08 Temmuz 2013, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • Yorumcu arkadaşımız ayda 4 kez uçuyormuş hemde 2005ten beri bide ucuzmuş. O yüzden sendika bulaşmasınmış. Çünkü o mutluymuş. Yani o çalışanlar ezilmiş zor şartlarda çalışıyormuş umrunda değilmiş nasılsa o ucuz uçuyor. sonra sosyal demokrasiden bahseder bu kişi, insanlık haklarından bahseder.
  • Kuzryli kalkışı biz pilotlar sürekli dillendiriyorduk ama anlayacak kapasite nerede? Anca sopa ile çözülüyor bu işler. Sağolsun sn Topçu müdehale ettide düzeldi.
  • tipik sabanci mantigi, ucuza calistir, daha ucuzunu buluncada eldekini yolla o ucuzu calistirmaya basla. kayserili ne anlar bu islerden. tamamen makyajlama yapiyor. ilk firsatta sirketi birine satma derdinde. yok 100 siparis vermismis yok soyleymis boyleymis. Amerikali ureticiye siparis vermezdi zaten, imzalaninca pesin para yatiriyorsunuz, program boyunca duzenli odemeleriniz var. 100 ucaklik siparis icin parasi filan yokki. Avrupali ureticide boyle bir yukumluluk yok. git imza at, su kadar milyar dolarmis. soylesmis boyleymis. hep makyaj pesinde. o yuzden kapi kapatiyorlar, sonra korukte veya piste bir o kadar daha bekliyor ucak, sirf gecikmeleri dusuk gostermek icin.
  • 1 saat gecikti diye 2005 yılından beri önceden aldığım biletlerle neredeyse bedavaya uçtuğum havayolunu satmam,şimdi eline yüzüne bulaştırır,yarın düzeltir,düzeltemezse ya ben uçtuğum şirketi değiştiririm ya da eski sistemine geri döner (bu ayda 4 kez iş için uçağa binen bir yolcu yorumudur,öyle sendikaydı,teknikti falan bulaşmayın)

PEGASUS'TA 'KARA CUMA' YA AZ KALDI

Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin, rüzgara göre pistlerin iniş kalkış yönlerini değiştirilmesi halinde lodos kaynaklı rötarların yok olacağını anlaması aylar sürmüştü. Güneyli rüzgarlar olarak bildiğimiz lodos, geçen yıl Haziran ayına kadar havayolu şirketlerine milyonlarca dolar kaybettirirken, yolcuların ve havayolu çalışanlarının saç baş yolduğu günler artık sıradandı.  Aylarca her lodos estiğinde el açıp dua etmekten ve rüzgarın kesilmesini beklemekten başkaca formül üretemeyenler aslında meselenin kabus boyutundan tek bir hamle ile çözüme kavuşturulabileceğini bir türlü çözememişken lodos kaynaklı rötarların canına tak demesinden sonra hışımla Atatürk Havalimanı kontrol kulesine çıkan THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, milyonlarca dolarla birlikte şirketin biriktirdiği prestijin de lodosla birlikte uçup gitmesine isyan etti ve belki de aylarca kimsenin aklına gelmeyen basit formülü ilk kez orada dillendirdi. “ Kalkış trafiğinin yönü güneyden kuzeye çevrilirse bu iş çözülür”

Bu sihirli ve bir o kadar da basit fikrin ortaya atılmasından sonra her lodosta domino etkisiyle oluşan rötarlar, pistlerin iniş kalkış yönlerinin değiştirilmesiyle bıçak gibi kesildi. Herkes o kadar memnun oldu ki, kimse çıkıp da, “ Arkadaş... Madem mesele bu kadar basitti de neden bu zamana kadar bu basit formülü üretmediniz de uçaklarımız saatlerce rötar yaşadı, yolcularımız mağdur oldu, milyonlarımız havaya uçtu” diyemedi. 

Atatürk Havalimanı’nda o dönemlerde lodos kabusu bütün havayollarının belini kırarken bir şirket halinden epey memnundu. Atatürk Havalimanı’nın adının rötarla özdeşleşmesi sonrası yolcunun tercihini Sabiha Gökçen’den yana kullanması elbette Pegasus Havayolları’nın işine geliyordu. Tabi Ali Sabancı bu fırsatı çok iyi değerlendirdi, gazetelerde, televizyonlarda ‘rötar’ temalı reklamlar yayınlandı. ‘Rötar mı?  O ne?’ başlıklı reklamlarla rakipleriyle adeta alay eden Pegasus,  “Pegasus’ta zamanında kalkış var. Çünkü sizin zamanınız bizim için çok değerli ve biz bu konuya çok önem veriyoruz. Hiç mi rötar yapmıyoruz? Az. Ama çok az.” sözleriyle Sabiha Gökçen için açık davet sunuyordu. Pegasus haksız da sayılmazdı çünkü zamanında kalkış performansı o dönemlerde yüzde 90-95’ler civarında seyrediyordu.

