18 Temmuz 2016, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY cetinozbey@airporthaber.com
  • Özellikle sivil havacılık kuruluşlarında çalışan yöneticilerin işini iyi yapan kalifiye elemanlara ihtiyaçları yok ki (!), onun yerine kendini övüp,yalakalık yapan çalışanlara ihtiyaçları var. Onun için kıdemli çalışan sayısı oldukça az... Bu yöneticileri işe alanlar da yönetici bunu unutmamak lazım.
  • bizde özel sektörün farklı oldugunu zannederdik.burada da torpilin başka türlüsü çalışıyor. şirketin sahiplerine yakın olanlar terfi ediyor. çok daha kıymetli insanlar kenarda kalıyorlar.rahat olun. yok birbirimizden bir farkımız.
  • Yönetim zafiyetine ilişkin ne kadar da güzel tespitler yapmış, eğitici- öğretici bir yazı kaleme almışsınız. Çalışma hayatında kendini ifadeden yoksun ve konusuna hakim olmayan yönetici fazlalığı var ki bu yazıya gerek duyulmuş. İyi bir yönetici konusuna hakim olmalı, işiyle ilgili iş süreçlerini bilmeli, mevzuat hazırlama yetisine haiz olmalı, ders notu hazırlayabilmeli, eğitmenlik yaparak kendi bilgisini pekiştirdiği gibi personeline de faydalı olabilmeli. Peki Yöneticiler için özel sektörde aranan bu nitelikler, kamu ve kamu iktisadi kuruluşlarında geçerli akçe midir?
  • yazı güzel. benzetme çok güzel. yöneticiliğin tarifleri daha da güzel. sizin işiniz mi yok bunlara kafa yoruyorsunuz.Bizim yöneticiler anlamaz ki?

Sektörün Görevini Bilmeyen Yöneticisi Veya...

Eski kovboy filmlerinde bu sahneye çok rastlanır.  Hapishane civarında bir yerde bulunan ocakta prangaya vurulmuş mahkûmlar taş kırarken ana görevleri bu mahkûmların firar etmelerini önlemek olan nöbetçiler onların çalışmalarını yakından izler. Birbiri ile konuşan veya işten kaytaran biri olursa elindeki tüfeğin dipçiği ile mahkûma bir darbe indirir. Onların görevi mahkûmların hiç durmadan, ara vermeden çalışmalarına nezaret etmek ve bunu sağlamaktır Elinde silahla bekleyen bu nöbetçilerin görevi yalnız ve yalnız talimatları uygulamak ve mahkûmları dipçiklemektir.

Lütfen iş yerlerimizi hapishaneye benzettiğimi düşünmeyin. Kesinlikle böyle bir düşüncem yok. Çalıştığım hiç bir iş yeri bana değil hapishane nezarethane intibaı bile uyandırmadı Ancak iş yerinin görünümünde her hangi bir şekilde başka yöne doğru bir kayma varsa bunda elinde tüfek olmayan, gücünü tepelerden alan yöneticilerin payının çok büyük olduğu kuşkusuz.

Dolayısı ile bu yazıda yalnız ve yalnız bu kadar zaman sonra yöneticiliği halen yanlış anlayan insanlara bir iki laf etmek istedim o kadar. Odaklanmak İstediğimiz konu görevinin personeli çalıştırmak olduğunu ve salt bunun için para aldığını düşünen yöneticiler. Kaldı ki, taşıdığı unvanın görevini net olarak bilmeyen birinin kime, nasıl hizmet götüreceği de ayrı bir husus.

