02 Mayıs 2011, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • Her zaman olduğu gibi bakımcının ne dostu, ne anlayanı ne de koruyanı vardır. Bakımcıyı korumaya çalışanda sadece kendi çapındaki bilgiler dağarcığıyla korumaya çalışır, bir müddet sonra da ne haliniz varsa görün diyerek ortadan yok olur. Bu kadar kargaşa niçin çıktı, neden hiç çözüm yok, yönetimde bulunan kişilerin bu işlerle ilişkisi ne kadar, hiç bunlara dokunmadan, birbirimize PİSLİK atıp, çözümsüzlüğü destekliyoruz. Bu konuda SHGM ne yapıyor? Yaptığını ve sonuçlarını takip ediyor mu? Arkadaşlar ne yapılırsa yapılsın birilerine iltimas geçilecekse sonumuz hüsran olacaktır. Sendikalar ne yaptı, sendikaları çalıştırmak için ne yaptınız? Şu anda SHGM' de teknisyenler en yetkili yetkisizler elinde oyuncak olmuş durumdadır.
  • TALTA Başkan ve yardımcılarına EASA konusunda önayak olup ehil bilgili kişileri kurs ve sınava tabi tutarak EASA 66 lisansı almasına sebep oldukları için canı gönülden teşekkür ederim...
  • sefa bey yazdıklarınız için sizi takdir ediyorum ama sormak istediğim soru daha Türkiye deki modül sınavlarını veremeyenler gidip ingilizce olanları nasıl verecekler merak ediyorum. üniversiteli arkadaşlarımız 5 yıllık bir eğitimden sonra bile hala 3 modul sınavına girip lisans alabiliyorlar, uçak liseli arkadaşlarımızsa 3 yıl çalışıp aldıkları eğitim hiçe sayılıp tüm modüllere giriyorlar. bunların hepsini bile bile TALTA gibi bir kurumun böyle bir şeyi desteklemesi buna ön ayak olması gerçekten içler acısı. bu kadar insanın emeğinin hiçe sayılıp 2250 euro karşılığı verilmesi içimi sızlatıyor. 10 yıldır bu sektörde çalışıpta 11 tane TÜRKÇE sınavdan başarılı olamayan bir teknisyen yardımcısı 2250 euro verip böyle şeylere bel bağlaması ACI!!!
  • sayın yazar bişey sorucam abı tek savunucumuz sensın diosun ama onursal baskanı olduğu utedın sıtesıne baktınmı buyuk putolarla easa kursumuz başlıo dio acaba oradada easa kursu başlıyınca abınız gene boyle savunmaya gecicekmi yada onursal baskanlığının verdiği ağırlıkla bunun onune gecicekmı acaba cok merak ediorum arkadaşlar bu fırsattır artık onumuzdeki engelleri asmak ıcın shgmının onumuz koydugu engelere karsı alternatıflerımız var sınavda sınav kagıdını gostermeyen soru ıtırazına ızın vermeyen ingilizceden anlamayan insanların cevirliden soruların ne dediğini anlamaktan sorunun cevabını bulmamaktan bıkmadınızmı

Seyreyle Hangarlardaki Cümbüşü...

Yine dolu,dolu bir hafta ve ben yine sizlere iki önemli konuyu bir arada sunmaya çalışacağım. Yazımın diğerini mecburen yine kişisel blog’uma link vermek zorunda kaldım. Ancak, her iki yazıyı zamanınızı vererek sabredip okursanız ilginç bulacağınızdan eminim.

ICAO Annex-1, International Standarts and Recommended Practices Personnel Licencing dokümanı ilk kez Ocak 1947’de yayınlandı ve 14 Nisan 1948 tarihinde yürürlüğe girdi.
Bu dokümanda;
madde 1.2, Note 2, b) Other Personnel bölümünde;
- aircraft maintenance (technician/engineer/mechanic) Type II,
- aircraft maintenance (technician/engineer/mechanic) Type I
teknisyen lisanslarının koşulları ve yetkileri anlatılmaktadır.

