02 Eylül 2013, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY cetinozbey@airporthaber.com
  • Sevgili THY' li kardeşim Mevlana demiş ki " Dertli insanın evi dumanlar içindedir. Derdini dinlersen ona bir pencere açmış olursun" Buradan yapabileceğimiz bukadardır derım. Elbetteki haklısınız ama Çetin Beyi tekrarlayayım emin olunuz dışarısı hiç farklı değil. Elbette her ihlalde kişisel bir çıkar, toplumsal bir zarar vardır. Giden sevgili en iyi sevgiliydi güzellemelerinden kurtulmak gerekir. Her şeye rağmen işe devam. Sevgiyle kalın.
  • Çetin Bey'in yazısı çelebi'in ik politikasını "cuk" oturuyor sanki eski bir çhs çalışanı olduğundan mı bu kadar net bir analiz yapabilmiş. Sn. Çelebi yöneticileri bu ik politikası ile çok kalmaz batarsınız insanların ahının alındığı, mutlu olmadığı, şirket aidiyeti ve insanların emeklerinin sömürüldüğü bir yerde başarıdan kurumsallıktan söz edilemez, insanların işe başlayıp ne zaman işi bırakacağı, her gün onlarca kişinin iş başı yapıp/ayrıldığı bir yerde nasıl bir istikrar olur anlaşılır değildir. Çelebi yöneticileri aklınız sıra personel maliyetlerini kısmak için sürekli bir personel sirkülasyonu yapıyorsunuz Çetin bey ne güzel izah etmiş, sürekli personel almanın hiç de yerinde olmayan bir İnsan Kaynakları modeli olduğunu. Eğer başarılı olmak istiyorsanız insanı yaşatın ki kurumunuz yaşasın, yoksa ülkemizin önemli bir kaynağı, en kurumsal ve eski yer hizmeti şirketi yerle yeksan olacak. Son olarak THY'de çalışıp da çalıştığı şirketin kıymetin bilmeyen ya haindir ya nankör.
  • Bu insanların ve de onların bu bakış açısına hizmeti kutsal bir görev addeden sözde yöneticilerin profesyonellik denilen bu kavramı nelerle karıştırdıklarını da anlayabilmek mümkün değil. DEMİŞSİNİZ KALEMİNİZE ELLERİNİZE SAĞLIK... BU YÖNETİCİLERİN TEK KAVRAMI ALDIKLARI YÜKSEK MAAŞLAR BAŞKA DÜŞÜNDÜKLERİ VE ANLADIKLARI KAVRAM OLDUĞUNU HİÇ ZANNETMİYORUZ SAĞLIKLA KALIN...İYİ Kİ VARSINIZ.
  • Çetin Bey haddim olmayarak ah THY vah THY rumuzlu arkadaşıma birşeyler yazasım geldi. E malum THY görünce içim bir kıpırdanıyor gönülbağı meselesi. Değerli arkadaşım 15 yıldır çalışırmışınız mutlaka yolumuz bir yerlerde kesişmiştir sakın ha sakın işinizden ayrılmayı düşünmeyiniz oradayaşananlar Memleket halleri. İnanın dışarıdada farklı değil . Siz işnize sahipçıkın sevgi ve saygıyla devamedin zamanınız gelincede huzurla emekli olun. Her ne olursa olsun orası bizim yuvamız ve güzide bir kuruluştur. Sahip çıkınız. Sevgiylekalın
  • Çetin Bey,günümüzde maalesef sadece iş sonuçlarına bakılıyor,ama bu iyi iş sonuçlarına iyi yetişmiş ekiple ve toplam kaliteyi yakalamakla ulaşılabiliyor.Ama şimdi yeni trend vasıfsız elemanla,düşük ücret,iyi iş sonucu.Bu yeni profesyonellerin hedefi maalesef.
  • Çetin bey, yazınız ve emeğiniz için tşkler. Yorumlarınızı dikkatle okudum ve hakikaten çok haklısınız özellikle keyfi işe alım politikaları ile çalışanların orantısal olmayan gelir gider değerleri hususunda. En çok beklenti sosyal hakların iyileştirilmesi, çalışanlara değer verildiğinin ispatlanması, Objektif terfi ve ödüllendirme sisteminin kurulması,İnsan kaynakları planlamasına önem verilmesi, varsa keyfiliğin ortadan kaldırılması v.b Kurumsal ve global Dünya Devi Şirketlerde başarılmış hayata geçirilmiş değerlerdir. TR de Havacılık Sektöründe bu anlamda en iyi 2 şirket SunExpress Havayolları ile Freebird Hava Yolları dır. Çalışan kişiler bir aile olarak kabul edilmekte ve motivasyonları en üst düzeyde tutulmaktadır. Hal böyle olunca da personelin o şirkete verimliliği en üst noktadadır. Bunu başarmanın en önemli ipucu insan kaynaklarının verimi iyi yönetmesi ve yöneticilerin personellerini tatlı-sert yönetebilmeleri yeteneğidir. Saygılarımla
