09 Mayıs 2016, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • Uçuş okullarının, öğretmen yeterliliklerinin, öğrenci sorunları ve uygulanan eğitim programlarının SHGM tarafından acil denetlenmesi gerekir. Evlatlarımızı kimlere teslim ediyoruz. Bir çoğu paralarıyla rezil oluyor bu çocukların.
  • Keske bu sektorde olmayi gonulden isteyen her gencimizin onune yuksek egitim ucret engeli cikmasa. Bu sektorde olmak isteyenlere kolayliklar saglansa
  • Rabbena hep bana olur. Fiyatlar düşsün de işsiz güçsüz vasıfsız herkes pilot olsun öyle mi? Bahaneler de çok komik. Çocukluk hayaliymiş. Ben hiç "benim çocukluk hayalim doktor olmaktı" diyen pilot görmedim. Eğer gerçekten çocukluk hayalin olsa sen o işin peşinden giderdin. Maval okumasın kimse.
  • Objektif tarafsız bir yazı olmuş, tebrik ediyorum.

Rabbena hep bana olmaz!

Türkiye, yakın tarihe kadar havacılık sektöründeki  iş gücü ihtiyacını silahlı kuvvetlerden , Anadolu Üniversitesi'nden, Türk Hava Kurumu'ndan ve bir kaç küçük çaplı eğitim organizasyonundan karşılıyordu.

Havacılık sektörünün gelişimiyle birlikte mevcut  kurumlar ihtiyaç karşısında yetersiz kaldı. Dolayısıyla yeni eğitim organizasyonları ortaya çıktı. Liselerde, üniversitelerde ve özel eğitim kurumlarında sektöre iş gücü yetiştirilmeye başlandı. Binlerce yeni iş gücü sektöre entegre edildi ve edilmeye devam ediyor. Bu alandaki gelişimin geldiği boyutu, Türkiye'nin tek havacılık eğitim fuarı IFTE'de görme fırsatı yakaladık. Bundan 10-15 yıl kadar önce havacılık eğitimi alanında bu denli yol alabileceğimizi, liselerde havacılık bölümleri açılacağını söylesek kim inanırdı?

Sektör öyle büyüdü ki, endüstri boyutunun dışında eğitim alanında fuar düzenlenir hale geldi. Yerli yabancı  110 kuruluş fuarda yerini aldı. Çoğunluğu genç yaşta binlerce havacılık meraklısı, giderek daha da cazip hale gelen havacılığın içinde yer alabilmek için bilgiler edindi. Türkiye'de belki 2009 yılından bu yana havayolu şirketi kurulmadı ama o tarihten bu yana sayısız eğitim kuruluşu ortaya çıktı. Eğitim kuruluşları arasındaki rekabetin belki kısa vadede değil ancak uzun vadede eğitim kalitesine pozitif yansıyacağını umuyorum.

Şu anda eğitim kuruluşlarının en önemli sorunu, teknik alt yapı ve eğitim  kadrosu kalitesi olarak göze çarpıyor. Bu eksikliklerin giderilmesiyle Türkiye'nin 2023 vizyonu çerçevesinde yerli kaynaklarla iş gücü ihtiyacını karşılayabileceğini ön görebiliriz. Ancak bu mutlaka kolay olmayacak. Okullar kendilerine çeki düzen vermek zorunda. Pilotaj eğitimi veren kurumlarda son dönemde kalitenin yukarı doğru  tırmandığını net şekilde görebiliyoruz. SHGM'nin bu konudaki hassasiyeti okullara da disiplin olarak yansımaya başladı. Eskiden uçuş okullarında, yapılmayan uçuş saatlerinin defterlere yapılmış gibi gösterilerek yazıldığını bilmeyen yoktu. SHGM'nin buna artık göz yummadığını ve HATS sistemiyle eğitim uçaklarını yakın takibe alarak sıkı denetimler yaptığını biliyoruz.

Eğitim sektörünün disipline edilmesinde SHGM Genel Müdürü Bilal Ekşi ve kadrosunun etkisini inkar edemeyiz. Bu disiplin eğitim kalitesini de beraberinde getirecektir. Ben buna gönülden inanıyorum.

SHGM ve DHMİ bu alanda özverili çalışıyor. Sorunları dinliyor, çözüm üretmeye çalışıyorlar. Yapıcılar ve en önemlisi sektörün içindeler. Fuardaki çalıştayda, otoritenin uçuş eğitim organizasyonlarının sorunlarını bir kez daha dinlemesi, bunun en somut örneğidir. Uçuş okullarına yeni eğitim sahalarının oluşturulması, yakıt konusundaki sıkıntıların giderilmesi için elini taşın altına koyması, bürokrasinin en aza indirilebilmesi için çabalaması ilerisi için umut verici. Tabi herşeyi otoriteden beklememek de gerekiyor. Uçuş eğitim organizasyonlarına da büyük iş düşüyor. 

DHMİ'nin 5 TL'lik yaklaşma ücretlerine itiraz ederken diğer taraftan euro üzerinden satılan eğitim ücretlerine arz talep gözeterek fahiş fiyatlandırmalar yapılması da işin fırsatçılığa çevrilmesi olarak değerlendirilebilir. Bugün pilotaj eğitimlerini 68 bin euro'ya satan uçuş okulları olduğunu duyuyoruz. Bir taraftan otoriteden anlayış beklerken diğer taraftan kasasını doldurma gayretine giren uçuş okulları da kendilerine çeki düzen vermeli. Otoriteden alıp kendi cebine koyan Rabbena hep bana anlayışı açıkçası bana çok doğru gelmiyor.

Rabbena hep bana olmaz!

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (29)

TudoR ~ 7 ay önce
Uçuş okullarının, öğretmen yeterliliklerinin, öğrenci sorunları ve uygulanan eğitim programlarının SHGM tarafından acil denetlenmesi gerekir. Evlatlarımızı kimlere teslim ediyoruz. Bir çoğu paralarıyla rezil oluyor bu çocukların.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
kerem ~ 7 ay önce
Keske bu sektorde olmayi gonulden isteyen her gencimizin onune yuksek egitim ucret engeli cikmasa. Bu sektorde olmak isteyenlere kolayliklar saglansa

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Kamuran ~ 7 ay önce
Rabbena hep bana olur. Fiyatlar düşsün de işsiz güçsüz vasıfsız herkes pilot olsun öyle mi? Bahaneler de çok komik. Çocukluk hayaliymiş. Ben hiç "benim çocukluk hayalim doktor olmaktı" diyen pilot görmedim. Eğer gerçekten çocukluk hayalin olsa sen o işin peşinden giderdin. Maval okumasın kimse.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
OnNumara ~ 7 ay önce
Objektif tarafsız bir yazı olmuş, tebrik ediyorum.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000