06 Şubat 2012, Pazartesi
Korhan OYMAN
Korhan OYMAN koyman@fit.edu
  • Korhan bey, yazılarınızı okuyorum, katıldığım noktalar var katılmadıklarım da var ama üslubunuzu ve tarzınızı çok seviyorum, takdir ediyorum. Bence seviyeli ve mizahi yaklaşımınızla size hakaret edenlere çok iyi bir insanlık dersi verip eğitiyorsunuz. Tabii anlayana... Kaliteli yazılarınızı okumaya ve bilgilenmeye devam edeceğim. Türk milleti olarak şunu anlamamız lazım, okuduğumuz ve duyduklarımızla aynı fikirde olmayabiliriz ama bu bize karşı tarafa hakaret etme ve seviyesizce saldırma hakkı vermez. Herkes kendi fikrini güzel bir biçimde ifade etsin lütfen ve tartışma ortamını mahalle kavgasına çevirmeyelim.
  • sayın ilgili yorumcu: ne demek osmanlı uçmak ? dedelerimize hakaret bize ne kazandırır ?
  • Sayın yorumcu gerçekten sizi tebrik ediyorum anlamak istemeyince neler diyoruz senin ingilizcen varmı?Avrupalının ingilizcesi sorgulanıyor.Kural a göre 2012 den itibaren hatta 2011 Eylül ayından itibaren Ortak havacılık kuralları eğemen olacak'' İnğizce şart''Cem yılmazın dediği gibi ister bağıralım ister hafifletelim görevimiz bu Cihan
  • Belki sen olmayabilirsin ama ordudan gelen pilotlar kendilerini astronot zannediyorlar :)

Okura Mektup, İngilizce'ye Devam

Aylardır yazmamıştım. Bir yazdım millet yazının altını boks ringine çevirdi ve tabii ki biz de hakkımıza düşeni aldık.

Eleştiriler Türkiye’nin bugün içinde olduğu uzlaşmazlık ortamının çok güzel bir aynası olmuş gerçekten. Askere veya sivile ne kızıyorsunuz hata bizim eğitim sistemimizde deyince alt taraf Dumlupınar Meydan Muharebesine döndü. Biraz hanımla tartışır gibi hissettim...”ne söylediğin değil nasıl söylediğin ağırıma gitti” dediğinizi duyar gibi oldum :)

Tüm eleştirilere cevap yazacak ne yerim ne de zamanım var. Ancak iki tanesi direk beni muhatap aldığı için cevaplayacağım. Birincisi beni şişkoluk ve angutlukla suçlayan okurum. Haklısın değerli okurum bu kilo işini son yirmi senede bir türlü çözemedim. Sayın okurumun İngilizce eksikliği gibi benimde bu şişkoluk meselesi başıma bela. Ancak benimki sadece kendime zarar, onunki ise mesleğe zarar. Benim şişkoluk sadece beni öldürür onunki hepimizi. Angutluk ise bir karakter problemi olsa gerek. Onu da mümkünse beni yetiştirenlere sorsun. Malum Peder Allahın Rahmetine kavuşalı uzun yıllar oluyor ama Valide Hanım Sultan hala Ataköy’de yaşar ve de çok misafir perverdir. Bir kahvesini içip sorabilir kendisi neden bu şişko böyle angut diye. Ben kendisinin validelerine sormayacağım çünkü ürünleri ortada ve tedavisi yok.

Diğer okurum ise silahlı kuvvetler mensubu pilotlardan bahsederken “sınır taşı” ifadesini kullandım diye bana çok kızmış belli. Sevgili okurum ben babası dahil neredeyse tűmű silahlı kuvvetler mensubu insanlardan oluşan bir aileden geliyorum. Dolayısıyla hayatım askerlerin arasında geçti. Çocukluk yıllarım hava kuvvetleri hikâyeleri ile şenlenen masalarda, gençlik yıllarım THY kokpitlerinde, çalışma hayatım ise Eskişehir’de emekli askeri hocalardan oluşmuş bir ekiple çalışarak, Sabiha Gökçen yıllarımda Savunma Sanayi Müsteşarlığı komutasında NATO ENF Dairesi ve Genel Kurmay J-5 Başkanlığı emir ve görüşleri altında geçti. Havaalanının işletme başkanlığım boyunca dört yardımcımda Hava Kuvvetlerinden emekli pilot arkadaşlarımdı. Bugün hala neredeyse yarısından çoğu Amerikan silahlı kuvvetlerinden emekli askeri pilot öğretim üyeleri ile çalışıyorum ve tüm hayatım boyunca da bundan büyük zevk aldım.

