15 Mayıs 2017, Pazartesi
Oğuz SÖNMEZOĞLU
Oğuz SÖNMEZOĞLU oguzsonmezoglu@airporthaber.com
  • Sizin gibi değerli ve donanımlı bir hocadan ders aldığım için yeniden gurur duydum. Benim gibi Kabin Hizmetleri okuyan tüm öğrencileri çok yakından ilgilendiren bir meseleye değinmişsiniz hocam. Bir sonraki yazınızı da heyecanla bekliyorum.
  • Oğuz kardeşim, acı gerçekleri çok güzel anlatmışsın. Maalesef ülkemizde artık sözün bittiği tuzun koktuğu yerdeyiz. THY torpilli istihdam ederek gerçekten hak edenlerin hakkını yedikçe, zamanında hakkıyla işe girenleri de yandaş olmadıklarından yeni torpillilere yer açmak için çeşitli kılıflar uydurarak işten çıkarttıkça ve Hava-İş'in işverenci yönetimi de buna göz yumdukça kimse haktan ve hukuktan bahsetmesin!
  • aynı uçak teknisyenliğindeki gibi.. öncede sadece 3 üniversitede 4 yıllık eğitim sonucunda teknisyen olurken şimdi bir çok üniversitede yerde yetersiz eğitimle mezun olan gençler var üstelik 2 yıllıklarıda var neden tk az para verebilsin diye. yapıştırır A lisansını geçer. üstelik bide 6 ay da işkurdan eğitimle teknisyen diye koyar hangarına.. yazık lise sıralarında dirseğini çürütmüş sonrada 4 yıllık üniversiteyi bitirmiş gençlere
  • Çok güzel bir konuya değinmişsiniz ellerinize sağlık Havacılıkta çok para var iş garantili geleceği çok parlak deyip gençleri teknisyen yapmak için 4 yıl okutan zihniyet aynı sistemde 6 aylık eğitimle işe giriş adımını attırıyor.Açılan üniversitelerde derse giren hocaların büyük kısmı teknisyenlik ve gerekliliklerinden bihaber çünkü konuları değil bu konuları verecek teknisyenlerin eğitim kariyerleri yok diye eğitmen yapılmıyorlar oysa geçmişinde bu işi layıkı ile yapan mevzuata hakim işi bilen kişilere imkan tanınmalı ama Ömer Farukla bağlantılı olması gerekir:-)

Sözel mantık sorusu

Hiç kuşkusuz bizler, hayatımızın farklı dönemlerinde farklı şekillerde sınanırız. Ama çoğumuz için okul yılları bir başkadır. Geçmişte yaşanan o günler hatırlandığında, o zamanki sınav heyecanları bile güzel gelir insana, hatta en acayip, en düşündürücü sınav soruları bile. Mesela, sözel mantık soruları...                                                                                     

Sözel mantık sorularında, şahıslar, yerler, durumlar ya da olaylarla ilgili eldeki verilerden yola çıkılarak, çözümleme, anlama ve mantıksal sonuçlar çıkarabilme yeteneği irdelenir. Bir başka deyişle, bilinenlerden ve ipuçlarından hareketle, söylenmeyenleri ya da olabilirlikleri bulmanız istenir sizden. İşte bugün de size böyle bir soru sorasım tuttu nedense. Sorumuz şöyle:

Oya, Ali ve Ömer Faruk, gelecekte kabin memuru olmayı hedefleyen 3 gençtir. Gençlerle ilgili şunlar bilinmektedir:

-          Oya, kabin memuru olmak için yaklaşık 2 yıldan beri, özel bir üniversitenin Kabin Hizmetleri bölümünde eğitim görmektedir.

-          Ali, aynı işe sahip olmak için başka bir eğitim kuruluşunda 2 aydan az süre eğitim görmüştür.

-          Oya, eğitim için Ali’nin harcadığından iki katı fazla para harcamaktadır.

