02 Eylül 2013, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY cetinozbey@airporthaber.com
  • Sevgili THY' li kardeşim Mevlana demiş ki " Dertli insanın evi dumanlar içindedir. Derdini dinlersen ona bir pencere açmış olursun" Buradan yapabileceğimiz bukadardır derım. Elbetteki haklısınız ama Çetin Beyi tekrarlayayım emin olunuz dışarısı hiç farklı değil. Elbette her ihlalde kişisel bir çıkar, toplumsal bir zarar vardır. Giden sevgili en iyi sevgiliydi güzellemelerinden kurtulmak gerekir. Her şeye rağmen işe devam. Sevgiyle kalın.
  • Çetin Bey'in yazısı çelebi'in ik politikasını "cuk" oturuyor sanki eski bir çhs çalışanı olduğundan mı bu kadar net bir analiz yapabilmiş. Sn. Çelebi yöneticileri bu ik politikası ile çok kalmaz batarsınız insanların ahının alındığı, mutlu olmadığı, şirket aidiyeti ve insanların emeklerinin sömürüldüğü bir yerde başarıdan kurumsallıktan söz edilemez, insanların işe başlayıp ne zaman işi bırakacağı, her gün onlarca kişinin iş başı yapıp/ayrıldığı bir yerde nasıl bir istikrar olur anlaşılır değildir. Çelebi yöneticileri aklınız sıra personel maliyetlerini kısmak için sürekli bir personel sirkülasyonu yapıyorsunuz Çetin bey ne güzel izah etmiş, sürekli personel almanın hiç de yerinde olmayan bir İnsan Kaynakları modeli olduğunu. Eğer başarılı olmak istiyorsanız insanı yaşatın ki kurumunuz yaşasın, yoksa ülkemizin önemli bir kaynağı, en kurumsal ve eski yer hizmeti şirketi yerle yeksan olacak. Son olarak THY'de çalışıp da çalıştığı şirketin kıymetin bilmeyen ya haindir ya nankör.
  • Bu insanların ve de onların bu bakış açısına hizmeti kutsal bir görev addeden sözde yöneticilerin profesyonellik denilen bu kavramı nelerle karıştırdıklarını da anlayabilmek mümkün değil. DEMİŞSİNİZ KALEMİNİZE ELLERİNİZE SAĞLIK... BU YÖNETİCİLERİN TEK KAVRAMI ALDIKLARI YÜKSEK MAAŞLAR BAŞKA DÜŞÜNDÜKLERİ VE ANLADIKLARI KAVRAM OLDUĞUNU HİÇ ZANNETMİYORUZ SAĞLIKLA KALIN...İYİ Kİ VARSINIZ.
  • Çetin Bey haddim olmayarak ah THY vah THY rumuzlu arkadaşıma birşeyler yazasım geldi. E malum THY görünce içim bir kıpırdanıyor gönülbağı meselesi. Değerli arkadaşım 15 yıldır çalışırmışınız mutlaka yolumuz bir yerlerde kesişmiştir sakın ha sakın işinizden ayrılmayı düşünmeyiniz oradayaşananlar Memleket halleri. İnanın dışarıdada farklı değil . Siz işnize sahipçıkın sevgi ve saygıyla devamedin zamanınız gelincede huzurla emekli olun. Her ne olursa olsun orası bizim yuvamız ve güzide bir kuruluştur. Sahip çıkınız. Sevgiylekalın

Sizce Bu Adamlar Deli mi? İşten Neden Kaçıyorlar Dersiniz?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ.
Kurumlar Kişilere Kurban edilmediği zaman.

HaberTürk –  F. ALTAYLI

İş yaşamında şirketlerin uzun dönemli büyüme ve pazarda mevcut rekabet avantajını korumasının nitelikli insan gücü ile sağlanabileceği uygulamalardan da göründüğü kadarı ile kabulü zorunlu olan bir gerçektir. Bu kabulün çalışanların kıymetli bir varlık olarak değerlendirilmesinin gerekliliğini ortaya koymasına rağmen bazı kurumlar bu gerçeğin farkında olmayıp ( beklide farkında değil gibi görünüp) çalışanı apron’da koşuşturan bir teçhizat, bir makine emsali kabul etmektedirler. 

Bu kabulün çalışanların kıymetli bir varlık olarak değerlendirilmesinin gerekliliğini ortaya koymasına rağmen bazı kurumlar bu gerçeğin farkında olmayıp ( beklide farkında değil gibi görünüp) çalışanı apron’da koşuşturan bir teçhizat, bir makine emsali kabul etmektedirler.

