24 Temmuz 2017, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY cetinozbey@airporthaber.com
  • Yazdıklarınız yaşadıklarımızın tercümesi. Liyakat ve işini doğru yapmak artık bir değer olarak görülmiyor. Yöneticiniz sizi kullanır ama terfi konusunda size karşı kör ve sağırı oynar. Etrafta sürekli dedikodu, gov, gıybet, yalan, riyakarlık ve spekülasyon ve tezgahlar doldurmuş. Yapanlarda vicdan ve insafın zerresi kalmamış. Muhbirlik, ispiyon ve birebin katanlar kol geziyor ve itibar görüyor. Türk cehennemi bu olsa gerek. Haksızlıklara sesinizi çıkardığınızda ya hain damgası ya uyumsuz kişilk ya aşırı alıngan olduğunuzu ifade ederek, konuyu saptırmaya çalışanlar var. İlettiğiniz adalaetsiz ve haksız durumları yöneticinize ifade ettiğinizde "ben adil olmak zorunda değilim" "sorunun varsa git dışarda hallet" diyen ve hangi anne babanın terbiyesinden geçmiş, hangi ahlaki öğreti ile bu karaktersiz ve onursuz kimliğe erişmiş olduğuna şaşırmamak zor görünüyor. Bizim gibilerin işi zor. Bu cehennemden çıkış var mı? Allah bizim ve evladlarımızın yardımccısı olsun, kötüleri yolumuza çıkarması
  • Sn. Özbey, yazılarınızı takip ediyorum; fakat boşuna zamanınızı almak istemediğim için de çoğunlukla hemfikir olduğum yazılarınıza yorum yapmıyorum. Fakat affınıza sığınarak bu muhteşem tespitlerle dolu makalenize bir şey eklemek istiyorum. " Sen de aileden sayılırsın " bütün dolandırıcıların, sektörde olsun olmasın, karşısındakini de kendileri gibi salak sandıkları için, dilinden düşürmedikleri bir söylemdir. Bunu en çok eskiden Haliç Havacılık olarak bilinen ve başında Hilmi Barlın gibi sektörden hiç anlamayan ve baldızı ile esrarkeş herifin birini Adana operasyonlarının başına getirerek şirketin batışını hızlandıran kişidir. Gün aşırı icra gelen şirket, böylesine fırsatlarla dolu bir kargo operasyonunu da elinin tersi ile itti. Ne ise, geçmiş gün. Herkes gitti, ama kendi de rezil oldu. Eee...ne demişler kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz. Saygılarımla.
  • DEGERLI YAZARIMIZ BU ANLSTTIKLARINIZ TAMAMEN BOS ŞEYLER BU ANLSTTIKLARINIZ INSANLARIN VE INSANI DEGERLERI OLANLARIN ANLAYACAGI ŞEYLER. ULKEMIZDE, INSAN, ONUR, SAHSIYET, KARAKTER, SAYGI, SEVGI VE NIN OGREYILIP OKUTULMASI GEREKIYOR. ULKEMIZDE VAHSI KAPITALIST BENZERI BIRSEY VAR ORNEGIN TORPILLR GELMIS MÜDÜR YASA YONETICILERIN AILELERI COVUKLARI DUYGULARI VAR AMA ALT TABAKA INSANLARIN HICBU TÜR DURUMLARI YOKTUR KISACASI ANLATIKLARINIZI INSAN OLANLAR ANLAYIP ETKILENIRLER
  • 1966 MODEL WW BOYADAN ÇIKARTMIŞTIM. YEŞİLYURTTAN YEŞİLKÖYE İNTERNATIONALİN ÖNÜNDEN GİDERKEN ( O ZAMAN ÇİFT YÖNDÜ ) BİR FAYTONCU ATLARA HAKİM OLAMADI BE BİZİM WW' Nİ GAZİ YAPTI.İNDİN FAYTONCU İLE KAVGALAŞMANIN ANLAMI YOK. SONUÇTA HAYVAN GERİ GELMİŞTİ. ARABAYI TAMİR ETTİR DEMENİN DE ANLAMI YOKTU. O SIRADA BİR ADAMCAĞIZ ( KAFASI İYİYDİ )BANA DÜNYAYA İYİ BAKMANIN FAYDALARINI ANLATIYORDU. ONUN DEDİĞİ GİBİ YAPIYORDUM BENDE. EVET YAŞAMA VE YAŞANANLARA SİZİN GİBİ YANAŞMAK GEREK. SAYGI BENDEN.

