02 Kasım 2009, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com

Ömür Törpüsü Yolculuklar

Dünya küçüldü, kalabalıklaştı. Herkes hareket halinde. Her gün milyonlarca insan bir yerlere gidip geliyor. Hayat yollarda geçiyor.  Seyahatler çoğaldı. Otobüs duraklarında, istasyonlarda, iskelelerde, köprülerde, havalimanlarında ömürler tükeniyor. Uzun ya da kısa yolculukları ömür törpüsü olmaktan çıkarabilmek için yapılacaklar konusunda uzmanlar kafa yoruyor. Araştırmalar yapılıyor. Komisyonlar kuruluyor, raporlar yazılıyor… Uygulamaya gelince işler başkalaşıveriyor, çelişkiler türbülansına kapılınıyor.

Seyahatlerin sorunsuz geçmesi için uzmanların üzerinde birleştikleri husus, yolcu akışının kesintisiz sağlanması. Her ulaşım sistemleri için geçerli bu husus. Yani yolcuların araçlara ulaşmaları ve araçların vardıkları tesisten ayrılmaları süresince, sürecin kesintiye uğramaması son derece önemlidir. Kesintisiz akışı tasarlayabilmek için yolcu ihtiyaçlarına ve davranışlarına farklı yaklaşmak gerekiyor.

Havacılık sektöründe de aynı şekilde yolcuların ihtiyaçları ve davranışları; seyahat süresi, gidilecek yer, hava limanı, hava yolu, biletin alınış biçimi gibi çok sayıda faktörle değişiyor. Faktörlerin birbirlerine etkileri dikkate alınarak geniş kapsamlı ve çok boyutlu incelemelere ihtiyaç duyuluyor. Perspektifin genişliğine rağmen şimdiye dek plancılar da, işleticiler de ortalama bir durum tespiti yaparak hizmetlerini organize ettiler. Oysa hizmetlerin kişiye özel hale geldiği günümüzde, her yolcunun konumunu, ihtiyaçlarını tek tek ele almanın yanı sıra seyahat amacını da gözetmek gerekmektedir. Planlamalarda da işletme organizasyonlarının kurgularında da seyahat amaçları ile ilgilenilmemiştir. İlgilenilen konu yolcunun bilete ne kadar harcadığıdır. Bilet için ödenen para, Ekonomi-Business-First gibi salonlardaki ve uçuştaki hizmeti belirlemeyen kriter olmaktadır.   

Oysa, incelemeler sonucunda elde edilen veriler hem mimari planlamayı hem de işletmelerin hizmet yaklaşımlarını yönlendirir. Yolcu akışının optimizasyonu yolculuğun kolaylaştırılmasını, beklemelerin azaltılmasını sağlar. Bu konu her aşamadaki ihtiyaç analizlerinin seyahat amacıyla örtüşmesiyle yakından ilgilidir. Bu farklı seyahat amaçları planlama ve yönetme süreçlerini ilginç ve bir o kadar da karmaşık hale getirir. Çok boyutlu incelemelerle üretilecek sınıflamalar karar verircilere ışık tutar. Örneğin, yolcuları; yolculuk amacına göre işkolikler / çalışma seyyahları, tatilciler / geziciler, aile ziyaretleri yapanlar gibi grupla ayırabiliriz.
1.gruptaki işkolik ve çalışma seyyahları, başka yerlere-başka ülkelere çalışmak için giderler. Bunlar da kendi içlerinde ayrılırlar: Gittikleri yerleri önceden bilenler, bilmedikleri yerlere gidenler… Bunların bir kısmı uzun süre, bir kısmı kısa süre kalmak üzere giderler. Hatta şöyle bir ayrım da yapılabilir, isteyerek gidenler, istemeden gönderilenler... Bir ekleme daha yapalım, zorunlu olarak gönderilenler.

Tatilcilere gelince; kısa-uzun, yıllık izin, spor-kongre-sanat amaçlı olabileceği gibi sayısız seyahat nedeni sıralanabilir.

Aile ziyaretçileri neşeli ya da tatsız bir nedenle yollara düşmüş olabilirler. Bu ruh halleri davranışlarını etkiler.

Beyin fırtınası yaparak akla gelen tüm amaçlar dökülebilir ki neden-sonuç ilişkileri kurulabilsin. Neredeyse sonsuz sayıda neden-sonuç kombinasyonu vardır. Seyahat amaçları ve yaşlılar, gençler, evliler, yalnızlar, çocuklular, çocuklar, özürlüler, kadınlar, erkekler gibi yolcu türleri de dikkate alınmalıdır…

Bir de yolcu davranışlarına göre ayrım söz konusudur. İnsanların davranışlarını algılama ve yargılama yetenekleri şekillendirmektedir. Bu alanda yapılan çalışmalar, araştırmalar da o kadar çok ki… Örneğin, davranış biçimlerini; ‘yerleşik tipler’, ‘yabancılık tipleri’, ‘savaşçı tipler’ şeklinde ayıran bir yaklaşımdan hareket ederek havayolu yolcu terminalinin gidiş salonuna göz atalım. Yerleşik tipler rahattır, bilerek hareket ederler. Yabancılar etrafı anlamaya çalışırlar. Savaşçılar gergindirler, her an patlamaya hazır bomba gibidirler…

Farklı tipler oturma alanlarında, koridorlarda, yeme-içme yerlerinde, dükkânlarda, bankolarda neler yapıyorlar, yaptıkları seyahat amaçlarıyla ne kadar ilgili anlamaya çalışalım?