Düğmeye bas ve düğmeyi kapat. Benim İstediğim kadar çalış ve ben uygun görünce dur ve dinlen.

Tüm sektörlerde olduğu üzere, özellikle hizmet sektöründe samimi ve sistemli bir şekilde kuruma ve işe yaklaştırılmaları halinde çalışanların şirketin tüm kaynaklarını, zamanını doğru bir şekilde kullanarak şirketin karlılığının artırılmasında ve müşteri memnuniyetinin üst seviyelere çıkartılmasında. en önemli faktör olacağı uzmanların genel görüşü olup bunun aksinin neden olacağı maddi ve özellikle manevi kayıpların bu gün için önemsenmese bile ileride şirketin küçümsenmeyecek boyutta zararına neden olarak marka değerini fazlası ile yıpratacağını dikkate almak gerekir. Tabii ki bu husus, sivil havacılık sektörü kuruluşlarının marka değerine ve onun yıpranmasına verdikleri önem paralelinde değerlendirilecek bir husus olup, şirketlere göre değişkenlik arz edeceği de kuşkusuz..

Şirketin diğer tüm maddi varlıklardan oluşan kayıplarının doğurduğu ilave maliyetler gibi, İnsan Kaynağı'nın da şirket bünyesinden şu ya da bu nedenle ayrılmasının kuruluşlara ciddi bir maliyetinin olacağı açık olup, bu denli yüksek personel devir hızlarına rağmen bu hususun sektör şirketlerince dikkatlerden uzak tutulması şaşırtıcıdır. Bir o kadar şaşırtıcı olan ise, İnsan Kaynakları Ünitelerinin çalışanların işten ayrılmaları nedeni ile oluşan şirket zararı konusundan ve bunun izahından ortak bir davranış sergileyerek mümkün olduğunca uzak durmalarıdır. Bu hususu anlayabilmek ise mümkün değildir. En küçük bir zararı bile sorgulayan tepe yöneticilerin ise bu konu ile ilgilenmemelerini anlamakta zorluk çektiğimi ayrıca ifade etmek isterim. İngiltere’nin saygın bir araştırma kuruluşunun 2010 yılında 480 şirket kapsamında yaptığı araştırma; katılımcı kuruluşların sadece % 14’nün belirtilen maliyeti dikkate alarak bütçelediği, % 78’nin ise konuyu takip etmediği, kalan % 8 oranındaki katılımcın şirketi ise konu ile ilgili hiçbir bilgisinin olmadığı sonucu ile şekillenmiştir. Sektörümüz Şirketlerinin hangi grup içine gireceğini çalışanların ve hatta yöneticilerin takdirine sunuyorum.

İşe giriş esnasında her hangi bir özellik aranmayan düz işçi personelin bir süre sonra şirketten ayrılmasının maliyetinin bahis konusu personelin bir yıllık giydirilmiş ücretinin % 30 ila % 50’ si arasında olduğu uzmanlarca hesaplanmıştır. Unvanlar yükseldikçe bu maliyetin örneğin memur personel için % 50 ila 70, orta seviyedeki Müdür personel için ise % 150 ila % 200’lere kadar tırmandığı hususu dikkate alındığı takdirde gerektiği kadar ilgilenilmeyen bu konunun şirkete yüklediği ek maliyeti düşünebilmek mümkündür.


Çalışan devir oranı, İnsan Kaynakları ünitelerinin performans göstergelerinin başında yer almasının gerektiği düşünülse bile,  gerçek iş yaşamındaki uygulamaların bu kabulü doğrular nitelikte olmadığı görülmektedir.  Ben başta olmak üzere birçok çalışan personel devir hızının yüksek olmasının önde gelen nedeni olarak İnsan Kaynakları ünitelerini işaret ediyorsak da devir oranının yükseklerde gezinmesinin tüm yönetimin bir sorunu ve sorumluluğu olarak kabul edilmesinin daha insaflı bir yaklaşım olacağını da tarafsız görüş ifade etmenin bir gereği olarak değerlendirilmesi gerekir.  İnsan Kaynakları Ünitelerinin personel hareketlerindeki her türlü menfiliğin baş sorumlusu olmalarına rağmen devir oranı üzerinde Şirket üst yönetiminin de küçümsenmesi mümkün olmayan bir etkisinin olduğunun dikkatten uzak tutulmaması gerekir.