Evet, bir sayın yönetici ( şimdi bir yorum daha yazıp ben yönetici değilim diyecek olurda ne olduğunu daha net anlamış olacağız? ) geçen haftaki yazımı yorumlayan bir çalışanı yine bir yorumla cevaplamış. Çalışanın yorumu şöyle: “Bayramdan on gün önce bir üstümün bana söylediği sözü duyup bu yazıyı yazdığınızı düşündüm okuyunca. " Beğenmiyorsanız, ayrılır ve sizi alan olursa başka bir şirkete gidersiniz.. Kapıda bekleyen yüzlerce iş arayan varken bu naz aptalca değil mi”.? O günden beri her gün bana söylediği sözleri kendisinin yaşaması için dua ediyorum. Uzak bir ihtimal değil. Yabancısı olmadığınız şirketimizde bu veya aynı kapıya çıkan benzer sözleri işiten çok çalışan var.işsizlik sorununun yakın bir gelecekte çözülmeyeceği ortada. uzun senelerdir tablo bir aşağı bir yukarı aynı. Bazı dünya devletleri de aynı sıkıntıyı çekiyor. ancak onlarda çalışanı bu kadar kolaylıkla işten çıkartmak mümkün değil. Tabii ki bu bir kültür meselesi. Nasıl olsa yenisini kolaylıkla buluruz diye insanı harcamıyorlar. Allah bizlere yardım etsin. Ve Yöneticimizin veya yöneticilere çok yakın bir çalışanın cevabi yorumu ise şöyle:  Acaba neden naz yapma nedenini yazmıyorsunuz? Doğru söylemiş yönetici. Çalışma, kaytar, sonra yöneticim şöyle dedi. Yönetici ne için maaş alır personeli çalıştırmak için.diyor: “Sen çalışma, kaytar, sonra yöneticim şöyle dedi. Yönetici ne için maaş alır? Personeli çalıştırmak için.” Ve de bir sual yöneltiyor yorumcuya.” Verilen cevap realist. Yönetici bey kardeşim. Bu cevaba verilen cevap ise hayli realist.” Yönetici bey kardeşim. Olayı anlatırsam ve de nedenlerini sıralarsam çalıştığım firmayı ve kendimi ortaya koymuş olurum. Bir yönetici olarak beni korumaya gücünüz yeter mi? Evet karşılıklı yazışmalar işte böyle.

Bu cevabı yazan beyzadem yönetici mi net olarak bilmiyorum. Ama değilse ne olmayı kabullendiği konusunda bir kaç tahmin yürütmek mümkün. Bunu açık açık yazmaya gerek var mı?

Yönetici, yönetim bilinciyle ve irade yetisinin yanı sıra, sahip olduğu yetenekleriyle ve yönlendirici iletişimiyle çalışanları ile pozitif ve sağlam ilişkiler kurabilmeli ve operasyonu organize ederken tüm çalışanların koordinasyon içinde görev yapmalarını sağlamalıdır.

Yönetim tarzı kesinlikle emir ve komut şeklinde değil, tamamen iletişim ve motivasyon bilinciyle yapıcı ve öneri şeklinde olmalı ve peşin fikirlerden, önyargılardan ve zaaflarından arınmış olarak serbest, yatay, yapıcı ve pozitif bilinçle yönlendirici olmalıdır. Yöneticiye çalışanları bir eğitmen gözü ile bakmalı ve bu bakışın temelini hazırlayacak yaklaşımlar yönetici tarafından tesis edilmelidir. Yönetici tüm çalışanlarına eşit uzaklıkta olabilmeli ve çalışanları arasında ayırımcı bir tutum izlememelidir vb. Yönetici çalışanlarını anlamak için gayret sarf etmeli ve asgari ihtiyaçlarının karşılanması için açık bir gayret sarf etmelidir. Çalışanlarını dinlemeli ve onlara değer vermelidir. Zaman zaman çalışanları bir araya getirip onlara iş yerinin büyük resmini göstermeli ve ve iş görenlerde aidiyet duygusunun gelişmesini sağlamalıdır.