Pegasus bu rötar işinin o dönem kaymağını epey yedi. Aradan bir yıl geçti bu kez rüzgar tersine döndü. Atatürk Havalimanı’nda günde 1200’e yakın trafiğin,- üstelik THY’deki greve rağmen- rötarsız olarak gerçekleştirilmesine rağmen Sabiha Gökçen Havalimanı’nda ve geliş noktalarında, geçen yıl Atatürk Havalimanı’ndaki manzara yaşanıyordu. Sabiha Gökçen’deki operasyonun önemli bir bölümünü yürüten Pegasus, Haziran ayı başından beri rötarlarla saç baş yolduruyor. Ancak bu kez rötarın sebebi ne rüzgarlar ne de meydan alt yapısı... Rötarın sebebi Pegasus Havayolları’nın bizzat kendisi...

Pegasus Havayolları, 1 Haziran itibariyle yolcu trafik hizmetini kendisi vermeye başladı. Daha önce Çelebi’nin verdiği hizmetin bir bölümünü devralan Pegasus, yarım yamalak ekip ve tecrübesizlikle yaz sezonunda ‘dere geçerken at değiştirilmez’ sözünün doğruluğunu tekrar tekrar ıspatladı. Bir aylık zaman diliminde, zamanında kalkış performansı yüzde 74’lere kadar geriledi, yolcu şikayetleri arttı, rötarsız uçuş yapmak neredeyse hayal oldu. “Uçağı kaptan kullanır, yer hizmetleri kaldırır” kuralının önemi bir kez daha çok net şekilde ortaya çıktı. Ancak bu süreçte Pegasus, bir yıl öncesine kadar ‘Rötar mı? O ne?’ sözüyle dalga geçtiği rötarın en büyük mağduru oldu.

Bu sistemsiz, aceleci ve acemice yer hizmetleri düzeninin, düşük maliyetli (Low Cost) taşıyıcı modelindeki Pegasus'un bu taşıma türünün vazgeçilmezi olan gerek yolcu taşımacılığında gerekse bakım yapılırken uçağı mümkün olan en kısa süre yerde tutma olmazsa olmazını da uygulanmaz hale getireceği şüphesizdir.  Low cost taşıyıcılarının turnaround time'larının  40 dakikanın  altında olduğu gerçeğinden yola çıkarsak Pegasus'un bu süre zarfında seferleri döndürmesi bu şartlarda pek olası görünmemekle birlikte, THY'nin yaşadığı 'Kara Cuma' benzeri bir kabusun filizlenmekte olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Şimdi Ali Sabancı’ya şu soruyu sormak gerek...

"Borsaya açılan, 100 uçaklık siparişle büyük sükse yapan, yeni açılan hatlarla ‘THY’ye artık rakibinim’ mesajı gönderen bir şirketin yer hizmetlerinden bir parça daha tasarruf edebilmek adına yaz sezonunda rötarlara esir edilmesi hangi makul gerekçeyle açıklanabilir?

PEGASUS'TA 'KARA CUMA' YA AZ KALDI

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (31)

pgs'ye ~ 3 yıl önce
Yorumcu arkadaşımız ayda 4 kez uçuyormuş hemde 2005ten beri bide ucuzmuş. O yüzden sendika bulaşmasınmış. Çünkü o mutluymuş. Yani o çalışanlar ezilmiş zor şartlarda çalışıyormuş umrunda değilmiş nasılsa o ucuz uçuyor. sonra sosyal demokrasiden bahseder bu kişi, insanlık haklarından bahseder.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Pilot ~ 3 yıl önce
Kuzryli kalkışı biz pilotlar sürekli dillendiriyorduk ama anlayacak kapasite nerede? Anca sopa ile çözülüyor bu işler. Sağolsun sn Topçu müdehale ettide düzeldi.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
mustafa ~ 3 yıl önce
tipik sabanci mantigi, ucuza calistir, daha ucuzunu buluncada eldekini yolla o ucuzu calistirmaya basla. kayserili ne anlar bu islerden. tamamen makyajlama yapiyor. ilk firsatta sirketi birine satma derdinde. yok 100 siparis vermismis yok soyleymis boyleymis. Amerikali ureticiye siparis vermezdi zaten, imzalaninca pesin para yatiriyorsunuz, program boyunca duzenli odemeleriniz var. 100 ucaklik siparis icin parasi filan yokki. Avrupali ureticide boyle bir yukumluluk yok. git imza at, su kadar milyar dolarmis. soylesmis boyleymis. hep makyaj pesinde. o yuzden kapi kapatiyorlar, sonra korukte veya piste bir o kadar daha bekliyor ucak, sirf gecikmeleri dusuk gostermek icin.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
pgs ~ 3 yıl önce
1 saat gecikti diye 2005 yılından beri önceden aldığım biletlerle neredeyse bedavaya uçtuğum havayolunu satmam,şimdi eline yüzüne bulaştırır,yarın düzeltir,düzeltemezse ya ben uçtuğum şirketi değiştiririm ya da eski sistemine geri döner (bu ayda 4 kez iş için uçağa binen bir yolcu yorumudur,öyle sendikaydı,teknikti falan bulaşmayın)

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000