Sivil Havacılık Sektörünün Şartları Kendi İnsanlarını Hırpalıyor

Dün bir gazetenin ekinde, tanınmış bir profesörümüz kendisine 4 önemli depresyon nedenine ilişkin soru yöneltmiş ve de soruları yine kendisi cevaplamıştı. Sorular; Vitamin noksanlığı depresyona sokar mı? Hormon dengesizliği depresyon yapar mı? Omega 3 eksikliği depresyonu tetikler mi? Uygusuzluk depresyona yol açar mı? Saygıdeğer profesörümüzün bu sorulara verdiği cevaplar hepsi, yapar, tetikler, açar, tetiklemesi mümkün şeklindeydi. Bu yaklaşım aklıma konuyu yeniden işlemeyi getirdi. Zira ben ülkemizde bu hastalığın daha ön planda olan nedenlerinin mevcut olduğunu düşünüyor ve bu düşüncemin doğru olduğuna inanıyorum. Sektörümüzde ise Stres ve depresyonun uzmanlarca sayılan tüm nedenlerine ilaveten kendisine özgü nedenlerinin olduğu da açık.

Sektörümüzün bazı şirketlerinde görev yapan insanların sıkıntıları biliniyor. İş yerinde belirli sorunları var. Aldıkları ücretin yetersizliği ve geçim sıkıntısı onları sarsıyor. Yönetimsel sorunlarla boğuşarak, çeşitli acaba’lar yaşarken moral çöküntüsü içinde bulundukları bir gerçek. Neticeten çalışanların büyük bir bölümü gibi bizimkiler de neye sıkılacaklarını ve neye üzülecekleri şaşırmış durumdalar. Tüm bu gerginliğin bir adım ötesi yıpratıcı bir stres ve depresyon.

Dört, beş sene önce bir yazı yazmıştım. Başlığı “ HAVALİMANLARI ÇALIŞANLARININ ÇOĞU NEDEN DEPRESYONLA BOĞUŞUYOR? “ O günden bu güne ne değişti.   Çalışanların ( +) hanesine kaydedebileceğimiz neler yaşandı iş yerlerimizde? Benim görüşüme göre değerlendirmenin (+) hanesine o tarihten beri bir müspet not düşülemedi. Başka bir deyişle o günden bu güne değişen, düzelen bir şey yok. Daha kötüye giden, çalışanı daha çok geren şeyler var mı? Evet, var.

Eski yazımdan bir alıntı.”  İşçi, memur, ayırımı yapmadan bütçedeki gelir gideri karşılamıyorsa, terfi, tayin ve çalışanlarla ilgili tüm işlemde torpil ve haksızlık diz boyu olup bu durum sizi fazlası ile üzüyorsa, sektörünüzde en düşük maaşla istihdam edilen çalışanlarındansanız, mevcut gelirinizle sosyal yaşamın şartlarına uyabilmek mümkün değilse işiniz zor demektir.   Çalışma programı uygulamaları size, sosyal yaşamın en ilkel kurallarına uyabilme ve hatta insan vücudunun normal beklentisi olan istirahat edebilme imkânını bile tam olarak tanımıyorsa depresyona bir adım daha yaklaştığınız ortada. Çalıştığınız şirketin sizi yalnız bir gider kapısı olarak gördüğünü düşünüyorsanız, başka bir deyişle şirket çalışanlarını önemsemiyorsa, size güvenilmediğini hissediyorsanız ve sizlerde üstlerinize güvenmiyor / güvenemiyorsanız, yarınınızdan kuşku duymanızdan daha normal ne olabilir ki? Ve de sürekli olarak veya sıklıkla iş akdinizin işveren veya en saygın vekili tarafından ne zaman ve ne şekilde sonlandırılacağını düşünüyorsanız, şirketinizde tasarruf denince akla ilk önce istihdamı azaltmak ve maaşları artırmamak / gerektiğinden az artırmak geliyorsa geceleri rahat uyumak mümkün değil tabii ki. Görev yaptığınız şirkette iletişim sorunu yaşıyorsanız, üstleriniz takım tutar gibi patronların gözünün içine bakarak en olmayacak şeylerin doğruluğunu ve esasen şirketin çalışanları ile birlikte bir aile olduğunu savunuyorsa, bu ve diğer sıkıntıların etkisi ile aynaya bakıp kendi kendinize konuşmanız olası. Evet; bu durumda depresyon denilen illet sizden fazla uzakta değildir.