Her üç tiptin de bazıları sabırsızdır, bir an önce terminalden ayrılmak isterler, kalabalıktan, hareketten uzak dururlar. Hiçbir şeyle ilgilenmez, doğruca ‘gate’e giderler. Sabırsızlıklarının nedeni olumlu bir duygunun mu, yaşanan olumsuz bir olayın mı sonucudur kolayca anlaşılmaz. Evine mi dönüyor yoksa gideceği yere bir an önce varmak mı istiyor bilinmez. Tatilciler daha rahattır. Stresten uzak durmak isterler. Dönüş yolundaki tatilciler için tatilin son günlerinin tadını çıkarmak adına barlar çok caziptir…

Çoğu tipin bildikleri bir terminalde hareketleri çok daha rahattır, bir yer bulur otururlar. Yeni geldikleri bir terminalse biraz tedirginlik yaratır. Başları havadadır işaret levhalarına bakarak, dolanır dururlar… Adeta bütün dükkânları keşfetmek, zamanı iyi kullanmak isterler.

İşkolikler bir yandan bir şeyler içerken internete girip mesajlarıyla uğraşırlar, dosyalarına gömülürler. Hareketin az olduğu yerlere çekilirler.

Tatilci olsun, işkolik olsun eğer savaşçı bir tipse işler zorlaşır. Bunların sesleri yüksektir. Her şeyden şikayetlenir, hiçbir şeyi beğenmezler. Görevlilere sert davranırlar, etraflarındakilere söylenirler. Eğer enerjilerini harcayacakları bir aktivite yaratılabilirse o tarafa yönelirler!

Özetle, ne yaparsak yapalım, gerçek hayat sürprizlerle doludur. Yolcu açısından ve havacılık işletmeleri açısından gerçek hayata baktığımızda çelişik durumlarla karşılaşırız. Bu çelişkiler; zorlu ekonomik koşulları ile günümüzün pazarlama anlayışının çatışmasından kaynaklanmaktadır. Ekonomik açıdan; uçuşları, terminal hizmetlerini, yer hizmetlerini ucuzlatmanın yollarını ararken, pazarlama ve satış açısından kişiye özel hizmet vermek gayreti çelişkinin kaynağıdır. Bilet fiyatını düşürmek için daha çok yolcu almak adına kıpırdayamayacak kadar daraltılan koltuk aralıkları, iyice kısılan uçuş ikramı, bagaj sınırlamaları… Uçakların gecikmeleri sonucunda saatlerce açıklama yapılmaksızın bekletilmeler… Bekleme sırasında yolcuların kayıplarının karşılanamaması. Telafisi imkânsız olan kaybedilen zamanın hesabının ve neden olunan zararın hesaplanamaması…

Geçenlerde bir dergide okudum, bir havayolu bagajlarını uçağa kadar yolculara taşıtacakmış! Biliyorsunuz ayakta uçurmanın, uçağı daha çok doldurmanın çareleri aranıyor. Ucuzlatma salgını giderek yayıldıkça sorunlar şekil değiştiriyor.

Üstelik eşikte bekleyen, hepimizi çıldırtacak başka bir mesele de domuz gribi… Domuz gribi dalgası uğruna nelerle karşılaşılacak? Gecikmeler nelere yol açacak?

Kaçırılacak bağlantılar, toplantılar, münakaşalar, uçağa bindirmemeler, uçaktan indirmeler, yolcular arasında tartışmalar… Belki de çok kısa bir süre sonra maskesiz uçağa binilemeyecek, toplu kullanım alanlarına girilemeyecek. Yemekler sıvı hale dönüşecek ve de pipetle çekilecek…

Sonuç olarak seyahat amacı, ya da yolcu ihtiyacı falan arşivlerde kalacak, birileri hepimizle oynayacak, yolculuklar ömür törpüsü olmaya devam edecek…

Ömür Törpüsü Yolculuklar

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 7 yıl önce
Her konuda önce amaç ele alınmaz mı? Kagıt üzerinde öyledir, ama gerçek hayatta farklı oluyor. Seyahat amacı da bu gruba giriyor. Tatilde olsa, işde olsa terminalde çalışanları alakadar etmiyor. Size çok hak veriyorum, domuz dalgası, DD, birçok alışılmışı değiştirecek.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Burada anlatılanlar yeni müşteri anlayışı ile birebir örtüşüyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000