-          Ö. Faruk’un, Oya ve Ali’nin aksine eğitim için hiç harcaması yoktur.

-          Ö. Faruk, üst düzey bir yakınının referansıyla bir havayolu işletmesine başvuruda bulunmayı planlamaktadır.

-          Adaylardan sadece birisinin işe istihdam garantisi vardır.

Adaylardan ikisinin diğerine oranla kabin memuru olma ihtimali daha yüksek olduğu biliniyorsa, hangisi kesin olarak yanlıştır?

a) Ali, işe istihdam garantisi olan kişidir.

b) Oya, gelecekte kabin memuru olamayabilir.

c) Oya’nın bilgisi, 2 yıl eğitim görmesine rağmen diğerlerinden daha azdır.

d) Ö. Faruk’un kabin memuru olma ihtimali, Oya’dan daha azdır.

Doğru cevabı bulabildiniz mi?

Muhtemelen doğru sonuca ulaştınız, ancak soruda ifade edilenler kafanıza bir türlü yatmadı. Çok haklısınız, çünkü bu durumun mantıklı hiçbir açıklaması yok ve şu sıralar sektörde yaşananlar da tam anlamıyla bundan ibaret.

Ne yazık ki, zengin olmak için olmasa bile, en azından bilgili ve kültürlü birer çalışan olabilmek için üniversite yolunu seçen idealist gençlerimizin birçoğu, günümüz şartlarında, geleceğe yönelik planlar yapabilme şansına sahip değiller. Elbette ki, bu durumu sektörle alakalı olarak aşağıda belirttiğim şekilde, birden fazla nedene bağlayabiliriz:

1.  Şu an için, Sivil Havacılık alanında eğitim veren kuruluşların tamamına yakını, öğrencilerine istihdam garantisi sağlayamamaktadır. Üniversite ve yüksekokulların birçoğu, değil iş imkanı sağlama, öğrencilerine zorunlu staj alanı belirleme konusunda bile etkili bir stratejiye sahip değildir. (Bu noktada, ilgili bölümlerde eğitim gören öğrenci sayısının da fazlalığına dikkat çekmek gerekir diye düşünüyorum.)

2.  Eğitim kurumlarının sadece YÖK kriterlerine bağlı kalarak, SHGM denetiminden yoksun oluşu, yeni açılan Sivil Havacılık bölümlerinde uluslararası sivil havacılık normlarından uzak ders müfredatlarının oluşturulmasına, eğitim uygulamaları ve yardımcı araçlarının eksik kaldığı, alt yapısız bir hizmetin sunulmasına neden olmaktadır. Bu açıdan üniversitelere ve MYO’lara en çok destek sağlayabilecek olan sektör tecrübesi yüksek, nitelikli bireyler, ne yazık ki YÖK’ün akademik personel kadrolaşması konusunda değişen kriterlerine ayak uyduramadıklarından, mevcut yapıya dahil olmakta zorluk çekmektedirler. (Aslına bakarsanız, üniversitelerimizde verilen mesleki eğitimlerin kalitesi, havayolu işletmelerinin beklentilerinin de ilerisinde olmalıdır ki, bu sayede işletmelerin yalnızca akademik eğitimini tamamlamış kişileri aday olarak kabul etmesi talep edilebilsin.)

3.  Diğer bir sorun ise, havayolu işletmelerinin kabin memurluğu için adaylarda aradığı özel şartlar. Yani, adayın boyu, kilosu, yaşı, yabancı dil yeterliliği, fiziksel bir probleminin ya da uçuşa engel olacak nitelikte bir sağlık probleminin olmaması, vb. durumlar. Bu şartların sağlanamadığı durumda kişinin herhangi bir havayolu işletmesinde işe alınması mümkün olamayacağına göre, bu mesleğe yönelik en az 2 yıl sürecek akademik bir eğitime kabul edilmesi de doğru değildir. Bu tarz durumların yaşanması bir eğitim kurumu için etik olmayacağı gibi, boş yere doldurulan kontenjan sebebiyle, şans bekleyen diğer öğrencilerin de bir anlamda önü kesilmiş sayılabilir. Bu sebeple, eğitim kurumlarının bu süreci yalnızca finansal yönden değerlendirmemesi, başvuran öğrenci sayısı her ne olursa olsun, yok yere umut tacirliği yapmaması gerektiği kanısındayım.