Hayatımın hatırladığım 40-45 senesi içerisinde bir çok terim duydum askerlerden. Bunlardan biride “sınır taşı” dır. Eskiden askeriyeden gelenler arasında muharip jet filolarından gelenlerin uçuş saatleri düşük nakliyeden gelenlerin çok daha fazla olurdu. Özellikle C-130 ve C-160’cılar yurtdışına çok uçtukları, yabancı hava sahalarında İngilizce konuştukları, havayolu kokpiti ortamında uçuş yaptıkları ve de alet ucuşları fazlalığı dolayısıyla çok daha avantajlı olurlardı THY’ye girdiklerinde.

Birde tabiî ki yurt dışı harcırahlar, yabancı üslerdeki exchange lebden alınan eşyalar falan. O dönemki havacı toplumun ilgi ve tepkisini çekerlerdi. O nedenledir ki jetçi muhabbetlerinde hep aynı lafı duyardım:”biz sınır taşı görmeden Merzifon, Malatya, Diyarbakır, Konya görev yapalım millet Amerika’ya, Avrupa’ya uçsun” denirdi.

Bunu daha da genişletelim ve olayı tüm silahlı kuvvetlere yayalım. Yıllar içerisinde son on yılını güneydoğuda helikopter operasyonlarında geçirmiş bir ton pilot tanıma fırsatım oldu. Sınır taşı kelimesini işte bu nedenlerle kullandım. Demek ki vurguyu yapamadık ve baba ocağı mensuplarını da kırdık. Hata varsa özür diliyorum.

Bir defa şu eleştiriyi yapıcı şekilde eleştirebilme sanatını milletçe öğrenmemiz lazım. Bu ülkede askeriyle, siviliyle, komutanıyla ve politikacısıyla hepimiz aynı genetik ve aynı mayadan geliyoruz. Her toplumda, her toplulukta olduğu gibi aramızda iyi de var kötü de demeyeceğim onun yerine daha bilgilisi eğitimlisi veya daha az bilgili ve eğitimlisi var diyeceğim. Çűnkű İngilizce veya uçuş eğitiminin iyi kişi veya kötü kişi olmakla bir ilgisi yok. Olay tamamen eğitim ve öğrenme işi.

Yahu ben senelerdir bu işi yapıyorum hiç bir şey olmadı niye bu gürültü kopartılıyor diyorsanız. O gürültü Birleşmiş Milletlerin ICAO adı verilen havacılık kurumunun bir tavsiyesi üzerine çıkmış ve de uygulamaya girmiştir. Simdi feryat etmeye gerek yok. Bu iş bir şekilde sisteme girecek. Havayolu şirketlerinin ve SHGM’nin bizim 190 küsür diğer dünya ülkesiyle altına imza atıp bir büyükelçiyi temsilci atadığımız böyle bir kurumun kararlarını inkâr etme gibi bir lüksü yok. Üstüne üstelik Nisan ayında JAA ortadan kalkıp yerine tam yetkili EASA devreye girdiğinde şu anki lisansları (JAA muadili EASA lisanları) almak için bile yabancı bir ülkeye secde etmek durumunda kalacağız. EASA sadece AT tam üyelerine yetki veren bir sistem. Biz saha dışı kaldık. Eğer EASA lisansı vermek istersek lisanslama üçüncü ülke lisansı adi altında verileceği bir yana onayı da yetki aldığımız AT üyesi ülkeye ait olacak. Yani olay bu safhaya gelmişken sivil asker kavgasını bırakıp enerjinizi lisan bilginizi arttırmaya verin.

Kimsenin sizin İngilizcenize taktığı falan yok. Herkes şirketini ve sivil havacılığını daha büyük bir beladan ve onur kaybından korumaya çalışıyor. Bir dönem Hürriyet yazarı Oktay Ekşi’nin her uçak kazasından sonra pilot alkollüydü yazması gibi gelecekte de her olayın ardından bu lisan eksikliği temcit pilavı gibi önümüze gelecek. Çözüm mutlaka şart.

Çocuklarımızı özel okullara, vakıf üniversitelerine, yurt dışına eğitime gönderiyoruz. Çűnkű biliyoruz lisan ve kaliteli yüksek öğretim gelecekte başarının anahtarı. Kendi evlatlarımıza bu gerçeğin ışığı altında yıllarca yatırım yapıyoruz da kendimize yatırım söz konusu olduğunda neredeyiz acaba?

