08 Şubat 2009, Pazar
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • Kevin Costner'in ne dediğini biri yazmadı. Bir star meselesidir gidiyor. feel like a star
  • Sevgili hocam hepimiz hergunu kaygiyla geciriyoruz dilegimiz hic degilse bizim havayollarimizin az etkilenmesi/
  • İşverenler krizi fırsat bildiler. Hiçbir işveren birlikte nasıl çözeriz demedi. Hiçbir yönetici ben de maaşımın yarısını alayım veya ücretsiz izine çıkayım demedi. Olan çalışanlara oldu. Vicdan, vicdan, vicdan, diyorum RERERE yerine... Dile getidiğiniz için de teşekkür ediyorum.

Re, Re, Re,… Ra, Re…

Uzun süre reklâmının reklâmı yapılan, köşelerden inmeyen, Türk Hava Yollarının meşhur “Body Guard” Kevin Costner’ı televizyon kanallarında izledim. İngilizce idi.

Belki de yanlışlıkla İngilizce yayımlandığını aklımdan geçirdim. Buradan hedef kitlenin İngilizce bilenler olduğu çıkarımını yaptım. Para İngilizce bilende mi oluyor diye düşünmekten de kendimi alamadım. Bu arada 6 mağazası olan kuyumcum da “abla hele bir söyle ne demek istiyor bizim havayolumuz?” sorusuyla serzenişte bulundu.

Aslında yolcu rolündeki Kevin Beyin oynadığı senaryoda daha çok Business Class teması seziliyordu.  Ama bu reklamın beklide İngilizce oluşu, bana “Re, Re, Re …” leri çağrıştırdı. İçinde bulunduğumuz kabus ortamı da RE’leri kullanarak durumumuzu anlatmaya yönlendirdi…

Re, Re, Re, … Ra, Re…

Yabancı dil bağlamında önce Fransızca, sonra, özellikle teknolojinin gelişmesi ve biraz da Amerikancılığın yayılmasıyla İngilizce hayatımıza girdi; girmekle kalmayıp, yaşam tarzlarımızı hatta iş modellerimizi de değiştirmeye başladı.

Hele bir bakın şu RE lerin yaptığına… “RE” başına geldiği fiili kuvvetlendiren bir ön ek. Fiilin önüne geldiğinde yenilemek, tekrarlamak anlamını veriyor. Fazla yeni kelime uydurmaya gerek yok, hemen kavramın başına RE yi ekleyiveriyorlar. Hadi yenile bakalım… İlk akla gelen Re’lilere göz atalım:

Reaction: Tepki
Recycle: Dönüşümlü
Reconstruction: Tekrar yapılandırma
Reform: Yeniden şekillendirme
Refresh: Tazelemek
Rehabilite: Yeniden uygun hale getirmek
Replace: Yenilemek, yenisi ile değiştirmek
Research: Araştırmak, araştırma
Reproduce: Yeniden oluşturmak, kopyasını üretmek
Revision: Gözden geçirme, değiştirme, değişiklik yapma
Rethink: Tekrar düşünmek
Retrain: Yeniden eğitmek, yeni bir konuda eğitmek
Recreate: Yeniden yaratmak, yeniden ihya etmek
Reengineering (rienjiniyring): Yeniden yapılandırma

Bu “re” li sözcüklerin her biri için çok söz söylenebilir, yaklaşımlar üretilebilir, anlamlar yüklenebilir. Üzerinde durmak istediğim “re”lerin “re”si reengineering.

İşletmelerde reengineering yani yeniden yapılanma kavramı doksanlı yıllarda en çok sözü edilen kavram olmuştur. Temelde işletmelerin rekabet koşulları ile baş edebilmek için süreçlerinde yapacakları köklü değişiklikleri anlatır. Böylece müşterilere daha iyi, daha kaliteli, daha hızlı ve daha ucuz hizmet sunmanın yollarını gösterir. Kriz durumlarında adı konmadan başvurulur.

Reengineering; şirketleri işleyiş tarzlarını sorgulamaya götürür. Neden bu işleri yapıyoruz? Neden bu şekilde yapıyoruz? Bu sorular paydaşları, yönetenleri ve çalışanları, iş modellerini ve yazıya dökülmemiş norm, kural ve varsayımları gözden geçirmeye zorlar. Genelde bu kuralların hatalı ve uygun olmadıkları görülür. Ve… Bu tespitlerle yeniden yapılandırma başlar!