O tarihlerde Türkiye sivil havacılık işlemleri Ulaştırma Bakanlığına bağlı Sivil Havacılık Dairesi tarafından yürütülmekteydi, yani bir genel müdürlük değildi. Anılan daire, 09.06.1962 tarihinde teknisyen lisansları ile ilgili olarak SHD-T-35 sayılı talimatını yayınlayarak 1. maddesinde şu cümleyi kullandı :

“31 Aralık 1962 tarihinden itibarenTürkiye’de tescil edilmiş sivil uçaklarla Türk hava ülkesi içinde bulunan ve ICAO azası diğer bir devlete ait olan sivil uçak, helikopter ve planörler üzerinde ................ lisansı olmayanların bu tarihten sonra uçak bakım teknisyenliği yapmalarına izin verilmez.”

Yürürlüğe girdikten sonra ICAO Annex 1; 100’den fazla revizyon görmüştür. SHDT-35 ise  1 defa 1992 yılında revize edilmiş ve JAR 66’ya bağlı olarak SHY-66’nın yayınlanması ile 43 yıl sonra , 16.06.2005 yarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlükten kaldırılıncaya kadar sayısı birkaç bini bulan teknisyen SHD-T-35’e göre 12 konudan yazılı, 11 konudan sözlü sınavlara girerek lisans almışlardır.(Bugünün modül imtihanları gibi) Ayrıca bizim zamanımızda da lisans sınavı öncesi 3 sene atölyede uçak üzerinde çalışmanın belgelenmesi şarttı...

EASA Part 66’nın ve ona bağlı olarak SHY 66-01’in 16.05.2007 de yayınlanması ile aynı tarihte SHY 66 da yürürlükten kaldırıldı.

SHY 66-01 yürürlüğe girince Türkiye’de SHD-T-35’e göre lisanslandırılmış personelin lisansları SHGM tarafından SHY/JAR-66 lisansına çevrilmeye başlandı. JAR-66’nın yayınlanmasının ardından, tüm Avrupa’da da ICAO Annex’1’e göre verilmiş olan lisanslar önce JAR 66 lisansına, EASA Part 66 yayınlanınca da EASA Part 66 lisansına dönüştürüldü.  Bu değişim işlemleri yapılırken JAR 66’da konu edilen Kazanılmış Hakları (Protected Rights) korudular. Lisans sahibi olmayan personel ise doğal olarak bu yeni yönteme göre lisanslandırılıyorlar.
Şimdi tüm AB ülkelerinin uçak teknisyenleri EASA Part-66 lisansına, Türk teknisyenleri ise Türkiye’den başka hiçbir ülkenin tanımadığı SHY/JAR-66 lisansına sahipler.

Ayrıca, SHD-T 35 lisansları JAR 66 lisansına dönüştürüldüğünde ilgili teknisyenler SHGM tarafından “ JAR 66 lisansı verilmeden önce lisansa işlenmiş olan uçak tiplerinde sınırsız  yetki verilirken, JAR 66 lisansı verildikten sonra işlenecek tiplerde;
Teknisyenin,
- kökeni mekanik (B1) ise, Elektrik ve Elektronik LRU değişimi ve BITE Test yapma ve arızayı release etme yetkileri,
kökeni Elektrik (B2) ise, Elektronik LRU değişimi ve BITE Test yapma ve arızayı release etme yetkileri ,
kökeni Elektronik (B2) ise, Elektrik LRU değişimi ve BITE Test yapma ve arızayı release etme yetkileri verilmedi (yetkilere sınırlama kondu)

Bunu bir örnekle anlatmak gerekirse, kişinin SHD-T 35 lisansında A340 tipi işlenmişti ve  sınırlaması olmadı. Ama, aynı kişi dönüşüm nedeniyle JAR 66 lisansı aldıktan sonra A330 tip kursu lisansına işlenince bu tipte sınırlamaya girdi. Halbuki JAR 66 Protected Rights’a göre, eski lisanslı (SHD-T 35 lisanslı) teknisyenlerin lisansları JAR 66’ya dönüştürülünce, mesleği bırakıncaya kadar,  bir sınava girmeksizin var olan tüm yetkilerini, değişik uçak tipleri de dahil, kullanabilmeleri gerekirdi. Gerekirdi de, SHGM izin vermedi.