Biraz abartımı bilemiyorum. Tüm bunların yaşandığı bir şirket yoktur herhalde. Ne dersiniz, varmadır ki ( ? ) Her ne ise yazının giriş bölümündeki Profesörümüzün bulgularını da yaşadıklarınızla birleştirirseniz durumunuzun vaziyetinin parlak olmadığını düşünmek zor değil.

Gelelim bana göre konunun en önemli bölüme. Her gün artan bu derin çiziklerin verdiği gerginliği iş çıkışında eve taşımamak gerek. Bu yapabilmek çok zor,  ama kesinlikle yapmaya mecburuz.   Ev huzursuzluğunun bunların hiç birine benzemeyeceği ile ilgili olarak bir şeyler söylemenin ve bunu örneklemenin yersiz olacağını düşünüyorum.

Evet; işte Sivil Havacılık Sektörünün çalışma şartları personelin benliğini böyle hırpalıyor.

Vücut sistemine işteki tüm olumsuzlukların üzerine ev gerginliğinin ilave edilmesinin sonuçlarına dayanabilmesi inanılmaz zor olup bu durumun, insanı ayakta tutan mekanizmayı bayağı yıpratacaktır. Bu zorlanmanın doğal sonucu depresyondur. Belki de majör depresyon sizi bekliyor olacaktır.

Aslında bahis konusu ettiğimiz depresyon bir hastalık. İnsanlar bunu etraflarından neden saklar anlamıyorum. Doktora gitmekten ve yardım almaktan neden çekindiklerini ise anlayabilmek mümkün değil. Kişisel düşüncem bizde bu konudan muzdarip olanlar kadar, rahatsızlığı yaşayıp etrafa belli etmemeğe çalışanlarda var.

Her ne ise, kendinizi dinleyin aşağıdaki sorunlardan hangilerini yaşıyorsunuz ona bir bakın. Bu sıkıntıyı yakın bir geçmişte yaşamış / kısmen de olsa rahatlamış sizden yaşlı birinin bu uyarısını dikkate alın. Ve şayet aşağıda belirtilen durumlardan bir kaçını yaşıyorsanız, önünüzdeki seneleri de perişan etmemek için yardım ve takviye alın. Şu an için gerekli.