  • Ay Çetin Bey alemsiniz yazmışsınız uzun uzun. Yazsanıza başına TURNOVER. diye şöyle afili afili. Türkçesi sevimsiz ,kortuyor. Ama bakın İngilizcesi öyle mi ? iyi birşey olduğunu zanneden bile var:))) Turnover Basketbolda Türkçe karşılığı top kaybı demekmiş. Takımın kendi hatası nedeniyle topu kaybetmesi. Yani burdaki önemli şey nedir tabiiki top Basketçiler mi aman canım ne önemi var!!!! Aslında ne kadar önemli bir kavram Batıda yılda % 15 ' e kadarı normal karşılanırmış .Bizim memlekette bu durumla ilgili düşünce farklılıkları var.Kimi şirkete göre işletmenin sürekliliği açısından darbe ( herhalde oldukça az oranda bu şirketler ) kimine göre ise de Taze Kan iyidir. İş alım sürecinde ipleri sıkı tutmak lazım sen şirketi makyajla tanıt sahi zannedsin beklenti yükselsin sonuç çalışanda hayal kırıklığı. Çalışan memnuniyeti yapıpda iyi analiz edemez ve sonuçlarıda kabul etmezsen çalışanı motive edecek aksiyonlar alamazsın . E bu durumdada hayırlı işlet.
  • Çetin Bey, çok güzel yazmışsınız,tebrikler...15 yıldır THY,de çalışıyorum ama öylesine bunaldım ve yoruldum ki artık işi bırakmak istiyorum...İşsizliğin yüksek olduğu bir dönemde bir insan durduk yere işsiz kalmayı göze alır mı ? THY de çalışıyorsanız, evet!! Yapılan torpillerden,iş bilmeyenlerin,tecrübesizlerin işe tepeden inme alınıp direk veya 3-5 ayda müdür vs olmaları, işe gönlünü,sağlığını,gençliklerini vermiş ve iş yapan ve işlerinden olmak istemedikleri için var güçleri ile çalışan ''kendilerinden olmayanları'' devamlı kendi iktidarlarının yarattığı işsizlikle tehdit etmeleri ve işi onlara yaptırıp kaymağı kendilerinin yemeleri, hiçbir şekilde liyakata,hakka,hukuka saygı gösterilmemesi,insana değer verilmemesinden bıktık,usandık artık...Sizin çözüm olarak yazdıklarınız harfiyen doğru ancak kim,hangi kurum veya şirket uygulayacak o kuralları? THY en basit örnek..Torpilsiz işe giremezsiniz,terfi alamazsınız vs..Bu kafalarla ne bu ülke ne bu kurumlar ileri gidemezler maalesef!!
  • Çetin Bey, Herşeyi tüm şeffaflığı ile yine dile getirmişsiniz.Kaleminize sağlık. Profesyonel düşünmek kişiyi "bizi insan yapan değerleri görememe" aşamasına getirmiş ise varsın kalsın o profesyonellik.Tabi bunu diyebilmek her yiğidin harcı da değil. Pantolona yama ister..Yiğit olan da zaten 900 küsür kişinin arasında sessizce çekip gitmeyi tercih etmekte.Bu dünyada herkesin yiyeceği bir ekmek , sonrasında alıp götürüp gömüyorlar. Kimse kimsenin arkasından "çok profesyoneldi peh peh "demiyor. Hatta öyle deseler ne olur..Şah olsan ne oluuur, şahpaz olsan ne olur.Herkes ektiği rüzgarlar ile hatırlanıyor..hele hele masum çocuklarına ekmek götüremeyen ana babaları düşünmek bile insanın kalbine ok saplatıyor. "abi çocuğumu dışarı çıkaramıyorum geçen gün manavın önünden geçerken canı kiraz istedi kilosu 3 buçuk liraydı alamadım diye ağlayan " işçiler var etrafta. IK veya diğer sorumlular kaldırın kafanızı bakın. Onların çocukları da insan. Tekrar tekrar kaleminize sağlık.