Bu kısıtlamaları bir aklı evvel şart koşmasaydı şimdi kısıtlanan modülleri açtırabilmek için Yunan havacılığı-THY işbirliği ile sınıflar doldurulmaz para ve zaman kaybı yaşanmazdı.

SHGM’nin kendi vatandaşı için koyduğu bu sınırlamalar, SHT 66’ya göre gerekli görülen modül sınavlarında başarılı olması şartı ile, kaldırılmaya başlandı. Bu kısıtlamalar yüzünden işleri aksayan Teknik A.Ş işin kolay yolunu buldu ve Yunan Olympic Havayolları Part-147 Organizasyonundan öğretmen çağırıp konferans salonunda aynı anda 80-100  kişiye ilgili modüllerden ders aldırıp, yapılan sınavlarda başarılı olanlara (başarısız olanını hiç duymadık:)) belgelerini SHGM’ye gönderip sınırlama kaldırılması yapılmaya başlandı.

Bu günlerde THY eğitim merkezinin konferans salonunda yoğun bir şekilde bu eğitimler ve sınavları devam etmektedir. Şüphesiz bizim hocalarımızın verdiği kurslarla Yunanlıların ingilizce olarak verdiği için çok az kişinin anlayabildiği, kiminin ise anlamakta zorlandığı kurslar, “anlama ve tartışma” açısından  aynı teraziye konamaz. 

Teknik A.Ş, Ali Arıduru yönetimindeki SHGM ile teknisyenlerin lisans kısıtlamaları konusunda anlaşamıyınca zaman ve iş kaybına uğradıydı. Bu nedenle, “madem öyle işte böyle” sistemi içersinde çözüm yolu olarak bu yola başvurmak zorunda kalındığını düşünüyorum.

Bir diğer deyişle, SHGM’nin el koyduğu kazanılmış haklar sorununu Yunanlı Olympic Part-147 Organizasyonu çözme becerisini(!) gösterip parasını kazanmaya hala devam ediyor.

Bundan başka gelişen yeni bir oluşum daha var. THY Teknik’te bu günlerde sıcak gelişmeler yaşanıyor. Lisans almak isteyen bir çok teknisyenin “uçak üzerinde bilfiil çalışmıştır” belgesi almak için ilgili müdürlüklerine başvuru yaptıklarını duydum ve araştırdım. “HATA” isimli Yunan part-147 organizasyonu bizim ülkemizde Part-66 lisansı isteyenlere eğitim vermeye 2 Mayıs itibarı ile başlıyormuş. 2250 Euro ücret + Diploma(lisede olabilir)+Nüfus cüzdanı+pasaport fotokopisi başvuru için şart. Bu işin teorik eğitim bölümü.

Kurslar  İngilizce verileceğinden başvuran yüzlerce adayın hepsinin kursdaki dersleri tam olarak anlayabilmesi çok zor olduğundan, “Anlayan, anlar. Anlamayan anlayandan öğrensin” mantığı güdülecek bir kurs olacağa benziyor.  Bu kurstan sonra ilgili modüllerden sınav yapılacak. Bu sınavları Yunanlı organizasyon yapacağından sınavda kalan pek çıkmayacak gibi görünmekte.

 Çünkü, Yunan firması için Türkiye pazarı önemli. Türkiye’nin AB/EASA üyesi olmaması nedeniyle, iyi yere dükkan açan esnaf misali bu kurs verme işine devam etmek isteyeceklerdir. Daha çok müşteri çekebilmenin tek şartı başarı oranlarını yüksek tutmaktır. Sonuçta bunlar ticari firmalar olup herhalde bu işi  Türk sivil havacılığına hizmet etme adına yapmıyorlardır. Gayeleri iyi eğitilmiş bir uçak teknisyeninden ziyade para kazanma amaçlı olduğu konusunda sanırım hemfikirizdir.