Elbette bahsi geçen tüm bu hususlarda, ülkemizin değerli iki kurumuna, yani YÖK’e ve SHGM’ye büyük iş düşmektedir. Her iki kurum da bundan önceki dönemde göstermiş oldukları bir araya gelme çabalarını en kısa sürede artırmalı ve konuyu bir an önce ortak bir şekilde ele almalıdırlar. Çünkü bu sorun, yalnızca bugünün değil, yarının da sorunudur.

Muhtarların dahi üniversitelerde eğitime tabi tutulduğu günümüzde, havacılık gibi çok önemli bir sektörde eğitimli olmak için çaba gösteren bu gençlerimize bir an önce yol gösterilmeli, kabin memurluğu için üniversite mezunu olma düşüncesi, yeni nesillerin zihinlerinde itibarsızlaştırılmamalıdır. Aksi taktirde, bu konuda yıllar öncesinde başladığımız noktaya geri dönmüş olacağız, üstelik ardımızda bir sürü işsiz üniversite mezunu genç bırakarak.

Saygılarımla,



Doğru Cevap: D

Sözel mantık sorusu

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (9)

Gülay Alageyik ~ 6 ay önce
Sizin gibi değerli ve donanımlı bir hocadan ders aldığım için yeniden gurur duydum. Benim gibi Kabin Hizmetleri okuyan tüm öğrencileri çok yakından ilgilendiren bir meseleye değinmişsiniz hocam. Bir sonraki yazınızı da heyecanla bekliyorum.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Personel ~ 6 ay önce
Oğuz kardeşim, acı gerçekleri çok güzel anlatmışsın. Maalesef ülkemizde artık sözün bittiği tuzun koktuğu yerdeyiz. THY torpilli istihdam ederek gerçekten hak edenlerin hakkını yedikçe, zamanında hakkıyla işe girenleri de yandaş olmadıklarından yeni torpillilere yer açmak için çeşitli kılıflar uydurarak işten çıkarttıkça ve Hava-İş'in işverenci yönetimi de buna göz yumdukça kimse haktan ve hukuktan bahsetmesin!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
teknik ~ 6 ay önce
aynı uçak teknisyenliğindeki gibi.. öncede sadece 3 üniversitede 4 yıllık eğitim sonucunda teknisyen olurken şimdi bir çok üniversitede yerde yetersiz eğitimle mezun olan gençler var üstelik 2 yıllıklarıda var neden tk az para verebilsin diye. yapıştırır A lisansını geçer. üstelik bide 6 ay da işkurdan eğitimle teknisyen diye koyar hangarına.. yazık lise sıralarında dirseğini çürütmüş sonrada 4 yıllık üniversiteyi bitirmiş gençlere

Yanıtla

Kalan karakter 1000
~ 6 ay önce
Çok güzel bir konuya değinmişsiniz ellerinize sağlık Havacılıkta çok para var iş garantili geleceği çok parlak deyip gençleri teknisyen yapmak için 4 yıl okutan zihniyet aynı sistemde 6 aylık eğitimle işe giriş adımını attırıyor.Açılan üniversitelerde derse giren hocaların büyük kısmı teknisyenlik ve gerekliliklerinden bihaber çünkü konuları değil bu konuları verecek teknisyenlerin eğitim kariyerleri yok diye eğitmen yapılmıyorlar oysa geçmişinde bu işi layıkı ile yapan mevzuata hakim işi bilen kişilere imkan tanınmalı ama Ömer Farukla bağlantılı olması gerekir:-)

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000