Sizce Bu Adamlar Deli mi? İşten Neden Kaçıyorlar Dersiniz?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ.
Kurumlar Kişilere Kurban edilmediği zaman.

HaberTürk –  F. ALTAYLI

İş yaşamında şirketlerin uzun dönemli büyüme ve pazarda mevcut rekabet avantajını korumasının nitelikli insan gücü ile sağlanabileceği uygulamalardan da göründüğü kadarı ile kabulü zorunlu olan bir gerçektir. Bu kabulün çalışanların kıymetli bir varlık olarak değerlendirilmesinin gerekliliğini ortaya koymasına rağmen bazı kurumlar bu gerçeğin farkında olmayıp ( beklide farkında değil gibi görünüp) çalışanı apron’da koşuşturan bir teçhizat, bir makine emsali kabul etmektedirler. 

Bu kabulün çalışanların kıymetli bir varlık olarak değerlendirilmesinin gerekliliğini ortaya koymasına rağmen bazı kurumlar bu gerçeğin farkında olmayıp ( beklide farkında değil gibi görünüp) çalışanı apron’da koşuşturan bir teçhizat, bir makine emsali kabul etmektedirler.

Düğmeye bas ve düğmeyi kapat. Benim İstediğim kadar çalış ve ben uygun görünce dur ve dinlen.

Tüm sektörlerde olduğu üzere, özellikle hizmet sektöründe samimi ve sistemli bir şekilde kuruma ve işe yaklaştırılmaları halinde çalışanların şirketin tüm kaynaklarını, zamanını doğru bir şekilde kullanarak şirketin karlılığının artırılmasında ve müşteri memnuniyetinin üst seviyelere çıkartılmasında. en önemli faktör olacağı uzmanların genel görüşü olup bunun aksinin neden olacağı maddi ve özellikle manevi kayıpların bu gün için önemsenmese bile ileride şirketin küçümsenmeyecek boyutta zararına neden olarak marka değerini fazlası ile yıpratacağını dikkate almak gerekir. Tabii ki bu husus, sivil havacılık sektörü kuruluşlarının marka değerine ve onun yıpranmasına verdikleri önem paralelinde değerlendirilecek bir husus olup, şirketlere göre değişkenlik arz edeceği de kuşkusuz..

Şirketin diğer tüm maddi varlıklardan oluşan kayıplarının doğurduğu ilave maliyetler gibi, İnsan Kaynağı'nın da şirket bünyesinden şu ya da bu nedenle ayrılmasının kuruluşlara ciddi bir maliyetinin olacağı açık olup, bu denli yüksek personel devir hızlarına rağmen bu hususun sektör şirketlerince dikkatlerden uzak tutulması şaşırtıcıdır. Bir o kadar şaşırtıcı olan ise, İnsan Kaynakları Ünitelerinin çalışanların işten ayrılmaları nedeni ile oluşan şirket zararı konusundan ve bunun izahından ortak bir davranış sergileyerek mümkün olduğunca uzak durmalarıdır. Bu hususu anlayabilmek ise mümkün değildir. En küçük bir zararı bile sorgulayan tepe yöneticilerin ise bu konu ile ilgilenmemelerini anlamakta zorluk çektiğimi ayrıca ifade etmek isterim. İngiltere’nin saygın bir araştırma kuruluşunun 2010 yılında 480 şirket kapsamında yaptığı araştırma; katılımcı kuruluşların sadece % 14’nün belirtilen maliyeti dikkate alarak bütçelediği, % 78’nin ise konuyu takip etmediği, kalan % 8 oranındaki katılımcın şirketi ise konu ile ilgili hiçbir bilgisinin olmadığı sonucu ile şekillenmiştir. Sektörümüz Şirketlerinin hangi grup içine gireceğini çalışanların ve hatta yöneticilerin takdirine sunuyorum.

İşe giriş esnasında her hangi bir özellik aranmayan düz işçi personelin bir süre sonra şirketten ayrılmasının maliyetinin bahis konusu personelin bir yıllık giydirilmiş ücretinin % 30 ila % 50’ si arasında olduğu uzmanlarca hesaplanmıştır. Unvanlar yükseldikçe bu maliyetin örneğin memur personel için % 50 ila 70, orta seviyedeki Müdür personel için ise % 150 ila % 200’lere kadar tırmandığı hususu dikkate alındığı takdirde gerektiği kadar ilgilenilmeyen bu konunun şirkete yüklediği ek maliyeti düşünebilmek mümkündür.


Çalışan devir oranı, İnsan Kaynakları ünitelerinin performans göstergelerinin başında yer almasının gerektiği düşünülse bile,  gerçek iş yaşamındaki uygulamaların bu kabulü doğrular nitelikte olmadığı görülmektedir.  Ben başta olmak üzere birçok çalışan personel devir hızının yüksek olmasının önde gelen nedeni olarak İnsan Kaynakları ünitelerini işaret ediyorsak da devir oranının yükseklerde gezinmesinin tüm yönetimin bir sorunu ve sorumluluğu olarak kabul edilmesinin daha insaflı bir yaklaşım olacağını da tarafsız görüş ifade etmenin bir gereği olarak değerlendirilmesi gerekir.  İnsan Kaynakları Ünitelerinin personel hareketlerindeki her türlü menfiliğin baş sorumlusu olmalarına rağmen devir oranı üzerinde Şirket üst yönetiminin de küçümsenmesi mümkün olmayan bir etkisinin olduğunun dikkatten uzak tutulmaması gerekir.

Ücret ve sosyal hakların sektör uygulamalarının altında olması, veya çalışma şartları vb.. nedeniyle iş görenin şirketten ayrılması durumunda, bahis konusu uzaklaşmaya neden olan konuları iyileştirmesi beklenen ünite hali ile IK veya Operasyonel bölümler olmayacaktır. Bu nedenle İnsan Kaynakları ünitelerinin personel devir hızını sürekli gözlemleyerek tepe yönetimi uyarmak ve şartların iyileştirilmesine yönelik aksiyon alınmasının sağlanması konusundaki sorumluluğunu inkâr edebilmek ise mümkün değildir. Bu görevin yerine getirilip getirilmediği hususunda ise  ciddi kuşku duyulmaktadır.

