müşteri sayısı da aynı oranda artmadığından, tek, tek kapanmaya başlıyorlar. 

Eğitim kurumları, kendilerini verdikleri eğitimin kalitesi ile övünüp reklamını bu kaliteye odaklı yapacağına, iş garantisi adı altında bir dolu atraksiyonlarda bulunuyorlar. Bazı eğitim kuruluşları ise; kesmece karpuz örneği, beğenmezsen veya iş bulamazsan paranı geri alırsın sistemi bile çıkardı. Şüphesiz bunlar son derece yanlış ve kendine güveni olmayan okulların yaptığı tüketiciyi (öğrenciyi) kandırıcı uygulamalardır.  

Okulların görevi, iş ve işçi bulma kurumu gibi çalışmak değildir. Hiç bir okul iş garantisi veremez. İş garantisi verecek okullar, bunun kaynağını ve iş garantisini, o okula iş garantisi veren firmanın yazılı belgesini de göstermek zorundadır. Bir çok kere bu iş garantili okulların yaptıkları yanlışları yazdım ve yazmayı da sürdüreceğim.

Şimdi de pilot okullarına güveni artırmak amaçlı yeni bir uygulama ile baş başayız.

Üniversite-Pilot Okulu işbirliği… Bu uygulamayı yanılmıyorsam ilk kez THK yaptı ve hemen diğer okullarda birer üniversite partneri buluverdiler. (Aynı, kebapçı örneği uygulamalar...) Baktığımızda, karşılıklı, karlı bir ortaklık söz konusu. Bu işte kişi başı 100.000’ lerce Euro söz konusu.

Sistem şöyle çalışıyor; Pilot okulu Üniversitenin saygın ismini kullanacak, Üniversite de buna karşın pilot okulunun rantına ortak olacak. Birlikte kazanmanın yolu… Tabii ki kazansınlar, ancak DÜRÜSTCE…

Bu tür ortak programlar da SHGM kadar YÖK’ün de onayı isteniyor. Henüz YÖK onayı almadan reklama girişen pilot okullarımız var.

 İş garantili bir okulu özellikle arayıp lisan sınavını kim yapıyor diye sorduğumda, bu sınavın mülakat şeklinde olduğunu ve öğrencilerin sözlü sınavını, pilot okulunun müdürü tarafından yapıldığı söylenmişti.  Ne güzel; lafta lisan, lafta yetenek, lafta iş garantisi, üniversite işbirlikleri ve sayılarını bilemeyeceğimiz kadar işsiz pilot… Burası Türkiye… Sektör, bu okullara güvenmediğinden mezun almıyor bunu bilesiniz. ( Bu okullar kendini biliyor)

 Bu nedenle, İşini doğru yapan okullarımız olduğu gibi, üç kâğıtçı okullarımız da var. Bu eğitimde kendine güvenen okullar,  kurunun yanında yaşın da yanmasını ve bir vatandaş olarak halkın kandırılmasını istemiyorsa, yani kendine güveniyorsa, diğer kebapçı örneği, açılan okulun müfredatını, alım koşullarını şikâyet etmesi gerekir. Etmiyor ve “adam sen de, bana ne” diyorsa, ben onların okulunun kaliteli eğitim verdiğini kabul etmez, “demek ki onların da bir açığı var” diye düşünürüm.

SHGM;  halkın kandırılmasını önlemek adına, bu okullara müracaat eden öğrencilerden, pilot olduklarında gerekli olacak olan lisan seviyesi olarak THY’nin istediği TOEFL 70 yerine, en azından 60 istemelidir ki (Belgeli) mezun olunduğunda Level-4’ü alabilsinler. ( Toefl 60-70 yerine ÜDS-KPDS muadil puanı da olabilir) Bakalım kaç öğrenci bulacaklar…

SHGM; Bu okulları denetlemeye giderken, gün belirterek değil, MUTLAKA habersiz gitmelidir. Denetim için tarih vermek hırsıza elini çabuk tut delilleri karart demek gibidir.  Bunun yanı sıra, “A” şirketine denetime gidilecekken, Aynı işi yapan “B” şirketinden birini yanına almak, yapılan tüm yanlışları ve kandırmaları ortaya çıkaracaktır (Tabii ki yanlışlar ve eksiklikler bulunmak isteniyorsa)

YÖK; pilot okulundan özel yetenek sınavını kaldırmış. Yani, pilot okulu, öğrencisini özel yetenek sınavına sokmadan alabilecek, okutacak, mezun edecek ve o kişi pilotluğa yeteneği yoksa ortada kalacak. Bu kadar büyük saçmalığa nasıl imza atarlar, inanılmaz. 