Reggie Jackson’un yöneticilerle ilgili görüşü ise: değişilk, ancak çok da doğru.  “  İyi bir yönetici birlikte çalıştığı insanlara olduklarından daha iyi olduklarını düşündürme marifetine sahiptir. Çalışanı kendisini daha iyi görmeğe zorlar. Ona inandığını söyler.  Çalışanlarının kendisinden daha fazla faydalanmalarını sağlar. Ve de çalışanlar gerçekten ne kadar iyi olduklarını gördükten ve öğrendikten sonra ellerinden gelenin en iyisinden azını yapmaya razı olmayacaklardır. “

Yönetici, personelini çalışmaya zorlayan biri değil yaptığı işi iyi bilenleri bir araya getirip, çalışacakları zeminini sunulan hizmete uygun hale getiren ve ekip içerisinde uyumlu bir birliktelik sağlarken takımın çalışmalarını gözlemleyen bir eğitimcidir.

Evet; yöneticilerimiz eğitmenlik görevlerini yeterince yerine getirebiliyorlar mı? Mutlak bunu yapanlar/ yapabilenler vardır. Ancak eğer çoğunluk falanın yakını veya sizden, bizden ayırımı ile görevde yükselmiş ise tabii ki bunu yapma/ yapabilme imkânları yok. İşi iyi bilenleri bir araya toplam imkânları da mevcut değil Onlar çalışanlara neyi nasıl yapacaklarını söylemekten ve göstermekten ziyade,  görevini yapmıyor diye raporlamayı yeğleme durumunda olmaları tabii değil mi? Kovboy döneminin hapishane muhafızları gibi. Parayı da bunun için alıyorlarmış ya (?)

Her ne kadar isminiz ve kimliğiniz belli olmasa da yorum yazarken detaylı düşünmek gerekir. Şimdi ben yönetici değilim deseniz bile, kimse peki sen nesin? diye sormayacaktır. Gerisi daha kötü.  Bilmem anlatabildim mi? 

Sektörün Görevini Bilmeyen Yöneticisi Veya...

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (5)

Ada ~ 5 ay önce
Özellikle sivil havacılık kuruluşlarında çalışan yöneticilerin işini iyi yapan kalifiye elemanlara ihtiyaçları yok ki (!), onun yerine kendini övüp,yalakalık yapan çalışanlara ihtiyaçları var. Onun için kıdemli çalışan sayısı oldukça az... Bu yöneticileri işe alanlar da yönetici bunu unutmamak lazım.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
kalifiye yönetici ~ 5 ay önce
bizde özel sektörün farklı oldugunu zannederdik.burada da torpilin başka türlüsü çalışıyor. şirketin sahiplerine yakın olanlar terfi ediyor. çok daha kıymetli insanlar kenarda kalıyorlar.rahat olun. yok birbirimizden bir farkımız.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Kalifiye Yönetici ~ 5 ay önce
Yönetim zafiyetine ilişkin ne kadar da güzel tespitler yapmış, eğitici- öğretici bir yazı kaleme almışsınız. Çalışma hayatında kendini ifadeden yoksun ve konusuna hakim olmayan yönetici fazlalığı var ki bu yazıya gerek duyulmuş. İyi bir yönetici konusuna hakim olmalı, işiyle ilgili iş süreçlerini bilmeli, mevzuat hazırlama yetisine haiz olmalı, ders notu hazırlayabilmeli, eğitmenlik yaparak kendi bilgisini pekiştirdiği gibi personeline de faydalı olabilmeli. Peki Yöneticiler için özel sektörde aranan bu nitelikler, kamu ve kamu iktisadi kuruluşlarında geçerli akçe midir?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Esb ~ 5 ay önce
Sayın Yorumcu , yaptiginiz yorum en az yazi kadar guzel olmus.Elinize saglik
doğrudur ~ 5 ay önce
yazı güzel. benzetme çok güzel. yöneticiliğin tarifleri daha da güzel. sizin işiniz mi yok bunlara kafa yoruyorsunuz.Bizim yöneticiler anlamaz ki?

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000