09 Ekim 2017, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • Rahmetli,siyasetçi yakını etiketini kullanmadan thy gibi herşeyin torpille döndüğü bir kurumda nasıl makam sahibi oldu? Bu ülkede, çaycının bile torpille işe alındığı bu kurumda torpilsiz başkan olunmasına inanalım mı? Kimsenin aklıyla dalga geçmeyin lütfen.
  • Yukarda Allah var, herkes yaptığının cezasını çekecek. İyi bir insan olabilir, Allah rahmet eylesin ama kimse bu ülkede torpil yok da demesin, torpille geldi ama iyi idi, işte ölüm olmasa insanoğlu daha neler yapar, bu ülkede lise mezunu pilotlar alınırken, kabin için tercih; profesör, yüksek lisans filan. "Vicdanınız rahat mı?", gerisini boşverin. Arkasından konuşmak,günah çıkarmak çok ayıp. Sadece karşıdan anlaşılır mı, alınır mı bilmem? Liyakat liyakat liyakat.
  • Murat Bey, güzel bir yazı olmuş, kaleminize emeğinize sağlık. Merhum Sedat Beyin bir zamanlar meslek hayatına kabin memuru olarak başlayıp azim ederek kaptanlığa geldiğini belirtmişsiniz. Biz kabin memurları sadece kokpit işin değil, şirketimizin diğer departmanlarındaki görevler içinde azimle işimize sarılıp, kendimizi geliştiriyoruz. İçimizde nice yüksek lisans mezunları ancak şirketimiz bize kabin memuru geldiysen böyle gider diyerek açılan uzmanlık ilanlarına başvurmamıza izin vermiyor. Sizden rica etsem bu konuya dikkat çeken bir yazı hazırlayabilirmisiniz? Köşenizi takip eden yöneticilerim sizin vereceğiniz destek ile bu yanlış uygulamadan vazgeçer ve kabinden yere geçiş yapabilecek, nitelikli personelinin önünü kesmez diye ümit ediyorum. Teşekkür ve saygılarımla...
  • Kabin memurluğu için bile başvuramazken kaptanlık hayali kuranlardanım. Alımlar ne zaman olcak diye beklerken, EL ALTINDAN bir çok insan thy ye işe alınıyor. Alım açılmıyor. Ama maşallah dönemler artıyor gittikçe alım olmamasına rağmen nasıl oluyorsa...

Sedat Şekerci…

Soyadı ile müsemma şeker gibi bir insan. Ne yazık ki yine gittiğinde kıymetini anlayabildiklerimizden.  Başta hiç tanımadan, ön yargı ile karşılamıştık. Sanki THY’de birilerinin bir şeyi sadece o gibi, başkaları tırnağıyla kazıyarak gelmiş de bir tek o siyaset kontenjanından gibi, sadece onu sığdıramadık o makama. Halbuki kendisi tek bir kez bile, bilmem kimin yeğeni olmasını nüfuz olarak kullanmayı bırakın, en yakın arkadaşlarına bile söylemedi.

90’lı yılların sonuna doğru, üniversiteyi yeni bitirmişti. Aileden hanlar hamamlar olmadığı için  bir an önce çalışma hayatına atılması ve para kazanması gerekiyordu.  Hasbelkader yolu THY ile kesişti. Yıllar önce Sedat Şekerci olarak THY’de kabin memuru olarak işe girdi. Yeni ülkeler görüyor, para da kazanıyordu. Ancak kabin memurluğu işinde kalıcı olmayı hiç düşünmüyordu. Hedefi kokpitti, kafasına koymuştu. Sadece kendisi böyle düşünmüyor, yakın arkadaşlarını da teşvik ediyordu. O dönem bugünkü gibi de değildi üstelik. Kabin memurunun kokpite geçebilmesi katı hiyerarşik sistemde telaffuz bile edilemezdi. Ancak o çok istiyordu. Kendisi gibi kabin memuru arkadaşlarını da yönlendirdi. Birkaç arkadaşıyla THY’nin mülakatlarına girdi. Başarılı da oldu. Pilotaj eğitimi aldı.

Bir süre sonra kabinden kokpite geçtiğinde belki de kendisinden sonra kabinden kokpite geçecek onlarca genç meslektaşının önünü de açtı. Sedat Şekerci bir hayalini gerçekleştirirken  saçma bir önyargıyı da kırdı. En iyi üniversiteden de mezun olsan “kabin memuruysan kabin memurluğunu bil otur oturduğun yerde” gibi yersiz bir düşüncenin esiri olmadı. İlk başta burun kıvırdılar, kabul edemediler. Ancak azimliydi, çalışkandı, kararlıydı. Başardı… Kendini iyi bir pilot olarak yetiştirdi. Bütün bunları yaparken en iyi referansı, iyi niyetiyle sadece çalışmaktı.

