17 Şubat 2014, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • Tamam tamam sen kahramansın.
  • Olayın havada tam olarak ne zaman başladığını bilmiyorsunuz, Soçi neresi, İstanbul neresi. Sizce ucakta Soçiye gidebilecek yakıt var mıdır? Bence yoktur.
  • Havaalanını karartmanın bir anlamı iner inmez cep telefonları açılıyor ki teröristte 2 adet mevcutmuş ve terörist cepten birileriyle de görüşmüş, cep telefonu açılır açılmaz hemen mesaj geliyor "Welcome to Turkey" diye
  • Murat bey herhalde uçucu değilsiniz, yazdıklarınızdan sadece dışarıdan bir gözlemci oldupunuz anlaşılıyor. Ayrıca uçuş emniyetinin bir parçası olarak belirttiğiniz perdenin de THY uçakların yolcu konforu için kaldırıldığını hatırlatırım.

PİLOT HAVA KORSANINI KANDIRMALI MI?

Pegasus Havayolları uçağının kaçırılma olayı sonrası iki farklı görüş ortaya kondu. Birincisi benim de savunduğum  "Pilot Soçi yerine İstanbul'u tercih ederek risk aldı" görüşü... Böyle düşünüyorum çünkü hava korsanı  eğer silahlı ya da bombalı olsaydı Soçi yerine İstanbul'a indiğini öğrendiği anda ortalığı kan gölüne çevirebilirdi. İşte bu yüzden korsan bir şekilde ikna edilmeden İstanbul'a iniş yapılması ciddi anlamda risk yüklüydü.

Diğer görüşü savunanlara göre ise pilot Soçi yerine İstanbul'a inerek doğru yaptı...  Bu görüşü savunanların çıkış noktası şu: "Olimpiyatların yapıldığı bir şehre kaçırılan bir uçağın indirilmesi sonrası istenmeyen olaylar yaşanabilirdi... Hatta uçak havada savaş uçakları tarafından vurulabilirdi. (Böyle bir olasılık çok zayıf) Baktığınızda  her iki durumda da risk faktörü var. Ancak ikinci görüşü savunanların felaket senaryolarını olası gösterme gayretlerinin, hayal gücünü fazlasıyla zorlayacak nitelikte olduğunu söylemeden de geçmemek lazım.

Bu olayda pilot tercihini İstanbul'dan yana kullanmış ve korsanın silahsız olması sebebiyle kimsenin burnu dahi kanamadan operasyon sona erdirilmiştir. Dolayısıyla Soçi'de neler yaşanabileceğine ilişkin bir öngörümüz olsa da kahin olmadığımız için o ihtimalin sonuçları özelinde bir değerlendirme yapamıyoruz. Şimdilik  pilot haklı demek zorundayız... Ama bu konuya şerh koymadan geçmemek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü,  korsan kandırmaca olayı bizde ilk değil. Artık kötü bir gelenek haline geldi de diyebiliriz.

1998 yılında da bir uçak kaçırma girişimi sonrası korsan uçağı Lozan'a götürmek istedi. Ancak uçağın kaptan pilotu yakıtımız yeterli olmaz gerekçesiyle Sofya'ya ineceğini deklare ederek uçağı Ankara'ya indirdi. O günkü korsan silahlıydı. Uçağın inişinden önce Esenboğa'da tam anlamıyla bir karartma uygulandı. Bütün ışıklar söndürüldü. Korsanın indikleri havaalanının Esenboğa Havalimanı olduğunu anlayabilmesi imkansız hale getirildi. Sonrasında özel harekat timleri uçağa girerek korsanı etkisiz hale getirdi ve bu kaçırma girişimi de başarısız bir uçak girişi olarak tarihteki yerini aldı.

İçerik açısından birbirine benzeyen iki uçak kaçırma girişiminden söz ediyoruz. Ancak ilkinde çok daha titiz davranıldığını anlıyoruz. Çünkü Pegasus pilotunun kendi ifadesinden anlıyoruz ki, Sabiha Gökçen Havalimanı'nda karartma yapılmamış. Turkish Habom yazısı metrelerce uzaktan belirgin şekilde görülüyor. Pilot kendi ifadesiyle, " Eyvah, ya korsan Turkish Habom yazısını görürse dedim" diyor. Eğer korsan silahlı olsa ve o yazıyı görse sonuçlarını tahmin edebilir misiniz? Korsanın görmesine de gerek yok aslında... O sırada bir yolcu, yazıları okuduktan sonra " Burası İstanbul" demiş olsa sonuç ne olurdu? Uçağın içini aydınlatarak korsanın dışarıyı görmesini bir derece olsa engellemek bir yöntem ama havaalanının karartılması da o yöntemi tamamlayan ikinci ayaktır bana göre... Ve bu yapılmamıştır, dolayısıyla büyük bir amatörlük örneği sergilenmiştir.

Apron kartı eğitimlerinde sivil havacılık tarihinde başarıyla sonuçlanan sadece bir uçak kaçırma girişiminden söz edilir. O olayda da korsan sırra kadem basmıştır, ölüsü de dirisi de bulunamamıştır! Onun dışında bütün korsanlar bir şekilde etkisiz hale getirilmiş ancak bazılarında silahlı çatışmalar yaşanarak hem yolcu hem ekipten ölenler olmuştur. Türkiye'de yaşanan uçak kaçırma girişimlerinin bir çoğunun sadece siyasi mesaj vermek isteyen, akli dengesi yerinde olmayan ya da alkollü korsanlar tarafından gerçekleştirilmiş olması şanstır. Ancak yaşanması olası ciddi bir uçak kaçırma girişiminde amatörce davranışların tekrarlanması riski katlayarak artıracaktır.

Uçak kaçırma girişimlerinde korsanlara karşı gelinmemesi ve onları uygun dille ikna edemediğin sürece söylediklerini yapmak gerektiği noktasında en iyi örnek Air India'nın 814 sefer sayılı uçağına yönelik kaçırma girişimidir. 176 yolcu ile birlikte uçağın korsanlarca tam 7 gün boyunca nasıl oradan oraya indirildiği ve pilotların itiraz etmeden korsanın direktiflerini yerine getirerek onlarca insanın canını nasıl kurtardığını ister okuyun (kitabı yazıldı), ister belgeselini izleyin.  O olayda korsanı kandırmadan da operasyonun başarıyla neticelendirebileceğinin en iyi örneğini göreceksiniz.

PİLOT HAVA KORSANINI KANDIRMALI MI?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (21)

iPhone Uygulaması ~ 3 yıl önce
Tamam tamam sen kahramansın.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Emre ~ 3 yıl önce
Olayın havada tam olarak ne zaman başladığını bilmiyorsunuz, Soçi neresi, İstanbul neresi. Sizce ucakta Soçiye gidebilecek yakıt var mıdır? Bence yoktur.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
airman69 ~ 3 yıl önce
Havaalanını karartmanın bir anlamı iner inmez cep telefonları açılıyor ki teröristte 2 adet mevcutmuş ve terörist cepten birileriyle de görüşmüş, cep telefonu açılır açılmaz hemen mesaj geliyor "Welcome to Turkey" diye

Yanıtla

Kalan karakter 1000
219 ~ 3 yıl önce
Murat bey herhalde uçucu değilsiniz, yazdıklarınızdan sadece dışarıdan bir gözlemci oldupunuz anlaşılıyor. Ayrıca uçuş emniyetinin bir parçası olarak belirttiğiniz perdenin de THY uçakların yolcu konforu için kaldırıldığını hatırlatırım.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000