Yeniden yapılandırmada önce bir şirketin ne yapması, sonra da bunu nasıl yapması gerektiği belirlenir. Değişim mühendisliğinde emin olunan hiçbir şey yoktur. Var olanlar bir tarafa bırakılır ve ne olması gerektiği araştırılır. Yani nasıl yapıyoruz sorusuna yanıt verelim derken “kontrol” mekanizmalarını güçlendirmeye kalkışılmaz… Burada söz konusu olan işin geliştirilmesi, iyileştirilmesi ya da değiştirilmesi olmayıp, performansta önemli sıçramalar yapabilmek için yeni “icatlar çıkarılması” bir başka deyişle “eski köye yeni adetler getirilmesidir”.

Değiştirmeye kalkışmak kritik bir durumdur. Çünkü yeniden yapılandırmada amaçları; verimliliği artırmak, paydaşlara katkıyı optimize etmek, önemli sonuçlar elde etmek, fonksiyonları yalınlaştırmak ve gereksiz işleri ayıklamak olmak üzere 5 başlıkta toplarlar.

Hızlı ve kolay karar vermeyi sağlamak için dikey organizasyonlardan yatay yapılara geçmek değişime ciddi destek oluşturmaktadır. Böylece firma içi işbirliği ve haberleşme, ekip çalışması ve ihtiyaçların anlaşılması kolaylaşır. Daha açık bir deyişle, uzun vadeli büyümeye ve rekabet avantajı elde etmeye odaklanılır. Başarı hedefleri (verimlilikte %50-70 ilerleme, stokları %80 düşürme gibi) yüksek tutulur.

Yeniden yapılanmanın en büyük sıkıntısı yöneticilerin süreç meselesini anlayamamalarından kaynaklanır. Yüksek verimlilik, düşük maliyet, akıllara hemen az adamla çok iş yapmayı getirir. Aslında yapılmak istenen iş modellerinde süreç müşteri için bir değer ve anlam taşıyan bir çıktı yaratılmak için gereken etkinlikler ve eylemler dizisidir.

Etkinlikler ve eylemlerin en temel özelliklerine gelince:

-Bir veya birden fazla girdi ile yaratılabilir
-­Zaman ve mekan boyutu vardır
-­Başı, sonu, süresi tariflidir
-­Ölçülebilir performans hedefleri ile tanımlanır…
Yeniden yapılandırma stratejik ve artı değer yaratan süreçlerin temel özellikleri tanımlanmadan hiçbir anlam ifade etmez!
-­Yöneticiler kendilerine düşen görevleri yapabildiler mi?
-­Firmanın pazar konumunu irdeliyorlar mı?
-­Ürünün doğru olup olmadığına baktılar mı?
-­Ürettikleri ürün veya hizmetin piyasada değerinin bilincindeler mi? 
-Ürün veya hizmetlerin fark yaratan bir farkı var mı?

Peki ya çalışanlar… 

-Firmanın bütününü görebiliyorlar mı?
-Yalnızca kendi yaptıkları işe mi bakıyorlar? Rakiplerin, ekonominin, dünyanın farkındalar mı?
-Çözüm önerileri getirebiliyorlar mı?
-Firmanın yapılanma kararlarını taşıyabilecekler mi?

Oyunun kuralları değişiyor. Firmaların örgütsel yapılarına, dışarıda olup biteni algılayacak, içerden gözünü ayırmayacak bir erken uyarı sistemine ihtiyaçları vardır. Yeni koşullara uyum göstermek, krizlere göğüs germek için çok sayıda senaryo çalışanlarla birlikte üretilmelidir. gerekmektedir. Devlet gelsin bizi kurtarsın diye beklemezler. Böylece firmalar kriz durumlarında acı reçeteler uygulamak durumunda kalmazlar.

Sonuç olarak; kendi penceremizden bakarak canını acıttığımız çalışanlarımız ve makro düzeyde dikkate aldığımızda ülkemizin geleceği için iş modellerimizi radikal bir şekilde RESET’leyip, yaşamakta olduğumuz kabustan RESTART ederek uyanmak istiyorum.

Re, Re, Re,… Ra, Re…

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (8)

Misafir ~ 8 yıl önce
Kevin Costner'in ne dediğini biri yazmadı. Bir star meselesidir gidiyor. feel like a star

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
Sevgili hocam hepimiz hergunu kaygiyla geciriyoruz dilegimiz hic degilse bizim havayollarimizin az etkilenmesi/

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
İşverenler krizi fırsat bildiler. Hiçbir işveren birlikte nasıl çözeriz demedi. Hiçbir yönetici ben de maaşımın yarısını alayım veya ücretsiz izine çıkayım demedi. Olan çalışanlara oldu. Vicdan, vicdan, vicdan, diyorum RERERE yerine... Dile getidiğiniz için de teşekkür ediyorum.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000