Her ne kadar özel ve istisnai bir durum olarak kabulü gerekse bile, bazı patronların şirket faaliyetlerinin tümünün içerinde olduğu ve son sözü söyleme yetkisini profesyonellerine devretme konusunda fazlası ile cimri davrandıkları görülmekte ve bilinmektedir.  Bu durumda patronların kendilerine önerilen tüm iyileştirme çözümlerini reddetmelerinin sonucunda yaşanan bu oluşumun sorumlusunu İnsan Kaynakları da dâhil olmak üzere başka ünitelerde aramak kendini aldatmaktan öte bir düşünce tarzı olmayacaktır.

Çok kısa ve öz bir anlatımla, gelelim ana konumuza.

( x ) Şirketin ( y ) iş yerine 2013 yılının ilk 7 ayı sonuna kadar 1000’i aşkın personel alındığını düşünelim. Ve de Şirket bu personelin ancak ve ancak % 9.23’sini, elinde tutabilmiş olsun. Bu da 1000 personelin 908 adedi girdiği işten ayrılmış ve 92 çalışan ise işe devam ediyor demek. Ve de bu çark böyle dönsün, dönsün ve dönmeye devam etsin.

Tüm dünyada işsizlik var. Bizde de tabii ki. Kâh büyüyen, kâh küçülen yıllık bir oran ile ifade ediliyor. Detaylarını TUİK bültenlerinde görebilirsiniz. Hürriyet Gazetesinin 31 AUG tarihinde yayınladığı haberinde şu an için ülkedeki kayıtlı işsiz sayısının 2,3 milyon civarında bulunduğu ve de bu rakama daha iyi bir iş arayanların, emekli olmalarına rağmen kuruma müracaat ederek iş arayışı içinde olanların dâhil olmadığı belirtiliyor. İstihdam yaşına göre sektörümüzce kullanılan işçi çalışanların bu rakam içinde küçümsenmeyecek bir oranla yer tuttuğu ifade ediliyor. Üstelik bu kuşakta ortalama yeni iş bulabilmenin de 1 yıl ila 2 yıl arasında değişebildiği hususunda da yazıya not düşülmüş..

Peki, işsizliğin olduğu bir ülkede, yukarıda belirtilen tablonun yaşandığı bir ülkede, bu insanlar öyle veya böyle buldukları, evlerine üç kuruş götürebildikleri bu işten neden ayrılsınlar ve neden işsizler grubuna katılsınlar?

Soru bu.

Sizce bu akla yakın bir davranış mı?

Cevap tabii ki hayır olacaktır.

Peki neden? Bu insanlar sizce şaşkın mı, yoksa deli mi?

Devir hızını düşürmenin çözümlerini hepiniz biliyorsunuz veya düşünebilirsiniz. Tüm sektör şirketlerinin çalışanları bu gerçekleri yaşıyorlar. Bu insanların kaçışının nedeni aşağıda belirtilen hususlarda şirketlerimizde yeterli çalışma yapılmaması ve tepelerin, en tepelerin kardan zararı göze almamaları..

Ve de denetim yetkisini elinde bulunduran Bakanlıkların yaptıkları denetimlerde, iş yaşamı  ve şartlarını vb. yeterince gözlemlememeleri ve caydırıcı olacak boyutta bir müeyyide uygulamamaları.

  • Çalışma koşullarının iyileştirilmesi,
  • Tatminkâr ücret ve yan ödeme yapılması,
  • Yeterli sosyal olanakların sağlanması,
  • Çalışanların önemsenmesi,
  • Objektif terfi ve ödüllendirme sisteminin kurulması,
  • Çalışanların motivasyonun  yüksek tutulması,
  • Katılmalı yönetim tekniğinin kullanılması,
  • İçinde kayırılma olmayan, herkese eşit uzaklıkta duran bir performans değerlendirme sistemi kurulması.
  • Kişilere kendini geliştirme olanağı sağlanması,
  • İnsan kaynakları planlamasına önem verilmesi, varsa keyfiliğin ortadan kaldırılması.
  • İşe en uygun elemanı seçecek bir insan kaynakları sisteminin kurulması gerekmektedir.
  • Örgütsel bağlılığın tesisi,

Merak ettiğim bir husus ise çalışan devir hızının bu denli yüksek olmasının şirketlerin en tepesinde bulunanların kendilerine  “ bu insanlar bizi neden istemiyor” sualini yöneltmesine neden olup, olmadığı. Ve de bu insanların gece yastığa başlarını koyunca nasıl rahat uyuyabildikleri. Gece uyurken sevgi ile baktıkları çocuklarının masum yüzlerinde işsiz kalan çalışanların çocuklarının mutsuzluğunu görüp görmedikleri.

Cevap mutlak, bu “ profesyonelce bir düşünce değil” olacaktır.

Bu insanların ve de onların bu bakış açısına hizmeti kutsal bir görev addeden sözde yöneticilerin profesyonellik denilen bu kavramı nelerle karıştırdıklarını da anlayabilmek mümkün değil.