Dedim ya, hiçbir zaman siyasetçi yakını etiketini kullanmadı. Bir gün emeklerinin karşılığını THY’de yönetici olarak atanarak aldı. Çok başarılı bir ismin, Menderes Çakıcı’nın peşinden Uçuş Eğitim Başkanı olarak atanmak kolay değildi. Çakıcı’yı aratmadı.  Siyasetçi yakını kontenjanından o koltuğa atandığı sözlerine hep kulak tıkadı. İşine baktı… Alçak gönüllü ve güler yüzlüydü. Egosunu hiçbir zaman yaka cebinde taşımadı. Koltuğunun ağırlığının altında ezilmedi, kimseyi de ezmedi. Makamına birkaç kez gittiğimde hep makam koltuğundan kalkıp karşı sandalyeye geçerek sohbete devam etti.  Misafirlerini kapıya kadar uğurladığına çok kez şahit oldum.

Simulatör merkezi onun bebeği gibiydi. Küçük kızını görmesi gereken zamanlarda, vaktinin büyük bölümünü simülatör merkezine ayırdı. Bir an önce bitmesini istiyor, o projeden bahsederken gözleri parlıyordu. Son kez de zaten oranın açılışında karşılaştık. Doğumhane kapısında birkaç dakika önce çocuğunun doğduğu haberini  alan taze baba heyecanı vardı gözlerinde… Protokoldekilerle tek tek ilgileniyor, birçoğu için anlam ifade etmeyen ancak onun için her santimetrekaresi ayrı anlam içeren tesisi en ince ayrıntısına kadar anlatmaya çalışıyordu. Çünkü çok emeği vardı. Gecesi gündüzü orada geçmişti. Protokol yoğunluğu sırasında kendisini tebrik ettim. Bu güzel tesisin yapımındaki emeklerinden dolayı kutladım. Her zamanki naif ve kibirden uzak tavrı ve mahcup ifadesiyle övgüleri kabul etti.

En kısa zamanda simülatörde uçalım diyerek sözleştik. “Görüşürüz” diyerek  vedalaştık. Ama o gün “görüşürüz” diye ayrılırken birkaç hafta sonra tesislerin önünde bir tabutun içinde onlarca insanın gözyaşı arasında boylu boyunca yatarak beni karşılayacağını hiç hesaba katmamıştım.

Güzel insandın, güzel izler bıraktın… Bu sektörde herkese böyle güzel sözlerle, sitayişlerle uğurlanmak nasip olmaz. Sen bunu da başardın… Yattığın yerde rahat uyu Sedat kaptan…

Sedat Şekerci…

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (29)

murat bey ~ 11 gün önce
Rahmetli,siyasetçi yakını etiketini kullanmadan thy gibi herşeyin torpille döndüğü bir kurumda nasıl makam sahibi oldu? Bu ülkede, çaycının bile torpille işe alındığı bu kurumda torpilsiz başkan olunmasına inanalım mı? Kimsenin aklıyla dalga geçmeyin lütfen.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Jfk ~ 9 gün önce
Su anki turk hava kurumu genel sekreteride cayciydi bro takma kafana!
Ölüm olmasa. ~ 11 gün önce
Yukarda Allah var, herkes yaptığının cezasını çekecek. İyi bir insan olabilir, Allah rahmet eylesin ama kimse bu ülkede torpil yok da demesin, torpille geldi ama iyi idi, işte ölüm olmasa insanoğlu daha neler yapar, bu ülkede lise mezunu pilotlar alınırken, kabin için tercih; profesör, yüksek lisans filan. "Vicdanınız rahat mı?", gerisini boşverin. Arkasından konuşmak,günah çıkarmak çok ayıp. Sadece karşıdan anlaşılır mı, alınır mı bilmem? Liyakat liyakat liyakat.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Kabin Memuru ~ 12 gün önce
Murat Bey, güzel bir yazı olmuş, kaleminize emeğinize sağlık. Merhum Sedat Beyin bir zamanlar meslek hayatına kabin memuru olarak başlayıp azim ederek kaptanlığa geldiğini belirtmişsiniz. Biz kabin memurları sadece kokpit işin değil, şirketimizin diğer departmanlarındaki görevler içinde azimle işimize sarılıp, kendimizi geliştiriyoruz. İçimizde nice yüksek lisans mezunları ancak şirketimiz bize kabin memuru geldiysen böyle gider diyerek açılan uzmanlık ilanlarına başvurmamıza izin vermiyor. Sizden rica etsem bu konuya dikkat çeken bir yazı hazırlayabilirmisiniz? Köşenizi takip eden yöneticilerim sizin vereceğiniz destek ile bu yanlış uygulamadan vazgeçer ve kabinden yere geçiş yapabilecek, nitelikli personelinin önünü kesmez diye ümit ediyorum. Teşekkür ve saygılarımla...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Yg ~ 12 gün önce
Tabi tabi herkes tüm yöneticiler bu arkadaşların fikrine göre politika belirliyor. Hatta danışmanlık ücreti alıyorlar diye duydum.
Kaptan olmak isteyen biri ~ 13 gün önce
Kabin memurluğu için bile başvuramazken kaptanlık hayali kuranlardanım. Alımlar ne zaman olcak diye beklerken, EL ALTINDAN bir çok insan thy ye işe alınıyor. Alım açılmıyor. Ama maşallah dönemler artıyor gittikçe alım olmamasına rağmen nasıl oluyorsa...

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000