Ücret ve sosyal hakların sektör uygulamalarının altında olması, veya çalışma şartları vb.. nedeniyle iş görenin şirketten ayrılması durumunda, bahis konusu uzaklaşmaya neden olan konuları iyileştirmesi beklenen ünite hali ile IK veya Operasyonel bölümler olmayacaktır. Bu nedenle İnsan Kaynakları ünitelerinin personel devir hızını sürekli gözlemleyerek tepe yönetimi uyarmak ve şartların iyileştirilmesine yönelik aksiyon alınmasının sağlanması konusundaki sorumluluğunu inkâr edebilmek ise mümkün değildir. Bu görevin yerine getirilip getirilmediği hususunda ise  ciddi kuşku duyulmaktadır.

Her ne kadar özel ve istisnai bir durum olarak kabulü gerekse bile, bazı patronların şirket faaliyetlerinin tümünün içerinde olduğu ve son sözü söyleme yetkisini profesyonellerine devretme konusunda fazlası ile cimri davrandıkları görülmekte ve bilinmektedir.  Bu durumda patronların kendilerine önerilen tüm iyileştirme çözümlerini reddetmelerinin sonucunda yaşanan bu oluşumun sorumlusunu İnsan Kaynakları da dâhil olmak üzere başka ünitelerde aramak kendini aldatmaktan öte bir düşünce tarzı olmayacaktır.

Çok kısa ve öz bir anlatımla, gelelim ana konumuza.

( x ) Şirketin ( y ) iş yerine 2013 yılının ilk 7 ayı sonuna kadar 1000’i aşkın personel alındığını düşünelim. Ve de Şirket bu personelin ancak ve ancak % 9.23’sini, elinde tutabilmiş olsun. Bu da 1000 personelin 908 adedi girdiği işten ayrılmış ve 92 çalışan ise işe devam ediyor demek. Ve de bu çark böyle dönsün, dönsün ve dönmeye devam etsin.

Tüm dünyada işsizlik var. Bizde de tabii ki. Kâh büyüyen, kâh küçülen yıllık bir oran ile ifade ediliyor. Detaylarını TUİK bültenlerinde görebilirsiniz. Hürriyet Gazetesinin 31 AUG tarihinde yayınladığı haberinde şu an için ülkedeki kayıtlı işsiz sayısının 2,3 milyon civarında bulunduğu ve de bu rakama daha iyi bir iş arayanların, emekli olmalarına rağmen kuruma müracaat ederek iş arayışı içinde olanların dâhil olmadığı belirtiliyor. İstihdam yaşına göre sektörümüzce kullanılan işçi çalışanların bu rakam içinde küçümsenmeyecek bir oranla yer tuttuğu ifade ediliyor. Üstelik bu kuşakta ortalama yeni iş bulabilmenin de 1 yıl ila 2 yıl arasında değişebildiği hususunda da yazıya not düşülmüş..

Peki, işsizliğin olduğu bir ülkede, yukarıda belirtilen tablonun yaşandığı bir ülkede, bu insanlar öyle veya böyle buldukları, evlerine üç kuruş götürebildikleri bu işten neden ayrılsınlar ve neden işsizler grubuna katılsınlar?

Soru bu.

Sizce bu akla yakın bir davranış mı?

Cevap tabii ki hayır olacaktır.

Peki neden? Bu insanlar sizce şaşkın mı, yoksa deli mi?

Devir hızını düşürmenin çözümlerini hepiniz biliyorsunuz veya düşünebilirsiniz. Tüm sektör şirketlerinin çalışanları bu gerçekleri yaşıyorlar. Bu insanların kaçışının nedeni aşağıda belirtilen hususlarda şirketlerimizde yeterli çalışma yapılmaması ve tepelerin, en tepelerin kardan zararı göze almamaları..

Ve de denetim yetkisini elinde bulunduran Bakanlıkların yaptıkları denetimlerde, iş yaşamı  ve şartlarını vb. yeterince gözlemlememeleri ve caydırıcı olacak boyutta bir müeyyide uygulamamaları.

  • Çalışma koşullarının iyileştirilmesi,
  • Tatminkâr ücret ve yan ödeme yapılması,
  • Yeterli sosyal olanakların sağlanması,
  • Çalışanların önemsenmesi,
  • Objektif terfi ve ödüllendirme sisteminin kurulması,
  • Çalışanların motivasyonun  yüksek tutulması,
  • Katılmalı yönetim tekniğinin kullanılması,
  • İçinde kayırılma olmayan, herkese eşit uzaklıkta duran bir performans değerlendirme sistemi kurulması.
  • Kişilere kendini geliştirme olanağı sağlanması,
  • İnsan kaynakları planlamasına önem verilmesi, varsa keyfiliğin ortadan kaldırılması.
  • İşe en uygun elemanı seçecek bir insan kaynakları sisteminin kurulması gerekmektedir.
  • Örgütsel bağlılığın tesisi,

Merak ettiğim bir husus ise çalışan devir hızının bu denli yüksek olmasının şirketlerin en tepesinde bulunanların kendilerine  “ bu insanlar bizi neden istemiyor” sualini yöneltmesine neden olup, olmadığı. Ve de bu insanların gece yastığa başlarını koyunca nasıl rahat uyuyabildikleri. Gece uyurken sevgi ile baktıkları çocuklarının masum yüzlerinde işsiz kalan çalışanların çocuklarının mutsuzluğunu görüp görmedikleri.

