30 Aralık 2013, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com

NELERLE UĞRAŞTILAR!

Bitirdiğimiz 2013 yılında, havayolu işletmeleri havacılık dışındaki faaliyetleriyle de dikkatleri çektiler. Müşterilerinin gözüne girmek için uğraştılar. Belki yaygınlaşabilir, ya da akıllara yeni fikirler getirebilir düşüncesiyle, konuyu iki başlıkta paylaşmak istiyorum:

Bunlardan biri  “çevrecilik ve geri dönüşümlü kullanım” alanları ile ilgili

Diğeri ise, her yıl 9 kategoride verilen “en iyi müşteri deneyimi sağlayan ödüllü uygulamalar” (Future Travel Experience  ödülleri)

Çevrecilik ve Geri Dönüşümlü Kullanım

11 Eylül sonrasının getirdiği yasaklara karşı, bazı yolcu terminallerinde, yaratıcı bir uygulamaya başlandı. Bilindiği üzere 10 yılı aşkın bir süredir, güvenlik kuralları nedeniyle, check-in kontrolünden geçerken, saha dışından satın alınan su şişeleri kontrollü/steril bölgeye kabul edilmemekte. Dolayısıyla yolcular tekrar su satın almak ve göreceli olarak da daha yüksek ücret ödemek durumunda kalmaktalar.

San Francisco Terminal 2’de, yolcular kontrollü bölgeye geçmeden önce, plastik su şişelerinin içindeki suyu, su toplama konteynerlarına boşaltıyorlar. Kontrollü bölgeye geçtiklerinde su şişelerini ücretsiz olarak, dolum ünitelerinden “çeşmelerden” doldurabiliyorlar.

Frankfurt’da Terminal 1’de de benzer bir uygulama var. Yolcular, yardım kurumları tarafından hazırlanan bağış kutularına, içecek kutularını/plastik su şişelerini atabiliyorlar. Görevliler, olumlu geribildirimler devam ettiği takdirde bu uygulamanın devam ettirileceğini söylüyorlar.

Air France Havayolları, demolarda kullanılan, süresi nedeniyle “kal” edilen can yeleklerinden özel tasarımlarla çantalar üretiyorlar. Aynı şekilde değişiklikler nedeniyle kullanılmayan reklam afişleri, posterler de bu alanda değerlendiriliyor. Bu işlemler için engelli kişilerden yararlanılıyor. Aralık 2012’de ürünler 19€ ile 24€ fiyatla satışa sunulmuş. Çok da ilgi görmüş. Büyük kanvas kumaştan yapılan çanta fiyatları ise 69-285€ arasında satılmış. Air France’ın çevre duyarlılığını ve felsefesini kamuoyu ile paylaşmasına da katkı yapmış.

Yine Air France, ikram servisinden geriye dönen malzemenin yaklaşık %80’ini dönüştürmekte. Dönüştürme işlemine yolcuları da katmışlar. Yolculardan uçaktan inerken gazetelerini tanımlanan “konteyner”lere atmalarını istiyorlar. Yetkililer yolcuların büyük bir istekle kampanyaya katıldıklarını ifade ediyorlar. Kabin ekibi ise, ikram kutularını toplamaya gayret ediyorlar. Air France’ın bu duyarlı eylemi Quantas ve Delta tarafından da başlatılmış.

Ancak, uluslararası hijyen kuralları, güvenlik ve lojistik (atıkların taşınması-uçakta çöp troleylerinin ayrıştırılması vb.) faktörlerinin dikkate alınarak ATIK YÖNETİMİ sistemlerinin kurulması gerekiyor. Bir başka husus da uçulan her meydanda bu tür uygulamaların bulunmaması… Çöplerin çıkış noktasına geri getirilmesi de ayrı bir maliyet.

Southwest Havayolları, 2012 yılında B737-700 uçağının kabin içini, çevre dostu malzemelerle -koltuk kılıfları, halılar, perdeler- değiştiriyor, YEŞİL UÇAK operasyonunu başlattığını müşterilerine de duyuruyor. Koltuk arkalarındaki cepler de file formuna dönüştürülerek hem içinde kırıntıların birikmesi önleniyor hem de hafifliyor. Temizlik zamanı da kısalıyor. Kullanılan yeni malzemeler daha hafif, daha renkli, daha keyifli. Hafiflik yakıt tasarrufu da sağlıyor. Daha ince ve daha dayanıklı süngerler, oturma alanını genişletiyor. Böylelikle her koltukta 3 kilograma civarında ağırlık azalması sağlanabiliyor. 

Finnair; bir tasarım firmasının da desteği ile pilot ve kabin ekibinin üniformalarını, koltuk kılıflarını, emniyet kemerlerini, perdeleri, can yeleklerini dönüştürerek F-air-line koleksiyonunu sunuyor.

Finair’in bir başka faaliyeti de can yeleği bağışı. Özellikle güçlü malzemeleri ve kolay görülen dikkat çekici renkleri dolayısıyla ilkokula giden çocuklar için kullanılmak üzere 200 adedini bağışlıyorlar.