Sizce Bu Adamlar Deli mi? İşten Neden Kaçıyorlar Dersiniz?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (23)

Ayşegül Öztopuz ~ 5 yıl önce
Sevgili THY' li kardeşim Mevlana demiş ki " Dertli insanın evi dumanlar içindedir. Derdini dinlersen ona bir pencere açmış olursun" Buradan yapabileceğimiz bukadardır derım. Elbetteki haklısınız ama Çetin Beyi tekrarlayayım emin olunuz dışarısı hiç farklı değil. Elbette her ihlalde kişisel bir çıkar, toplumsal bir zarar vardır. Giden sevgili en iyi sevgiliydi güzellemelerinden kurtulmak gerekir. Her şeye rağmen işe devam. Sevgiyle kalın.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
çhs ~ 5 yıl önce
Çetin Bey'in yazısı çelebi'in ik politikasını "cuk" oturuyor sanki eski bir çhs çalışanı olduğundan mı bu kadar net bir analiz yapabilmiş. Sn. Çelebi yöneticileri bu ik politikası ile çok kalmaz batarsınız insanların ahının alındığı, mutlu olmadığı, şirket aidiyeti ve insanların emeklerinin sömürüldüğü bir yerde başarıdan kurumsallıktan söz edilemez, insanların işe başlayıp ne zaman işi bırakacağı, her gün onlarca kişinin iş başı yapıp/ayrıldığı bir yerde nasıl bir istikrar olur anlaşılır değildir. Çelebi yöneticileri aklınız sıra personel maliyetlerini kısmak için sürekli bir personel sirkülasyonu yapıyorsunuz Çetin bey ne güzel izah etmiş, sürekli personel almanın hiç de yerinde olmayan bir İnsan Kaynakları modeli olduğunu. Eğer başarılı olmak istiyorsanız insanı yaşatın ki kurumunuz yaşasın, yoksa ülkemizin önemli bir kaynağı, en kurumsal ve eski yer hizmeti şirketi yerle yeksan olacak. Son olarak THY'de çalışıp da çalıştığı şirketin kıymetin bilmeyen ya haindir ya nankör.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP CHS ~ 5 yıl önce
İŞ YERLERİ OLANA BİTENE SEYİRCİ KALIP HİÇ BİR ŞEY YAPMAYANLAR YÜZÜNDEN BU HALE GİRİYOR. MEMUR VE İŞÇİ PERSONELİN YAPACAK BİR ŞEYİ YOK. UYGULAMALARIN TEK SORUMLUSU İSE PATRONLAR DEĞİL. KENDİLERİNE TANINAN İMKANLARDAN YOKSUN KALMAMAK İÇİN BAHSETTİĞİNİZ IK POLİTİKALARININ TÜMÜNE EVET DİYEN YÖNETİCİ PERSONEL KANAATİMCE DAHA FAZLA HATALI BU OLUŞUMDA.BENİ OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
ÇALIŞAN ~ 5 yıl önce
Bu insanların ve de onların bu bakış açısına hizmeti kutsal bir görev addeden sözde yöneticilerin profesyonellik denilen bu kavramı nelerle karıştırdıklarını da anlayabilmek mümkün değil. DEMİŞSİNİZ KALEMİNİZE ELLERİNİZE SAĞLIK... BU YÖNETİCİLERİN TEK KAVRAMI ALDIKLARI YÜKSEK MAAŞLAR BAŞKA DÜŞÜNDÜKLERİ VE ANLADIKLARI KAVRAM OLDUĞUNU HİÇ ZANNETMİYORUZ SAĞLIKLA KALIN...İYİ Kİ VARSINIZ.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP ÇALIŞAN ~ 5 yıl önce
YAZILARIMI TAKİP ETTİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM. YÖNETİCİLERİMİZİN ANLAYIŞLARI KONUSUNDA MAALESEF ÇOĞUNLUK AYNI GÖRÜŞTE.ARKADAŞLARIMDAN ÇOK KEZ RİCA ETTİM. ÖZEL MAİLİME YORUM GÖNDERMEMELERİ İÇİN. MAALESEF FAYDASI OLMADI. O NOTLARI APH YORUM KÖŞECİKLERİNE YAZSALAR SİZLER DAHA FAZLA KİMSENİN GÖRÜŞLERİNİ OKUMA İMKANI DOĞACAK.MAALESEF ONLARI BURAYA AKTARAMIYORUM. YAZILARIMI TAKİP ETTİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
Ayşegül Öztopuz ~ 5 yıl önce
Çetin Bey haddim olmayarak ah THY vah THY rumuzlu arkadaşıma birşeyler yazasım geldi. E malum THY görünce içim bir kıpırdanıyor gönülbağı meselesi. Değerli arkadaşım 15 yıldır çalışırmışınız mutlaka yolumuz bir yerlerde kesişmiştir sakın ha sakın işinizden ayrılmayı düşünmeyiniz oradayaşananlar Memleket halleri. İnanın dışarıdada farklı değil . Siz işnize sahipçıkın sevgi ve saygıyla devamedin zamanınız gelincede huzurla emekli olun. Her ne olursa olsun orası bizim yuvamız ve güzide bir kuruluştur. Sahip çıkınız. Sevgiylekalın