Sonuç olarak;

Birilerinin devamlı söylediği gibi, havacılığımız ilerliyor(muş) ,Yolcu sayımız şu ol(muş) bu ol(muş), uçak sayımız şöyle art(mış) böyle art(mış), her ile havalimanı yapılacak(mış), havayolu halkın yolu ol(muş), 2014’de yerli uçağınız göklerde süzülecek(miş) gibi mış’lar ve muş’lar eşliğinde ilerlerken, Bende bu arada boş durmuyor, sayıları gün geçtikçe artan havacılık haber sitelerinde yer alan haberleri, kişisel olarak yorumlamaya çalışıyorum.

Bildiğiniz üzere, Haber ve Yorum çok farklı. Haber zamanla anonimleşirken yorum hep kişisel kalıyor. Bu nedenle bir yorumcu olarak, yorumlamaya ihtiyaç duyduğum haberlere ilişkin sizlerin yorumlarını da çok önemsiyor ve benimle aynı düşüncelerde olup olunmadığını bu isimli veya isimsiz yapılan yorumlarınızla anlayabiliyorum.

Farklı fikirler yazılan konuyu daha zenginleştiriyor. 

TARAF OLMAYANLAR BERTARAF OLUR(MU)? Teknisyenler ve pilot okulları

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (42)

Techno ~ 4 yıl önce
Mahalle baskısıyla başını açanlar varken kimsenin sesi çıkmıyodu. Akp yi hiç sevmem ama artık diyorum ki dinsizin hakkından imansız gelir. milletin baş örtüsüyle uğraşacağınıza teknolojimize bakalım

Yanıtla

Kalan karakter 1000
gulen arkadasa diyen eleman ~ 4 yıl önce
sacmalamayi birak. hem itu'den hem odtu'den diplomam var. 5 sene hangarda calistim mesaimin %80'i hangarda gececek sekilde. task card da bastim, excel'de liste de olusturdum, yeri geldi galley de soktum, koltuk ta tasidim, sizin kacacak yer aradiginiz easa ve faa denetlemelerinde en onde tum auditorlere karsi savastim. Allah'a sukur su ana kadar sirketimin en ufak sikinti yasamasina mahal vermedim. su sektore en zararli kisiler senin gibi tipler. yuzlerce teknisyenle calistim ve hickimse ile en ufak bir sorun yasamadim. onlarin isi belli, bizim isimiz belli. herkes sorumluluklarinin bilincinde calisiyor. siz neyin kafasini yasiyorsunuz anlamiyorum ki?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Uçuş Eğitmeni.2 ~ 4 yıl önce
Önceki yazımın son cümlesinde bir eksiklik olduğunu gördüğüm için, cümleyi şöyle düzeltmek istiyorum: Türkiye'deki yetenek testleri sadece torpil kılıfıdır!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Uçuş Eğitmeni ~ 4 yıl önce
Pilot eğitiminde yetenek testlerinin kaldırılmış olmasına içerleyen, suistimallere eğilimli bu tip seçmelerden çevresine, ya da geldiği camiadan devrelerine çıkar sağlayan kişilere cevap yazmak istiyorum: Ülkemizde yetenek testleri ile pilot adayı seçen kuruluşlara girip, pilot olanlara yönelik ciddi bir anket yapılsa eminim ki, ezici bir çoğunluk askeri kökenli ailelerden gelenler olacaktır. Durum böyleyken bazı kimselerin "yetenek testini savunması" sadece kendi konumlarının sarsılacağını düşünmelerinden diye tahmin ediyorum. Yetenek testleri, bir yandan kendi ekmek kapıları, diğer yandan ise köken çevrelerine sağladıkları menfaatlere bir zemindir. Bu dengesiz duruma el koyduğu için YÖK ü candan kutluyorum. Üniversite sınavında Matematik ve Fizik bilgisini kanıtlayan, İngilizcesine güvenen, sağlık raporu alabilen ve uzun bir otobüs yolculuğunda midesi bulanmayan herkes pilot olabilir. Yetenek testi sadece torpil kılıfıdır!

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000