10 Mart 2008, Pazartesi
Korhan OYMAN
Korhan OYMAN koyman@fit.edu

Pilot Darboğazı Küresel Sorun

Geçtiğimiz hafta bizim dekan tüm öğretim üyelerine yeni glass kokpitli eğitim filomuzun ücret tarifesini ve de öğretmen ücretlerini yollamış. Öğretmen ücretlerindeki artışı görünce resmen dudaklarım uçukladı. Bizimde dahil olduğumuz otuzun üzerindeki havacılık üniversitelerinde uçuş öğretmeni saat ücretleri 30 dolardan başlayıp 60 dolarlara kadar tırmanıyor. 1990 da Amerika’da saat doldurmak için sıraya giren öğretmenlerle bedavaya uçmuş bir pilot olarak 60 dolar öğretmen ücretine hayret etmemek elde değil tabiki. Ama uçuş hattıyla konuştuğunuzda problemin ne seviyelere geldiğini hemen görebiliyorsunuz. Eskiden dört yıllık bölümlerimizden mezun olan öğrencilerimizi 15-20 kişilik turboproplara ikinci pilot olabilmeleri için kendi bünyesinde 2-3 yıl part time öğretmen olarak 10-12 dolara saat doldursunlar diye çalıştırdığında milletin iş için kuyruğa girdiği uçuş okulumuzda şu anda saati 30-40 dolara full time ve de master yapmak isterse tüm ücretleride bizim tarafımızdan karşılanmak üzere uçuracak öğretmen bulamaz durumdayız.

Amerikan havacılık tarihinde ilk defa belkide bir büyük taşıyıcı, Jet Blue, uçuş okulları ile A-320 ve ERJ 190 larda direk sağ koltuk için yeni mezun pilot anlaşması imzalamış durumda. Bölgesel jetlerde ise yeni mezun 200-250 saatlik pilotlar kapanın elinde kalıyor. Amerika gibi yüzbinlerce pilot bulunan bir ülkede bile artık havayolu şirketleri kendi pilotumuzu yetiştirsekmi acaba fikrini tartışır durumdalar.

Bu manzarayı görünce kıymetli TÖSHİD Genel Sekreteri Musa Alioğlu’nun bir kaç gün önce airporthaberde de “Havada Kriz” başlığıyla yayınlanan THY’nin özel sektörden pilot transferiyle ilgili yakınışları aklıma geliyor. TÖSHİD bu durumu iş etiği anlamında değerlendirmeye devam ediyor. Ancak iş artık etik metik boyutunu çoktan aşmış durumda.

1970’lerin sonlarında birbiri ardına büyüyen Ortadoğu ve Asya pazarındaki havayolu şirketlerinde benzer bir durum görülmüştü. O dönemde Ortadoğu, Japonya ve Taiwan pazarı Amerikalılarda, Hint ve Güney Asya pazarıda İngiliz ve Avustralyalı pilotların tekelinde idi. Kriz olmasada ihtiyaç öylesine büyümüştüki büyük bir THY pilot grubu o dönemde Libya’dan Saudia’ya, Malta’dan Singapur’a ve Sri Lanka’ya üç kıtada DC-10, B-727 ve B-707’lerde kaptan, pilot ve FEO olarak uçmaya başlayarak bir Türk pilot pazarı oluşturmuştu uluslararası anlamda.

Şu anki durum ise çok daha vahim bir seviyede. Yani sorun resmen global krize dönüşmüş durumda. Verilen büyük uçak siparişleri ve Asya ile Ortadoğu ve Amerika’daki bölgesel ve düşük maliyetli şirketlerin önemli ölçüde büyümeleri krizi iyice tetiklemiş durumda.

Tabiki bunun dışında bizim pazarın birde kendine has bir problemi var. Özel sektörde mali krizdeki şirketlerle, mali kaynakları yetersiz kurulan şirketlerde pilot istihdamları ve maaş ödemeleri resmen Vahşi Batı düzeninde yapılıyor. Ödenmeyen maaşlar, iflas eden şirketlerden kalan alacaklar, düşük sezonlarda yarım ödenen maaşlar... Ayrıca yaz programlarında özellikle pilotların uçuş mesaileri çok yoğun. Dolayısıyla bu şartlarda hem ücret hem de sosyal haklar bakımından THY uzun vadeli düşünen pilotlar açısından bir kurtarıcı durumuna giriyor.

Nasılki diğer iş kollarında insanlar istedikleri gibi iş değiştirebiliyorlarsa pilotlarda doğal olarak kendilerini bağlayan bir hukuki anlaşma olmadığı takdirde bir şirketten diğerine özgürce transfer olma hakkına, THY’de diğer ticari şirketler gibi bu insanları transfer etme hakkına sahip. Bunun önüne geçmek için TÖSHİD olarak THY’yi suçlayıp beyanatlar verip kamuoyu oluşturmaya çalışmak yerine tüm dünyada yükselen pilot ücretlerine biraz bakmak ve sosyal haklarla mesai şartlarında iyileştirmelere gitmek daha yerinde olacak gibi görünüyor. Bakanlığa bastırıp insanların iş yaşamlarındaki transfer özgürlüklerini kısıtlamaya çalışmak yerine işletme maliyetlerindeki artışı göze alarak kaliteli, eğitimli ekiplerin şartlarıni iyileştirmeye çalışarak elde tutmak daha güzel olacaktır bence.

Ayrıca yurt içi ve dışında uçuş eğitim merkezleriyle işbirliği yapmak ve yeni yetişen pilotlara yatırım yaparak bunları şirkete özel anlaşmalarla bağlamak gerekmekte. Yoksa çok yakın bir gelecekte dünya pazarında da rağbet görmeye başlayan pilotlarımızı elde tutmak çok zor olacak.

İşin pilot boyutu haber konusu olduğu için pilotları konuştuk bu hafta. Yoksa darboğazın ölçeği çok daha genişlemiş durumda. Teknisyen, dispeç, harekatçı, kabin memuru gibi nitelikli havacılık personelinin tamamında arz sorunu yaşanıyor dünyada.

Eh artık düşük maliyetliyim diye piysada dünya kadar reklam yapan şirketlerin maliyetlerde bir miktar artışı göze alıp kritik personele yatırım yapmasının zamanı geldide geçiyor bile. Düşük maliyet şartların izin verdiği ölçüde yapılabilecek bir şeydir. İşin uçuş emniyeti ve personelinden tasarruf yapılarak uygulanabilecek bir yöntem değildir.

İyi haftalar diliyorum.

Dr. Korhan Oyman
College of Aeronautics
Florida Institute of Technology
koyman@fit.edu

Pilot Darboğazı Küresel Sorun

Facebook Yorum

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000