Cevap mutlak, bu “ profesyonelce bir düşünce değil” olacaktır.

Bu insanların ve de onların bu bakış açısına hizmeti kutsal bir görev addeden sözde yöneticilerin profesyonellik denilen bu kavramı nelerle karıştırdıklarını da anlayabilmek mümkün değil.

Sizce Bu Adamlar Deli mi? İşten Neden Kaçıyorlar Dersiniz?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (23)

Ayşegül Öztopuz ~ 3 yıl önce
Sevgili THY' li kardeşim Mevlana demiş ki " Dertli insanın evi dumanlar içindedir. Derdini dinlersen ona bir pencere açmış olursun" Buradan yapabileceğimiz bukadardır derım. Elbetteki haklısınız ama Çetin Beyi tekrarlayayım emin olunuz dışarısı hiç farklı değil. Elbette her ihlalde kişisel bir çıkar, toplumsal bir zarar vardır. Giden sevgili en iyi sevgiliydi güzellemelerinden kurtulmak gerekir. Her şeye rağmen işe devam. Sevgiyle kalın.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
çhs ~ 3 yıl önce
Çetin Bey'in yazısı çelebi'in ik politikasını "cuk" oturuyor sanki eski bir çhs çalışanı olduğundan mı bu kadar net bir analiz yapabilmiş. Sn. Çelebi yöneticileri bu ik politikası ile çok kalmaz batarsınız insanların ahının alındığı, mutlu olmadığı, şirket aidiyeti ve insanların emeklerinin sömürüldüğü bir yerde başarıdan kurumsallıktan söz edilemez, insanların işe başlayıp ne zaman işi bırakacağı, her gün onlarca kişinin iş başı yapıp/ayrıldığı bir yerde nasıl bir istikrar olur anlaşılır değildir. Çelebi yöneticileri aklınız sıra personel maliyetlerini kısmak için sürekli bir personel sirkülasyonu yapıyorsunuz Çetin bey ne güzel izah etmiş, sürekli personel almanın hiç de yerinde olmayan bir İnsan Kaynakları modeli olduğunu. Eğer başarılı olmak istiyorsanız insanı yaşatın ki kurumunuz yaşasın, yoksa ülkemizin önemli bir kaynağı, en kurumsal ve eski yer hizmeti şirketi yerle yeksan olacak. Son olarak THY'de çalışıp da çalıştığı şirketin kıymetin bilmeyen ya haindir ya nankör.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP CHS ~ 3 yıl önce
İŞ YERLERİ OLANA BİTENE SEYİRCİ KALIP HİÇ BİR ŞEY YAPMAYANLAR YÜZÜNDEN BU HALE GİRİYOR. MEMUR VE İŞÇİ PERSONELİN YAPACAK BİR ŞEYİ YOK. UYGULAMALARIN TEK SORUMLUSU İSE PATRONLAR DEĞİL. KENDİLERİNE TANINAN İMKANLARDAN YOKSUN KALMAMAK İÇİN BAHSETTİĞİNİZ IK POLİTİKALARININ TÜMÜNE EVET DİYEN YÖNETİCİ PERSONEL KANAATİMCE DAHA FAZLA HATALI BU OLUŞUMDA.BENİ OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
ÇALIŞAN ~ 3 yıl önce
Bu insanların ve de onların bu bakış açısına hizmeti kutsal bir görev addeden sözde yöneticilerin profesyonellik denilen bu kavramı nelerle karıştırdıklarını da anlayabilmek mümkün değil. DEMİŞSİNİZ KALEMİNİZE ELLERİNİZE SAĞLIK... BU YÖNETİCİLERİN TEK KAVRAMI ALDIKLARI YÜKSEK MAAŞLAR BAŞKA DÜŞÜNDÜKLERİ VE ANLADIKLARI KAVRAM OLDUĞUNU HİÇ ZANNETMİYORUZ SAĞLIKLA KALIN...İYİ Kİ VARSINIZ.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP ÇALIŞAN ~ 3 yıl önce
YAZILARIMI TAKİP ETTİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM. YÖNETİCİLERİMİZİN ANLAYIŞLARI KONUSUNDA MAALESEF ÇOĞUNLUK AYNI GÖRÜŞTE.ARKADAŞLARIMDAN ÇOK KEZ RİCA ETTİM. ÖZEL MAİLİME YORUM GÖNDERMEMELERİ İÇİN. MAALESEF FAYDASI OLMADI. O NOTLARI APH YORUM KÖŞECİKLERİNE YAZSALAR SİZLER DAHA FAZLA KİMSENİN GÖRÜŞLERİNİ OKUMA İMKANI DOĞACAK.MAALESEF ONLARI BURAYA AKTARAMIYORUM. YAZILARIMI TAKİP ETTİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
Ayşegül Öztopuz ~ 3 yıl önce
Çetin Bey haddim olmayarak ah THY vah THY rumuzlu arkadaşıma birşeyler yazasım geldi. E malum THY görünce içim bir kıpırdanıyor gönülbağı meselesi. Değerli arkadaşım 15 yıldır çalışırmışınız mutlaka yolumuz bir yerlerde kesişmiştir sakın ha sakın işinizden ayrılmayı düşünmeyiniz oradayaşananlar Memleket halleri. İnanın dışarıdada farklı değil . Siz işnize sahipçıkın sevgi ve saygıyla devamedin zamanınız gelincede huzurla emekli olun. Her ne olursa olsun orası bizim yuvamız ve güzide bir kuruluştur. Sahip çıkınız. Sevgiylekalın

