07 Ekim 2013, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • Tabelaya bakalım nefes alalım.
  • Havacilik alaninda yaziyorsunuz. Daha gormedik dediginiz Omer Onder Haberdar bu sayisinda Sivil Havacilar Dergisine mulakat verdi. Bu hareketin tek kisi olmadigini o roportajdan anlayabilirsiniz. Zaten kisi merkezli olmadigini kendisi de soylemis. Olaylari carpitmayalim. Sendika grev katilimi sebebiyle guc kaybetmedi. Ilk defa dort liste yarisiyorsa bu nasil bir guc kaybi. Yonetim guc kaybetti ve sizin icin yonetim esittir sendika demektir. Yorumunuz ancak bu kadar yonetim gozuyle yazilabilir.
  • Diyarbakirda reform dedi.Ama atilay aganin adami sandiga saldirdi.Urfa reform diyecek.
  • Teknikte muhalefet listesini destekleyecegiz.Aycin aga gidecek personel huzura erecek.Aycin agaya hayirrrrrrrrrrrrrrrrrr.

SENDİKA SEÇİMLERİNİ KİM KAZANIR?

Mevcut tabloya baktığımızda seçimler olmadan 'alıp götürür' diyebileceğimiz bir grup yok. O bakımdan son ana kadar çekişmeli ve atbaşı geçecek bir yarış olacak gibi görünüyor.

Aslına bakarsanız sendikanın özellikle son iki yılına baktığınızda ciddi anlamda sıkıntılarla boğuştuğunu ve sistemli olarak yok edilmek istendiğini açıkça görebiliyorduk. Havacılıkta grev yasağı getirilmesine ilişkin tartışmalarla başlayan sendikayı bitirme operasyonunun sonunda, 29 Mayıs 2012'de 305 kişinin işinden olması son derece komplike ve önceden tasarlanmış, sendikayı köşeye sıkıştırıp işçi karşısında itibarsızlaştırma operasyonu olduğunu anlamakta zorlanmadık. Sonrasında işten çıkarılan 305 kişi üzerinden oluşturulan korku imparatorluğu, sendikanın çalışanlar üzerindeki etkisini kırma noktasında mihenk taşı olmuştur.

Zira 15 Mayıs 2013'te başlayan grevin ilk gününden itibaren, katılımın beklenen seviyeye bir türlü ulaşamamasının nedeni çalışanların sendikanın yanında yer alması halinde işten atılma korkusu yaşamasından kaynaklanmıştır. Yakın geçmişteki 305 örneği hafızalarda tazeliğini korurken birçok kişinin greve katılarak işinden olma olasılığı işine devam etmelerinde etken olmuştur. 305 kişinin işe geri dönmesi için bazı siyasi girişimlerin de kararlılıkla püskürtülmesi hep bugünler için alt yapı hazırlıklarıdır.  Sistemli şekilde sendikayı çalışanın gözünde değerli(-siz)yalnızlığa itme fikri günün sonunda başarıya ulaşmıştır. Bugün 18 bin üyesi bulunan Hava İş Sendikası sadece 1000 civarında çalışanı eyleme çıkarabiliyorsa bu THY yönetiminin perde arkasında yürüttüğü sistemli çabalarının sonucudur!

Grevden önceki bir yazımda THY çalışanlarının sadece greve evet ya da hayır demeyeceğini sendikanın geleceğine de karar vereceğini vurgulamıştım. Gelinen noktada sendika, çalışan nazarında etkinliğini yitirmiş, mevcut haliyle yönetimi kim devralırsa alsın sembolik hale doğru gitmeye başlamıştır. Şu anki sendika yönetimi, iktidar gibi görünse de muktedir değildir. Yetkisi vardır, ancak uygulama noktasında sıkıntıları aşamamaktadır. Hukuka akseden konularda üstünlüğü sağlasa da pratikte THY istediği gibi at koşturmaktadır.

Peki böylesine bir tabloda muhalefet ne yapmaktadır?

Bir önceki seçimlerde çalışanların başkan adayı olarak beklediği Gökkuşağı Hareketi lideri Bahadır Altan, pilot maaşından vazgeçmemesi ile altın tepside bir dönem daha başkanlıği Ayçin'e sunmuştu. O açıdan, kendi menfaatlerini ön planda tuttuğu ve sendikal girişimini maddi çıkarlarına göre yönlendirdiği düşünülen Altan'ın, Ayçin'i zorlaması  pek beklenmiyor. Muhalefetin bir çatı altında toplanması fikrine de itiraz eden Bahadır Altan'ın çalışanların gözünde sempatisini hızla tükettiğini söylemek mümkünken diğer muhalif oluşumun da aynı noktada yani 'benim başkanlığım altında muhalefet' konusunda ısrarcı olması bir kez daha Ayçin'in ekmeğine yağ sürüyor.

Muhalifler birbirlerini 'işverenin adamı' suçlamasıyla hedef tahtasına koyarken "işverenin adamı, bakanın yeğeni" sıfatlarını reddetmeyen ve THY yönetiminin ciddi anlamda desteklediği söylenen Reform Hareketi, hepsini silip süpürecek gibi görünüyor.  Henüz hiç ortalarda görmediğimiz, kim olduğunu bile bilmediğimiz ve eminim ki birçok THY çalışanının da bizzat tanımadığı Ömer Önder Haberdar isimli genç bir adamın, kelli felli, yılların bilindik sendikacılarının pabucunu bir anda dama atacak performans ortaya koyması, yarıştaki diğer figürlerin şapkayı çoktan önlerine koyup düşünmeleri gerektiğinin işaretidir.

Görünen o ki Atilay Ayçin'in en büyük rakibi ne Gökkuşağı ne Emek Meclisi olacak. Bu seçimlerde de Reform Hareketi ile Ayçin atbaşı gidecek. Başbakan'ın CHP'yi kastederek, " Böyle bir muhalefet varken daha ne isterim" sözünde olduğu gibi Ayçin de, diğerleri için muhtemelen şu cümleyi kuruyor olmalı: İyi ki Emek Meclisi ve Gökkuşağı var...

SENDİKA SEÇİMLERİNİ KİM KAZANIR?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (25)

iPhone Uygulaması ~ 3 yıl önce
Tabelaya bakalım nefes alalım.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
SAKI ~ 3 yıl önce
Havacilik alaninda yaziyorsunuz. Daha gormedik dediginiz Omer Onder Haberdar bu sayisinda Sivil Havacilar Dergisine mulakat verdi. Bu hareketin tek kisi olmadigini o roportajdan anlayabilirsiniz. Zaten kisi merkezli olmadigini kendisi de soylemis. Olaylari carpitmayalim. Sendika grev katilimi sebebiyle guc kaybetmedi. Ilk defa dort liste yarisiyorsa bu nasil bir guc kaybi. Yonetim guc kaybetti ve sizin icin yonetim esittir sendika demektir. Yorumunuz ancak bu kadar yonetim gozuyle yazilabilir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
gny ~ 3 yıl önce
Diyarbakirda reform dedi.Ama atilay aganin adami sandiga saldirdi.Urfa reform diyecek.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
teknik per ~ 3 yıl önce
Teknikte muhalefet listesini destekleyecegiz.Aycin aga gidecek personel huzura erecek.Aycin agaya hayirrrrrrrrrrrrrrrrrr.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000