Hafta sonu gazetelerin insan kaynağı eklerini okurken büyük holdinglerden küçücük şirketlere tüm sektörlerde mutlaka çok iyi lisan bilgisi arandığını görüp hiç tepki vermiyoruz ve bu şirketleri haklı bulup kutluyoruz standartları yüksek tuttukları için. Peki, THY, Pegasus, DHMİ, küçük şirketler mi? Bunlar kritik personelinden lisanını geliştirmeyi isteyemez mi? İşi sanki bana dokunmayan yılan hikâyesine çevirmişiz gibi geliyor.

Küreselleşme sonucu iş dünyasında sınırlar kalkmış durumda. Ulusal tabanlı şirket neredeyse yok denecek kadar az. Hal böyle olunca her işveren lisan bilgisi arıyor. Söz konusu havacılık olunca niye kasıt arıyoruz ki?

Yıllarca simülatörlerde çakanları, lisan bilmeyenleri, alkol problem olanları, pilotluğu zayıf insanları taşımayı mecbur tutan bu sistemi bırakalım artık. Elimize bir fırsat geçmiş. Marazdan iyilik çıkmış. 10 tane Danimarkalı yangına benzin dökmüşler. Yangını söndürelim ve söndürürken de bir daha yanmaması için önlemlerimizi alalım.
Geçen hafta dediğim gibi öncelikle de bu işe eğitim sisteminden başlayalım. Önce ülkedeki havacılık eğitim sistemini ve uçuş okullarını sorgulayalım, sistemdeki öğretmenleri mercek altına alıp onların bu konudaki sorunlarını tespit edelim. Sonrasında temeldeki harcı karan bu gruba yatırım yapıp mevcutları iyileştirmeye standart hale getirmeye çalışalım. Üniversitelerde mantar gibi üreyen havacılık bölümlerini ve uçuş okullarını denetleyelim bir güzel. SHGM’nin İngilizce temeline ve de işleyişine bir bakalım. Bu kurumdaki İngilizce problemini tespit edelim. Hava trafik gibi kritik bir konumda görev yapan DHMİ’nin lisan problemini de masaya yatıralım. Bu işler hiçbir zaman tek taraflı değildir. Sürecin bütününün analizi önemlidir. Teknik birimlerdeki lisan problemini çözelim. Kabin memurlarının, yer hizmetleri görevlilerinin problemlerini inceleyelim.

Sürekli yaptığımız hatalarla yaşayıp, bunlardan utanç duyacağımıza hatası asgariye inmiş, performansı sorgulanmayacak bir sistem yaratalım. Sistem derken de kelimeyi doğru kullanalım ve sadece THY olarak algılamayalım.

Doc. Dr. Korhan Oyman
College of Aeronautics
Florida Institute of Technology

Okura Mektup, İngilizce'ye Devam

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (22)

Misafir ~ 5 yıl önce
Korhan bey, yazılarınızı okuyorum, katıldığım noktalar var katılmadıklarım da var ama üslubunuzu ve tarzınızı çok seviyorum, takdir ediyorum. Bence seviyeli ve mizahi yaklaşımınızla size hakaret edenlere çok iyi bir insanlık dersi verip eğitiyorsunuz. Tabii anlayana... Kaliteli yazılarınızı okumaya ve bilgilenmeye devam edeceğim. Türk milleti olarak şunu anlamamız lazım, okuduğumuz ve duyduklarımızla aynı fikirde olmayabiliriz ama bu bize karşı tarafa hakaret etme ve seviyesizce saldırma hakkı vermez. Herkes kendi fikrini güzel bir biçimde ifade etsin lütfen ve tartışma ortamını mahalle kavgasına çevirmeyelim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
sayın ilgili yorumcu: ne demek osmanlı uçmak ? dedelerimize hakaret bize ne kazandırır ?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Sayın yorumcu gerçekten sizi tebrik ediyorum anlamak istemeyince neler diyoruz senin ingilizcen varmı?Avrupalının ingilizcesi sorgulanıyor.Kural a göre 2012 den itibaren hatta 2011 Eylül ayından itibaren Ortak havacılık kuralları eğemen olacak'' İnğizce şart''Cem yılmazın dediği gibi ister bağıralım ister hafifletelim görevimiz bu Cihan

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Belki sen olmayabilirsin ama ordudan gelen pilotlar kendilerini astronot zannediyorlar :)

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000