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP AH THY.. ~ 5 yıl önce
Ayşegül hanıma tamamı ile katılıyorum. On beş sene sonra başka bir konuda çalışmayacağınıza ve de alternatif görünenlerin THY' den pek farklı olmadığı noktasından hareketle en akılcısı THY!mizde çalışmayı sürdürmek. Torpi özel sektörde de var.En tuhafı ise patronların yaptığı üçü, beşi geçmez. Yetki sahibi profesyoneller bu konuda şirketin ayağına kurşun sıkıyorlar. Her yerde aynı sıkıntıları yaşamak kaçınılmaz.
CVP AH THY.. ~ 5 yıl önce
Ayşegül hanıma tamamı ile katılıyorum. On beş sene sonra başka bir konuda çalışmayacağınıza ve de alternatif görünenlerin THY' den pek farklı olmadığı noktasından hareketle en akılcısı THY!mizde çalışmayı sürdürmek. Torpi özel sektörde de var.En tuhafı ise patronların yaptığı üçü, beşi geçmez. Yetki sahibi profesyoneller bu konuda şirketin ayağına kurşun sıkıyorlar. Her yerde aynı sıkıntıları yaşamak kaçınılmaz.
Cevap.. ~ 5 yıl önce
Ayşegül Hanım, yolumuz sizinle çok kesişti, sizler gibileri artık yok,yerinize koltuk altlarında gazete gibi Kuranla gezenler,lise mezunları,dil bilmeyenler,karadenizliler,yandaşlar var!! Havacılığı 6 ayda !! öğrenen yönetim kurulu başkanı ve havacılığı işe yeni aldığı arkadaşlarıyla internetten!! öğrenen genel müdür de var ayrıca !! Bunların çoğunlukta olduğu bir yerde işimize,şirketimize sahip çıksak ne olur ki?? Şirket ve onu yönetenler bize sahip çıkmıyor ki!! Her fırsatta kendi iktidarlarının yarattığı işsizlikle tehdit var,terfi,liyakat zaten onlardan değilseniz rüya,en ufak hatada ceza var,mesaiye kalıyorsunuz mesai ücreti yok, izin zor mazeret hayal,çalışan biz kaymak yiyenler onların adamları olan sözüm ona yöneticiler,bize % 3 zam onlara % 38 zam,torpil inanılmaz boyutta, kimi arasanız burda, istanbul valisinin oğlu,thy yi denetleyen denetleme kurulu başkanının oğlu, içişleri bakanı kızı vs vs..Bu şartlarda ne bu ülkede yaşanır ne bu şirkette çalışılır maalesef!! Sevgilerle..
CVP CEVAP ~ 5 yıl önce
Arkadaşım. Ayşegül Hn. sizi cevaplayacaktır zannederim. Yinede mailinizi okuduğum için bende seslenmek istedim yeniden. İfadeleriniz mutlak doğrudur. Ancak dışarısını da çok iyi hatta iyi zannetmeyiniz. Ben Şikayet eden arkadaşlarıma daha iyisini bulana kadar en iyi iş sahip olduğunuzdur derdim. Pek hoşlanmazdı kimse bu sözden ama doğrudur.Sakın bir iş bulmadan ve garanti etmeden ayrılmayı düşünmeyin.
Hava ~ 5 yıl önce
Çetin Bey,günümüzde maalesef sadece iş sonuçlarına bakılıyor,ama bu iyi iş sonuçlarına iyi yetişmiş ekiple ve toplam kaliteyi yakalamakla ulaşılabiliyor.Ama şimdi yeni trend vasıfsız elemanla,düşük ücret,iyi iş sonucu.Bu yeni profesyonellerin hedefi maalesef.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP HAVA ~ 5 yıl önce
İş sonuçlarına bakıldığını zannetmiyorum. Yeni trend konusunda haklısınız. Bu yöneticilerin kişisel hedefleri değil. Onlarda mecbur olduklarından bu uygulamaları yapıyor. Yoksa işte kapı.... Aslında her şirkette bu uygulamaları takip eden, oluşturan kafalar var. Sözde patronlar adına davranıyorlar ama kendi mantıklarını / mantıksızlıklarını uyguluyorlar. Bunları Allaha havale etmekten başka çözüm yok.Sistemi gütmeye devam edeceklerdir.
Tebrikler DGRCem ~ 5 yıl önce
Çetin bey, yazınız ve emeğiniz için tşkler. Yorumlarınızı dikkatle okudum ve hakikaten çok haklısınız özellikle keyfi işe alım politikaları ile çalışanların orantısal olmayan gelir gider değerleri hususunda. En çok beklenti sosyal hakların iyileştirilmesi, çalışanlara değer verildiğinin ispatlanması, Objektif terfi ve ödüllendirme sisteminin kurulması,İnsan kaynakları planlamasına önem verilmesi, varsa keyfiliğin ortadan kaldırılması v.b Kurumsal ve global Dünya Devi Şirketlerde başarılmış hayata geçirilmiş değerlerdir. TR de Havacılık Sektöründe bu anlamda en iyi 2 şirket SunExpress Havayolları ile Freebird Hava Yolları dır. Çalışan kişiler bir aile olarak kabul edilmekte ve motivasyonları en üst düzeyde tutulmaktadır. Hal böyle olunca da personelin o şirkete verimliliği en üst noktadadır. Bunu başarmanın en önemli ipucu insan kaynaklarının verimi iyi yönetmesi ve yöneticilerin personellerini tatlı-sert yönetebilmeleri yeteneğidir. Saygılarımla

