06 Şubat 2017, Pazartesi
Oğuz SÖNMEZOĞLU
Oğuz SÖNMEZOĞLU oguzsonmezoglu@airporthaber.com
  • Tebrik ediyorum Oğuz abi.yazılarını takipteyim çünkü anlatımın süper.yasanilanlari bu denli güzel bır dille ifade etmen harika...başarılar....
  • Sıze nasil ulasabilirim ? Epostanizi giriyorum ama gonderilmiyor baska kullandiginiz e posta var mi veya kullandiginiz sosyal medya hesap var mi?
  • Morgan Freeman yerine Kenan Imirzalioglu olsaydı ya da Arda Turan emin olun çok daha fazla para isterlerdi. Ayrıca Batman v Superman in en kötü film adayı gösterilmesi THY nin suçu olmadığı gibi yaptığı reklam fazlasıyla etkili oldu ve hedef kitlesi olan yurt dışında ses getirdi. Biz içeride mundar desek ne olur demesek ne olur...
  • Oguz hocam, tercuman olmussunuz tesekkurler

Super Bowl'dan kim galip çıkacak?

Kışkırtın! Ama kışkırtıcılığınız ürününüzden kaynaklansın. Şayet, reklamda kafasının üzerinde duran bir adamı sadece dikkat çekmek için kullanıyorsanız, yanlış yapıyorsunuz. Eğer ürününüzün baş aşağı duran adamın cebindekilerin yere düşmesini engellediğini anlatıyorsanız, o zaman doğru olanı yapıyorsunuz demektir.”

Reklamcılık dünyasının sıradışı duayeni D. Dane Bernbach, sunduğunuz ürün veya hizmetle ilgili doğruları nasıl ifade ettiğinizin ve insanları etkileyip etkilemediğinin önemini vurgulamak istemiştir bu unutulmaz sözleriyle.

Reklam söz konusu olduğunda, havacılıkta da neredeyse her şey diğer sektörlerde olduğu gibidir aslında. Global pazarda söz sahibi olmak isteyen havayolu şirketleri, müşterilerine sunduğu ürün ve hizmetin kalitesini ve güvenilirliğini ifade etmek ve onların dikkatini çekmek için en yaratıcı fikirlerle tanıtım yapmaya çalışır, kendi marka değerlerine denk büyüklükteki kurum ve kuruluşlarla, farklı alanlarda sponsorluk imkanları oluşturarak daha fazla kitleye ulaşmaya çaba gösterirler.

Ülkemizde de, bu konuda THY’nin başı çektiğini söylersek yanlış bir şey söylemiş olmayız sanırım. 2000’li yılların başından itibaren büyümeye ve karlılığını arttırmaya başlayan THY, uluslararası arenada “Kurtlarla Dans” için hazır hale gelmiş ve 2009 yılına girerken, ünlü aktör Kevin Costner’ı firmanın reklam yüzü olarak seçerek küresel bağlamda ilk tanıtım faaliyetlerine başlamıştı. Lakin, aynı yılın Şubat’ında yaşanan Amsterdam kazası sonrası reklamı durdurmak zorunda kalmış ve tanıtım anlamında büyük bir talihsizlik yaşamıştı. O dönemde çalışanlar olarak bizler, yaşadığımız bu travmatik durum sonrasında, Costner’ın değil reklamını, sinema filmlerini dahi seyredemez hale gelmiştik.

THY, sonraki dönemlerde yine de hız kesmedi. Bir yandan Türkiye’de şampiyonluğa oynayan futbol takımlarına sponsor olurken diğer yandan yurtdışında, özellikle futbol, basketbol, tenis, golf gibi sporların uluslararası turnuvalarının sponsorlukları üzerinden marka değerinin daha da artmasını sağladı. Barcelona ve Manchester United gibi dünyaca ünlü futbol kulüpleriyle yapılan sponsorluk anlaşmaları, özellikle K. Bryant, Messi ve Wozniacki gibi dünyaca tanınmış sporcuların THY’nin marka elçisi olmaları ve oynadıkları tanıtım filmlerinin başarısı, THY’nin uluslararası bir marka olarak tanınması açısından oldukça büyük bir etki yarattı.