Finair artık kullanmayacağı koltuklarını da Kızılhaç’a bağışlamış, Kızılhaç otobüslerinde bu koltukları değerlendirmiş.

Singapore Havayolları, e-magazin olarak dergilerini, duty-free kataloglarını uçak içi video/web sistemlerine yükleyerek hem kâğıt tasarrufu hem de hafiflemeden ötürü yakıt tasarrufu yapıyor. Kazanılan ağırlık koltuk başına 1,5-2 kg’a ulaşıyor. 500 koltuklu bir uçak için 1,5 ton daha az yük taşınmış oluyor.

Malum FAA’nın regülasyonlarına göre koltuk kılıfları en fazla 9 kez yıkanabilir/temizlenebilir. Üniformaları ve kabin içi tekstil malzemelerini değerlendirme fikri de 2008’e kadar uzanıyor. Delta, Virgin Atlantic bu fikrin öncüleri. Hatta, Virgin, bu yolla yolcuların Virgin Atlantic’ten evlerine bir şeyler götürmelerinin, o şeyleri kullanmalarının yararına da değiniyor!

2103 yılının” Future Travel Experience”  ödülleri:

·         En iyi Check-in uygulaması

·         Bagaj işlemleri ile ilgili en iyi uygulama

·         En iyi havalimanı güvenlik uygulaması

·         En iyi yolcuya destek uygulaması

·         Gate’de en iyi uygulama

·         Gökyüzünde en iyi yolcu deneyimi

·         En iyi pasaport işlemi

·         En iyi “geliş deneyimi”(arrival) uygulaması

·         Mobil teknolojiyi kullanan en iyi uygulama

Örneklerden ilki British Airways’den check-in işlemlerini hızlandıran “bagaj etiketi”. British Airways, her uçuş için basılan kâğıt bagaj etiketleri yerine, kalıcı-atılmayan, elektronik bagaj etiketlerini denemeye başladı. Başarılı olurlarsa devam edecekler. Kâğıt israfını önleyen elektronik bagaj etiketleri, akıllı telefonlardaki bir uygulama ile birlikte çalışmakta. Yolcuların check-in barkodları ile bagaj etiketleri eşleştirilmekte.

İberia’dan “MyBagTag”  isimli “bagaj check-in” işlemi. İberia MyBagTag ismini verdiği evde/işyerinde yolculuk öncesinde bagaj etiketi basılmasını sağladı. Basılan bu etiket basit bir plastik şeffaf dosyaya konularak bagaja bağlanıyor. (1)Bagaj check-in süresi minimize edilmiş oluyor. İberia’da 5.000.000 yolcu 2013 yılında bu deneyimi yaşamış…

Narita Havalimanında kuyrukları önlemek için biyometrik yüz tanıma uygulaması yapan e-gate uygulaması denenmekte. Yolcular durmadan ve beklemeden e-gate’lerden geçilebilecekler.

Dubai havalimanında, yolcuların terminal içindeki hareketlerini kolaylaştırmak üzere farklı dillerde sanal bir destek sağlandı. Yolcular belli noktalardan, dokunmatik ekranlarla, uçuş kapılarına yönlendirilmekte. Yolcuları, terminal içinde kapılara ya da istediklere yerlere yönlendirme aklımıza akıllı telefonlarla da yönlendirmenin mümkün olabileceğini getirdi. 

Los Angeles Havalimanında yeni Tom Bradley terminalinde laptop, tablet, telefon şarjı için gate’lerde donanım kullanıma sunulmuş.

Emirates, uçuşta en iyi yolcu deneyimini B-777 uçaklarında wi-fi ile yaşattı. B-777’lerde 1700 kanaldan seçme olanağı sunulmakta.

Chicago O’Hare Havalimanında en iyi pasaport kontrolünden geçiş uygulaması ile ödüllendirildi. Terminal 5’de denemeye alınan otomatik pasaport kontrol kioskları monte edilmiş. Kuyruklarda bekleme süresinin azaltılması amacıyla başlatılan bu uygulama ile ortalama bekleme süresi azaldığı gibi, bağlantılı seferleri kaçırma oranında da %30 düşüş gözlenmiş.

Seattle-Tacoma Dışhatlar terminalinde geliş salonunda canlı müziğin yanı sıra hoparlörlerden Ray Charles, Nirvana gibi müzik ve video sunulmakta. Anonslar ünlü sesler tarafından okunmakta.

Japon Havayolları akıllı telefonlarla çok sayıda işleme olanak vermekte. Örneğin, rezervasyon, bilet alma, check-in, alışveriş kuponlarını kullanma, uçağa biniş gibi…

Havacılık sektörümüz için kendi üreteceğimiz yeniliklerle dolu, arızasız, hatasız bir yıl diliyorum.

(1)    http://www.futuretravelexperience.com/2013/07/iberia-becomes-first-airline-to-launch-home-printed-bag-tags-globally/

(2)    Future Travel Experience Awards at FTE Global 2014

NELERLE UĞRAŞTILAR!

Facebook Yorum

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000