KONSANTRASYON SORUNLARI: İş yerinde veya yemek yaparken konsantre olamama, bir kitabın veya filmin sonunu getirmekte zorlanma. DETAYLARI HATIRLAMAKTA ZORLANMA: Yaşanan bir olayın önemli detaylarını unutma, KARAR VERMEKTE ZORLANMA: Daha önceden kolaylıkla verilen kararları depresyon nedeniyle verememe, yanlış karar vermekten korkma. HALSİZLİK VE ENERJİ AZLIĞI: Nedensiz halsizlik, hobi veya keyif alınan diğer aktiviteleri yapmakta zorlanma, ilgisizlik. SUÇLULUK, DEĞERSİZLİK VE/VEYA BECERİKSİZLİK HİSLERİ: Nedensiz olarak ya da sizin kontrolünüzde olmayan olaylar nedeniyle yaşanan suçluluk hissi, günlük aktiviteler sırasında dahi beceriksizlik hissi. NORMALDEN FAZLA VEYA AZ UYUMA: Uykunuz olsa dahi bir türlü uykuya dalamama veya tam tersi olarak yorgun olmasanız dahi günde 9-10 saat uyuma. OLUMSUZ DÜŞÜNCELERİN ÖNÜNE GEÇEMEME: Her şey yolunda olsa dahi gelecekle ilgili aşırı kaygılanma, kendinizle ya da sevdiklerinizle ilgili önüne geçemediğiniz olumsuz düşünceler. İŞTAH AZLIĞI VEYA AŞIRI İŞTAHLI OLMAK: İştahta, uyku gibi depresyon sırasında 2 farklı uçta olabilir. Bazı kişiler olumsuz düşünceler nedeniyle iştahını kaybederken bazı kişiler bu mutsuzluk halini aşmak için daha fazla yemek yiyebilir. HUZURSUZLUK HİSSİ, AGRESİF OLMA HALİ: Ortada bir neden yokken huzursuz hissetmek, olaylar karşısında aşırı sinirli ve agresif tepkiler vermek. AŞIRI ALKOL TÜKETİMİ: Depresyonda olan kişilerde alkol tüketiminin artması dışında aşırı hızlı araç kullanma, kumar oynama ve tehlikeli sporlar yapma gibi düşüncesiz davranışlarda artış görülebilmektedir. HAYATIN YAŞAMAYA DEĞER OLMADIĞI DÜŞÜNCESİ: Renkli bir sosyal yaşantınız, iyi ilişkileriniz ve başarılı bir işiniz olabilir ancak depresyondaysanız bunların hayatınıza değer kattığını görmeden yaşamanın bir anlamı olmadığı düşünebilirsiniz.

Evet; çalışanların ruh hali yukarıda anlatıldığı gibi, iç acıcı değil.  Ya çalışacak iş bulamayanların, .2 fakülte bitirip bu kadar boş kaldıktan sonra ne iş olsa yaparım diyecek noktaya gelenlerin hali onlardan da beter. Bunu örneklemenin satır doldurmaktan başka bir faydası olmayacak. Genç kuşağın durumu kötü. Ülkenin geleceği için gençler desteklenmeli.

Sivil Havacılık Sektörünün Şartları Kendi İnsanlarını Hırpalıyor

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (15)

Zor dostum zor ~ 4 ay önce
Yazdıklarınız yaşadıklarımızın tercümesi. Liyakat ve işini doğru yapmak artık bir değer olarak görülmiyor. Yöneticiniz sizi kullanır ama terfi konusunda size karşı kör ve sağırı oynar. Etrafta sürekli dedikodu, gov, gıybet, yalan, riyakarlık ve spekülasyon ve tezgahlar doldurmuş. Yapanlarda vicdan ve insafın zerresi kalmamış. Muhbirlik, ispiyon ve birebin katanlar kol geziyor ve itibar görüyor. Türk cehennemi bu olsa gerek. Haksızlıklara sesinizi çıkardığınızda ya hain damgası ya uyumsuz kişilk ya aşırı alıngan olduğunuzu ifade ederek, konuyu saptırmaya çalışanlar var. İlettiğiniz adalaetsiz ve haksız durumları yöneticinize ifade ettiğinizde "ben adil olmak zorunda değilim" "sorunun varsa git dışarda hallet" diyen ve hangi anne babanın terbiyesinden geçmiş, hangi ahlaki öğreti ile bu karaktersiz ve onursuz kimliğe erişmiş olduğuna şaşırmamak zor görünüyor. Bizim gibilerin işi zor. Bu cehennemden çıkış var mı? Allah bizim ve evladlarımızın yardımccısı olsun, kötüleri yolumuza çıkarması