Mart 2016’ya geldiğimizde THY’nin yolu bir kez daha Hollywood’a düştü. Bu kez, hedefteki bir aktör ya da aktris değil, bir filmdi. THY Yönetimi, “Batman v. Superman: Adaletin Şafağı” filmi için Warner Bros. Pictures ile bir sponsorluk anlaşması imzaladı. Sonrasında, filmin tanıtımı için, bir B-777 uçağı filme ait bir görselle giydirildi, film temalı uçak içi kitler ve özel menüler, özel baskılı Miles & Smiles kartları oluşturuldu. Hatta bununla da yetinmeyip, filmde geçen Gotham City ve Metropolis şehirleri havayolu şirketinin iki yeni destinasyonu olarak ilan edildi. (Rivayete göre, bu hayali şehirlere gitmek için bilet satın almak isteyen yolcular bile vardı.) Bu film için milyonlarca dolar harcandı. Ancak THY Yönetimi, her ne kadar bu sponsorluk sonrası “Golden Epica” ödülünü almış olsa da, “Batman v. Superman: Adaletin Şafağı” filminin, “Yılın En Kötü Filmi” dahil 8 dalda aday gösterilerek “Altın Ahududu” ödüllerine damga vurmasının önüne geçemedi. Akabinde, THY’nin tanıtım konusunda bugüne kadar yapmış olduğu harcamalarla ilgili olarak “gerçekten buna değer miydi?” sorusu, ilk kez bu denli yüksek sesle sorulmaya başlandı.

Şimdilerde ise THY tanıtım konusunda bir kez daha, bu kez de ünlü aktör Morgan Freeman’la gündemde. Şayet bahsedildiği şekilde reklam masrafları hariç yapıldığı söylenen 1,2 milyon Euro’luk ödeme gerçekse, son dönemde aktörlüğünden çok, özel yaşantısıyla gündeme gelmiş olan THY’nin yeni yüzü Freeman için birkaç dakikalık “Esaretin Bedeli” biraz yüksek gibi görünüyor.

Yanlış anlaşılmasın, ateşli bir sinemasever olarak Freeman’ın aktörlüğü ile ilgili söyleyebileceğim olumsuz tek bir sözüm dahi yok. Ayrıca, “İhtiyarlara Yer Yok!” deyip 15-20 yıllık personelini işletmesel gereklilikler bahanesiyle işten çıkaran, mevcut çalışanlarına “THY olarak yolumuza gençlerle devam ediyoruz” diye mesaj veren THY Yönetimi’nin, 79’luk bir aktörün desteğiyle, kurumun dinamizmini, hizmet kalitesini (Bernbach’ın bahsettiği gibi dikkat çekici bir şekilde) potansiyel havayolu müşterilerine anlatmakta ne denli başarılı olacağı konusunda da, reklamı henüz seyretmediğim için herhangi bir tahminde bulunamam.

Ben sadece kendi kendime şu sorulara cevap arıyorum:

Bu reklam harcamaları, TİS görüşmeleri henüz tamamlanmış ve tam da “bu zor süreci birlikte aşacağız” diyerek “Kuzuların Sessizliği” içindeki çalışanlarla yüzde “sıfır” zamla mutabakata varılmışken, en azından “kuruma 50 milyon dolarlık tasarruf sağlayan çalışana ayıp olur, motivasyonu daha fazla düşürmeyelim” düşüncesiyle bir süre bekletilemez miydi?

Uçakların hangarlara çekildiği, personelin azaltıldığı, sunulan ikramın maliyetinin hesaplandığı bugünlerde, kurum dışında gelişmesi olası olumsuzlukların artık daha fazla göz önünde bulundurulması ve her alanda “ekonomik” hareket edilmesi daha uygun olmaz mıydı?

Şu an için, benim de herkes gibi tek temennim, yalnızca THY açısından değil, ülkemizin tanıtımı konusunda da son dönemde oluşan olumsuz intibaların azalması açısından, bu reklam çalışmalarının ve harcamalarının beklenen karşılığının elde edilmesidir.  Şimdilik, milletçe (!), reklamın yayınlanacağı ve dünya üzerinde 800 milyondan fazla kişinin izleyeceği NFL Şampiyonluk Maçı’na kilitlendik. Sonrasını hep beraber bekleyip göreceğiz.

Herkese iyi seyirler! 

Super Bowl'dan kim galip çıkacak?

Facebook Yorum

Yorumlar

Burçin ~ 6 ay önce
Tebrik ediyorum Oğuz abi.yazılarını takipteyim çünkü anlatımın süper.yasanilanlari bu denli güzel bır dille ifade etmen harika...başarılar....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
E posta ~ 6 ay önce
Sıze nasil ulasabilirim ? Epostanizi giriyorum ama gonderilmiyor baska kullandiginiz e posta var mi veya kullandiginiz sosyal medya hesap var mi?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Esb ~ 6 ay önce
Morgan Freeman yerine Kenan Imirzalioglu olsaydı ya da Arda Turan emin olun çok daha fazla para isterlerdi. Ayrıca Batman v Superman in en kötü film adayı gösterilmesi THY nin suçu olmadığı gibi yaptığı reklam fazlasıyla etkili oldu ve hedef kitlesi olan yurt dışında ses getirdi. Biz içeride mundar desek ne olur demesek ne olur...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Tesekkurler ~ 6 ay önce
Oguz hocam, tercuman olmussunuz tesekkurler

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000