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP TEBRİKLER DGR.. ~ 5 yıl önce
Rica ediyorum. Yazdıklarım sizlere doğru geliyorsa, benim için mutluluk vesilesi olur. İnsanları motive etmek bir kabiliyet meselesidir. Motivasyona susamış kişilerin küçük şeylerle de mutlu olabileceğini düşünmek zor olmasa gerek.Tabii ki IK çok önemli. IK ekibi bu konularda başı çekmeli.Devir hızını düşürmenin yöntemleri belli, yazıda belirtilenlerin dışında bir kaç husus daha eklenebilir tabii ki.. Bunları uygulamak tabii ki kolay değil. Özellikle maddiyatla ilgili kısmını.Ben akçeli konulardan vazgeçtim. Diğerleri bile uygulanmıyor.
CVP TEBRİKLER DGR.. ~ 5 yıl önce
Rica ediyorum. Yazdıklarım sizlere doğru geliyorsa, benim için mutluluk vesilesi olur. İnsanları motive etmek bir kabiliyet meselesidir. Motivasyona susamış kişilerin küçük şeylerle de mutlu olabileceğini düşünmek zor olmasa gerek.Tabii ki IK çok önemli. IK ekibi bu konularda başı çekmeli.Devir hızını düşürmenin yöntemleri belli, yazıda belirtilenlerin dışında bir kaç husus daha eklenebilir tabii ki.. Bunları uygulamak tabii ki kolay değil. Özellikle maddiyatla ilgili kısmını.Ben akçeli konulardan vazgeçtim. Diğerleri bile uygulanmıyor.
Ayşegül Öztopuz ~ 5 yıl önce
Ay Çetin Bey alemsiniz yazmışsınız uzun uzun. Yazsanıza başına TURNOVER. diye şöyle afili afili. Türkçesi sevimsiz ,kortuyor. Ama bakın İngilizcesi öyle mi ? iyi birşey olduğunu zanneden bile var:))) Turnover Basketbolda Türkçe karşılığı top kaybı demekmiş. Takımın kendi hatası nedeniyle topu kaybetmesi. Yani burdaki önemli şey nedir tabiiki top Basketçiler mi aman canım ne önemi var!!!! Aslında ne kadar önemli bir kavram Batıda yılda % 15 ' e kadarı normal karşılanırmış .Bizim memlekette bu durumla ilgili düşünce farklılıkları var.Kimi şirkete göre işletmenin sürekliliği açısından darbe ( herhalde oldukça az oranda bu şirketler ) kimine göre ise de Taze Kan iyidir. İş alım sürecinde ipleri sıkı tutmak lazım sen şirketi makyajla tanıt sahi zannedsin beklenti yükselsin sonuç çalışanda hayal kırıklığı. Çalışan memnuniyeti yapıpda iyi analiz edemez ve sonuçlarıda kabul etmezsen çalışanı motive edecek aksiyonlar alamazsın . E bu durumdada hayırlı işlet.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Turnover:-) ~ 5 yıl önce
Ayşegül hn çok haklı Turnover ( iş hacmi veya ciro veyahut da top kaybı ) anlamındadır. Kurum orta kademe ile üst kademe yöneticilerinin kararlarına değil tüm çalışanlardan alınan feedback lere göre yönlendirilmeli ve çalışanlara değer verildiği önemsendikleri hissettirilmelidir. İnsan Kaynakları Kurumun patronlarını temsil etmemeli görevlerini adam kayırmadan layıkıyla saçmalardan seçmeler eşliğinde adı sanı duyulmamış sınavlar yaparak değil Dünya Metodolojilerinde kabul görmüş uygulamalara dönük çalışmalarla sonuca gitmelidirler. Katılmalı Yönetim Tekniğini 2013 yılı başında Ocak ayında QATAR AIRWAYS sınavlarını kazanıp Dubai ve Doha da Sözlü Sınava gittiğimde görmüştüm ne olduğunu bile bilmezken sonradan anladım ki çok niteliksel sonuçlar veriyor. Objektif terfi ve ödüllendirme de gene yöneticilerin eline ipler verilmemeli IATA da uygulanan metod olan tüm çalışanların diğer çalışanları değerlendirmesi yöntemine geçilmelidir. İyi Yönetici Olmak Değer ile doğru orantılıdır. DGRCem
CVP A.ÖZTOPUZ. ~ 5 yıl önce
Yahu senin için İngilizcesi iyi değil demişti komik biri. Senin USA pasaportlu olduğunu bilmiyordu belli ki. Devir hızı sektörlere göre değişiklik arz ediyor. Ama dünyada bir eşini daha bulamazsınız benim verdiğim örneğin. % 90'ın üzerindeki devir hızına başka bir isim verilmeli bence. Tabii ki bu işin tersliği alım aşamasından başlar. Ama bunu kabul ettiremezsiniz. Sonra da ( x ) yerin yöneticisi personeli elinde tutamıyor derler. Nasıl çalıştırdıklarını, kaç para verdiklerini düşünmeden.Evet bu durumda hayırlı işler dilemekten başka özüm yok.