Bu arada; SHGM mizinde maşallahı var.Onlar uyanıp “ya ne oluyor burada” diyene kadar Yunanlı köşe olacak. Elime geçen belgeye göre bu kurslara katılım şimdilik ilk parti olarak 300 kişi.

 Lisans almak isteyen gençlerimiz kesenin ağzını açıp bu parayı vererek eğitim aldıklarında lisans alabilmek için gerekli tüm modülleri aşmış olacaklar. Ancak eğitimin %90 lık kısmının ve asıl önemli bölümünün deneyim içerikli pratik çalışmalardan geçtiği gerçeğini unutmamak gerekiyor. Bu nedenle, EASA’nın Part-145 organizasyonunda ve uçak üzerinde 3 yıl çalışma süresini doldurmak gerekiyor. EASA Part-145 organizasyonunda çalışmak dendiğinde şüphesiz ONWING olan hat bakım ve uçak revizyon atölyeleri anlatılmak isteniyor.

Çünkü,verilecek B1-B2 kategorisi ONWING lisansa mahsustur. Şüphesiz,bu deneyim süreci için uçak üzerinde çalışma şart koşulup bunun belgelenmesi istenecektir. Kısaca,hangi tip uçaklarda ilgili kişi hangi tasklar da çalışmış,task eğitimi almışmı, almamışmı, hangi bakım işlerini yapmış,örneğin;lastik,brake unit değiştirmişmi bunların belgelenmesi şart. Kısaca; Yunanlı firma bu deneyim süresi teknisyenin çalıştığı PART-145 organizasyonunca çözülmedikce sadece eğitim vermekle yetinecektir.

Bu eğitim girişiminde öncülük yapan TALTA yıda burada kutlamak gerekiyor. Bu girişimleri en azından meydanın boş olmadığını ve gerekirse eğitimin bir başka kurumdanda alınabirliğininin ispatı olmuştur.    

Uçak, sistemleri ve motorları üzerinde ON WING olarak hiç çalışmadan,THY Teknik veya bir başka MRO tarafından “On Wing deneyimlidir” belgesi verilemiyeceğine göre 3 sene beklenecek gibi görünmekte. Ancak, burası Türkiye. Ben işimi bağlar ve 3 senelik deneyim sürecimi ilgisiz atölyede de olsa,task eğitimi almasamda yapmış gösterebilirim derseniz buna yapamazsınız diyemem. Çünkü,Yunanlı belgeye bakar.

SHYO-Teknik Lise-TYP lerdeki kargaşaya şimdi de Türk ve Yunan  lisansları damga vuracak gibi görünmekte. Müdürlerinizin, şeflerinizin, başteknisyenlerinizin ve deneyimli eski teknisyenlerin lisansı “only valid in Turkey”. Yeni işe girecek teknisyenin “internationally certificated” Seyreyle, hangarlardaki cümbüşü..

Sonuç olarak; Bu önemli konuda başta havayolu ve MRO şirketlerinin yanı sıra SHGM de çok temkinli olmalı ve olası kural ihlallerine müsamaha edilmemelidir. Kurallar açıktır ve bu kuralları MRO ların müdür veya başkanları   “ben o kişinin uçak üzerinde çalıştığını biliyorum” tarzıyla değil, belgeler eşliğinde ispat ederek imzalama zorundadırlar.

Bu konuda yapılacak bir yanlış,çalışma arkadaşlarınca deşifre edildiğinde veya başvurusu imzalanmayan biri tarafından bir başka kişi gösterilerek kıyas yapıldığında konu,SHGM ninde dikkatini çekecek ve imzalayanda, imzalatanda inceleme altına alınacaktır. İnşallah bu yanlış yola kimse teşebbüs etmez. 

EASA Part-66 kurallarını kişisel olarak yorumlamak ve  On wing le Off wing teknisyenleri biri birine karıştırarak hepsine aynı lisansı verebilmeyi sağlayıcı girişimlerde bulunmak EASA ya aykırı uygulamalardır. Deneyim sürecini On Wing çalışılan bir departmanda ve uçak motor-gövde ve sistemler üzerinde bilfiil çalışıp bunu belgeliyenler şüphesiz On Wing lisans sahibi olabilirler.   