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP AH THY.. ~ 3 yıl önce
Ayşegül hanıma tamamı ile katılıyorum. On beş sene sonra başka bir konuda çalışmayacağınıza ve de alternatif görünenlerin THY' den pek farklı olmadığı noktasından hareketle en akılcısı THY!mizde çalışmayı sürdürmek. Torpi özel sektörde de var.En tuhafı ise patronların yaptığı üçü, beşi geçmez. Yetki sahibi profesyoneller bu konuda şirketin ayağına kurşun sıkıyorlar. Her yerde aynı sıkıntıları yaşamak kaçınılmaz.
CVP AH THY.. ~ 3 yıl önce
Ayşegül hanıma tamamı ile katılıyorum. On beş sene sonra başka bir konuda çalışmayacağınıza ve de alternatif görünenlerin THY' den pek farklı olmadığı noktasından hareketle en akılcısı THY!mizde çalışmayı sürdürmek. Torpi özel sektörde de var.En tuhafı ise patronların yaptığı üçü, beşi geçmez. Yetki sahibi profesyoneller bu konuda şirketin ayağına kurşun sıkıyorlar. Her yerde aynı sıkıntıları yaşamak kaçınılmaz.
Cevap.. ~ 3 yıl önce
Ayşegül Hanım, yolumuz sizinle çok kesişti, sizler gibileri artık yok,yerinize koltuk altlarında gazete gibi Kuranla gezenler,lise mezunları,dil bilmeyenler,karadenizliler,yandaşlar var!! Havacılığı 6 ayda !! öğrenen yönetim kurulu başkanı ve havacılığı işe yeni aldığı arkadaşlarıyla internetten!! öğrenen genel müdür de var ayrıca !! Bunların çoğunlukta olduğu bir yerde işimize,şirketimize sahip çıksak ne olur ki?? Şirket ve onu yönetenler bize sahip çıkmıyor ki!! Her fırsatta kendi iktidarlarının yarattığı işsizlikle tehdit var,terfi,liyakat zaten onlardan değilseniz rüya,en ufak hatada ceza var,mesaiye kalıyorsunuz mesai ücreti yok, izin zor mazeret hayal,çalışan biz kaymak yiyenler onların adamları olan sözüm ona yöneticiler,bize % 3 zam onlara % 38 zam,torpil inanılmaz boyutta, kimi arasanız burda, istanbul valisinin oğlu,thy yi denetleyen denetleme kurulu başkanının oğlu, içişleri bakanı kızı vs vs..Bu şartlarda ne bu ülkede yaşanır ne bu şirkette çalışılır maalesef!! Sevgilerle..
CVP CEVAP ~ 3 yıl önce
Arkadaşım. Ayşegül Hn. sizi cevaplayacaktır zannederim. Yinede mailinizi okuduğum için bende seslenmek istedim yeniden. İfadeleriniz mutlak doğrudur. Ancak dışarısını da çok iyi hatta iyi zannetmeyiniz. Ben Şikayet eden arkadaşlarıma daha iyisini bulana kadar en iyi iş sahip olduğunuzdur derdim. Pek hoşlanmazdı kimse bu sözden ama doğrudur.Sakın bir iş bulmadan ve garanti etmeden ayrılmayı düşünmeyin.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000