CVP TURNOVER :) ~ 5 yıl önce
kardeşim. Kim değerlendirirse değerlendirsin. Önemli olan kişisel duygularından arınmış birileri olsun. Kaldı ki bu bir eğitim sorunu. Kağıdı ver doldursunlar olmaz. çalışan memnuniyeti anketlerinin değerlendirilmesi ve analiz edilmesi bana göre bir şey ifade etmiyor. Zira biliyorum ki, personel / orta seviyedeki yöneticilerc bu işin gizliliğine riayet edilmediğini düşünüyor ve doğru puanlama yapmıyor. Ancak iki kişiye ( x ) verebilirsin, çan eğrisini yamulttun vb.. kısıtlamalarla düzgün değerlendirme olmaz.Evet yinede iyi işler olsun.
ah thy vah thy!!! ~ 5 yıl önce
Çetin Bey, çok güzel yazmışsınız,tebrikler...15 yıldır THY,de çalışıyorum ama öylesine bunaldım ve yoruldum ki artık işi bırakmak istiyorum...İşsizliğin yüksek olduğu bir dönemde bir insan durduk yere işsiz kalmayı göze alır mı ? THY de çalışıyorsanız, evet!! Yapılan torpillerden,iş bilmeyenlerin,tecrübesizlerin işe tepeden inme alınıp direk veya 3-5 ayda müdür vs olmaları, işe gönlünü,sağlığını,gençliklerini vermiş ve iş yapan ve işlerinden olmak istemedikleri için var güçleri ile çalışan ''kendilerinden olmayanları'' devamlı kendi iktidarlarının yarattığı işsizlikle tehdit etmeleri ve işi onlara yaptırıp kaymağı kendilerinin yemeleri, hiçbir şekilde liyakata,hakka,hukuka saygı gösterilmemesi,insana değer verilmemesinden bıktık,usandık artık...Sizin çözüm olarak yazdıklarınız harfiyen doğru ancak kim,hangi kurum veya şirket uygulayacak o kuralları? THY en basit örnek..Torpilsiz işe giremezsiniz,terfi alamazsınız vs..Bu kafalarla ne bu ülke ne bu kurumlar ileri gidemezler maalesef!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP AH THY ~ 5 yıl önce
Ben konulara genel anlamda eğilmeye çalışıyorum.Maalesef sektörün genelinde bu konuda sorun var galiba.Evet kitabi bilgileri hayata geçirebilmek hakikaten zor.Bunu yapabilmek için Önce iyi niyet, sonra çalışana saygı ve sevgi beslemek ister. Çalışanı şirkete gider yaratan bir topluluk olarak görmekle bu işin üstesinde gelinmez.
X-Files ~ 5 yıl önce
Çetin Bey, Herşeyi tüm şeffaflığı ile yine dile getirmişsiniz.Kaleminize sağlık. Profesyonel düşünmek kişiyi "bizi insan yapan değerleri görememe" aşamasına getirmiş ise varsın kalsın o profesyonellik.Tabi bunu diyebilmek her yiğidin harcı da değil. Pantolona yama ister..Yiğit olan da zaten 900 küsür kişinin arasında sessizce çekip gitmeyi tercih etmekte.Bu dünyada herkesin yiyeceği bir ekmek , sonrasında alıp götürüp gömüyorlar. Kimse kimsenin arkasından "çok profesyoneldi peh peh "demiyor. Hatta öyle deseler ne olur..Şah olsan ne oluuur, şahpaz olsan ne olur.Herkes ektiği rüzgarlar ile hatırlanıyor..hele hele masum çocuklarına ekmek götüremeyen ana babaları düşünmek bile insanın kalbine ok saplatıyor. "abi çocuğumu dışarı çıkaramıyorum geçen gün manavın önünden geçerken canı kiraz istedi kilosu 3 buçuk liraydı alamadım diye ağlayan " işçiler var etrafta. IK veya diğer sorumlular kaldırın kafanızı bakın. Onların çocukları da insan. Tekrar tekrar kaleminize sağlık.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP X FILES ~ 5 yıl önce
teşekkür ediyorum kardeşim. Maalesef yazdıklarınızın hepsi doğru. Bu insanlar, hele hele kendi konumlarını muhafaza etmek için işleri bu duruma sokan profesyoneller bu kadar bedduadan da korkmuyorlar. Onlarında çoluk çocuğu var. Bakalım işlerinden ayrılınca onları kaç kişi arayacak. Ama bunun da onlar için bir şey ifade etmeyeceği ortada.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000