Ancak; Bilal Ekşi yönetimindeki SHGM’nin bu süreç içinde elleri kolları bağlı kalarak kendi çözmeleri gereken bir konuyu Yunanlılara bırakarak karizmayı çizdireceğinide düşünmüyorum.  

Bakım kalitesinde her zaman tüm dünyanın örnek alması gereken Lufthansa’nın bu mesleğe ve eğitimine verdiği önemi (Tıklayın) incelerseniz aradaki dağlar kadar farkı görüp Lufthansa’nın neden dünyadaki en kaliteli bakım kuruluşu olduğunu anlarsınız. 

NOT/ Bu haftaki ikinci yazım “Havacılık Sektörümüzde yaşanan dini istismar”  (Lütfen tıklayın) başlığını taşıyor. Ayrıca tüm uçucu ekiplerin büyük beğeni ile okuyacakları “Çapıt Spor” konuk yazarlarda.

Seyreyle Hangarlardaki Cümbüşü...

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (62)

Misafir ~ 5 yıl önce
Her zaman olduğu gibi bakımcının ne dostu, ne anlayanı ne de koruyanı vardır. Bakımcıyı korumaya çalışanda sadece kendi çapındaki bilgiler dağarcığıyla korumaya çalışır, bir müddet sonra da ne haliniz varsa görün diyerek ortadan yok olur. Bu kadar kargaşa niçin çıktı, neden hiç çözüm yok, yönetimde bulunan kişilerin bu işlerle ilişkisi ne kadar, hiç bunlara dokunmadan, birbirimize PİSLİK atıp, çözümsüzlüğü destekliyoruz. Bu konuda SHGM ne yapıyor? Yaptığını ve sonuçlarını takip ediyor mu? Arkadaşlar ne yapılırsa yapılsın birilerine iltimas geçilecekse sonumuz hüsran olacaktır. Sendikalar ne yaptı, sendikaları çalıştırmak için ne yaptınız? Şu anda SHGM' de teknisyenler en yetkili yetkisizler elinde oyuncak olmuş durumdadır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
TALTA Başkan ve yardımcılarına EASA konusunda önayak olup ehil bilgili kişileri kurs ve sınava tabi tutarak EASA 66 lisansı almasına sebep oldukları için canı gönülden teşekkür ederim...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
sefa bey yazdıklarınız için sizi takdir ediyorum ama sormak istediğim soru daha Türkiye deki modül sınavlarını veremeyenler gidip ingilizce olanları nasıl verecekler merak ediyorum. üniversiteli arkadaşlarımız 5 yıllık bir eğitimden sonra bile hala 3 modul sınavına girip lisans alabiliyorlar, uçak liseli arkadaşlarımızsa 3 yıl çalışıp aldıkları eğitim hiçe sayılıp tüm modüllere giriyorlar. bunların hepsini bile bile TALTA gibi bir kurumun böyle bir şeyi desteklemesi buna ön ayak olması gerçekten içler acısı. bu kadar insanın emeğinin hiçe sayılıp 2250 euro karşılığı verilmesi içimi sızlatıyor. 10 yıldır bu sektörde çalışıpta 11 tane TÜRKÇE sınavdan başarılı olamayan bir teknisyen yardımcısı 2250 euro verip böyle şeylere bel bağlaması ACI!!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
sayın yazar bişey sorucam abı tek savunucumuz sensın diosun ama onursal baskanı olduğu utedın sıtesıne baktınmı buyuk putolarla easa kursumuz başlıo dio acaba oradada easa kursu başlıyınca abınız gene boyle savunmaya gecicekmi yada onursal baskanlığının verdiği ağırlıkla bunun onune gecicekmı acaba cok merak ediorum arkadaşlar bu fırsattır artık onumuzdeki engelleri asmak ıcın shgmının onumuz koydugu engelere karsı alternatıflerımız var sınavda sınav kagıdını gostermeyen soru ıtırazına ızın vermeyen ingilizceden anlamayan insanların cevirliden soruların ne dediğini anlamaktan sorunun cevabını bulmamaktan bıkmadınızmı

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000