Yanıtla

Kalan karakter 1000
B-52 ~ 4 ay önce
Sn. Özbey, yazılarınızı takip ediyorum; fakat boşuna zamanınızı almak istemediğim için de çoğunlukla hemfikir olduğum yazılarınıza yorum yapmıyorum. Fakat affınıza sığınarak bu muhteşem tespitlerle dolu makalenize bir şey eklemek istiyorum. " Sen de aileden sayılırsın " bütün dolandırıcıların, sektörde olsun olmasın, karşısındakini de kendileri gibi salak sandıkları için, dilinden düşürmedikleri bir söylemdir. Bunu en çok eskiden Haliç Havacılık olarak bilinen ve başında Hilmi Barlın gibi sektörden hiç anlamayan ve baldızı ile esrarkeş herifin birini Adana operasyonlarının başına getirerek şirketin batışını hızlandıran kişidir. Gün aşırı icra gelen şirket, böylesine fırsatlarla dolu bir kargo operasyonunu da elinin tersi ile itti. Ne ise, geçmiş gün. Herkes gitti, ama kendi de rezil oldu. Eee...ne demişler kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz. Saygılarımla.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
SAYIN ADMIN ~ 4 ay önce
DEGERLI YAZARIMIZ BU ANLSTTIKLARINIZ TAMAMEN BOS ŞEYLER BU ANLSTTIKLARINIZ INSANLARIN VE INSANI DEGERLERI OLANLARIN ANLAYACAGI ŞEYLER. ULKEMIZDE, INSAN, ONUR, SAHSIYET, KARAKTER, SAYGI, SEVGI VE NIN OGREYILIP OKUTULMASI GEREKIYOR. ULKEMIZDE VAHSI KAPITALIST BENZERI BIRSEY VAR ORNEGIN TORPILLR GELMIS MÜDÜR YASA YONETICILERIN AILELERI COVUKLARI DUYGULARI VAR AMA ALT TABAKA INSANLARIN HICBU TÜR DURUMLARI YOKTUR KISACASI ANLATIKLARINIZI INSAN OLANLAR ANLAYIP ETKILENIRLER

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP SN ADMİN ~ 4 ay önce
İNSANLARIN VE İNSANİ DEĞERLERİ ANLATAN HİÇ BİR ANLATIM " BOŞ ŞEY DEĞİLDİR" BENDE YAZILARI İNSANLAR ANLASIN DİYE KALEME ALIYORUM.
B-52 ~ 4 ay önce
" Sayın Admin " sözümona cevap vermişsin ( ! ). Ama bayağı bir saçmalamışsın. Önce sayın yazarın ne anlattığını anla, ondan sonra yaz...göndermeden önce de oku. İmla hataların bir facia. İmla hatalarına bakıp zaten adam gibi bir yorum yapamayacağın belli.
CVP ff ~ 4 ay önce
1966 MODEL WW BOYADAN ÇIKARTMIŞTIM. YEŞİLYURTTAN YEŞİLKÖYE İNTERNATIONALİN ÖNÜNDEN GİDERKEN ( O ZAMAN ÇİFT YÖNDÜ ) BİR FAYTONCU ATLARA HAKİM OLAMADI BE BİZİM WW' Nİ GAZİ YAPTI.İNDİN FAYTONCU İLE KAVGALAŞMANIN ANLAMI YOK. SONUÇTA HAYVAN GERİ GELMİŞTİ. ARABAYI TAMİR ETTİR DEMENİN DE ANLAMI YOKTU. O SIRADA BİR ADAMCAĞIZ ( KAFASI İYİYDİ )BANA DÜNYAYA İYİ BAKMANIN FAYDALARINI ANLATIYORDU. ONUN DEDİĞİ GİBİ YAPIYORDUM BENDE. EVET YAŞAMA VE YAŞANANLARA SİZİN GİBİ YANAŞMAK GEREK. SAYGI BENDEN.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
ff ~ 4 ay önce
Geçmiş olsun. .
CVP ff ~ 4 ay önce
TEŞEKKÜRLER
Baglama ~ 4 ay önce
Baglama iyi olmuş
CVP BAĞLAMA ~ 4 ay önce
TEŞEKKÜRLER
Eski şef ~ 4 ay önce
Çok güzel yazmışsınız ama yukarıda tarif edilen kitle sizin düşüncenizde olan saygılı düzgün insanları enayi olarak görüyor.bunlara tepkisiz kalmak onları kendilerince yüceleştiriyor.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000